Korsanlar Savaşı

0
parsifal
BSA Türkiye'nin de faliyetlerini izinsiz olarak sürdürdüğü ortaya çıktı.
Burdan haber ile ilgili detaylara ulaşabilirsiniz.

Görüşler

0
redogre
Uyy anamlar!
0
anonim
Daha öncesinde çalıştığım firmaya BSA, daha doğrusu Microsoft'un Avukatları, bilir kişiler(!) ve Polis nezaretinde baskın yapıldı. Baskın yapılan şirket sektöründe oldukca iyi bir konuma sahip bölgesinde de parmakla gösterilen şirketler arasında olmasına rağmen lisansız ürün bulundurduğu kanısına varılarak gerekli tutanakların hazırlanabilmesi için ve delil mahiyetinde eksik lisans kadar HDD istediklerini soylediler. Bu HDD çıkarma işlemini Bilir kişi(!) adı verilen üç tane üniversite öğrencisi veya yeni mezun arkadaşın yapacağını ilettiler. Sorun tam da burada başladı çünkü bilir kişi olarak gösterilen arkadaşlardan bir tanesi arkeoloji bölümü öğrencisi :) birisi matematik bölümü mezunu(hadi ucundan kıyısından bulasmıs) digeri ise ekonomi bölümü(arz talep dengesi HDD sökümünde önemli bir gösterge olsa gerek) öğrencisi idi. Peki HDD lerin içindeki bilgilerin ne olacagı HDD leri sokmek için anti-static bileklik..vs. gibi özel donanımlarının olup olmadığını sordugumuzda ceplerinden cikardiklari(insan bir canta falan alır) yıldız tornavidayi göstererek kendilerinin sadece söyleneni yaptıklarını ilettiler.

Özetle Amerikan aksanlı ve oldukça şişman bir Türk(!) avukat beyfendi ve yardımıcısı diger avukat hanfendiden de destek alarak işleme koyuldular. HDD ler söküldü, tutanaklar tutuldu olay emniyete gitti ifadeler verildi. Sonrasinda bu iri kıyım avukat beyfendinin sonradan öğrenmiş oldugu oldukca acik olan ama native speaker edalarında araya sokusturdugu ingilize cumleler golgesinde, eski sirketimin talebi olan gazetelere konunun yasımaması konusunda anlasma saglandı sözler verildi ayrıca dava haricinde istedikleri ekstra zarar karsılıgı ve magduriyetlerinin bedeli(!) ( Türkçe'de nagsıl deglerrr... :) ) kendilerine ödendi ve davadan vazgecildi. 1 hafta sonra basına bilgi verilmemesi konusunda anlaşılmış olmasına rağmen Baskını BSA üzerinden bangır bangır diger sirketlere fax ve basın yoluyla yayımladılar(verdikleri sözü bile tutamadılar) HDD'ler 3 ay sonra Emniyetin deposundan geldiğinde hepsi nemden ve rutubetten pas içinde ve calisamaz durumdaydı. Sonucta iş tatlıya baglandı.

Bu noktada iki sorum var.

1) Eski şirketim tamamen suclu olabilir kabul ederim ama delil olarak alınan HDD ler icerisinde o sirketin özel bilgileri de vardı(Allah'tan yedekliydi) onların kaybından kim sorumlu ??? (Tek bir program lisasız diye sistem icerisinde lisanslı programlar tarafından olusturulmus kayıtlara da el konulmus olundu bu nasıl mantık)

2) Bilir kişi(!) secimi neye göre yapılıyor mesela Bilgisayar Muhendisleri de arada sırada Arkeolojik kazı ya da Açık kalp ameliyatı yapabilirler mi ?

Özetle, BSA sadece belli başlı yazılım firmalarının(!) basın yoluyla çığırtganlığını ve tabiri caiz ise tetikçiliğini yapıyor. Özel yazılım geliştirip de emeğinin karşılığını alamamış gerçekten haksız rekabete ugramış yazılımları kopyalanan programcıların hakkını savunan gene yok. O yuzden BSA diye bir kurulusa itibar etmek ve halen calısır durumda olmasına izin vermek kanımca dogru degil.

Sorun yasamamak için Linux kullanın, Amerika'dan gelip Türk sanayicisinin çalıştığı,ürettiği alanı Türk polisinin desteğini alarak basabilen Microsoft'a vurulabilecek en güzel darbedir bence.

Dip Not: Arama izninde su ve su saatler arasında diye bir kıstas var eger o zaman dilimi gecmis ise arama yapamıyorlarmıs savcılıgın kendilerine verdigi zaman dilimi içerisinde işe baslamadıkları takdirde diyelim ki arama saat:9:00 ve 10:00 arasında diyor ve arkadaslar saat 11:00 de geldiler içeri almama hakkına sahipsiniz. Ama saat 9:00 da basladiklari arama gece yarısına kadar bile sürebilir. Önemli olan baslama zamanının savcılıktan verilen süre ile aynı zamanda olması veya olmaması.
0
skoylu
>>> Daha öncesinde çalıştığım firmaya BSA, daha doğrusu Microsoft'un Avukatları, bilir kişiler(!) ve Polis nezaretinde baskın yapıldı.

İşte meselenin özü burada. sizi BSA basmadı. Sizi Microsoft avukatları ve polis bastı. Büyük ihtimalle savcılıktan arama kararı çıkararak. Ve herşey yasal, herşey normal. Doğrusu, lisans belgesi vardı, kayıpsa bile, "suçlusunuz". Üzgünüm, etik olarakta, yasa olarakta böyle.

Ama işin, saklanan arka cephesi şu. Sizi basan Microsoft. Aslında sonuna kadar haklı. Fakat, "sizi basarız haa" diyen, sizin bastığını düşündüğünüz kim: BSA?

İşte BSA'nın rolü bu. Microsoft'un (veya diğerlerinin) sizle muhatpa olmadan, sizin ".... ettiğimini Microsoft'u" demeden, ona buğz bağlamadan, bu işi yapabilmelerini sağlayan perde.

Eee, o halde.. Şimdi BSA'ya muhtıra verilmiş. Komik. BSA'nın -maalesef- hiç bir yasadışı faaliyeti yok. Doğrusu hiç bir baskın yapmıyor. Bilgilendirme çalışması yapıyor ve söyledikleri yasalara aykırıda değil. Bu iş Danıştaya kadar gider, oradan BSA aklanır, birde üstüne böylece tescil edilmiş olur, iş biter.

BSA'nın ne olduğunu anlamadan, anlatmadan bu mesele zor biraz. Gönlüm ister ki, BSA gerçekten silinsin. Ama millet gönlünce korsan kullansın diye değil. İnsanlar, emeğini çaldıkları kurumun Microsoft veya Adobe olduğunu görsünler diye. Peki ne olur? Bir tüzel kişilik uydurmak zor değil. MS'de para mı yok?

Kısaca, Microsoft'un hakkını araması tasvip ettiğimiz bir davranış. Ama bunu sanki o değilde, kötü adam BSA yapıyormuş gibi gösterip, güzel bir pazarlama taktiği geliştirmiş olmaları, takdire şayan bir davranış..
0
Viraj
Kendinizi açık kaynak dostu, MS düşmanı Robin Hood gibi göstermekten çok hoşlanıyosunuz ama yanlışsınız; kimsenin BSA'yı ya da MS'i suçlamaya hakkı yok; ne yapıyolarsa yapıyolar; sonuçta ortada ciddi bi emek var ve bunun hakkını arıyolar; siz dünyanın ortak yaptığı bişi üzerine konup, devlet babanın size açtığı kucakta sıcak sıcak yaşadığınız için böyle gerçekten uzak konuşabiliyosunuz. Devlet baba size maaşlarınızı vermese, gerçek rekabet içinde yaşasanız görerim sizi; bi yazılımcı elbette hakkını arayacak. Ben de açık kaynakçyım ama bu böyle, pardus masalları anlatmayın cahillere, robin hood edebiyatı bitsin.
0
conan
Size katiliyorum!

Ne yapiyorlarsa yapiyorlar, lutfen biz sesimizi cikartmayalim, fikrimizi belirtmeyelim. Devlet baba bizi buyutsun, beslesin, buna ragmen biz "rekabetten" bisey anlamayalim, fikrimiz bilgimiz olmasin, ne anlariz ki zaten?! Salla basini al maasini biladerim!

Acik kaynakciyim lafina da fena takildim ben. Ne tip kaynak kullaniyorsunuz? Oksijen kaynagi filan mi? Biz anlamayiz oyle kaynaktan filan.

Pardus masalini filan birakin! Linux'u de birakin! Ne o oyle kernel filan. Herkes bi tip sey yapsin mutlu olalim, baska turlu dusunen aptaldir, cahildir, ses cikarmasin bu tip cahil duzen bozucular aaaaa.... Yeter ama!

conan oksijen kaynaginin basina geri doner...

0
FZ
Bana da oradan 2 litre sıvı nitrojen vericen mi arkadaşım, bazı yerleri soğutmam gerekiyor da, anca...
0
Viraj
Seattle'da 10.000 kişi siz beleşe kullanın diye kıçını yırtmıyo; elbette haklarını arayacaklar. Robin Hoodlarım da yapsınlar kahramanlık edebiyatını, bi bok katmadıkları kodlarla, yurdum insanına..
0
diglam
Seattle'daki o 10.000 kişi ne için kıçını yırtıyor açıklayabilirmisin
0
Viraj
cevap vermeye değmezsin :) sen soru sormadan önce bi iq'nu kontrol ettir. her zeka seviyesine cevap vermeye kalksak işimiz iş..
0
Viraj
Mantıklı bi cevap versene verebiliyosan, "sözde" taşak geçeceğine..

Sen de FZ.. Çok konuşma daha kendi sitenizi güvenli tutamıyosunuz, bi boktan anladığınız yok, bi de linuxçü takılıyosunuz. Anca siz desteklersiniz bu Pardus'u zaten

Ben açık kaynakçıyım evet. Burdaki (new york) en büyük hosting şirketlerinden birinde linux-freebsd admin'iyim; yetti artık bu aptallık silsilesi.
0
diglam
Ben de açık kaynak kodlu programların kullanılması taraftarıyım. Burdaki (USAF Incirlik Airbase) en büyük inşaat-mühendislik firmalarının birinde proje yöneticisiyim. Biz şantiyede linux, freebsd falan kullanmıyoruz ama evdeki kişisel bilgisayarımda gentoo kullanıyorum, yalnız şantiyede iyi bir kaynakçıya ihtiyacımız var, bi CV ni yollarmısın.
0
Viraj
manhattan'daki adama mı bu laf :)) kıçıyla gülerler adama koçum.. sen kaynakçılarınla Adana'da takılmaya devam et.. Bu arada proje yöneticisine bak, türkiye saatiyle 3am'de ayakta :)) verdiğin cevaplarda keşke söylediklerime entellektüel olarak da karşılık verebilsen; ancak gerizekalı esprilerle yetinebiliyosun..
0
skilic
arakdaş sen new york overtime sitesine falan takılsana yaw. Burası sana çok avam, zaten bak biri ter kokuyor, ötekinin çorabı yırtık falan.. Düşürme seviyeni bu kadar.
0
diglam
Değil manhattana, değil ay'a, mars'a gitsen sen yine aptal aptal konuşmaya, kişiliksizliğini ve seviyesizliğini ortaya koymaya devam edersin. Benim entellektüel cevaplar verme gibi bir takıntım yok koçum, espir diye nitelendirdiğin şeyi gerizekalıca bulmuş olabilirsin, çünkü senin zeka seviyene göreydi Koçum.Ha bide, senide benim kaynakçılarım arasına katma konusundaki teklifim hala geçerli bi düşün yinede.

(Saat kaçta uyumamı uygun görürsünüz sayın manhattanlı beyfendi)
0
pardus_user
"Ben açık kaynakçıyım evet. Burdaki (new york) en büyük hosting şirketlerinden birinde linux-freebsd admin'iyim; yetti artık bu aptallık silsilesi."

Google'dan teşekkür aldım, NASA'nın webmasterıyım de tam olsun.
0
sundance
Oradaki (New York) canın çok sıkıldı, ulan buralarda iki gıdım sohbet edecek adam yok, bunaldım bari ben memleket ortamlarında bir yerlere saydırayım, içimi dökeyim diye FM'e üye olup önüne gelene okumaya mı başladın?

Bir kez uyaracağım, bu üslupla hakaret ederek yazmaya devam edersen, (FM'e ve FM editörü olan birisine hakaret etmeni saymıyorum bile) içini ordaki (new york) en büyük hosting şirketlerinden birinde dökersin.
0
Viraj
Çok sikimdeydi :) Arada sırada bakıyodum zaten, en sonunda tak etti canıma bi mesaj atayım dedim. Kapat istersen, size de yakışan budur. Adam susturan, fikir özgürlüğünün olmadığı Türkiye, biri biraz fırladı mı şşşş..

Türkiye'yi küçümsediğimi sanan kıçından anlıyodur; sapına kadar Türk'üm, Türkiye'ye gelmek için de can atıyorum. Ama şu salak eleman kalkmış Adana'dan bana CV'ni gönder falan diye ukalalık taslamaya kalkınca söylemeden edemedim.
0
diglam
aynaya bak
0
memiscet
Mr. New York,
Burada yazi yazan bir cok arkadasin elbette senin yaptigin islerden daha isler cikarabilecegi suphesizdir, senin New Yorkta olman baskasinin da dunayanin baska bir yerinde ben sahsen ovunulecek bir sey goremiyorum, ekonomisi duzgun bir devlet olsaydik elbette kimse kendi ulkesinden cikmak istemizdi, sen bir sekilde New York'a gitmis is bulabilmissin, erkensen gel memlekete, memlekette ottur borunu, New Yorktan insanlara tepeden bakmak cok zevlkli olsa gerek.
0
memiscet
Mr. New York,
Burada yazi yazan bir cok arkadasin elbette senin yaptigin islerden daha isler cikarabilecegi suphesizdir, senin New Yorkta olman baskasinin da dunayanin baska bir yerinde ben sahsen ovunulecek bir sey goremiyorum, ekonomisi duzgun bir devlet olsaydik elbette kimse kendi ulkesinden cikmak istemizdi, sen bir sekilde New York'a gitmis is bulabilmissin, erkensen gel memlekete, memlekette ottur borunu, New Yorktan insanlara tepeden bakmak cok zevlkli olsa gerek.
0
Challenger
skoylu' nun yazısını bir kez daha okusanız? Belki IQ' nuzdan şüphe edilmesini engellemiş olursunuz.
0
towsonu2003
daha once baska bir email listesinde de belirttigim gibi, bu tur haberlerde microsofta alternatif gostermek cok yararli olurdu... "bsa korsandir" deyince pek ise yaramiyor... "kacak ofis yerine openoffice kullanin" dense belki daha cok ise yarar?
0
misafir

Yorumlar artık iyice çığrından çıktı. Sanırım yakında FM'de yeni bir yorum sistemi göreceğiz.

Konuyla ilgili görüşüme gelince, bence korsan yazılım kullanımıyla mücadele etmek, özgür yazılımın çıkarınadır. Çünkü insanların korsan kullanma imkânı kalmayınca, ya parasını verip ticari yazılım kullanmak ya da özgür yazılım kullanmak seçimiyle karşı karşıya kalacaklar. Hali hazırda BSD bedava dediğiniz zaman, e ben de "pencereler"i bedava kullanıyorum cevabıyla karşı karşıya kalabiliyorsunuz.

Eğer konu M$'in katakullileri ise onu kınıyorum tabii

0
hakamaka
Diğer yorumlarda konuyu çok farklı yerelere çekmişler. Neyse.

Burada dikkat etmemiz gereken şey şu ki bu lisanslama ve telif hakkı olayını o kadar ileri götürdülerki adamlar herşeyi yasal yaptıklarını zannetmeye başladılar. Tam bu noktada kendilerini insanların yasal iş yapmaları için denetlemeye çalışırken kendilerinin yasa dışı iş yaptıklarını ya unutuyorlar ya da unutmak işlerine geliyor. hatta bu işlerine geliş o kadar büyük ki bunu yasaların dışına çıkarak yaptıklarını bile insanlara farkettirmiyorlar.

Burada kendilerini artık yasa yerine koymaya çalışıyorlar. Asıl sorun ise bu insanlara kendi seçtiğimiz vekillerin(Dünya genelinde diyorum) yardımcı oluyor olması. Hala Microsoft tekelini davaları sürmekte. Bu davalar sürerken ve hatta Microsoft bu davalardan büyük cezalar yerken bu kuruluş birde başka kuruluşları yasa dışı iş yaparken basmaya çalışacak öylemi?

Bu yasalar kimleri koruyor. Asıl olan kendi durumunu takip edemiyecek küçük işletmeleri koruması değilmidir. Kaldı ki büyük işletmeler zaten birçok avukatı vasıtası ile kendilerini koruyabilecek yapıya sahipler.

Sonuç olarak bu telif hakkı ve lisans meselesi o kadar çığrından çıkmaya başladı ki bu böyle sürerse yakın bir gelecekte hiç kimsenin temel bilgileri öğrenipte başka birşeyler üretme kapasitesi kalmayacak. Bu tezinin dayanağı nedir diye sorarsanız bende size sorarım, acaba kaçınız lisanslı bir Windows kurupta(Sadece Windows Kullananları kastediyorum) bu bilgisayarı öğrendiniz?

Umarım herşeye dar bir at gözlüğü ile değilde geniş bir özgürlükler penceresinden bakmaya başlarız. Ancak bu belirli şirketlerin değilde tüm insanların hayrına olur.

Esenlikle kalın.
0
newman
Bu tezinin dayanağı nedir diye sorarsanız bende size sorarım, acaba kaçınız lisanslı bir Windows kurupta(Sadece Windows Kullananları kastediyorum) bu bilgisayarı öğrendiniz?

Ben oyle ogrenmistim ;). Hatta windows 98 olmasa ben bilgisayar aslinda nedir hic ogrenemezdim belki de: ilk 2-3 ay aman cokerse ne yaparim diye ayagimin altinda yumurta varmis gibi gezdim. Ama birgun coktu! Daha dogrusu cokmedi de ben bilgisayari satan sirketin destek CD'sini CD calarda unuttum: windows yerine freedos diye birsey acildi. Ben bunu farkettigimde cahil cesaretine kapilip sistemi yeniden kurmaya baslamistim. Ondan sonra windows 2000'e gecene kadar her ay sistemi kurmak-silmek, en ucra kosesine kadar didiklemek buyuk bir eglence kaynagimdi. Sonraki sistemler dayanikli idi, cokertmek icin daha cok caba sarfetmem gerekli oldu, ben de kendime baska eglenceler buldum ;)
0
skoylu
Etik olarak;

MS, bir ticari kuruluştur. Kuruluş amacı para kazanmaktır. Bu sebeple, marka imajını zedeleyecek böyle durumlara gitmektense, BSA Gibi bir paravan ardından bu işleri yapması, ticaret olarak karına daha uygundur. Ticaret içinde kural, bu yaptığını yapması gerektiğidir. MS'nin yetiştiği topraklarda, ticaretin kuralı daha fazla kar getiren her şeydir, başka kural yoktur. Bu sebepten, MS'e etik bir suçlamada bulunmak yanlıştır.

Yasal olarak;
Bugüne kadar hiç kimsenin işyerini resmi olarak BSA veya BSA'dan gelen herhangi biri basmış değildir. Yani, afişlerin ötesind ebir BSA yoktur. Afişlerde ise, kanuna aykırı hiç bir unsur yoktur. BSA tüzel kişiliği de buna dahil.

MS'nin avukatları basarken, BSA bastı gibi görünmüş olması, ticari taktiğin gayet güzel tuttuğunun bir göstergesidir.

Bu arada, mevzunun PARDUS'la filan ne alakası vardır anlamış değilim. Rekabeti bilmediğim söyleniyor, fakat, burada benimde içinde bulunduğum grubun ürettiği ürünler, dünya devleri ile yarışarak onlardan pazar kapıyor. Yani resmen rekabet ediyoruz. NATO'ya, Tüm karadeniz ülkelerine vs. rakip ürünlerden daha iyisini, daha ucuza satıyoruz. Merak eden, eski gazeteleri vs. karıştırabilir. Başbakanın bile bu konuda beyanatları oldu.

Ve, bizim rüşvet verebilmeyi filan bırakın, tanıtıma gittiğimiz ülkede yediğimiz yemeğin parasını bile alamama ve cepten 20 Euro'ya hamburger yeme halindeyken, potansiyel müşterileri diğerlerinin yaptığı gibi en lüks otelde ağırlamayı bırakın, karınlarını doyurma lüksümüz bile yokken, tamamen teknik üstünlük ile ezerek bu satışları yapıyoruz. Bu haldeyken, rekabetin ne olduğunu da gerçek yönleriyle gayet iyi yaşıyoruz. Hal böyleyekn birinin çıkıp, rekabet bilmez vs. diye ahkam kesmesi, son derece komiğime gitti doğrusu. Cehalet abideliğinin verdiği aklına göre fikir üretme saplantısı bu olsa gerek..

0
Viraj
Bi dakka bi dakka.. Sen non-profit şu Pardus takımında dil misin? Ne rekabetinden, ne "kendi yaptığınız üründen", neden bahsediyosun.. Sizi Sheraton'larda ağırlamalarını mı bekliyodunuz bi de.. De get Allah'ını seversen...
0
pardus_user
http://www.uekae.tubitak.gov.tr/
0
Viraj
Okudum koçum okudum. Senden 100 kat daha iyi tanıyorum Pardus'u. İkide bi salak salak linkleri önüme koyma. Sen oku önce, biraz kafa yor, sonra gel buraya, oke? İyi linkler bulmuşun aferim.
0
pardus_user
Ne o, gerginsin bugün?
0
Viraj
Gel şöyle yanaş kıyıma da geçsin gerginliğim :))
0
skoylu
1 Yıldan fazla bir süredir, PARDUS ile sokaktaki herhangi bir adamdan daha fazla bir bağlantım yok.

Ne yapıyorsun dersen, aha şunları geliştiriyoruz UEKAE bünyesinde:

http://www.tubitak.gov.tr/basinci/dosya/13838.jpg

Bizi sheratonda ağırlamalarını beklediğimi nerden çıkardınız? Bu ürünler şu anda NATO'da bilfiil kullanılıyor ve yurtdışı her işi için biz gidiyoruz. Gittiğimiz yerlerde, mesela Malezya'da, mesela Norveç'te, Mesela Napoli'de, en ucuz otel ne kadarmış, yurtdışı harçları ne kadarmış, bir sorar öğrenirsen, ne dediğimi kandin anlarsın..
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

HP Compaq`ı satın aldı

tongucyumruk

Slashdot`ta bugün çıkan bir habere göre bilgisayar devi Compaq yine bir başka dev olan HP tarafından satın alındı. Bu yolla HP IBM`den sonra dünyadaki ikinci büyük bilgisayar firması haline geldi.

Macromedia for GNU/Linux

demonic

Macromedia firmasının popüler Windows programları olan Flash, Dreamweaver ve benzerlerinin GNU/Linux sürümlerini pek yakında görebiliriz.Bu durumda Linux Windows karşısında biraz daha güçlenecek gibi.

ixir kapandı :)

anonim

ixir, bireysel internet erişimi pazarından çekildiğini ve mevcut abonelerini superonline`a devredeceğini açıkladı. Ntvmsnbc`de yer alan habere göre kararın, "internet pazarının karlı ve verimli bir sektör haline gelmesi yönünde önemli bir adım olması" bekleniyormuş :-)

haberler: ixir , ntvmsnbc

TÜBİTAK Elektrikli Otomobil Üretti: Elit-1

FZ

Türkiye'nin ilk elektrikli otomobili, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nce (MAM) üretildi. 'ELİT-1' adı verilen taşıt, çalışıp çalışmadığı anlaşılmayacak kadar sessiz ve yüksek miktarda yakıt tasarrufu sağlıyor. Hem benzin hem de elektrikle çalışan 'hibrid elektrikli taşıt', şu anki düzeneğiyle 90 kilometre hıza ulaşıyor. Elektriği yakıt olarak kullanarak 130 kilometre mesafe kat ediyor. Benzinle çalışan araçlardan yüzde 50 tasarruflu.

Almanya e-işçi arıyor

FZ

Avrupa'nın endüstri lideri olmasına rağmen aynı zamanda dev nüfusuyla en yüksek işsizlik oranına sahip Almanya'da çeşitli sebeplerle yurtdışına göç edenlerin sayısı 2. Dünya Savaşı rakamlarına yaklaştı. Ülke bu durumun en çok etkilediği bilişim alanında acil önlem kararı aldı.