Google Summer of Code Sonuçları Açıklandı

0
bio
Google'ın 400'den fazla öğrenciye, açık kaynak kodlu projelere yardımcı olmaları karşılığında 4500'er USD ödül verdiği yarışmanın sonuçları açıklandı.

Katılımcıların arasında bir tek Türk öğrenci bile olmamasını neye bağlamalıyız acaba?

Görüşler

0
deathline
Madagaskardan hatta Kenyadan bile var ama bizden yok!!!!!!!
0
loker
Kendisi bir bok olamamışken başkasını küçümsemekle ilgili malesef çok yaygın bu küstahlığı bir kenara bırakmakla başlayalım mı?
0
sundance
Ben anlamadım ki, "kim b*k olamamış? kim kimi küçümsüyor?" bu haberin neresinden bunu çıkarttınız? Bu arada Loker, bildiğimiz Koray Loker di mi? HitNet camiasından ;)
0
loker
aynen efendim, bu arada ozgen kuzeninizin de selamlari var ;) olamayan bizler (turkiyeli orta sinif...), kucumseyen de biz, kucumsenense (neye goreyse) madagaskar, tanzanya, honolulu falan oluyor... nedense kendimiz de 3. dunya olarak tanimlanmamiza ragmen, 3. dunyayi kucumseyerek sinif atlayabilecegimizi zannediyoruz ya... bu toplumsal bellege dair sacma onyargidan gina geldi artik... ona tepki verdim...
0
sundance
Eyvallah. Zaten beni illet eden şeylerden bir tanesi de şu "üçüncü dünya" lafı.

Üçüncü dünyanın anlamı "batı ya da doğu ile ittifak halinde olmayan ülkeler" demek. Dahası ifadenin doğrusu da "üçüncü dünya" değil. Orjinal terim 1950'lerdeki bir 14 Ağustos 1952'deki bir makalede çıkmış ve "tiers monde" imiş orjinal Fransızcası. Bu terim de her ne kadar "üçüncü dünya" anlamına gelse de asıl anlamı, "dünyanın üçte biri" ya da "üçün biri" şeklindeymiş. (İkinci dünya diye bir kavram yok mesela).

Wikipedia'dan alıntılanmıştır
0
raistlinthewiz
Katılımcıların arasında tabiki Turk vardı. En azından kendimden biliyorum uzun bir zaman harcayıp bir proje buldum ve proje katılım dokumanını hazırladım. Malasef kabul edilmedi :/ ( http://shalafi.mine.nu/incelenecekler/summer_of_code/codename_octopus.pdf ) Tabi projeyi gonderdigim gaim'in en fazla proje teklifi alması tuzu biberi oldu.
0
Challenger
Türk vardı. Ama projeleri reddedildi.
0
mascix
mademki türksün gösterde ürksün düsturunu hayatında benimsemiş yegane öğrenci milletinin yetersizliği diyip geçiştirmek gelir içimden.
0
simor
Aman hiç bir şeye bağlamayalım. Üretsek yeter. Neyin neye bağlanacağıyla veya dilimizin nası içine ederiz gibi uğraşlarla uğraşmayıp, üretsek yeter. Üretmenin yok etmek, amele gibi üretmek veya dejenere etmek değil sadece üretmek ve fayda sağlamak için üretmek olduğunu anladığımız zaman bizim de adımız orada olur.
0
loker
Bilg. Müh. bölümlerinin çoğundan mezun olan öğrencilerin bir proje geliştirmekle ilgili fikirleri olamayışının,

Ülkemiz yazılım sektörünün belkemiğini muhasebe, icra, hukuk, depo/stok takip, internet cafe programlarını oluşturmasının ve onların da teknoloji açısından pek de önemli yetkinlikleri olmayıp ali cengizlikle kotarılmış işler olmasının

adam akıllı projelerin çoğunun kaynak kodunu geçtim kuramsal altyapısının ve hatta varlığının bile sahiplerine özel geliştirilmesinin etkisi olabilir diye düşünüyorum...

0
burak21
Evet,özellikle lokerin yorumuna katılıyorum.Eğer savunma sanayiine hazırlanan yazılımları çıkartırsak(Aselsan,Havelsan)diğer önde giden yazılımevlerimiz bu tür programlar yapıyor.Stok peogramları,cari programlar bunun gibi şeyler.Bir hevesle yeni açılanlarda böyle.Yani büyük işlere girmiyorlar.Büyüklerde büyük işlere girmiyorlar.Bilmiyorum yanlışsam düzeltin bir Koç Bilgi Grubu mesela dershane şeklinde bir sistemleri ve zaten bu dershane sisteminde dolayı varolan yetkili kişilerde çözüm işleriyle uğraşıyorlar.Yani teknik destek.Kısacası biz Türkiye olarak hep tüketici konumundayız.Ne zaman üreteceğiz bilemiyorum.ODTÜ'den mezun olmak birisi iyi programcı yapmaz bunu çoğumuz biliyoruz.Hatta ODTÜ'den 4.00 la mezun olmakda hiçbir şeydir.Ne bileyim bir Matematik Mezunu veya vasat bir üniversitenin Bilg. Müh. bölümünden bu işe asılan öğrenciler var.Bunlar yani bilemiyorum.Nası bir araya getireceğiz...
0
sundance
Valla ben şahsen "eve gitsem de bir daha mümkünse bilgisayarın yüzünü görmesem" diyen o kadar çok bilgisayar mühendisi gördüm ki artık gına geldi.

Bilgisayar mühendisliği bölümlerinden mezunlarının çoğunda proje geliştirmeyle ilgili fikiri boşver, bilgisayarla ilgili, bir şeyleri kurcalamakla ilgili bir heyecan bile bulmak zor...

Çalıştığım bir büyük sistem entegratörde, sistem geliştirici birilerini işe alacaklardı. Belli bir proje üzerinde çalışacak, yeri geldiğinde kod üretip gerekli işin yapılmasını sağlayacak birileri. Birkaç tane bilgisayar mühendisliği mezunu da başvurmuştu kendilerine "ilerde sizle müdürlük konusunda görüşürüz, şimdilik bize Matematik ya da Fizim mühendisliği bölümlerinden mezun adam lazım" demişlerdi.
0
raistlinthewiz
Katılımcıların arasında tabiki Turk vardı. En azından kendimden biliyorum uzun bir zaman harcayıp bir proje buldum ve proje katılım dokumanını hazırladım. Malasef kabul edilmedi :/ ( http://shalafi.mine.nu/incelenecekler/summer_of_code/codename_octopus.pdf ) Tabi projeyi gonderdigim gaim'in en fazla proje teklifi alması tuzu biberi oldu.
0
hardheart
Bende uc tane proje göndermiştim. Kabul edilmedi. Bu sene daha yaratıcı bir konu için çalışıyorum,düşünüyorum.Umarım bu sene muvaffak oluruz.
0
robertosmix
Türk eğitim sistemi dahilinde eğitim gören/görmüş insanların böyle bir projede başarı kaydetmesi çok ilginç olurdu.

Objektif olursak hedefe daha kolay ulaşırız ki bir hedefimiz ve vizyonumuzun olduğundan bile şüpheliyim.
0
FZ
Bazı arkadaşlar kendileri bir proje gönderdiklerinden ama bunun kabul edilmediğinden bahsetmişler.

Benim kafam karıştı, orada zaten pek çok kişinin/kurumun önerdiği pek çok fikir yok muydu halihazırda? Yani Türkiye'den başvuran arkadaşlar, ben filanca adamın "mentorluğunda" filanca proje için çalışmak istiyorum diye başvurmak yerine tamamen özgün fikirlerle mi başvurdular? Hiç önerilen önemli fikirler için çalışmak isteyen Türk çıkmadı mı?
0
GtG
Wine icin verdigim proposal:

I would like to work on the Bug#422 Make the registry loadable on demand.


A straight forward hybrid solution using BerkeleyDB that I think of is:

At first, map each registry key's entries and subkeys to only one Berkeley record.

If record is bigger than some amount, create new record for each of its subkey and move their contents there.

By this way we can provide very fast access for most applications assuming that if it calls for a key, more likely it will call for its subkey. As they already extracted we will achieve a good performance. If that registry key is a big (or heavy/large?) key, as it have been seperated to more than one records, the whole key will not be loaded, and memory use will be decreased.


About me

--------

 I am a software engineer with industry experience currently continuing graduate study at Bilkent University on Computer Science for a M.S degree. 


Why me?

-------

 I like programming and learning new things so, mostly I spend a big part of my free time searching, reading and coding at my computer.

 I have previously worked on BerkeleyDB projects and the last one was a database for a file sharing application and I have knowledge on MS Windows registry.


Ayrica Google ve Ubuntu'ya onerdigim, ozgun, LGPL ile lisanslandirilmis, 3D, aksiyon oyun projem vardi kabul edilmedi.
Benim kanimca;
1- Turkiye'de yeterince duyurulmadi.
2- Ya bir sekilde dogru konulara yeterince basvuru yapilmadi (mesela desteklenen wine projesi yok), ya da basvuru sekli basarili degildi.

Sonucta bir mulakat yapilmadigi icin sorunu arayacak baska yer aklima gelmiyor.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Hayatın içindeki matematik

FZ

Gün geçmiyor ki "imkansız"ı mümkün kıldığını iddia eden bir haberle karşılaşmayalım sayın fazlamesai.net okuyucuları!

ZeoSync şirketi, tesadüfi bir veri setini (random data) yaklaşık 1:100 oranında sıkıştırabilen bir algoritma geliştirdiğini iddia ediyor.

Daha düz bir dille söylemek gerekirse adamlar diyorlar ki: Verin bize 100 MB büyüklüğünde herhangi bir dosya, bizim yazılım bunu evirip çevirip 1 MB boyuna indirsin, sonra silin 100 MB olan dosyanızı, canınız isteyince bizim algoritmaya sokun 1 MB, aynen 100 MB büyüklüğündeki orjinal dosyanızı size anında geri versin!

Kendi yorumlarıma geçmeden önce şirketin duyurusu ile ilgili kriptografi üstadı Bruce Schneier'in yorumlarına yer veren şu güzel makaleye bir göz atmanızı isterim.

Sistem Yöneticileri Minnet Gününüz Kutlu Olsun!

parsifal

Hepinizin sistem yöneticileri şükran gününüz kutlu olsun!

Savaş

roktas

Savaş başladı. CNN Türk ve diğerleri -iğrenç bir habercilik anlayışıyla- şanlı Amerikan ordusunun silâh envanterini gözünüzün içine sokarak her dakika temaşa ettiriyor. Oh my god (ve there is a book on the table)... Ne kadar akıllısın sen Amerikalı... Ve hatta taşan bu aklın o tomahawk`lara kruyz`lara nasıl dolmuş öyle. Hadi bu resimleri bir zamanlar arabalar için yapıldığı gibi cikletlere koyalım, nasiplensin çocuklar: `Ooolum, bak ben de peneytreytır var, mağaralara giriyo, hüttüm seni!` Sıkıldınız mı bu haberlerden? Ne gam, Beşiktaş maçının skoruyla dönüşümlü zaplamalar yaparak şehirlerin hangi saatlerde düştüğünü de öğrenebilirsiniz. Lafı uzatmayayım... Dezenformasyonun, Misenformasyonun ağababalarının hışmından kurtulabilmiş bazı fotoğraflara rastladım. Peter Turnley`den...

e-Türkiye İçin Acil Olarak Ne Yapılmalı?

aRda_

Aksam Gazetesi'nin 06.02.2004 tarihli, "Haftanın Görüşü" bölümünde Mustafa Akgül Hocam ülkemizdeki bilişim ve e-devlet sorunlarını kaleme almış:

"Türkiye İnterneti 10 yaşını geçti. Ülkemiz Telekomun tekelini kaldırdı. Bilgi Toplumu için DPT bünyesinde 'Bilgi Toplumu Dairesi' kurdu. 'e-Dönüşüm KısaDönem Acil Eylem Planı'nı Aralık 2003'te kabul edildi. 'Bilgiye Erişim' ve 'E-imza' yasalarını kabul edildi. Teknoparklarda KDV indirimi yapıldı. E-dönüşüm için bakan, üst düzey bürokrasi ve sivil toplumu içeren 'İcra Kurulu' oluştu.

Peki bunlar yeterli mi? Geçmişte de olumlu pek çok başlangıç yaptık ülke olarak. Bu yazıda endişe ve önerilerimizi paylaşmak istiyoruz."

Yazının Devamı İçin: http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2004/02/06/teknoloji/teknoloji2.html

Yepyeni Bir Kayıt Ortamından En Güncel MP3ler

FZ

İnsan düşünmeden edemiyor acaba bunların telif hakkı nedir diye. Herhalde bitmiştir ve kopyalamakta sorun yoktur. Yaklaşık 100 yıllık MP3 parçalarından bahsediyoruz tabii ki, hani şu silindir üstüne kaydedilmiş olanlardan.

http://cylinders.library.ucsb.edu/ adresinden 1905, 1912, 1902, vs. yıllarındaki müzik kayıtlarını, konuşmalarını dinlemeniz, zamanda yolculuk yapmanız mümkün. Bunları dinlerken belki de Edison'un oradan bir yerden size göz kırptığını hissedebilirsiniz...