Ve İnsan Makinaya Yenildi

0
sefalet
Uzun yıllardır ilk defa tek bir Dünya Şampiyonu var artık ve Viladimir Kıramnik (Vladimir Kramnik) yeni ünvanı ile ilk kez bir karşılaşmaya çıktı. Rakibinin adı Deep Fritz 10.
Maç Almanya'nın Bonn kentinde yapıldı.Toplam 6 oyunluk maç öncesinde favori olan Deep Fritz yazılımıydı.Kıramnik de açıklamalarından yazılımı daha iyi konumda görüyordu ama kendisinin de kolay pes etmeyeceğini ifade etmişti. "İnsanlık adına gelişmiş bir satranç yazılımını yenmek için son fırsat olabilir" diyerek, karşılaşmanın önemini de ortaya koyuyordu şampiyon. 2002 yılındaki karşılaşmada Deep Fritz 7 ile 4-4 berabere kalmıştı Kıramnik fakat aradan geçen zamanda Kıramnik tecrübesini arttırmış olsa da, karşısında eskisinden daha hızlı, saniyede 8 milyon hamle hesaplayan ve oyunun her konumunda en az 9 hamle ilerisini hesaplayacak çift çekirdekli 5160 sisteme sahip bir makine vardı.

İlk maç berabere sonuçlandı (oyun sonrası analizler Kıramnik'in kazanca daha yakın olduğunu gösterdi).İkinci oyunda bu tarihi maçı daha çok hatırlanır kılıcak bir başka olay oldu; Kıramnik oyunda en azından eşit bir konumdayken, rakibinin bir hamlelik mat tehdidini görmeyerek maçı kaybetti. Diğer üç maç berabere sonuçlandı.Son maçta siyahlar ile risk alan Kıramnik başarılı olamadı ve insan, makinaya 4-2 yenildi.

Yazılımın gösterdiği oyun gücü, makinanın sanki bir satranç bilincine ermiş olduğunu gösterir seviyeye geldi. Bilgisayarın muazzam hesap gücü yanında konumsal derin değerlendirmeler de yapmaya başladığı söylemek mümkün.Bundan sonra makinalar şampiyonların peşinde değil, şampiyonlar makinanın peşinde koşacak gibi.

Kaynaklar:

http://www.satrancokulu.com/
http://www.chessbase.com/

Editörün Notu: Bu tür işlerin mühendislik ve algoritmik tarafı ile ilgilenen hevesliler Behind Deep Blue kitabını okuyabilirler.

Görüşler

0
bio
Viladimir Kıramnik (Vladimir Kramnik)
Ben buradaki espriyi anlamadim. Artik ozel isimleri de Turkce okunuslari gibi mi yaziyoruz? Ya da "bu isim zaten Rusca'da bambaska yaziliyor, Ingilizcesi yerine Turkcesini yazdik" mi demek istenmis?
0
simor
Cehaletle savaşırken soru sormamak lazım aslında. Kaynak göstermek gerekiyor. Biz cahil kaldık besbelli.

O kadar komik ki! İmla hatası yapıyor hemde başka bir dilde :). Söyleniş veya okunuş adına bazı insanların dilinin dönemediği kelimeleri türkçe ünlü uyumuna uydurması gibi yazarken de öyle yazıyor. Bir de çok iyi biliyormuş gibi parantez dışında bırakıyor doğru olduğunu sandığını. Böyle konuşmamızı zorlayacak, şöven yaklaşımlarla beynimize kazıyacak aklı sıra.



0
FZ
Bu biraz aşırı tepki değil mi? bio'nun "acaba sebebi şu mudur?" şeklindeki yorumunu makul buldum ben, tabii cevabı verecek olan haberi yazan kişidir ve umarım cevabını da verir bu platformda.
0
simor
Evet Bio'nun altına yazmakla sanki Bio'ya tepki vermiş gibi oldum. Pardon Bio... Ama aşırı tepki vermedim. Sadece birden fazla kere aynı hatayı yapan kişinin farkında olmasını sağlamaya çalışıyorum. Altta bişeyler yazmış ne yazmış acaba...
0
bio
Yok ben zaten oyle anlamamistim, ozure gerek yok.
0
sefalet
Özel isimlerin bazıları dilimizde okunduğu gibi yazılır.Latin alfabesini kullanmayan dillerdeki özel isimlerin yazılışı böyle bir kurala uydurulmuştur.Amaç, okuyanın yabancı alfabeyi bilmediği için özel ismi "okuyabilmesini" sağlamaktır.Temel amaç "okuyabilmektir".Fakat sadece latin alfabesi olmayan dillerden gelen isimler için sınırlandırılması kısıtlayıcı ve yararsızdır.Bir Japon ismini okuyamadığımız gibi bir Alman ya da İngilizce bir ismi de okumakta zorlanabiliriz ki öyle de oluyor.Kısacası okuma zorluğu çekmek için illa okuduğumuzun Rusça ya da Japonca olması gerekmez.

Bu yüzden tüm özel isimleri okundukları gibi yazıp yanına parantez içinde özgün halini ya da en bilinen yazılışını yazmak mantıklı geliyor bana.Kimsenin yazdığım yazıları okurken duraklamasını ya da okuma zorluğu çekmesini istemem.İşin espirisi bu.
0
simor
Ben ve birçok kişi "Viladimir Kıramnik" diye okumuyor Sefalet.

Olmadı. Bir daha... Ha gayret.
0
FZ
IPA alfabesi ile yazıp telaffuz edelim fıtık olalım. Bu da bir öneri :)
0
ecder
Artik ozel isimleri de Turkce okunuslari gibi mi yaziyoruz?
Açıkçası benim lise okuduğum dönemlerde kural şuydu: çok fazla maruz kalınarak Türkçe'de yerleşmiş bir yazım şekli varsa o kullanılır onun dışında Türkçe okunabilirliği esastır: Pyotr Ilyich Tchaikovsky yerine Piotır İlyiç Çaykovski gibi. Yanılmıyorsam diğer diller için de benzer bir durum söz konusu adamlar direkt kendi dillerindeki fonetik karşılığa bakıyorlar.
0
sefalet
Eski uygulamalar genellikle dediğiniz gibiydi.Eski dediğime bakmayın, aslında çok da eski değil özel isimlerin okundukları gibi yazılması; Cumhuriyet dönemindeki yayınlara bakmak yeterli olur bunun için.70'lerin sonu 80'lerin başı işler değişiyor.Yeni nesil bu tür yazım şekileri ile karşılaşınca da çölde kutup ayısı görmüş gibi oluyor maalesef.
0
FZ
Belki de satranç gibi iyi tanımlı ve algoritmik biçimsel bir oyunu bu kadar ciddiye almak hata idi! :) Hele bir insanlarla kuralına göre futbol oynayan bir robot takım kurulsun ve insanları yensin, o zaman konuşalım ;-)
0
simor
Go yu da düşünmüştüm ben gazetede haberi okuyunca.
0
FZ
GO da meydan okuyucu bir alan ama en nihayetinde o da tamamen biçimsel iyi tanımlanmış bir dizge. Oysan insan ve zihin ve zeka dediğimiz şeyler bizim hayatta kalmamızı sağlayan şeyler ve hayatta kalmak da doğada hayatta kalmak demek. Bu da bir fiziksel çerçeve içine gömülmek ile olan bir şey, öyle havada asılı bir zekâ ile değil. Şimdi Türkçe nasıl derim terim önerisi getiremedim, kast ettiğim "situated cognition" kavramı ile bağlantılı şeyler. Oyunlar filan iyi güzel ancak gerçek oyun alanımız dünyanın ta kendisi ve muhataplarımız da yine aynı oyun alanının "içinde" bulunan ve biçimsel kurallarla değil çok daha karmaşık veri işleme problemleri ile uğraşan zihinler.
0
simor
Katılıyorum.

Ancak bunlar futbol oynamaya başladıktan sonra konuşabilirmiyiz bilmiyorum :)
0
FZ
Futbol oynayan robot dedim, futbol oynayan Cylon değil :-p
0
aliv
futbol oynayan robot takımından önce porno sektörüne hizmet eden makineler çıkacak gibi, arızalı japonlar yine bir sürü silikon kaplı robot kadınlar yapmışlar belki insanımsı robotlar için lokomotif olur diyeceğim ama, demiyorum.
0
darkhunter
Ben karşı değilim valla. Ellerinden geleni yapsınlar; satrançta yensinler, futbolda yensinler (hatta şike iddaları bile olsun ki zekalarından şüphemiz olmasın). Devlet kursunlar, yaşasınlar okyanusun üstünde uçan bir ülkede...

Böyle konuştuğu için FZ'yi sopayla koşturan bir AI makinası görürsem, inanırım ben bu işe :D

Bizim varlık bilinci diye gözümüzde büyüttüğümüz o kadar ucuz bir şey yani... ;)
0
FZ
hatta şike iddaları bile olsun ki zekalarından şüphemiz olmasın

Akdenizli robotlar mı olacak bunlar? Yani oyunun kendisi haricinde her şeyi düşünen ve tartışan? :)
0
anonim
Akdenizli , Akdenizli ve hatta da daha da yakın.. Hele de Galatasaray'lı!...
0
mentat
ya da mesela istanbul trafiğinde araba kullanabilen bir robot?
0
FZ
Hayır, lütfen! Araba yanlış bir çözümdü. Ondan kurtulmaya çalışıyoruz. Lütfen! :)
0
conan
Ama makina sevemez, seveemeeeezz... Aşk yok...
0
FZ
Öyleyse savaş da yok.
0
Zebani
Savaş zaten var. Kurgu bilimde de var, gerçek hayatta da var. Gerçi bizden bağımsız değiller şimdilik ama diğer insanlar bu robotları kullanarak diğer insanları öldürüyorlar. Robot diyince ben de Cylon'lardan bahsetmiyorum. :)
0
Zebani
Sevebilir de, aşık da olabilir bakınız Cylon'lar. :) Adi tost makinaları ne olacak. Belki beyinlerine ya da işlemcilerine şu şartlar altında "seversin" ya da "aşık olursun" diye kodlamalar yaparsan sevmenin de, aşkın da taklidini yapabilirler ve bu iki eylemi de yerine getirdiklerini sanabilirler (gerçi "sanmak" için benlik bilinci lazım). Belki biz de böyleyiz :). "Başlangıçta Tanrı Adem'i kendini sevsin diye yaratmadı mı?", A.I., Spiellberg.

One of the scientists at Cybertronics asks, “If a robot could genuinely love a person, what responsibility does that person hold toward that mecha in return?” Professor Hobby responds, “In the beginning, didn’t God create Adam to love him?” What is implied by Professor Hobby’s answer?
0
arsenelupin
İnsanlar makineye yenilmeye başlayalı çok oluyor ve özel karşılaşmalar hariç, insanların oynadığı turnuvalara bilgisayarlar alınmıyor.
Anatoli Karpov bu konuda şunu söylemişti: "İnsanlar arabalar yaptılar, ve hatta uzaya giden füzeler yaptılar, ancak hala insanlar arası koşu yarışmaları düzenleniyor."
0
FZ


Hal 9000'in dediği gibi: "Would you like to play a game of chess? I play very well." ;-)

Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Zamanda Yolculuk Yaptığını İddia Eden Adam Borsayı Karıştırdı

FZ

Federal güvenlik görevlileri, içeriden bilgi sızdırma suçlaması yüzünden bir Wall Street borsacısını tutuklayıp sorgulamaya başladılar. Tutuklanan borsa dahisi, 2256 yılından günümüze zaman yolculuğu yaptığını iddia ediyor!

"Security and Exchange Commission" kaynaklarına göre 44 yaşındaki Andrew Carlssin, 28 Ocak tarihindeki tutuklanmasına yol açan şüphe uyandırıcı olağanüstü borsa başarısını yukarıdaki gibi garip bir şekilde açıklamakla yetiniyor.

Yenilikçi İş Fikri Yarışması

101

Genç patronlar yenilikçi iş fikri yarışması, Eskişehir Yazılım Üssü Genç Girişimci Eğitim Merkezi’nde eğitim alacak ve proje geliştirecek olan gençlerin seçilebilmesi için ülke genelinde düzenlenen bir yarışmadır.

Micheal Moore: Filmlerimi Bedavaya Çekip İzleyin Sorun Değil

FZ

Meşhur yönetmen Micheal Moore son filmi 9/11 ile ilgili olarak konuştu ve filminin Internet´ten bedavaya çekilip izlenmesini doğal karşıladğını belirtti.

Moore´a göre insanların filmini Internet´ten indirip izlemelerinde ve arkadaşları ile paylaşmalarında herhangi bir sorun yok, filmini ne kadar çok insan izlerse o kadar iyi ve telif hakları yasasının büyük bir kısmı da saçma sapan. Moore, tek bir yerde itirazı olacağını söylüyor: Benim filmim üzerinden bu yöntemle kâr edemezsiniz, eğer edecekseniz bunu ayrıca konuşmamız gerekir, bunun dışında sorun yok.

Yönetmenle birlikte çalışmış olan Lions Gate şirketi de buna karşı itiraz etmiyor durumda. Moore´a göre bilgi, sanat ve fikir paylaşımı serbest olmalı ve özgürce gerçekleştirilmeli. Bir başka sıradışı ve önemli yönetmen olan Tarantino´nun da Moore´un bu tavrını bazı bakımlardan desteklediği biliniyor.

Editörün Notu: Söz sinemadan açılmışken üstad Marlon Brando´yu yani sinemanın "Baba"sını da kısa süre önce kaybettik. Anısı sinemaseverlerin kalbinde daima yaşayacaktır.

SUSE Linux Enterprise Server 10 Eğitimleri

anonim

Yeni dönem SUSE Linux Enterprise Server 10 eğitimleri, 10 Aralık 2007 tarihinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsünde başlıyor.

Eğitim programı hakkında detaylı bilgiye bu adresten , eğitim takvime ise bu adresten ulaşabilirsiniz.

CloudBook ASUS Eee PC'ye Rakip Olabilecek mi?

desenturk

"Bilgisayar fiyatlarının ucuzlaması, internetle birlikte hayatın her noktasına sızan bu cihazların nimetlerinin daha çok insan tarafından kullanılması anlamına geliyor. Bu yüzden özellikle fakir nüfus için kritik önemde. Amerikan Everex firması da bu konuda kafa yoran firmalardan biri. Şirket 199 dolara sattığı TC2502 modelinin ardından geçtiğimiz günlerde sadece 900 gram ağırlığında ve 399 dolar etiketli taşınabilir bilgisayarı CloudBook'u tanıttı. 7 inç ekran, 30GB sabit disk ve 1,2 GHz işlemciye sahip modelin teknik ayrıntıları everex.com adresinde."