arsenelupin

arsenelupin


0 takip ediyor | 0 takip ediliyor


Bilgi alanları


İlgi alanları

Islık Çalarak Bilgisayarınıza Hükmedin ( 3)

Gerçekten cevval hack olmuş. Yalnız bu sistemi kullanabilmek için ya absolüt kulak sahibi olmak, ya da bir diyapazon edinmek lazım.

Saçma internet yasakları başladı bile... ( 70)

Herşeyden önce -pek kimse değinmek istemiyor gibi görünüyor ancak, - yetişkin pornosunun yasa gücüyle engellenmesinin de kişisel özgürlüklere doğrudan müdahale olarak görmekte yarar olduğunu düşünüyorum.

Yetişkin bireyler, yine yetişkin bireylerin katılımıyla istedikleri filmi çekebilmeli, dağıtabilmeli ve diğer yetişkin bireyler de bu filmlere (ne olurlarsa olsunlar; ister gerilim, ister porno) özgürce ulaşabilmelidir.

Devlet, bireylerin ahlak bekçiliğine soyunduğu anda yönetim biçiminin adı değişir.

Kişisel olarak pornoyu ahlaki bulabilirsiniz ya da bulmayabilirsiniz. Bu tamamen sizi bağlar ve sizin dışınızda kimse de sizin kişisel ahlak kavramınızın gereklerine göre hareket etmekle yükümlü tutulamaz.

18 yaşını geçmiş bir birey kendine ait her kararı kendi alabilir, alabilmelidir. Bu demokrasinin "olmazsa olmaz"ıdır.

Beğenmiyorsanız porno izlemeyebilirsiniz, ancak izleyene engel olmak kimsenin haddine düşmemelidir.

Eşcinselliğe, travestiliğe ve transseksüelliğe geldiğimizde de durum farklı değildir: Yetişkin kişinin ne yapıp ne yapmadığı kendini bağlar.

Öte taraftan, kamuya açık alanlarda pornonun engellenmesinin taraftarıyım: İnternet kafede yan masanızda oturan kişi 11 yaşında bir çocuk -ya da porno içerikten rahatsız olabilecek herhangi biri- olabilir ve böyle bir durumu kimsenin onaylaması beklenemez.

Ancak, günlük yaşamında her yerde karşımıza çıkan eşcinsellere dair içeriği sansürlemek çok bilgece değildir: Böylesi bir durumda, internet kafeden bağlanan bir kişi, ne Çaykovski'nin, Ne Lord Byron'ın, ne Caligula'nın, ne Konstantis Kavafis'in, Ne Jean Cocteau'nun ne de Elton John'un adlarını duyacaktır. Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler... Eskilerden Paul Verlaine, filozof Eflatun, vs diye de devam edebilir...

Sonuç olarak, kişilerin kendilerine özel alanlarda, ülkenin anayasasını değiştirmeye yönelik (bölücü, ırkçı vb) içerik dışındaki içeriğin filtrelenmeye çalışılmasını hem gereksiz, hem bilgelikten uzak, hem de uygulanamaz buluyorum, ancak kamuya açık bilgisayarlarda kısıtlamaya gidilmelidir.

Vista'nın 25 eksikliği ( 55)

"Basari baskasinin kiracagi potlara bagli ise birseyler ters gidiyor demektir."

Burada vurgulanmak istenen sanırım -biraz ironiyle karışık- "Linux ehven-i şer" olduğu için değil, xp ile vista arasındaki farkın, xp ile herhangi bir gnu/linux arasındaki farktan daha büyük olduğu.

belgeler.org neden durdu? ( 12)

SF'de yalnız CVS değil, release'lere de ulaşmak hala mümkün.http://www.sf.net/projects/.

Ve İnsan Makinaya Yenildi ( 27)

İnsanlar makineye yenilmeye başlayalı çok oluyor ve özel karşılaşmalar hariç, insanların oynadığı turnuvalara bilgisayarlar alınmıyor.Anatoli Karpov bu konuda şunu söylemişti: "İnsanlar arabalar yaptılar, ve hatta uzaya giden füzeler yaptılar, ancak hala insanlar arası koşu yarışmaları düzenleniyor."

MP3 Çalar ile ATM’den Kredi Kartı Bilgisi Çalındı ( 10)

"reverse engineering" ~ "ters mühendislik" biraz tuhaf olmuş.Kanımca kavramın anlam alanıyla örtüşmüyor.Daha uygun bir ifade de bulmak zor gerçekten ama reverse!=ters

E-Devlet M$-Devlet'e Eşit Midir? ( 29)

Yalnız MEB'de değil, birçok başka devlet kurumu web sitesinde de görebileceğiniz türden, oldukça yaygın bir politika herşeyi M$'e teslim etmek... Devlette karar alan konumda bulunan kişilerin zihniyeti değişmediği sürece, yazıktır, forumlara yazı yazmaktan başka elden fazla şey de gelmiyor.

"Bir devlet kurumu web sitesini yaparken istediği firmayı ve teknolojiyi seçebilir".

Aslında bizim vergilerimizi harcayan hiçbir kurumun teorik olarak böyle bir hakkı yoktur. Öte taraftan, vatandaşın parasının devlet elinde çar-çur edilmesi o kadar alışıldık bir durum ki...

Kanımca bu durum, genel olarak yolsuzluklarla mücadele ve verginin -genel olarak kaynakların- verimli kullanılması konularıyla ilgili -ki bu konuları tartışmaya başlarsak "bilgisayarcılar kıraathanesi" ile "emekli kahvesi" ya da "havalı moonstar berberi"nin farkı kalmaz:)

XSS ölüyor mu? ( 13)

Herkes birlikte düşünmek zounda.

Sonuçta kodu yazan kim olursa olsun insan ve dolayısıyla "insani hatalar" her zaman söz konusu olabilir. Elbette gerekli önlemleri alarak xss ve diğer sıkça görülen açıkların üstesinden doğrudan php katmanında gelinebilir, öte taraftan, insani hatalara karşı birden fazla güvenlik katmanının bulunması her zaman tercih edilen bir durum olmalı gibime geliyor.

Yine de itiraz edilecekse, kanımca birden fazla güvenlik katmanı bulunmasının, kod yazan kişiyi zihinsel tembelliğe itmesi ve kişinin "nasıl olsa tarayıcıya takılır" düşüncesiyle yazdığı koda gereken özeni göstermemesi noktasında itiraz edilebilir.

MS Windows kullananlar daha mı özgürlükçü? Programcılar çok mu korkak? ( 28)

Her iki taraf için de (GNU/ kapalı kod) çalıştığımı belirterek başlayayım.

Öncelikle katı kurallara dayanarak ayırım yapmak konuyu başından saptırıyor ve sorunun sorulma şekli zaten fazla yönlendirici.

Ekmeğimi kod yazarak kazanıyorum ve her ay herhangi bir üniversiteden -bir iş yapsam da yapmasam da- hesabıma yatan beş kuruş yok. Bu durumda yaşamımı ahkam keserek değil, yazdığım kodu bir artı değer haline getirerek kazanmak zorundayım.Bu artı değer, açık kaynak koduma destek -ya da çeşitli kod üstünde değişiklikler- karşılığı kazandığım para olabileceği gibi (kimse kusura bakmasın; kimse bugüne kadar gelip açık kaynaklı bir uygulamam için "al sana şu kadar para" demedi) , tamamen kapalı kodlu bir uygulamanın karşılığında elime geçen nakit olabilir.

Bu durumda "windowscu" ya da "linux"cu olmak benim için lükstür. Lüksüm elverdiği ölçüde "linuxçu" olurum ve açık kaynak camiasına destek verebilirim. Aksi durumda, kodumu kapalı vermek, karımın, benim kedilerimizin ve köpeğimizin hayatta kalmaları için bir zorunluluktur.

Hangi aklıbaşında -ve para kaybetmeye hazır- girişimcinin cesareti varsa gelsin; geliştirelim ortak bir açık kaynak kodlu proje, bize paramızı ödesin ve projeyi de hangi açık kaynak kod lisansıyla yayınlarsa yayınlasın. Ana-baba-üniversite parasıyla yaşamayan programcılar için açık kaynak/kapalı kod ya da windows/linux gibi ayırımlara gitmek çok ciddi bir lükstür. Nerede kaldı "windows kullananlar daha mı özgürlükçü" ?

Gerektiği zaman windows, gerektiği zaman gnu/linux kullanan bir geliştirici olarak son sözüm şudur: "eşinizin-çocuğunuzun nafakasını ödeyebiliyorsanız, istediğiniz kadar önyargılı olabilirsiniz, zira önyargı lükstür."

Video: Second Episode - 20 dakika ve 100 satırda Reddit ( 8)

Eminim tüm sunum harikadır. .mov formatında...

İyi de, sunucu ve masaüstü olarak linux kullanan bir adamım. İte-kaka .mov formatını izleyebilirim. (sourceforge ya da freshmeat üstünde neyin bulunup bulunmadığını da biliyorum varsayalım).

Elalemin yarattığı formatı evlat edinmeye (adopt) mahkum muyum?

ogg vardı; çok güzeldi ses dosyaları için.

Görüntü için .mov mu yani? Bu mudur?

GPL Kimin Umurunda? ( 60)

TDK, bu sefer doğru söylemiş: "durum böyleyken" ~ "durum böyle olduğu halde"."aradım, mamafih bulamadım" =>"aradığım halde bulamadım"

GPL Kimin Umurunda? ( 60)

Sanırım başka bir konu hakkında konuşurken de bahsetmiştik: GPL ile lisanslanmış ürün kullanan kişi, kaynak kodları ve lisansı kamuya açmak durumunda.

İstersek belki - ki bundan da pek emin değilim- kaynak kodları verirler ama lisansa dair bir ibare bulunmaması, kodun GPL ile lisanslanmış bir serbest yazılım olduğunu saklamaya yönelik bir davranışa eğilim duyulduğundan şüphelenmemize yol açıyor.

GPL Kimin Umurunda? ( 60)

joomla düşüklüğü olmuş; düzeltiyorum: amacım [...] uyarmaları gibi çelişkili bir duruma dikkat çekmekti..

Açık Kaynak ve Para Kazanmak ( 18)

Bu makaleyi göndereli bir süre oldu. Daha sonra -yazılan yorumları da dikkate alarak - düşündüm taşındım ve gönlüm açık kaynaktan yana ağırlığını koyunca yapacak birşey kalmadı.

Sourceforge projesi burada

GPL Kimin Umurunda? ( 60)

Burada benim vurgulamak istediğim noktadan çok uzaklaşılmış. Amacım "aha da nasıl link veriyorum!" demek değil, adamların GPL lisansı dahilinde bir yazılımı kullanırken hiçbir şekilde bunlardan bahsetmemeleri, mamafih kendi telif hakları söz konusu olduğunda her türlü sert üslubu kullanarak insanları uyarmalarıydı.

Koskoca Mambo ve Joomla (cümle) ekipleri, birileri çıkıp üstüne yatsın diye kod yazmıyor olsa gerekler.

30 Saniyede AJAX Öğrenin ( 3)

Şahane. Aynı işin birçok başka şekilde de yapıldığını gördüm ancak bu şekilde çok derli-toplu olmuş.

Türkçe İçin Doğal Dil İşleme Çalışmaları ( 2)

"Not: Acaba Bilişsel Bilimler alanına giren haberler (Doğal Dil işleme, YZ, vb. ) için ayrı bir kategori açma zamanı gelmedi mi ?"

Gelmez olur mu!

Bildiğim kadarıyla (bilmiyorsam da cehaletime veriniz) bu konuda en elle tutulur çalışmalar Bilkent'te yapılıyordu...

Yıllardır DDİ (nam-ı diğer "NLP") üstüne kendi kendime debelenip duruyordum.. Sanırım birçok kişi de benden farksız durumdaydı, zira özel sektörün büyük kuruluşlarının bu hususa yaklaşımı ve ayırmayı düşünebilecekleri bütçeyi sanırım hepimiz thamin edebiliriz. Küçük girişimlerin yayınladığı çeviri programları vs ise en masum tabirle "gülünç" olarak nitelendirebilir.

Öte taraftan, üniversitelerde yapılan çalışmalar da çoğunlukla akademik düzeyde kalıyor ve düzgün bir organizsayon sağlanamıyor.

Buna bağlı olarak, açık kaynak düzleminde güzel bir ya da birkaç proje ortaya çıkartabilirsek, birçok kişi büyük zevk ve onur duyarak katılacaktır fikrindeyim.

Açık Kaynak ve Para Kazanmak ( 18)

"...söz konusu programcının isteyeceği ücret, zaten benim kodumun maliyetinden düşük olacaktır."

kısmı

"söz konusu programcının isteyeceği ücret, zaten benim kodumun maliyetinden yüksek olacaktır." şeklinde olmalıydı. Düzeltir; özür dilerim.

Açık Kaynak ve Para Kazanmak ( 18)

Paul Graham'ın tam olarak ne kadar mal-mülk sahibi olduğunu tam olarak bilmiyorum ancak kim olduğunu biliyorum. Bu nedenle okumayı kesmedim:)

Yazdığım kod kısaca şu işi yapar: Bir webmaster, daha önceden belirlediği ve ayarlanabilir özelliklere (~attributes) sahip kullanıcılara e-posta gönderir.

Kullanıcılar doğrudan kendileri de üye olabilecekleri gibi, bir csv dosyasından da birçok kullanıcı eklemek mümkündür.

Geri kalan kısmı, "kullanıcı dostu" olması için eklenmiş birçok ayrıntıdan ibaret... (tek tuşla veritabanı yedekleme ve yükleme, gömülü ftp istemcisi, gömülü wysiwyg editörü, gönderileri ileriki bir tarihte gönderebilmek için 'ambargo' vs)

Sanırım söylemek istediklerimden bir kısmını düzgün ifade edememişim: Amacım herhangi bir şirkette -hangisi olursa olsun- çalışmak olsaydı, bunu zaten yapabilir ve "fazla mesaimi" açık kaynak için harcayabilir/değerlendirebilirdim. Uzunca sayılabilecek bir süre piyasada da çalıştım.

Öte taraftan, şu anda yaptığım iş itibarıyla, genellikle "yenilik" gerektirmeyen kodlar yazıyorum ve bu durum pek keyif vermese de ekmek kazanmamı, ve bunu yaparken kendi hesabıma çalışabilme özgürlüğümü sağlıyor.Elime gelen işlerin bir bölümü de serbest yazılımların modifikasyonu şeklinde ve dolayısıyla zaten bir taraftan baktığımızda, ekmeğin bir parçasını serbest yazılım yediriyor.

Burada acemi olduğum konu ne serbest yazılım ve serbest yazılım lisanslarının içeriği, ne de serbest yazılım üstüne yurtdışında gördüğümüz başarı örnekleri, fakat, baştan sona kendi geliştirdiğim bir yazılımdan hem para kazanmayı isterken, hem de mümkün olduğunca geliştirmeye ve paylaşıma katkıda bulunmak istemek. Kodu yalnızca Türkiye'de satmayı düşünmediğim gibi, büyük olasılıkla başlangıç için yalnızca İngilizce olarak yayınlayacağım. Bunlara bağlı olarak, bana fikir vermek için sorduğunuz sorulara yanıt vermek isterim:

  • Herşeyden önce, kodu ücret karşılığı dağıtacaksam, bytecode'a çevirmek, son kullanıcı için, sistemlerinde kurulu değilse, başka bir php modülü eklemek anlamına geleceği için itici olacaktır. Bu durum, bana kodun decompile edilmesinden daha öncelikli bir dezavantaj gibi görünüyor.

Öte taraftan, düzgün bir ücret politikasıyla, kodun decompile edilmesini -ya da herhangi bir başka tür reverse engineering durumunu- ya da yeniden benzeri bir kodun yazılmasını, ekonomik olarak gereksiz hale getirebileceğimi umuyorum. Yoksa elbette yazdığım kod "bulunmaz hint kumaşı"olmadığı gibi, biraz emek harcayan her programcı benzerini ve daha iyisini kodlayabilir. Ancak yine de bu durum, elbette dezavantajlar listesine ekleniyor.

Açık kaynak ve ücretli dağıtmak durumuna karşı kapalı kaynağın avantajı ise, açıkça görülebileceği gibi, herhangi bir webmaster'ın, kodu alıp, -hiçbir zorluğa girmeden- istediği gibi kullanamayacak olması. Eğer kodu decompile etmek için bir programcı tutacaksa, söz konusu programcının isteyeceği ücret, zaten benim kodumun maliyetinden düşük olacaktır.

Şimdi de son durum olarak "GNU/GPL(|| GNU/LGPL)+ücret karşılığı datığım" durumuna göz atalım:

Adam dürüstse paramı öder. Değilse buradan kalkıp dünya üstündeki herkesin kafasına vurabileceğim bir değneğim yok.

Ne yazık ki, uygulamadaki durum, dürüst olmayanların çoğunlukta olduğunu gösteriyor. En basit örnek sanırım, GNU/GPL dahilinde ve ücretsiz dağıtılan birçok CMS'i kullanırken, çoğu webmasterın ilk yaptığı işlerden birinin, kullandığı CMS'e ait krediler bölümü ya da bannerlarının tasarımdan sökülmesi olması yeterli olacaktır.

Bu durumda, ücretsiz dağıtılan yazılımı dahi lisans ihlaliyle kullanan zihniyetten, nasıl ücretli yazılıma para ödemesini beklersiniz?

Saygılarımla.

Açık Kaynak ve Para Kazanmak ( 18)

Elbette burada anlatılmak istenilen, aç bir adamdan kişisel ahlak sorulamayacağı... Yani kasıt yalnızca "ekmek"; "pasta" değil...

Açık Kaynak ve Para Kazanmak ( 18)

Ürün test aşamasında ve isterseniz zaten bir demo mevcut.

Sanırım şu an için fz ve forum'daki ileti özellikleri devre dışı...

Test URL'ini kayıtlı e-posta adresime bir ileti gönderebilirseniz , size iletebilirim.

Pazarlık konusuna gelince: İşinize yarayacağına kanaat getirirseniz, kişisel ya da FZ için kullanım için, hiçbir ücret talep etmeden tüm kaynak kodu size iletmekten onur duyarım.

Hem gereksiz reklam yapmamak açısından, hem de demo herhangi bir sınırlamaya sahip olmadığı ve hala güvenlik açıkları açısından test edildiği için, URL'i buradan iletmeyi uygun görmüyorum; umarım anlayışla karşılanırım.

Açık Kaynak ve Para Kazanmak ( 18)

Darkhunter'ın dedikleri doğrultusunda (özellikle buzdolabımın durumunu düşündükçe) ve "önce ekmek; sonra gelir ahlak" durumundan hareketle, kodu ve dokümantasyonu tamamen ingilizce yazdım ve bu gidişle öyle de satacağım.

Yine de, buzdolabı olmayan insanların da düşünebilecekleri; ("buzdolabı-felsefe ve öğretmenlik" alegorisinden anlayabildiğim kadarıyla) yalnızca var olanı tekrar etmeyecekleri ve bu durumun yalnızca "kişiye özel başarı değil" değil, varsayılan durum olabileceği bir olasılığı göz önüne almak istedim.

Sizin izanınız kaç paraya ihaleye çıkıyor? ( 4)

Aslında hepimizin "gerçekten görmememiz gerektiğini" bildiğimiz ya da hiçbir işe yaramayacağını düşündüğümüz için erişimimize açık sistemlerde veri kopyalamadığımız, hatta görmek bile istemediğimiz olmuştur.

Ancak, soruyorum:

Kaçımız kendi geliştirdiği ve sonuna kadar kendi tasarrufunda kalacak bir projede -örneğin bir web uygulamasında- şifreleri geri dönüşsüz (ör:md5) bir algoritmayla saklıyor?

Yanıtlayayım: Hemen hemen hiç.

"Nereden biliyorsun"'a gelince, yanıtı aşağıda sıralayacağım nedenlerden birinde saklı...

  • Öncelikle, sıklıkla şifre değiştirmek gereken durumlarda, her seferinde md5 hash almaya üşeniliyor.

  • Hemen herkes "Ben herkesin herşeyini bileyim ama kimse benim hiçbir şeyimi bilmesin" yaklaşımına sahip.

  • Üçüncü ve bunu nereden bildiğimi açıklayan neden: İnsanlar, kendileri kadar akıllı birinin çıkıp kodları indirebileceğinden şüphelenmiyor.

Kendi güvenliğimi test etmek için güvenlik düzeylerini sınadığım ve web sitelerimi barındırdığım servis sağlayıcılarının büyük çoğunluğunda inanmayacağınız, inanmak bile istemeyeceğiniz bir çok basit ve gülünç açığın bulunduğu bir sır değil. Siz de şöyle bir kurcalasanız kimbilir neler bulacaksınız!

Artık kişiler "En akıllı benim!" ve "Yararlı şey, yalnızca bana yararlı olandır" zihniyetinden sıyrılmalı.

Öte yandan, özellikle hassas güvenlik gerektiren yerlerde bırakın yabancı programcı çalıştırmayı, kapalı kodlu herhangi en ufak bir program çalıştırmak bile "vatana ihanete teşebbüs" ile yargılanmalı. Birçok devlet dairesinde ve orduda kapalı kodlu yazılımı bir tarafa bırakın, kapalı kodlu işletim sistemleri çalışıyor! Herhangi bir hassas konumdaki devlet görevlisinin masasının üstünde duran sisteme girilip bir ton veri çekilmeyeceğini kim garanti edebilir? Üstelik, bu tür potansiyel casuslar için ülkemiz milyonlarca dolar para ödüyor!

"Yaparlar" ya da "Yapmışlardır!" demiyorum, ancak yapabilecekleri kesin.