Türk iştirakçilerin yeni sloganı: hadiii gidiyoozzz!

0
musshani
Türkiye Araştırmalar Merkezi Direktörü Faruk Şen, Almanya'nın ve diğer AB ülkelerinin önümüzdeki süreçte yeniden göçmen almaya başlayacaklarını bildirdi. Şen, "Ancak alınacak göçmenler öncelikle AB'ye aday diğer 12 ülke arasından temin edilecek" dedi. Şen, bu nedenle, Türkiye'nin bir an önce Ankara Anlaşması ve Ortaklık Konseyi kararlarında vurgulanan Serbest Dolaşım hakkını talep etmesini istedi.
Federal Alman İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen Göç Komisyonu'nun hazırladığı Göç Raporu'na göre, Almanya'nın bugünkü aktif endüstriyel yaşamı sürdürebilmesi için 500 bin göçmene ihtiyaç bulunuyor. Türkiye Araştırmalar Merkezi Direktörü Faruk Şen, düzenlediği basın toplantısında Avrupa Birliği'nde ve Almanya'da artan göçmen ihtiyacı ve göç tartışmalarını değerlendirdi.

Şen, Almanya'da varolan yabancı düşmanılığı nedeniyle 50 bin göçmenin alınmasının tavsiye edildiğini bildirdi. Bu 50 bin kişilik göçmen kotasının 2002 yılı başına kadar kesinleşeceğini dile getiren Şen, "Göçmenlerin 20 bini hiçbir oturma süresi sınırlanmadan, 20 bin civarındaki kişi gereksinim duyulan branşlarda geçici 5 yıllık süre için, 10 bin civarında 16-21 yaş grubundaki göçmen ise Almanya'nın ihtiyaç duyduğu alanlarda vasıflı işçilik için eğitim görecekler" dedi.

Şen, 2002 yılında Almanya'da gerçekleşecek seçimlerin ardından 500 bin kişilik göçmene de kapıların açılacağını kayderek, "Diğer AB ülkelerinde de yaşlı nüfus oranındaki hızlı artışa bağlı olarak dışardan göçmen dolaşım Hakkını sistematik bir şekilde tekrar AB'nin gündemine getirmelidir." dedi.

Sizce kaç kişi başvuracak?
50 milyon ;-)

Görüşler

0
anonim
bende gitmek istiyorum bu ulkede kefen parası biriktirmeye hiç niyetim yok hem onuda biriktiremeden heran ölebilirim ben en eiyisi elimi çabuk tutayımnm
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Görkem Çetin, Gelecek´ten Ayrılıyor...

anonim

Üyesi olduğum Gelecek-Linux Haber Grubundan gelen e-postayı sizlerle paylaşıyorum...

Soru: neden biz değiliz?

musshani

Yıllarca İngiliz sömürgesinde yaşadı. Özgürlüğüne kavuştu ancak fakirlik yakasını bırakmadı. Bilişim alanındaki gelişmeler nedeniyle ABD ve Avrupalı şirketler tarafından ikinci kez keşfedildi. ABD uyurken o çalıştı. Yazılım cenneti Hindistan 1990´da kapılarını dış dünyaya açtı ve 10 yılda Silikon Vadisi´nin arka bahçesi oldu. Hindistan´ın kod yazılımı ve veri kaydetme sistemiyle başlayan yazılım macerası artık üretime ve danışmanlığa kayıyor. Ülkede yazılım alanında nitelikli insan kaynağı patlaması yaşanıyor. Her yıl 125 bin yazılım mühendisi yetişiyor. Yetişen insan kaynağı Hindistan´ın kendi ayaklarının üzerinde durabilmesi için yatırım yapıyorlar.

GUADEC 2003

anonim

BOSTON, Mass. February 18, 2003. dördüncü yıllık GNOME kullanıcıları ve geliştiricileri Avrupa Konferansu (GUADEC), geliştiricileri, GNOME Kuruluşu Önderleri ve kişileri, işyeri ve hükümet GNOME kullanıcıları 16-18 Haziran 2003'te İrlanda Dublin'e getirilecektir. Konferans, taşınabilir internet aygıtları, ağ sunucuları ve masaüstü için kullanıcı çevresi, GNOME'nin yön ve yeteneklerine dikkat çekmek için tek forumdur. GUADEC, GNOME'nin yayılımcılarına, geliştiricileri ve IT öncülerine yararlı olacak dersleri ve ayrıntılı bir takımını belirleyici olacaktır.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?

Malezya`nın Başı Kel mi?

yalcink01

Günlük The Star gazetesindeki bir habere göre; Malezya Hükümeti, önümüzdeki iki yıl içinde, kırk adet aktif Open Source yazılım firması yaratabilmek için 36 milyon USD lık fon ayırmış. Otoriteler, bu sayede IT sektöründe uzmanlık yaratmayı ve bunun sayesinde ülkenin ekonomisine katkı yaratmayı hedefledikelrini belirtmişler. Ulan ne boş işlerle uğraşıyor bu çekik gözlü arkadaşlar. Gövdeyi dinlendirin biraz kardeşler.