It all began with a tweet; "Just arrived in Istanbul for
#occrp meeting. Staying at the lovely Antalya hotel with a view of the sea of marmara. Now out for a ramble
Tim O'Reilly"
I asked if he would care for an interview, to my surprise he kindly accepted, even introduced us to OCCRP people, stating that we are from "Turkish Slashdot", which made us feel both proud and overinflated :)
Let me say that all the blunders are mine (especially not mentioning more about OCCRP guys who are doing a wonderful job) while all the provacative thoughts belong to Mr. O'Reilly (of course I do not refer to the Fox Tv Guy :)
We enjoyed talking with him, I hope you enjoy reading it.
(Bu uzun röportajın deşifresini ancak bitirebildim, bu yüzden daha fazla bayatlamadan çevirmek için beklemeyip yayınlayalım istedik. Türkçe halini (referanslar eklenmiş olarak) kısa süre sonra yayınlamayı umuyoruz.)
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
çalgılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür
şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür
an gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan
sehpada pir sultan ölür
son umut kırılmıştır
kaf dağının ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan
an gelir
-lâ ilâhe illallah-
kanunî süleyman ölür
görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatlı bir bombadır patlar
an gelir
Attila İlhan ölür