Akşam'ın bilgisayar eki!

0
sundance
Bugünden itibaren Akşam gazetesi her hafta, özellikle yeni başlayanları hedef alan 32 sayfalık bir ek çıkartacak.

Internet'ten Linux'a birçok konunun işlendiği bu ekte Fazlamesai ekibi olarak Güvenlik bölümünden sorumlu olacağız. İşlememizi isteyeceğiniz konularda önerilerinizi ve eleştirilerinizi bekliyoruz.

Görüşler

0
anonim
Güvenlik derken neyi kastediyoruz ? Hack, crack, trojan türü mü yoksa Spyware türü şeyler de olsa olur mu? Bir de benim yazımın da yayınlamabilme şansı var mıdır ? :)
0
Ragnor
Lisp anlatın niohaohaoay...

Şaka bir yana dergi özellikle yeni başlayanları hedef alıyorsa buradaki kitlenin bir kısmının hiç ilgisini çekmeyecektir(Ben dahilim, sıktı artık ilgilendiğim konuda yayın yapan yerlerin hep yeni başlayanlara yönelik başlaması). Güvenlik konusu ise uzak olduğum bir konu olduğu için başka yorumda da bulunamıyorum.

Birde haftanın hangi günü çıkacak dergi? Belki alırım belli olmaz.
0
FZ
Tüh benden önce davranmışsın! :)

Yeni başlayanları hedef alma konusu enteresan bir konu. Bir tür "ne yaparsan yap herkesi aynı anda memnun edemezsin" durumu. Yani illa ki daha çok bilen sıkılır, hiç bilmeyen "ne diyor ki bu adam anlamıyorum ben" der. Yine de mutlaka birilerine hitap edecektir ve birileri oradan bir şeyler öğrenecektir. Eğer mümkünse üçlü kategorizasyon yapılabilirse yazılarda yani AÇlar için (Acemi Çaylaklar), YOLCUlar için (YOLa çıkmış olup da Canı daha çok şey okUmak isteyen) ve ZİRVECİler için (ZİRVEde geziCİ) yazılar hazırlanırsa herhalde geniş bir kitleye hitap eder...
0
conan
> Lisp anlatın niohaohaoay... Super espri! :)
0
Zebani
Çok bilenlerin zaten ihtiyacı var mı acaba böyle bir dergiye? Acaba bilgisayar başından kalkıp, internetten ayrılmaya ne kadar vakit buluyorlar???
0
anonim
Ben sahsen internnette baslangıc duzeyinde yeterince bilgi oldugunu dusunuyorum. Ancak dil problemi yasanabilir. Ozaman yerel yayın organları(cok komik bir terim bu :)) devreye girmeli tabi... FM e kolay gelsin...
0
anonim
Ben sahsen internnette baslangıc duzeyinde yeterince bilgi oldugunu dusunuyorum. Ancak dil problemi yasanabilir. Ozaman yerel yayın organları(cok komik bir terim bu :)) devreye girmeli tabi... FM e kolay gelsin...
0
sansured
Anlatılan teknikler sadece bilgilenmek amacıyla yazılmıştır kullanılması kesinlikle illegal olup bizi alakadar etmez diye buyukçe bir not düştükten sonra Hacking le ilgili ciddi makaleler yazabilirsiniz :) Alırım okurum bu durumda :)
0
sundance
Çok eskilerde söylenmiş bu "Söz uçar, yazı kalır" kelamını, şu an için "Siteler kapanır, yazı kalır" diye söylesek yanlış olmaz. Bu yüzden kağıt iyidir.
0
darkhunter
bkz. latince orjinali : verba volant, scripta manent (bu deyiş aynı zamanda google hit'i arttıran bir cümledir :)
0
feran
Verba volant, scripta manent üzerine Borges'in görüşü; "Nothing is built on stone; all is built on sand, but we must build as if the sand were stone." Jorge Louis Borges Ben de diyorum ki; ars longa, vita brevis... Gençlik, en az bilimle uğraştığınız kadar sanatla da ilgilenmek sorumluluğunuzdur.
0
darkhunter
Spiritus non unicus, viva multiple spiritus atque ars. Ars unicus atque spiritus... Eğer latincem almancama benzemediyse, çevirmek orjinal etkisini vermeyecek ama; ruh ünik değildir, yaşasın ruhun ve sanatın çeşitliliği. Sanat üniktir ve ruhtur.... GNU's not unix kıvamında oldu gibi :) (Art's not spirits :), neyse ayak üstü bu kadar uydurabildim, anlatabildim sanırım..
0
exalted
Her ne anlatırsanız anlatın, ancak birazdan adını vereceğim sistemin adını yazarken "GNU" ya da zorla "Linux" sözcüğü geçsin istiyorsanız "GNU+Linux" ya da "GNU/Linux" olarak kullanın ve lütfen kullandırın. Allah aşkına Türkiye'm akın akın popülerliğin peşinde koşmasın, işin aslının "özgürlük" olduğunu bilsin!
0
sundance
Ben bunu tartışmaktan bıktım artık, nerdeyse beş yıldır da konuşuluyor. Genelde bahsederken "Bu yazıda Linux dediğim her yerde GNU/Linux'u kastediyorum" diyorum ve ondan sonra Linux diye devam ediyorum.

Özgürlük de bence kelimelere hapsedilmiş bir şey değildir, GNU/Linux mu diyeceğiz, XFree/GNU/Linux mu diyeceğiz gibi tartışma da uzar gider.

Önemli olan insanlara ulaşmak. Adama Linux'u anlattıktan sonra onun neden aslında GNU/Linux olduğunu anlatmak çok daha kolay.
0
exalted
Özgürlük bence de sözcüklere hapsedilmiş bir değer değildir, ancak sembollerin insanlar üzerinde kaçınılmaz etkileri vardır. Size başka birşey kastediyor olsanız bile "Linux" sözcüğünü kullandığınızda insanların aklına kazınan, çok büyük çoğunluk için, yalnızca Linux olur; bu çok da doğaldır. Daha sonra Linux hakkında araştırma yapan bir kişi özgürlük ile ilgili hiçbir bilgiye ulaşamayacaktır, çünkü Linux yalnızca GPL ile lisanslanmış özgür bir yazılımdır, ancak kaç kişinin dolaylı yoldan Linux->Lisans->GPL->Özgür Yazılım->Özgürlük gibi bir bağlantıyı çözebileceğine ya da çözmeye zaman ayıracağına dair şüphe duymaktayım; siz de kabul etmelisiniz ki bu çok küçük bir topluluk için geçerli olacak, geriye kalan devasa kütle "Linux nedir?", "Linus kimdir?" gibi soruların peşinden koşarken asla asıl amacın "Özgürlük" olduğunun bilincinde olmayacak, sağda solda bulduğu klasik "Linux" tanımlarını okuyacak ve milyonlarca kez tekrarlamaktan artık bıktığım "Linux'un bif işletim sistemi olduğu, yaratıcısının Linus olduğu, Önceleri yalnızca eğlence ve öğrenme için geliştirilmeye başlandığı, bugün ise çok sevildiği ve herkes tarafından kullanıldığı gibi bilgilere ve biraz daha sonra da "açık kaynak" fikrine kadar gidip "özgürlük" düşüncesine asla ulaşmamak üzere kaybolup gidecektir.

Siz ne düşünürseniz düşünün, "Linux yerine", GNU derseniz, büyük çoğunluk afallayacak ve yaptığı ilk basit "GNU" aramasında öncelikle olarak şu cümle ile karşılaşacaktır: "The GNU Project was launched in 1984 to develop a complete UNIX like operating system which is free software: the GNU system" (GNU Projesi 1984'de UNIX biçemli eksiksiz, özgür yazılım olan bir işletim sistemi geliştirmek için başlamıştır: GNU sistemi.) Burdan yola çıkan bir kimsenin GNU->Özgürlük yolunu izleyerek asıl uğrunda uğraş verdiğim(iz) değere ulaşmaları ve onunla ilgili bilgi almaları, popülerlik peşinde kaybolmamaları çok daha kolay olacaktır.

"XFree/GNU/Linux" gibi bir deyim kullanma fikrini tartışıyor olmanız çok gülünç, çünkü sistemin adı GNU'dur ve aslında bu iş "GNU" diyerek biter. "GNU/Linux" denmesinin sebebi yanlış yolda olanların dikkatini çekmek içindir hepsi o, işin içine XFree ya da herhangi başka bir yazılımı katmanın nesini tartışıyorsunuz anlayamadım.

Önemli olan insanlara ulaşmak. Adama Linux'u anlattıktan sonra onun neden aslında GNU/Linux olduğunu anlatmak çok daha kolay.

Hayır yanıldığınız nokta işte bu, önemli olan insanlara ulaşmak değil, önemli olan "özgürlük". Elbette insanlara ulaşmadıktan sonra kendi halinde pratik bir işlevi olmayacaktır, ancak sırf tüm insalara ulaşsın diye, özgürlüğü ikinci plana attığınızda ("Linux" dediğiniz halde uzun uzadıya, sindire sindire, özgürlük fikrini onlara anlatıyorsanız onu ikinci plana atmış olmuyorsunuz) en büyük baltayı siz vurmuş oluyorsunuz; kaldı ki sizi dinleyen kimseye uzun uzun özgürlük fikrini, sizin neden "Linux" dediğinizi, sistemin GNU olduğunu, neden bazılarının "GNU/Linux" dediğini falan anlattıktan sonra hala inatla sistemi "Linux" diye çağırmanıza da bir anlam veremiyorum, tek sebebi ağız alışkanlığı olabilir, ki onu da düzeltmek çok zor olmasa gerek...

Adama Linux'u anlattıktan sonra onun neden aslında GNU/Linux olduğunu anlatmak çok daha kolay.

Bu cümle ise başlı başına bir olay: Adama Linux'u anlattınız, yani kısaca "Linux, çekirdektir" fikrini adama verdiniz, ama daha sonra "Aslında Linux bu dediğim değildir, ama Linux GNU/Linux'tur" dediğiniz zaman o adamın suratındaki ifadeyi görmek isterim. Hangisine inanacağına şaşıracaktır. İyisi mi siz dilediğiniz öncelik sırasına göre bir Linux'u bir de GNU'yu anlatın. Daha sonra da GNU sistemi için Linux çekirdeğinin kullanıldığından bahsedersiniz. Bu şekilde kusursuz bir anlatım olur düşüncesindeyim.

Ancak ya bunca zamanınız yoksa ne yapacaksınız? Şahsen ben "GNU" diyorum ve orda işi kapatıyorum. Ordan sonra bilgi eksiği olanlar kendi araştırmalarını yapsınlar. "Linux" desem şayet, yaptıkları ilk aramada bu cümle ile karşılaşacaklar: "Linux is a free Unix-type operating system originally created by Linus Torvalds with the assistance of developers around the world." ve o noktadan sonra ben onları kaybolmuşlar sayıyorum ve bunun olmasına izin veremem. Belki de bigiler doğru olsaydı ben de "Linux" diyebilirdim, ancak bu sorun yüzünden demiyorum. İlle de "Linux" sözcüğü geçsin istiyorsanız buyrun "GNU/Linux", "GNU+Linux", "GNU ve Linux" deyin, ancak neden bu kadar uzun bir isim ile uğraşasınız; "GNU" deyin olsun bitsin.

Buraya kadar zamanı olmayanlar içindi, kaldı ki bir kişiden bir kişiye aktarılan bilginin belli bir dağılma hızı varken, bir konferans, TV programı ya da yazılı bir metin aracılığıyla insanlara ulaştığınızda insanlara ulaşma hızınız kat kat daha büyüktür. Burda yapacağınız hatalar, tembellikler size pahalıya malolur. Eğer bir kişi özellikle gazeteye yazdığı bir yazıda "Linux" için beş kere tuşlara basmak yerine "GNU" için üç kere tuşlara basmaya üşeniyorsa ben orda kast ararım; ya da çok basitçe "Özgürlük benim için ilk planda değil" derseniz bu da mantıklı bir açıklama olacaktır ki bu noktada benim yazım önceden de olduğu gibi yalnızca bir rica/tavsiye düzeyinde kalır, zorla kimseye bir fikri kabul ettiremem.
0
bm
Kusura bakmayin ozgurlugun ne oldugunu Stallman'dan ogrenmiyoruz. Bu adamin propagandasini yapmak durumunda da degiliz. Yazilimini hangi sartla verdiyse, o sartlara hurmet ediyoruz iste, baska isler bekliyorsa hic tamemen farkli bir kanun ve uretim ortaminda yetismis genclerimizi kullanmasin. Bakin Pardus'a da GNU/Linux demiyorlar, bence yanlis da yapmiyorlar. X11, Mozilla, son kullanici acisindan onemli oldugu ortaya cikan OpenOffice RMS'in hareketinin eserleri degil ve Linus'un _kendisi_ bu propogandanin parcasi olmuyor buyuk olcude. Eger hak teslim edilecekse UCB/BSD tarzina ve burada konustugumuz kayitsiz sebil etme (public domain) kulturune de edilebilir, ustelik o insanlar sonra karsimiza dikilip soyle konusma boyle konus da demiyorlar. Ban agzim alistigi icin GNU/Linux demiyorum ama millet cikip da efendim asil amacimiz bilmemnedir soyle yapmaliyiz dedigi zaman da hayir benim boyle bir amacim yok diyorum. GPL'i bir tarafa birakin, tamamen degisik kaygilarla sebil edilmis yazilim da RMS'in hareketinin parcasi gibi yapiliyor artik. GNU demeden Linux demek ne kadar yanlissa, tutup herseye GNU demek de o kadar yanlis. Kaldi ki GNU'nun eser olarak ortaya cikmaktaki basarisi sokaktaki adamin indoktrine edilmesine de bagli degil, yeteri kadar insanin kod yazmasina bagli. Onlar da hem akimi anliyorlar hem de propagandaya ihtiyac kalmadan kendi kararlarini verip yaziyorlar.

Tabii ki size engel olmak gibi bir durumum olamaz, ama herkesin bu hareketin parcasi oldugunu ve RMS'in amaclarini amac edindiklerini farzederek yaziyorsunuz gibi geldi bana. Bu dogru degil. Ustelik bunun amac olarak gosterilmesi memleketimizde _bence_ pek dogru degil. Insanlar belki cok daha enteresan seyler yapacaklar ve ozgur veya degil icabinda parasiyla arac kullanacaklarken ufuklari tamamen GNU ile sInIrlaniyor diye korkuyorum. Bu hareketin ciktigi yerde bu isin arastirma laboratuarindan, milyar dolar cirolu sirketine kadar insanlarin gorebilecegi seyler var, burada bu yok, devamli da amacimiz FSF tipi ozgurluktur denince insanlarin bakasi da kalmiyor olabilir. Mesela belki Galen Hunt'in arastirmasina kafa yormak kisisel gelisim acisindan efendim simdi de bilmemne paketini yeniden yazalim da ozGNUr olsun projesinden cok daha faydali olacakti? Turk genci at gozluklerini takarak alana bakip, kendi onceliklerini FSF gudumune sokup Stallman'in askeri mi olmalidir?

0
FZ
Galen Hunt'ın çalışmalarını ve araştırmalarını merak edebilecek olanlar için:

http://research.microsoft.com/~galenh/

0
bm
Hmm benim aklim karismis. Konular benzer olunca obur basliga yaziyorum sanmisim. Galen Hunt isi suradan cikiyor: http://www.fazlamesai.net/index.php?a=article&sid=3481
0
exalted

Yanıtınızın genelindeki RMS sloganını tümüyle reddediyorum, önyargılar vererek yazdığınız yazının gücü yalnızca kışkırtıcılığından geliyor diye düşünüyorum. Düşüncelerime engel olmak gibi bir durumunuz olamayacağını teyid ettiğiniz için ayrıca size teşekkür ederim. Dolaisiyle;

Ustelik bunun amac olarak gosterilmesi

benzeri ifadelerinizin hiçbirine yanıt vermeyeceğim, çünkü yargılar size ait, benim kastlerim değil. Ancak çok önemli bulduğum bir tümceniz var:

Insanlar belki cok daha enteresan seyler yapacaklar ve ozgur veya degil icabinda parasiyla arac kullanacaklarken ufuklari tamamen GNU ile sInIrlaniyor diye korkuyorum.

Şimdi, şayet amaç "birincil olarak" yaratıcı olmak, yaratıcılığı geliştirmek, enteresan şeyler yapmak, pratik avantajlar sağlayan ürünler meydana getirmek vb. ise tam bu noktada sizinle tamamen ayrı düşünüyorum ve sanırım bu noktada ayrılıyorsak tartışmamızın anlamı yok. Şayet sizin için de, benim için olduğu gibi, "birincil amaç" özgürlük ise, işte o zaman ikincil olan hiçbirşeyi onun üzerine çıkartamam. Bu konuyu herhangi bir alanda düşünebilirsiniz; özgürlüğünüz sizin olmadığı zaman kendinizi evrensel bir kümenin, ne kadar büyük olursa olsun, daima bir alt kümesi olarak düşünmelisiniz. Ürünleriniz her ne olurlarsa olsunlar asla mutlak olarak sizin olamazlar; şayet belirttiğiniz at gözlüklerini takmışsanız kendi kümenizin kapsandığını göremiyorsanız o halde içeride çok mutlu yaşayabilirsiniz, ancak unutmayın o gözlükleri takmayanlar bir şekilde sizin dışınızdaki bir kümede yaşıyorlar. Ancak lütfen beni yanlış anlamayın, tıpkı sizin de düşündüğünüz gibi ben de sizin ya da başka herhangi birinin düşüncelerini zorla değiştirebileceğime inanmıyorum.

Bitirirken tekrarlamakta fayda görüyorum:

Turk genci at gozluklerini takarak alana bakip, kendi onceliklerini FSF gudumune sokup Stallman'in askeri mi olmalidir?

Yukarıdaki paragraf ve yazınızın çeşitli yerlerindeki benzer tabirlerin tümünü kendi adıma reddediyorum, böylesine kışkırtıcı ifadelerin zarardan başka bir işe yaramayacağına inanıyorum.

0
FZ
İnsanlar bazı şeyler Stallman ile başladı ve özgürlük de sadece onun tanımladığı gibi sanıyorlar gördüğüm kadarı ile. Özellikle genç arkadaşlar biraz heyecanlı oluyorlar ve bunun yanısıra Stallman ile yan yana çalışmış ve sonra onu epey eleştirmiş insanların da kimler olduğunu, neler dediklerini filan pek kurcalamıyorlar. Hem ABD'deki hem buradaki durumu gören, 1980'li yıllar ile 2000'li yılları kıyaslayabilen insanlar da haklı olarak bu konulara dair söz söyleyince sanki aksilik ediyormuş gibi algılanabiliyorlar.

Hangi ülkede ne çıkmış, hangi bağlamda, kim neyi ne amaç doğrultusunda söylemiş buna dikkat etmek lazım. Stallman'ın yaşadığı ülke, çalıştığı lab. ortamı neydi nasıldı, bizim durumumuz nedir nasıldır, farklı perspektifler var mıdır, bunları serinkanlılıkla bir düşünmek lazım.

Not: Bir de benim takıldığım bir şey var, "sen benim düşüncemi değiştiremezsin, yok efendim ben senin düşünceni değiştiremem, bu benim fikrim..." vs. türü sözler de bana pek anlamlı gelmiyor. Ne demek ki şimdi bu? Yazışa yazışa, tartışa tartışa bal gibi de düşünceler değişir. Düşünce dediğimiz öyle statik sabit bir şey değil ki, hele de böyle çetrefil konularda. Düşüncelerinizin asla değişmeyeceğine inanıyorsanız zaten hiçbir şey yazmamanız gerekir, diğerlerinin diyeceklerini okuyup ne yapacaksınız ki, nasıl olsa düşünceleriniz "zorla" değişmiyormuş.
0
bm
Ya zaten kiskirtmak icin yaziyorum. Hir ciksin manasinda degil tabii. Kiskirdiginiza memnun oldum.

Şimdi, şayet amaç "birincil olarak" yaratıcı olmak, yaratıcılığı geliştirmek, enteresan şeyler yapmak, pratik avantajlar sağlayan ürünler meydana getirmek vb. ise tam bu noktada sizinle tamamen ayrı düşünüyorum ve sanırım bu noktada ayrılıyorsak tartışmamızın anlamı yok.

Hayir, birincil amac ozellikle genc teknik adamlar icin alani anlamak olmali diyorum. Eger alana Turkiye'den bakiyorsaniz birinci el tecrubeleriniz (calisilan isler, arkadaslarin calistigi isler, heyecanlanilan konular, kanun duzeni) RMS'in o aklimi gelistirdigi yerden cok farkli olacaktir. Bir tepkinin sonucunu alip ustelik 'herseyden once amacimiz bu' diye dayatirsak, kendimize kotuluk edecegimizi dusunuyorum. Bakin bunu MS kaynakli arastirmayi konusurken de gorduk, 'yahu nedir, ne yapmislar' demek yerine derhal is 'vay p* patent almis'a dondu. Bakin bu konuda kandirmaca yok RMS''de, gayet acik soyluyor:

"In the first place", that's not the "reason" that we set out to write HURD. We didn't do it for any technical advancements. That's a very common misunderstanding. The aim of GNU is _social_ advance, that is to expand the freedom of the users. Of course, being a hacker, I would like to see technical advancement. But GNU started out to be able to use a computer without using any proprietary software.[1]

Evet cok guzel ama bu adamin bunu soyledigi memlekette amaclari teknik mukemmellik/ilerleme olan binlerce insan ve dunyanin ilk 20 universitesinin de 17si var.[2] O milletin teknik insanlarinin bir kisminin bu politik ve sosyal amaci birincil amac olarak edinmesi belki de (katilmasaniz dahi) takdir edilecek birsey. Bizim burada teknik insanlarimizin birincil amac olarak bu adamin yolunda gitmeyi secmeleri makul mudur? Ustelik bunu marifetmis gibi gostermeleri?

[1] http://kde.sw.com.sg/food/rms.html

[2] http://ed.sjtu.edu.cn/rank/2005/ARWU2005Statistics.htm

0
FZ
Tersten düşünelim, misal Türkiye gibi memlekette dünyanı avucunda sallayan üniversiteler olsa, sonra ne bileyim mesela bazı şirketlerimiz yine dünyayı çatır çatır eziyor olsa teknolojik olarak acaba bu kadar çok zeki insanı barındıran memleketteki tüm zeki insanlar özgürlük karşıtı mı olur, bunu baltalamaya mı çalışır? Yoksa bir grup süper okullarda, refah içinde araştırma geliştirme yapan insanımız "özgür yazılım"a katkıda mı bulunur?
0
bm
Bu arada ben insanlar yaptiklarini sebil etmesinler filan da demiyorum, etsinler tabii istiyorlarsa hatta hizmeti birakin ogrenmeye de faydali oldugunu dusunuyorum. Sadece dilimizden yaklasimimiza kadar RMS'in arzularini benimseyip birincil amac diye belletirsek teknik adam olarak kendimize kotuluk ederiz diyorum. O adam o yola Harvard'i bitirip MIT'de calistiktan sonra cikti, unutmayalim. Bizim netten ancak ulasabildigimiz zehir gibi zeki genclerimizin ideolojiden evvel bilgiye ihtiyaci var. Benim bulastigim oncelik sirasi aslinda. Onlar o seviyeye gelsin kendi tercihlerini (FZ'nin dedigi gibi) yaparlar, efendim ozgurluk aslinda sudur diyene de akillari yatmiyorsa hadi oradan derler (Amerikalinin bazisinin RMS'e yaptigi gibi).
0
sefalet
Bu yazınız bana Marx'ın komünizm'e giden yolun kapitalizm'den geçtiğini söylemesini hatırlattı.Ona göre işçi sınıfının olması için Kapitalist sistem olması gerekir, işçi sınıfıda devrimci hareketi başlatır.Bu yüzden Marx, zamanının Kapitalizm merkezi Avrupa'dan bekliyordu devrimi fakat böyle gerçekleşmedi.

Fikirlerin nerede ne şekilde gerçekleşeceğini saptamak pek kolay değil.Önemli olan toplumsal koşullar da değil.Asıl önemlisi insanların tercihlerini yapmadan evvel düşünmeleri ve olması gereken üzerine kafa yormalarıdır.
0
bm
Heh, bekliyordum boyle birsey zaten. Kastim o degildi. Ama bu benzetmeye karsi benim de aklima (yazistigimiz arkadasi tenzih ediyorum) Kargo Kultu Bilim. geliyor. Ozellikle burada Milliyet'te cikan yanlislarin kaynagini arastirinca ucunun nereye vardigi goz onune alininca. Dil teroru yaratacak ve yola bas koyacak kadar cani gonulden inaniyoruz, ama inandigimizin davranis taklidi olup olmadigi da ortada degil. (Tekrar soyluyorum, kimse hedef degil.)

Benim aklimdaki konu dediginizden degisikti aslinda (baska yerde izah ettim), ama o MS yazisinin altina yaziyor musum gibi geldi bana, o yuzden is bu yola girdi.

0
sefalet
Feynman'ın yazısını okuma fırsatı buldum sayenizde, teşekkürler.Kendisinin de belirttiği gibi belirsiz değil anlaşılır olmayı isteyen ve başaran biri.TUBİTAK, Feynman'ın "Fizik Yasaları Üzerine" adlı bir dizi konferansını kapsayan kitabını da basmıştı, ilgilenenlere duyrulur.Bu makaleye benzer, örnek alınması gereken pek çok yaklaşım var kitabın içinde.

"Asıl önemlisi insanların tercihlerini yapmadan evvel düşünmeleri ve olması gereken üzerine kafa yormalarıdır."

Bu söylediğim bir şeyin taklit olup olmaması ifadenizi onaylar nitelikte sanırım.Taklit, üzerinde düşünülmeden tekrarlanan davranış ise insanların daha fazla düşünüp, bilgi ile hareket etmelerini istemek gayet doğal.Yalnız bir noktayı da unutmayalım aynı fikir hareketi içindeki her bireyin aslında fikirlerinin tıpa tıp aynı olmasına da imkan yoktur.Hatta bunlardan bazıları fikir hareketinin içinde taklit yapıyorlar da olabilirler.Bu insan karakterinin bir özelliği.Eğer taklit bütüne yayılmış ise zaten artık orada bir fikir hareketinden bahsetmeye imkan olmaz.Ama durum bu kadar vahim değilse münferit taklit olaylarının vuku bulması, işin doğasından kaynaklanır.
0
bm
Anlasiyoruz aslinda. Ayrildigimiz nokta su: ben Turk teknik adamlarinin birincil amacinin GNU hareketinin amaci olmasini, veya bu tercihin ululanmasini teknik adamlarin sahsi gelisimi acisindan zararli buluyorum. O hareket ciktigi yerde bu zarari vermiyor, cunku o ortamda o derece one cikamiyor -- universite ve endustride alternatifler var ve oranin gencleri onlari da birinci elden goruyor. Hareketin basindaki adam acik secik asil/birinci amaclarinin ne oldugunu da soyluyor ve bu teknik mukemmeliyet veya ilerleme degil. O gudume girilirse zaten en azindan fiziksel olarak ulasilabilen yerlerde buyuk bir teknik gorgu kaynagi olmayan memlekette genclerin onu bu sefer de -- keyfi olarak -- fikriyat saplantisi yuzunden kapanir diye endiseleniyorum. Yoksa gayet tabii akimlara bakis acisindan soylediginiz makul ve yerinde.

Birbirimizi anlamak baglaminda anlasiyor muyuz?

0
sefalet
Sizi anladım ama aklıma bazı şeyler takıldı.

"O hareket ciktigi yerde bu zarari vermiyor, cunku o ortamda o derece one cikamiyor -- universite ve endustride alternatifler var ve oranin gencleri onlari da birinci elden goruyor."

GNU hareketi zararlı bir şey olarak mı görüyorsunuz?

ya da

Geliştiği ortam bakımından sağlıklı bir hareket ama o koşulların olmadığı bir başka yerde zarar verici olur mu demek istiyorsunuz?
0
bm
Politik hareket olarak karakterim itibariyle bana son derece ters gelen taraflari var tabii, dille oynamak, LGPL vs.'de oldugu gibi hem odun vermek hem billurlugu yok etmek, tarihte tahrifat vs. Bunlari RMS de yapmiyor aslinda, ama heyecanlanli bir kalabalik yapiyor. Sinif olarak programcilarin ve genis anlamda program uretimi icin gerekli donanima sahip insanlarin maddi acidan guclenememesinin de toplumu bu insanlarin bir takim ozelliklerinden mahrum birakabilecegi yonundeki argumanlarda dusundurucu buldugum taraflar var. Bu memleketten bagimsiz tarafi. Kararsiz oldugum ve anlamadigim da cok tarafi var tabii ama biraz olusmus fikir olarak simdi aklima gelenlerden bunlari soyleyebilirim.

Geliştiği ortam bakımından sağlıklı bir hareket ama o koşulların olmadığı bir başka yerde zarar verici olur mu demek istiyorsunuz?

O memlekette bir takim diger konulara sirayet etmesini, veya carpitilmasini engelleyici sosyal dolduruslar oldugu gibi, izah etmeye calistigim birincil amac olma halinin sahsi gelisim icin zararlarini ortadan kaldiran bir ortam var. Turk teknik adam acisindan 'iman' edilmesinden ve ilk amac olarak on plana cikmasindan niye huzursuz oldugumu soylemeye calistim.

Bir iki baska ornek vereyim, mesela zannederim sizinle burada tanismamiza da vesile olan 'fikri mulkiyet'deki garabetten sikayet ederken goz kirpmadan fiziksel mulkiyete ziplamak Amerikalinin yapacagi veya tahammul edecegi birsey degil. Dogru veya yanlis, 'bunlar ozguluk degildir burjuva ozgurlugudur' diye isyan edilen seyler orada icsellesmis. Dolayisiyla hareketin fikir olarak yazilim yolunda kalmasini ve o mecrada gelismesini saglayan bir altyapi var orada, ustelik bir de kosulsuz sebil etme gelenegi ve kanuni altyapisi var. Buyuk olcude kanunlarla idare edilen ve oyle olmasinin dogru olduguna inanmis, kanununu uygulayabilen bir toplumda, elbette kanunla verilen bu imtiyazlarin uzun zaman icinde dogurdugu garabetlerin yaninda sosyal yardim veya paylasim boyutu olan aliskanliklar da olabiliyor. Kurumlar ve toplumun ilgili kesimleri bunlari kendi perspektifleri icine oturtup hazmetmis de oluyorlar. GPL'deki marifetin RMS'in amaclarinin arkasina kanun gucu koymak oldugu orada anlasiliyor cunku ayni paylasimciligi arkasina kanuni zorlama koymadan da (ama buradaki korsancilik fotokopicilik filan gibi kanuna aykiri da olmadan) yapagelen ve duruslerini degistirmeyi dusunmeyen kitleler de var orada. Hal bu olunca paylasim=GPL ancak cahillerin aklinda olan bir esitlik oluyor (gerci cahili az degl oranain, o ayri).

Ayni sekilde mesela 'kamu yarari icin ve kamu mali olduguna gore devlet yapsin' seklinde bir soylem burada kulak tirmalamiyor hatta alkis aliyor, ama orada tirmalar -- farkindaysaniz RMS yoluna devlet fonu kullanan bir laboratuardan istifa ederek baslamisken burada biz GPL lisansli dagitim gelistirsinler diye devlet kurumunda isdihdam ediyoruz insanlari. Bu 'sol' ise GNU manifestodan cok daha solda, ve merkeziyetci/otoriter gelenegi yansitan bir tercih. O memleketin insani bu ziplamayi bu kolaylikta yapmayacagi gibi, _solcusu dahil_ bu tip seylere en azindan derin suphe ile bakar.

Sordugunuzu 'bm senin sahsi durumun nedir' diye aldigim icin aklima ilk gelenleri yaziverdim. Biraz boluk procuk olsa da herhalde bir fikir vermistir. Aslinda sosyologlarin bu konulari inceleyip yazmalari cok faydali ve ilginc olur, ben bir teknik adam olarak gozume _sokulan_ kontrastlari ancak algilayabiliyorum.

0
sundance
Linux konusunda yaklaşık beş yıldır gerek fazlamesaide olsun gerek LinuxNet, HaberLinux ve benzer ortamlarda yüzlerce yazı yayınladım. Bu yazılarımda sık sık, Linux'un GNU/Linux olduğunu belirttim, zaman zaman da tekrarlıyorum. Verdiğim seminerlerde de yeri gelince bahsettim. Ama her yazdığım yerde de Linux yerine GNU/Linux demem, Stallman'ın bu konudaki hassasiyetinin bazen hastalık seviyesine ulaştığını, dahası bu GNU/Linux yaklaşımının da aslında XFree, Mozilla ve daha birçok yazılımcıya haksızlık ediyor olduğunu düşünüyorum.

Son olarak, bu işin tartışmasını da yıllardır yapıyorum, artık baydım.
0
exalted

İlginiz için yine de teşekkür ederim; elbette hepimiz, olumlu ya da olumsuz tüm sonuçlarına razı olacak şekilde, özgürlüğümüz izin verdiği ölçüde dilediğimizi yapabiliriz.

Kendi adıma tartışmaktan yılmayacağım ve şayet yayımladığınız yazılardan bir tanesini bile yayımlamak bana nasip olsaydı bu konuda inanılmaz bir hassasiyet gösterirdim diye düşünüyorum.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

0
sundance
İnanıyorum bu şansı bulursunuz (fazlasıyla) ve o zaman bahsettiğiniz hassasiyeti gösterdiğiniz için sizi de desteklerim.
0
sundance
İnanıyorum bu şansı bulursunuz (fazlasıyla) ve o zaman bahsettiğiniz hassasiyeti gösterdiğiniz için sizi de desteklerim.
0
FZ
Popülerlik zorunlu olarak kötü bir şey değil.
0
exalted
Size tüm kalbim ile katılıyorum. Uğrunda emek harcadığımız değerlerin popüler olması lazım ki pratik sonuçlarını görebilelim. Ancak popüler olmak adına değerleri arka plana atıyorsak o zaman popülerlik zarar vermekten başka bir işe yaramaz. Değerlerimizi ön planda tutarak popüler olmaya çalışmalıyız, esas olan budur.
0
bahadirkandemir
FM, zamanla derginin diğer bölümlerini ele geçirirse, geçtiğimiz Linux şenliğinde verdikleri "seneye farklı bir projeyle yeni bir ödül alacağız" sözünü tutmuş olur.
0
feran
Merak ettiklerim; 1...bugünden itibaren her hafta... dendiğine göre ilk haftanın basılı örneğini ben kaçırdım ama gören var mı? "Kısaca fm ekibi olarak" ya da bireysel orasını pek anlayamadım, ne yaptığınızı anlatır mısınız. (Burada ne yapmanız gerektiği konusundaki yorumlar ve öneriler yerine) 2. Akşam bu eki nete de koyacak mı? varsa adresi? 3. Ekin editörünün ve yayın sorumlularının adını verebilir misiniz? 4. Size hizmetiniz karşılığında bir ödeme yapılacak mı? 5. Ben sadece şunu, bunu yapın demek yerine; ÖNCEDEN BURADA BİLGİSAYAR VS. KONULARINDAKİ EKLERDE ELEŞTİRDİĞİKLERİNİZİ YAPMAK DURUMUNDA KALMAMANIZI DİLERİM... Bir de FREE nin bedava mı özgür mü anlamına geldiğinin (mecazen) kesin olarak anlaşılacağını düşünüyorum, çünkü yazılarınızda söz ettiğiniz konularla ilgili ilan alınmaz ya da sponsor bulunmazsa bunlardan en azından o ekte daha çok söz etme olanağınız kalmayacak sanıyorum! İzninizle bir not daha; ben de yıllar önce bilgisayar başında oturanların elektronik donanım ve yazılım konularında basılı bir dergiye ne ihtiyaçları olur diye çok tartışmıştım ama dünyadaki örnekleri ve bu konudaki dergilerin çok satanlar arasında olduklarını görünce biz de -o yıllarda çalıştığım yayın grubu olarak- hem yabancı dergilerin dağıtımı yapmış hem de bu konuda dergi çıkartarak iyi de İLAN GELİRİ elde etmiştik. Herhalde anlatabildim.
0
sundance
Önerileriniz için teşekkürler. 1989'dan bu yana bilgisayar dergisi çıkartmada ya da çıkartılan dergilere yazı yazmada çeşitli tecrübelerim oldu. (www.fazlamesai.net/sundance) Sizin önerilerinizi de dikkate alacağım. İyi çalışmalar
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Internet´in En Kara Günü!

sundance

6 Temmuz 2003 muhtemelen Internet'in en kara günlerinden biri olarak tarihe geçecek! Zira bugün, www.defacers-challenge.com, dünya çapında sistem kırıcıları 6,000'e yakın siteyi en kısa sürede kırmaya davet etti.

Eğer medya her zamanki gibi bu habere atlamasaydı, sonuç bu kadar feci olmayabilirdi. Bir delinin kuyuya attığı taş pekala da orada kalabilirdi.

Yarışmayı boykot edip, hakem site zone-h.org'a saldıranlar mı dersiniz, yoksa ünlü olma adına kırdıkları sitelerden haber veren yarışmacılar mı (ikisi de zone-h'a denial-of-service yapmış tamamen zıt sebeplerle :)) Kırılan sitlerin listesi haberde, özellikle Sapık Ferit tarafından re-hack edilmiş pcoyun.net'e dikkat :)))

SHA-1 kırıldı!

abakana

Bruce Schneier blogunda Şandung Üniversitesinden bir grup aratırmacının SHA- 1 algoritmasını kırdığını belirtti.

SHA-0 ve SHA-1'e yönelik daha önceki kırma girişimlerinden üretilen yeni metod büyük bir kripto-analitik sonuç olarak belirtilmiş.

Dünyaca Ünlü Hackerlar Türkiye'de Buluşuyor

FZ

Beyond Security, Profilo ve Servus işbirliği ile 5 Ekim 2007 tarihinde "TrSEC İstanbul Security and Hacking Conference"ı düzenliyor. Konferans Mecidiyeköy’deki Profilo Alışveriş Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenecek.

DoS Atakları ve Korunma Yöntemleri

anonim

DoS (Denial of Service) atakları çok yeni bir konu olmasa da lamer camiasında kolay uygulanabilir olması ve az teknik bilgi istemesi nedeniyle halen popularitesini koruyor. Bu konu ile ile ilgili daha detaylı bilgi için Özgür ÖZDEMİRCİLİ tarafından hazırlanan "DoS Atakları ve Korunma Yöntemleri" başlıklı belgeye bu adresden ulaşalabilirsiniz.

Yazılım Yalan Söyler Mi? Adobe Acrobat Reader Vakası

FZ

Language Blog isimli ve genellikle dilbilimcilerin yazdığı bir kolektif blog'da Adobe Acrobat Reader ile ilgili bir girdi dikkatimi çekti.

Yazara göre Acrobat Reader'in Preferences kısmına gelir ve JavaScript'i kaldırmaya çalışırsanız baktığınız belgede JavaScript kullanıldığına ve bu özellik kaldırılırsa düzgün görüntüleme yapılamayacağına dair bir uyarı geliyor. Blog girdisinin yazarı Acrobat Reader 6.0.3'ü Mac üzerinde kullanırken böyle bir deneme yaptığında benzer bir şeyle karşılaştığını ancak işin garibi söz konusu belgenin kendi hazırladığı ve LaTeX'ten PDF'ye dönüştürdüğü bir belge olduğunu dolayısı ile JavaScript filan içermediğini belirtiyor! Dolayısı ile programın yalan söylemesi söz konusu.

Belgelerde JavaScript kullanılmasının sebebi ise Remote Approach isimli bir şirketin PDF okunduğu zaman bunun okundu bilgisini Internet üzerinden başka bir yere iletecek bir sistem geliştirmiş olması. "Web bug"lardan sonra başımıza bir de bu çıktı ;-) Neyse ki Acrobat Reader'daki JavaScript uyarılara rağmen iptal edilebiliyor.