Hep hayalini kurduğum şey, kendi başıma imal ettiğim bir işletim sistemi idi. Baktım ki bu iş oldukça uzun bir zamana mal olacak, ben de hayalimi güncelledim ve kendi birleştirdiğim bir işletim sistemi yapmaya karar verdim. Hani legolar var ya onun gibi bir şey işte. Eh, Linux çekirdeği artı GNU araçları ve bilumum özgür yazılım etrafta cirit atıyor:) Al parçaları birleştirmeye başla dedim ama işte orada tıkandım kaldım. Parçaları bulmak kolay ama bir GNU/Linux İşletim Sistemi nasıl çalışır, temel parçalar nelerdir, kim kimi tetikliyor, kimin eli kimin cebinde konuları biraz karışık. Demokraside çare tükenmez deyip kendi yol planımı yaptım ve işe başladım: Öncelikle "bu sistem nasıl açılır, temel parçalar ve ana hatlar nelerdir?" sorununun yanıtını bulabilmek amacı ile The Linux Bootdisk HOWTO kılavuzunu hatim eyledik. Sırada Çekirdek Çitleme Kılavuzu (tldp tarafından şu an güncelleniyor) ve The Pocket Linux kılavuzu var.
Linux Açılış Disketi NASIL kılavuzu; bir açılış disketi yapımını anlatmakla birlikte -ki bu işin çok daha kolay bir yöntemi de mevcuttur:mkbootdisk- sistemin ilk ateşlemesini ve bu sistemin çalışması için gereken temel araçları açıklaması yönünden bence oldukça önemli bir başlangıç noktasını oluşturmakta. İyi bir başlangıç olmakla birlikte, sistem temellerini anlayabilmek için tek başına yeterli olmasını beklemeyin. Zaten kılavuzun ana hedefi de bu değil. Adı üstünde: açılış disketi nasıl yapılır, onu anlatıyor :)
Her halükarda okunması gereken ve Linux öğrenmeye çalışan benim gibiler için, uygulanması gereken bir kılavuz. Init'in ne olduğunu anlamadan önce, init'in herşeyin atası olduğunu anlamak gerekir, öyle değil mi?
http://www.geocities.com/yalcink01/bootdisk-howto/index.html
adresinden belgeye ulaşabilirsiniz. Her zaman olduğu gibi: her türlü geribeslemeye kapımız açıktır
öncelikle şunu söylemeliyim: ben dilimize yabancı sözcüklerin girmesinden rahatsızlık duymuyorum. bunun doğal bir şey olduğunu, dilin de yaşayan bir "şey" olduğunu, bu yüzden çevresel etkilerden etkilenmesinin gayet normal olduğunu düşünüyorum.
yabancı kelime girmesin diye zorlarsak, dil kısırlaşır.
her yabancı kelimeye "mutlaka" bir türkçe karşılık bulmalıyız diye düşünürsek bu defa da "komik" durumlar söz konusu olabilir. malum her uydurma sözcük "bilgisayar" kadar başarılı değil..
fakat sözcüğün yerli malı olması, yabancı olması bir şey, bunu yanlış yazmak başka bir şey..
fakat biz daha kendi kelimelerimizi bile doğru yazamıyoruz, kalkıp da konjonktur mü yazmak lazım, konjenktür mü yazmak lazım diye tartışmak ne kadar anlamlı ya da yapıcı olur emin değilim.
eğer yazının hedef kitlesi "selamsss naber yaw" diye selam veren internet insanlarıysa zaten tıp bu konuda çaresiz :)