Google Groups Mahkeme Kararı İle Engellendi

0
yilmaz

Görüşler

0
coskung
Büyük gazetelerin olayı "Google Kapandı" diye duyurmuş olması da bence yeterince garip. Kapatıldığı söylenen sadece Google servislerinden bir tanesi.
0
yilmaz
sıra ona da gelecek :)

0
coskung
:)))) süperdi.
0
seqizz
Önceki mantıksız kapatmalara yol açan sebeplerin aynıları google ile arayınca çıkıyor. Bu durumda işte mahkemelerimize çağrı "Kapatın google'ı"..
Hatta interneti kapatın da kurtulalım toptan.. :)
0
FZ
Google Groups öldü.

Yaşasın Usenet! :-p
0
sefalet
Bunlar gereksiz hezeyanlar. TİB (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) yapıyorsa, vardır bir bildiği. Onlar http://opennet.net/ gibi siteleri takip ederek, bizi daha güzel günlere götürecek.
0
onur80
Adnan Hocaya hakaret etmisler ondan olmuş.

Adnan hocaya yahoo groups'tan hakaret etmeyin :)) .. onu ben kullanıyorum.. kapatmasınlar sonra..
0
coskung
İş çığırından çıktı. Bundan sonra, mesela Milliyet'ten hoşlanmayan birisi, okuyucu yorumlarında falan bahsi geçen kişi hakkında birşeyler yazıp, pek güzel Milliyet'in internet sitesinin kapanmasını da sağlayabilir o zaman.
Abartı bir örnek vermeye çalıştım, belki böyle olmuyordur, ancak bu kapatma mantığı suistimal edilmeye çok açık gibi geliyor bana.
0
sleytr
Benzeri bir olay Türkiye'deki bir sitede olduğu zaman, kişinin kendisi ya da avukatı site sahibini uyarıyor ve genelde hakaret vb. suç unsuru içerik siteden kaldırılıyor. Böylece olay o noktaya varmadan kapanıyor diye biliyorum.

Benim merak ettiğim şu. Bu kapanan siteler eninde sonunda tekrar açılıyor. Bu yabancı siteler bir süre sonra bizim mahkemenin kararına boyunmu eğiyorlar? Yoksa ne oluyorda erişim tekrar açılıyor? Eğer sonuçta bu siteler tekrar açılıyorsa kimin eşekliği yüzünden bir süreliğine kapalı kalıyorlar gerçekten merak ediyorum. (tamam cevabı biraz tahmin edebiliyorum ama emin değilim :)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

fazlamesai.net'e soralım: Bu hangi sınav?

FZ

Sizce aşağıdaki sorular hangi sınavdan alınmıştır?

Masaüstünde bir klasör oluşturmak için aşağıdaki işlem sıralarından hangisi izlenmelidir?
A) Fare Sol Tuş -> Yeni -> Klasör
B) Fare Sol Tuş -> Yeni -> Kısayol
C) Fare Sağ Tuş -> Yeni -> Kısayol
D) Fare Sağ Tuş -> Yeni -> Klasör

Usta bir felsefeci ile hayat,bilgelik, anti-depresanlar ve akademisyenlik üstüne

FZ

Ülkemizin tanınmış felsefecilerinden ve bilim felsefesi, bilgi teorisi, felsefe tarihi, ahlak felsefesi üzerinde uzmanlaşmış araştırmacılarından, ODTÜ Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet İnam kendisiyle yapılmış son röportajlardan birinde pek çok konudan, her zamanki sıradışı ve çarpıcı üslubuyla bahsediyor.

İnam'ın değindiği konular arasında bilge bir adamın neden fırlama olması gerektiği, akademisyenliğin hiç bilgece bir iş olmadığı, şeytanla konuşmanın nasıl bir şey olduğu, ODTÜ gençliğinin büyük bir kısmının neden bunalıp anti-depresan kullanmaya başladığı, Platon'dan bugüne memleketinin halinin ne olacacağının neden bir türlü karara bağlanamadığı gibi şeyler var.

Zaman zaman FM'de girdiğimiz tartışmalar bağlamında da pek çok şey çağrıştırabilecek, güzel ve eğlenceli bir yazı.

TT ' dan statik ip atağı

tuyan

Buradan Edinebileceğiniz haberden de anlaşıldığı üzere , Türk Telekom, statik (durağan/sabit) ip alımlarını ücretli hale getirmiş.. Ben üzüldüm, peki ya siz ?

Ticari istihbaratta hangi rengi seçtiniz?

FZ

Rakip firma hakkında bilgi toplamak, her zaman 'yasa dışı' bir iş değil. Tüm mesele, sınırların doğru çizilmesinde. Yani nereye kadar uzanacaksınız? Rekabet ve istihbarat uzmanları bu işi çözmüşler. İstihbarat çalışmalarını üçe ayırmışlar. Beyaz, gri ve siyah bölgeler...

... İstihbaratın hiçbir zaman modası geçmedi. Sadece biçimi, yöntemi değişti. İşin içine elektronik girdi. Casuslar da işsiz kalmadı. Üstelik devletlerin yanına bir de dev şirketler eklendi. Öyle ki artan rekabetle birlikte 'istihbarat' şirketlerin önemli yatırım konuları arasına girdi. Geçtiğimiz günlerde bu konu İstanbul'da bir konferansa da konu oldu. Yeditepe Üniversitesi ve SESAR'ın (Siyasi Ekonomik Sosyal Araştırmalar ve Strateji) düzenlediği konferansta 'endüstriyel espiyonaj' masaya yatırıldı. Yazının girişinde kullandığım iki örnekte bu konferansta 'model' olarak ele alındı.

Şaziye Karıklı'nın yazısının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

İstanbul'da Sahte iPod (ama ne sahte!)

FZ

The Inquirer okuyucularından David Jenkins, bir İstanbul ziyareti sırasında sahte bir "iPod" görmüş.

Üzerindeki takoz gibi Tahoma fontu ile bir sahtecilik şaheseri karşısında susuyor ve derin bir tefekküre dalıyoruz.

Kaynak: The Inquirer