WikiLeaks Sarsıntısı Devam Ediyor!

0
sundance
Ekvator hükümeti geçmişte de birçok defa, üst düzeyde önemli dökümanı sızdıran WikiLeaks kurucusu Assange'yi güvenli ve özgür bir ikamet için Ekvator'a davet etti.

Hayatından endişe ettiği için uzun süredir havaalanlarında yaşadığını söyleyen Assange'ye, Ekvator makamlarından gelen bu sığınma teklifi Amerikan Dışişleri'nin 250,000 dökümanının iki gün önce basına sızdırılması ile büyük sarsıntı geçiren uluslararası diplomasi için de ilginç bir gelişme.

Doğrulama imkanı bulamasak da sözkonusu WikiLeaks dökümanlarının Türkçe hallerine WikiLeaksTr.com adresinden ulaşabilirsiniz.
Akla Bismarc'ın meşhur lafı geliyor "Sosis ve devlet işlerine saygı duymaya devam edebilmek için onların üretimini görmemek gerekir."

Yayınlanan belgelere biraz bakınca çok ilginç sonuçlar çıkıyor.

En göze çarpanı, Amerikan Büyükelçilikleri içinde en yoğun trafiğin Ankara Büyükelçiliği'nden kaynaklanması. Öyle ki bu trafik Bağdat Büyükelçiliği'nden bile fazla. Belgelerin halka ifşasından önce, Amerikan Hükümeti bu hareketin sayısız masumun hayatını tehlikeye atacağını belirtmesine karşılık Assange, sözkonusu kişilerin isimlerinin belirtilmesi durumunda bunları dökümanlardan çıkartacaklarını belirtmiş.

Bir başka önemli nokta da WikiLeaks'in siteyi yayın dışı bırakmaya yönelik olası bir saldırıya karşı belgelerin önemli bir kısmını, bir gün önceden Der Spiegel, Guardian ve New York Times ile paylaşmış olması.

Sözkonusu belgelerin yaklaşık 8000 kadarının da direkt Türkiye ile ilgili olduğu belirtiliyor. Bunlarda önde gelen hükümet üyeleri ile ilgili yurt dışı hesapları olmasından, borsada manüpilasyon yapmalarına kadar çok değişik iddialar da yeralmakta.

Amerikan hükümeti ise sözkonusu belgeleri halen yalanlamadı, öte yandan Ekonomi Bakanı Şimşek ve İç İşleri Bakanı Vecdi Gönül hemen birer yalanlama yayınladılar.

Belgelerin düzmece olmadığını ama yine Amerika'nın çıkarları doğrultusunda, başta Arap liderlerinin ikili siyasetlerini gözler önüne sermeyi ve kamuoyu önünde küçük düşürerek etkilerini azaltmayı hedeflediği, buna ek olarak da "bakın biz bir şekilde şunu şunu gerçekleştireceğiz, yolumuza çıkmayın" diye sinyal verme yöntemi olarak bu bilgileri sızdırdığı da komplo teorileri arasında.

İlgili Yazılar

İçerik Korsanlığı: Nereye Kadar?

FZ

Yaklaşık 4 sene önce, 2002 yılının sonbaharında kardeşim ve birkaç yazar ile birlikte cazci.com sitesi için bazı caz tarihi makaleleri hazırlamış ve yayınlamaya başlamıştık. Buraya kadar her şey normal. Ta ki bugün kardeşim bana NTVMSNBC sitesinden bir yazı gösterene kadar...

Türk Telekom ve Firefox

St

Limitli ADSL kullanıcıları birkaç gün öncesine kadar ADSL kota sayfalarını Mozilla Firefox ile ziyaret edemezken, artık bu mükemmel site biz Firefox kullanıcıları için de işlevsel hale getirildi.
Yalnız dikkatimizden kaçmayan nokta Türk Telekom'un açıklaması oldu:

Enigma´dan sanal klavyeye(!)

bmg

Bu sabah ATV haber programında hacker'lara karşı geliştirilen yeni bir güvenlik önlemi duyuruldu. İlk önce 2. Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren, ünlü Enigma şifreleme tekniği ve etkileri bir kaç dakika boyunca anlatıldı. Sonra teknolojinin gelişmesine paralel olarak özellikle bankacılıkta ortaya çıkan risklerden ve key-logger programlarının tehlikesinden bahsedildi. Key-logger'lara önlem olarak da bankalar Enigma sisteminden esinlenerek- yanlış hatırlamıyorsam- sanal klavye diye birşey bir şey geliştirmişler. HTML butonlarına tıklayarak, javascript yardımıyla, form alanlarını doldurabiliyorsunuz. Böylece klavyeye dokunmadığınız için key-logger'lardan korunmuş oluyorsunuz. Konu bunun ne kadar güvenli olduğu değil. Ne Enigma'sı ya?!?!

Generalin Sözleri: Yazılımların Kaynak Kodlarına Giremiyoruz

FZ

"Aldığımız birçok silah sistemlerindeki yazılımların kaynak kodlarına giremediğimiz için, bu silahları arzu ettiğimiz hedeflere kullanmıyoruz."

"... dünyanın ek mükemmel elektronik harp sistemini alsanız bile; eğer ulusal yazılım kabiliyetine sahip değilseniz, bu sistem hiçbir şey ifade etmemektedir."

"Bu nedenle başta kritik sistemler olmak üzere, ulusal yazılım ve donanım konusunda hassas olmamız gerektiğine inanıyorum."

Gazeteci Murat Yetkin'in aktardığı sözler Harp Akademileri Komutanı Hava Orgeneral Faruk Cömert tarafından 10-11 Mart tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen 'Gelişen Bilgi Teknolojisi ile Güvenlik Politikası ve Stratejileri Arasında Etkileşim ve Yönlendirme' sempozyumunun kapanışında yapılmış konuşmadan alınma. Haberin aslına ve devamına buradan erişebilirsiniz.

Vatandaşını Unutan Bilişim Sektörü

FZ

Radikal´in bilişim yazarı Serdar Kuzuloğlu Türkiye´deki bilişim sektörüne ateş püskürmeye devam ediyor:

``Bu köşeden yaklaşık bir yıldır, Technology Channel ekranındaki Technosohbet programında da haftalardır soruyorum (aslında sorguluyoruz): Türkiye'deki bilişim sektörü temsilcileri topumuzu aldatıyor olabilir mi? Dünyanın en büyük işlemci üreticisi ülkenin en büyük yerel bilgisayar markalarından biriyle bir olup bilgisayarlaşma oranına katkıda bulunmak için bir kampanya yapıp 5 (yazıyla beş) bilgisayar verebliyorsa, TÜBİSAD adıyla bilinen Türkiye Bilişim Hizmetleri Derneği'nin yönetim kurulunun çoğunluğu yabancı (Onlar da Amerikan. Uluslararası diyemiyorum bile) bilişim şirketlerinden oluşuyorsa aklıma ister istemez bunlar geliyor. Sizin gelmiyor mu?´´...

``Bilişim odaklı sivil toplum kuruluşlarının yaptıklarını burada uzun uzun anlatmak isterdim, orada da tökezliyor elim kolum. Bilgisayar okur yazarlığını geliştirme adı altındaki girişimler ücretsiz Microsoft kursuna dönüyor. Kimileri öte yanda kuraldı, kanundu, düzenlemeydi kaptırmış gidiyor. Şu anda derdi bilişim olan sivil toplum kuruluşlarının bu ülkeye ait bütün hayalleri gerçekleşse biz sıradan vatandaşların eline ne geçecek biliyor musunuz? HİÇ!´´...