EMO'dan Telekom Zammına Dava

0
anonim
Türk Telekom’un uluslararası ve şehirlerarası görüşmelere indirimle üstünü örtmeye çalıştığı zamlı tarife bu ayın başından itibaren yürürlüğe girdi. Telekomünikasyon Kurumu’na daha önce zammı onaylamaması için çağrıda bulanan Elektrik Mühendisleri Odası, uygulamadaki hukuka aykırılıkları saptayarak, 8 Mart 2007 tarihinde Danıştay’a başvurdu. Açılan davada, Telekomünikasyon Kurulu’nun yeni tarifeye yönelik onay kararının, ayrıca bu karara dayanak teşkil eden tebliğin iptali ve yürütmesinin durdurulması istendi. Basın açıklamasına www.emo.org.tr adresinen ulaşabilirsiniz.

Görüşler

0
koraypeksayar
Öncelikle bir düzeltme "Telekomünikasyon Kurulu" değil "Telekomünikasyon Kurumu" olacak.

Bu kurum Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Ulaştırma Bakanlığı'nın bir takım yetkilerini üstlenen bir kurumdur. Örnek vermek gerekirse, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın illerdeki Sanayi Müdürlükleri gibi.

Yetkilerini vs'sini kurumun web sitesinden görebilirsiniz.

Kurumun şu andaki vizyonu da AB direktiflerine uygunluğu sağlamakmış.

Ulaştırma Bakanlığı yerine karar verdiği olmuştur ki, bu durum kuruluşunda edindiği yetkileri aştığı izlenimi vermektedir.

Kurum hakkındaki yorumum şu şekilde olacak:
Geçmişte aldıkları kararlara, uyguladıkları cezalara, yasaklamalara bakılırsa kurumun hep pazarın büyük oyuncularına göz yumduğu hatta sınırsız destek olduğu görülüyor.

Örnek vermek gerekirse, çeşitli bilişim ve iletişim ürünlerinin ithalatında üreticinin sahip olduğu ISO belgesine, sağladığı CE uyumluluk belgelerine bakılmaksızın yurtiçinde standart uyumluluğu testi zorunluluğu getirmiştir. Bu testi kendisi yapamadığı için gerekli kanunların da çıkmasıyla test laboratuvarının mantar gibi türemesine sebep olmuştur. Ne tesadüftür ki bu ürünleri getiren büyük şirketlerin irili ufaklı test laboratuvarlarını dışarı açması ve dışarıdan gelen test isteklerine çuvalla para istemeleri de aynı tarihlere rastlamaktadır.

Halbuki istenen "CE standardı" diye birşey yoktur ve "CE direktifleri" vardır. Avrupa'ya bu ürünleri getirenler "Getirdiğimiz ürünün CE direktiflerine uygun olduğunu, yani kullanımı sırasında ve sonrasında insan ve çevre sağlığına zarar vermeyeceğini taahhüt ederiz, aksi durumlarda ilgili kanunlarla her şekilde yükümlü olduğumuzu kabul ve beyan ederiz" şeklinde belgeyle ithalat yapmaktadırlar.

Buna karşın küçük girişimlere ve özellikle tüketiciye külfet olan bir çok karara imza atmıştır.

Örneğin, bir markanın Türkiye'de yetkili temsilcileri vardır. Kanunen de bu yetkili temsilciler dışında üçüncü bir bünyenin, temsilcisi olan bir markanın ithalatını, o markanın yetkili merkezi satıcısı dışında yapması kısıtlıyken, bu kanunu unutmuştur.

Bu şekilde Türkiye'ye binlerce klonlanmış cep telefonu girmiş, bunu engellemek için de aylarca uğraşıp "kayıt altına alma" ve "uzaktan erişim engelleme" uygulamalarını yasallaştırmıştır. Bu uygulama sırasında klonlanmış telefonların varlığı nasıl olduysa unutulmuş, klonlanmış, kullanıcısının da bu durumdan haberi olmayan yüzlerce telefon şebeke erişimine kapalı kalmıştır. Bu telefonların tespit edilmesi, kullanıcılarının ve getirenlerin uyarılması çok kolayken, kullanıcılar madur olmuştur.

Telekomünikasyon Kurumu (veya kısaca TK) tüketiciyi korur gibi yapar ama korumaz.

Dönüşüm süreci sonunda TT'dan TK'a devredilen bir takım yetkiler ve personel sonucunda da TK ile TT arasında bir yarı-organik bağın da halen mevcut olduğu kanısı yaygındır.

Haber hakkındaki yorumum:

Eminim ki yeni bir tarife onayı çıkarsa eski tarifeye benzeyecek, dahası kamuoyunun görmeyeceği , TK ile TT arasında kalacak, aralara serpiştirilmiş öyle anlaşma maddeleri olacaktır ki TT istediği gibi piyasayı manipüle etmeye devam edecektir.

Trajik... Bastıran alır mantığı ve Türkiye gibi gelişmesi için bilgi erişimine ihtiyacı olan bir ülkede olmaması gereken durumlar...

Not: TK'nın sayın başkanını tenzih ederim, ki kendisi kişilik olarak çok saygıdeğer teknik yönü de yüksek bir insandır.
0
alisekertr
Her hataya bir düzeltme yapma hastalığına ben de yakalanıyorum galiba...
Öncekille "Telekomünikasyon Kurulu" ibaresi hatalı değil. Telekomünikasyon Kurumu'nu Telekomünikasyon Kurulu yönetir. Kararları Kurul alır. Yönetmeliklerde ve yasalarda yetki bu kurula verilmiştir. Kurul üyelerinin listesine ve yetkilerine  http://www.tk.gov.tr 'den ulaşabilirsiniz.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Kablo internet, üvey evlat!

mos

Geçtiğimiz hafta ADSL kullanıcılarını sevindiren bir gelişme oldu. En düşük bağlantı hızı olan 128kbit , 256kbit 'e çekildi ve aylık ücreti de 49YTL olarak belirlendi.

Türkiye'ye Çin Usulu İnternet Sansürü

towsonu2003

Hürriyet'teki bir habere göre, "başta çocuk pornosu olmak üzere yasalara ve ahlaka aykırı görüntülerin internet üzerinden indirilmesi ve dolaştırılmasının önlenmesi için "perdeleme" geliyor. AKP Milletvekili Gülseren Topuz, bu tür görüntülerin internet üzerinden indirilip yayılmasını tamamen engellemeye dönük olarak yasa teklifi hazırladı."

Aynı haberde, AKP Milletvekili Gülseren Topuz'un ağzından şu sözlere yer veriliyor:

İstanbul'da Sahte iPod (ama ne sahte!)

FZ

The Inquirer okuyucularından David Jenkins, bir İstanbul ziyareti sırasında sahte bir "iPod" görmüş.

Üzerindeki takoz gibi Tahoma fontu ile bir sahtecilik şaheseri karşısında susuyor ve derin bir tefekküre dalıyoruz.

Kaynak: The Inquirer

Başka türlü bir Kablonet hikayesi...

sundance

Bundan bir iki ay kadar önce Kablonet`in abone kullanıcı hızlarını sözleşmede yazdığı gibi 64/16`ya düşürmesinden dolayı bir sürü tepki yeralmıştı bu sayfalarda.

Bu yüzden mecburiyetten bile olsa Kablonet alırken kafamda bir soru işareti vardı. Hoş benim gibi devamlı Internet`de olan birisi için 24 saat 8K down`da gayet iyi bir hızdı ama, yine de tekrar indirirlerse diye düşünmekteydim.

Başvurusunu yaptıktan dört gün sonra Kablonet kurulup, anında online olunca ise Türk insanının ne kada nankör olduğunu bir kez daha gördüm. Hattın 64/16 olmaması bir yana 128K diye geçen DSL hattından bile daha hızlıydı. Fakat nedense zamanında ortalığı velveleye verenlerin bir tanesi bile bizleri bu gelişmeden haberdar etmeye zahmet etmemişti...

Eylem 2.0 ile internet sansürcülüğüne son!

anonim

BarCamp İstanbul'un forumlarında bir beyin fırtınasıdır gidiyor. Türkiye'de son dönemde yaşanan internet sansürcülüğüne karşı bir tavır alınmasının tartışıldığı forumda ortaya atılan fikirler:

# izinli bir eylem yapılması,
# sahibi olduğumuz sitelerde eksisozluk gibi siyah kurdele uygulamasına geçilmesi (fazlamesai de bunu yapabilir)
# ve başka çözümlerin araştırılması.