E-devlet Uygulaması

0
darkhunter
Burada güzel bir e-devlet uygulaması var, herkesin kullanmasını öneririm.

Devrim Gündüz'ün blogun da bahsettiği e-devlet uygulaması bizim "e-devlet" den ne anladığımızı çok güzel gösteriyor. Lütfen buna komik bir durum olarak bakmayın :) Gayet ciddi bir e-devlet uygulaması işte, bol bol kullanın işleriniz kolaylaşsın :)

Görüşler

0
desenturk
ben bu e-devlet uygulamasından yararlandım, hala karnım ağrıyor nedense... :)
0
debiantech
Tam bizlik bir hizmet kısa ve öz :D
0
realist
Nasıl bulunduğunu çok merak ediyorum.
0
resilence
arayan e-devlet hizmetini de bulur onu kullanacak adamı da...
0
rtyucel
bulana helal olsun :)
ama bu senligi ! artik izleyemecegiz cunku site bugun itibariyle duzeltilmis. :(
0
mrtksn
en sık kullandığım ve gerçekten de bir işe yarayan tek uygulamayı da kaldırdılar
0
darkhunter
Merak edenler için durumu özetleyelim,

ptt.gov.tr 2005/07/17 20:48 de Johann tarafından sert bir deface almış, işin ilginç tarafı ptt'nin bu güne kadar (Salı, 19 Temmuz 2005) bundan haberi olmaması :)

Sanırımı ptt bilgi-işlem dairesi saldırıya uğradığını FM'den öğrendi ve bugün düzeltti :)
0
darkhunter
KAYNAKLAR:
http://www.zone-h.org/en/defacements/view/id=2604454/
http://www.zone-h.org/defacements/mirror/id=2604454/
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

TV'leri Kapatıp Kitap Okumaya ve Öğrenmeye Başlamanın Zamanı Gelmedi mi!

FZ

En nihayetinde zoru başardık gene. Türkiye televizyon seyretme istatistiklerinde 1. sıraya oturdu, ne kadar gururlansak azdır. Günde 4 saatlik ortalama ile ABD'yi geçerek televizyon konusundaki azmimizi cümle aleme kanıtladık.

Bunlar olurken bir de baktık ki kitap okuma konusunda da gelişmekte olduğunu iddia eden bir ülke olarak kırılması zor bir rekora imza atmışız: Ortalama bir Japon vatandaşı yılda 25, ortalama bir İsviçreli yılda 10 ve ortalama bir Fransız yılda 7 kitap okuyorken Türkiye'deki dünyaya bedel her 6 vatandaşımıza yılda bir kitap düşüyor! Çocuklarımızın kitap okumasındaki en önemli engelleyici faktörlerden biri olarak TV görünüyor.

Internet'te 'Sıkıyönetim' e Geçildi

FZ

İnternet evlerinden ve toplu kullanım mekanlarından internete erişime 'olağanüstü' kısıtlayıcı tedbirler getiren yönetmelik Başbakanlık tarafından resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Artık 'mülki amir'den izin almadan toplu kullanım amaçlı internet mekanları açılamayacak. Yönetmelikten en fazla internet Kafeler etkilenecek.

0.006 oranından 0.02 oranına çıkabilecek miyiz?

FZ

AB'ye tam üyelik çerçevesinde 20 Ekim'den beri "bilim araştırma" ve "eğitim kültür" başlıklarında Brüksel ile yapılan tarama müzakerelerinin ilk sonuçları çıkmaya başladı. Brüksel AB standartlarını ve 2010 yılı hedeflerini anlattıktan sonra, Türk heyeti de hedefler doğrultusunda Ankara'nın eksikliklerini sıralayan raporlar hazırladı.

Türkiye, mevcut durumda binde 6 olan bu oranı, 2010 yılında yüzde 2 seviyesine çıkaracağını ilan etti. Ancak Ar-Ge'ye daha fazla ödenek ayrılsa bile araştırmacı kadrosu olmadan bu ödenekleri etkin kullanmak olanaksız.

Bilimsel Toplantıların Duyuru Siteleri: Erişilebilirlik Üstüne

FZ

İki farklı bilimsel toplantı. İki farklı duyuru web sitesi.

Bu sitelerin amacı nedir, bağlanan kişiye en kestirme yoldan o bilimsel toplantı ile ilgili detayları sunmaktır öyle değil mi, yani toplantı yeri, tarihi, katılım şartları, vs.

Amaç bilgi vermekse bunun için standartların kullanılması, web sitesinin olabildiğince hedefe yönelik, kolay erişilebilir ve her türlü platformdan ulaşılabilir olması gerekmez mi? Böyle bir iş için grafik etkilerin yoğun olduğu, tamamen FLASH tabanlı bir siteyi mi tercih edersiniz yoksa w3c standartlarına uygun metin tabanlı web tarayıcılarla dahi görüntülenebilecek bir siteyi mi? Tüm içeriği, tüm bilgileri bol grafik efektli bir FLASH dosyasının içine gömerek mi sunmayı tercih edersiniz yoksa metin tabanlı HTML ya da XHTML olarak sunmayı mı? Amaca uygun iş yapmayı mı yoksa sırf teknoloji olsun diye teknoloji kullanmayı mı?

Yorumu size bırakıyorum, buyrun kıyaslayın (kendiniz de benzer örnekler bulabilirsiniz):

1- http://www.dilkongre2004.anadolu.edu.tr/

2- http://cs.bilgi.edu.tr/pages/turing_days/

Not: İkinci web sitesi ile ilgili tek eleştiri Türkçe halinin olmaması olabilir ki söz konusu etkinlik İngilizce gerçekleştirileceği için belki bu mazur görülebilir (yine de Türkçesinin olması kötü olmazdı).

Gerçekten de yok mu Türk geliştirici?

FZ

Google'ın Summer of Code sonuçlarını açıklamasından sonra enteresan bir tartışma başladı.

En son Bahadır Kandemir'in blog ortamında gördüğüm Çok güldüm çok ve Neden enderunix'e ait seyler hep negatif bir psikoloji ile degerlendiriliyor? girdileri beni Barış Şimşek'in Neden Türk Geliştirici Yok? yazısına yönlendirdi.

Şimşek'in yazısı dikkat çekici, iddialı ve karamsar genellemeler ile dolu. Yazıdan birkaç örnek veriyor ve soruyoruz, Türkiye'deki durum gerçekten böyle mi?