Chaosopher

Chaosopher


0 takip ediyor | 0 takip ediliyor


Bilgi alanları


İlgi alanları

Dyn, DDoS ve Mirai ( 8)

Mirai yazarının kim olabileceği konusunda krebsonsecurity.com'da dev bir yazı yayınlanmış.

Rahibin Sırrı ( 7)

Pidgin kullaninca boyle bir filtreleme olmuyor. Kelimeler

client tarafinda filtreleniyor demek ki.

Emacs ile Oracle Sql*Plus ve sql-mode ( 5)

Oracle'nin bedava grafik database tool'u Oracle SQL Developer'ı da kullanabilirsiniz sqlplus kabusundan kurtulabilmek için.

Bir Türk Programcısı Sinirlenirse: CORSIS - Açık Kodlu Derlem Analiz Yazılımı ( 9)

neden olmasin arkadasimiz henuz 23 yasinda.

comparison kisminda surasi kopartti beni :D

Programmer:Cetin Sert, 23 years old, student|Mike Scott, ???, lecturer

2000lerde Müzik Kalitesi ve Yüksek Ses Savaşları ( 9)

tesekkurler...

christina ikisinden de yuksek seslidir bence :D

2000lerde Müzik Kalitesi ve Yüksek Ses Savaşları ( 9)

yukaridaki videoyu incelerseniz

1980lerdeki parcada muzigin geri kalani mesela 2 siddetinde ise davul 4 siddetinde vuruslari ile vurgu olusturuyor.

compression yapildiginda neredeyse her oge 4 siddetinde oluyor dolayisi ile ilk ornekte davulun getirdigi "dinamizim", "fark" kayboluyor.

Muzigin genel sesi yukselince kulaga ilk once sanki iyiymis gibi geliyor ama siddet cok fazla oldugu icin sonunda kulagimiz yorulunca sesi kisiyoruz cunku produksiyonu yapanlar muzigin siddetini ne kadar arttirrlarsa arttirsinlar ses dugmesi bizim kontrolumuzde. Biz sesi kisinca da davulun vurgusu vesaire hikaye oluyor.

albumlerin gun gectikce daha yuksek sesli olmalarinin nedeni olarak da

kabaca insanlarin dikkatini cekmek gosteriliyor ayrica artik tum produksiyon digital ortamda yapildigindan

detone olan birinin sesini duzeltmek veya acimadan compression uygulamak sadece bir kac tik ile mumkun.

mesela seksenlerdeki bir slayer albumu gunumuzun bir christina aguilera albumunun yaninda "tifil" kalacaktir. tabi hepimizdeki de nihayet ayni kulak oldugundan bu iste bir sinir koymak gerekiyor :)

Fazlamesai 7 yaşında ( 42)

Nice 7 yıllara FM!

Özgür yazılımı anlamaya daha çok yolumuz var! ( 15)

Ben ikinci cümledeki "programın gövdesini oluşturan kod" kısmına takıldım. Hala düşünüyorum.

67 makale arxiv'den kaldırıldı ( 38)

arstechnica'daki makalede (4-5-6. paragraflar)kaldırılan makalelerden birindeki copy-paste'lerden örnekler veriliyor. 1 ve 2'nin introduction kısımlarını kıyaslayarak kendiniz de görebilirsiniz. Hatta yazarların bir hocalarının 22 ayda 40 makale yayınlamalarından ve yazarların İngilizce seviyelerinin makaledeki İngilizce seviyesinden düşük olduğundan kıllandığı belirtiliyor. Yani arxiv'in makaleleri kaldırması dayanaksız bir hareket değil.

Bir bilimsel konuda yazılmış makaleleri irdeleyen "survey" tipi tezler veya kapsamlı makaleler yapmak normal ve o konuda daha sonradan çalışacak kişilere damıtılmış bilgi ve kaynak vermesi açısından faydalı. (Tabi referansları yerinde göstermek kaydıyla. Yani bir kopyalama yapıyorsanız nereden yaptığınızı anında belirteceksiniz.)

Fizikçi/Matematikçi tanıdıklarınız varsa birçok açık problemin zaten çözüldüğü bir alanda orjinal bir iş yapmanın ne kadar zamana, emeğe ve acıya mal olacağını tahayyül edebiliyorsunuzdur.

Lakin, arctecnica'daki örnek üzerinden konuşursak, benim görüşüm yayınlanan makalelerin niteliginin değil niceliginin akademik puanınızı etkiledigi, yani "ne kadar makale o kadar akademi" bu puanların da pozisyonunuzu başvurdugunuz bursları ve diger hedeleri hödöleri etkiledigi bir ortamda bu arkadaşların çıkışı kopyala-pastala yöntemi ile buldukları. Ama işi biraz abarttıklarından olacak (mesela 22 ayda 40 makale yayınlamak gibi) bazı insanların (ki onlar bile aynı kopyala-pastala yöntemini kullanıyor olabilirler) kıskançlıklarını üzerlerine çekip ihbar edildikleri yönünde.

Bir kere bir hocam bana aynı problemi basitleştirirsek n=2 için çözüp bir makale yapan sonra n=3, n=7, ... şeklinde yavru makaleler yayınlayan bir akedemisyenden bahsetmişti. Yani fikir orjinal bir fikir de olsa self-plagiarism de mümkün.

Neden böyle yapıyor bu insanlar? Çünkü akademik yeterliliğiniz bazı ortamlarda (sanırım daha çok özel üniversitelerde ) yaptığınız yayın sayısı ile

ölçülüyor (hatta biz bile Turkiye'de bu sene şu kadar makale yayınlamış diye hayıflanmıyor muyuz?). Özel şirketlerdeki gibi "performans değerlendirmeleri" ile "işe yararlılığınız", "şirkete faydanız" ölçülüyor. Özel bir üniversiteden bu gibi nedenlerle ayrılıp bir devlet üniversitesine geçen, orada da bir süre sonra çok uzun zamandır çözülmemiş bir matematik probleminde çok önemli ilerleme kaydeden ve hatta gazetelere konu olan bir insan tanımıştım.

Galiba problem yine insanları "kopyaya alıştıran", "yarış atı" üreten " eğitim sistemimizde :)

çevir.com ( 17)

Jetsözlüğün kullanımı rahat fakat Türkçe'deki

"ı" harfini desteklemiyor: İçinde "ı" geçen "dayı", "ırmak" gibi kelimeler bulunamiyor bunun yerine "dayi", "irmak" yazmak gerekiyor ki bu da bence çok sevimsiz.

Yani bir Türkçe sözlük olmaktan çok uzak.

Firefox Kullanıcıları Daha 'Eğitimli' ( 17)

Aynı familyadan seamonkey'i tavsiye ederim.

Ben de ne olacak bu firefox'un hali derken gecenlerde seamonkey'i deneyeyim dedim:

http://www.mozilla.org/projects/seamonkey/

Sanırım daha 1.1.1 oldugundan tarayıcısı firefox'tan neredeyse iki kat hızlı. Firefox reflekslerinizi de gayet güzel karşılıyor, yabancılık çekmiyorsunuz.

Ayrıca içinde barınan irc client, mail client veya html composer kısımlarını kullanmadım henüz.

Seamonkey'i tüm yönleriyle kullanan arkadaşlar var ise belki yorumlarını paylaşırlar.

Shakespeare Programlama Dili ( 22)

Onu bilemem ama. Yukaridaki kod parcasi pek ala bir "Erdener Programlama Lisani"nin baslangic fikri olabilir. Siir gibi degil ama "asabi" kodlar yazilabilir onunla :) sourceforge'da anlayan olur mu bilmem ama :)

Shakespeare Programlama Dili ( 22)

Onu hatırlamıyorum ama, sizin yazdıklarınız ve aşağıdaki haber birleşince ben de Commodore dergisinin Program Döküm Eklerindeki makina dili kodları hatırladım hala evde bir yerlerde duruyor olmalılar. Viva nostalgia...

The Simpsons ve Fermat Teoremi (Yanlış Mı?) ( 79)

Yorumun zaten klise bir geyik oldugu belirtilmisti zaten.

Ayrica neden bizde icerigi zekice olan ve cok genis kaynaklardan beslenen (matematik olmasi sart degil) diziler olmasin bunu istemek memleket insanlarini kotu gostermek midir?

The Simpsons ve Fermat Teoremi (Yanlış Mı?) ( 79)

Linkteki yazıya göre Simpsons yazar ekibinde matematik alanında doktora derecesine sahip kişiler de var. Hatta bu yazarlar Kaliforniya Berkeley deki Mathematical Sciences Research Institute'de The Simpsons'daki matematiksel referansların konuşulduğu bir panele

katılmışlar.

Yazarlardan Jeff Westbrook panelde sezon sonu finalinde metematiksel açıdan ilginç olan 8191, 8128, 8208 sayılarını kullandıklarını belirtmiş ama bu sayıların neden matematiksel olarak ilginç olduklarını söylememiş. Var mı bir fikri oan?

Klişe olacak ama: Yurdumuz ekranlarındaki zilyon diziden birinin yazar ekibindeki "matematikçilerin" örneğin Feza Gürsey Enstitüsü'nde benzer bir panele katıldığını görmeye ömrümüz acaba yeter mi?

BinarySearch ve MergeSort kullandıysanız kodunuzu kontrol edin! ( 50)

Öncelikle Bu güzel tartışma ve yorumlar için herkese teşekkürler. Ben kafama takılan birkaç şeyi google'lamak yerine buradan sormak istiyorum:

Peki a = a mod birşey olmayan dillerde(Mesela Lisp'de), tamsayı sınırı aşıldığında neler oluyor?

Mesela bir lisp makinasında bu sınır aşımı sorunu nasıl "çözülüyor"? Örneğin çok büyük matrisleri çarparken. Ayrıca Bilgisayar biliminde "gerçek tamsayı" ne demektir? Tam sayıların bilgisayarda reprezentasyonu açısından böyle bir tanımlama gerçekten var mıdır?

Ubuntu 6.06 - Dapper Drake Çıktı! ( 14)

Ne güzel bir haber ya.

Junior bir Ubuntu'cu olarak bile cok sevindim. XGL desteği süpermiş.

Her şeyden önce Çatalhöyük vardı! ( 25)

Papagan teoremi daha çok çocuklara hitap eden bir kitap izlenimi bırakmıştı bende o zamanlar bir matematik öğrencisi olarak. Zaten kitabın kahramanları da çocuklardı. Kabaca Sophie nin dünyası'nın matematik versiyonu diyebiliriz. Pi sayısının 100 basamağının bir müzenin duvarına kazınmasının anlatıldığı kısım etkilemişti beni. Aynı etkiyi İhsan Oktay Anar'ın şaheseri Puslu Kıtalar Atlası'nda gizli istihbarat servisinin başına seçilecek kimsenin teşkilatın şifreleme sistemine hakim olabilmek için bu esrarlı sayının ilk 666 rakamını ezbere bilmesi gerektiğinden bahsedildiğinde hissetmiştim...

İyi bir matemetik kitabının insanı mutlaka yanında bir kalem ve kağıt bulundurmaya itmesi gerektiğine olan inancımdan George Polya'nın Mathematics and Plausible Reasoning başlıklı kitaplarını çok baştan çıkarıcı bulduğumu belirtmeliyim. Ne yazık ki Türkçe olarak mevcut değil ve biz bilumum kitapçılardaki matematiği mistisize etmeye, deyim yerindeyse dondurmaya, bir "karizma" unsuru olarak kullanmaya çalışan kitaplara maruz kalıyoruz. Papağan Teoremi'ni gönül rahatlığı ile bunların dışında tutuyorum ne de olsa matematik öğretiminin kendilerine has bir tarzda verildiği (Amerika dışı Fransız ve Rus ekolü vardır dikkate değer) insanların matematik bilmemenin anlamaya çalışmamanın ayıp olduğunu düşündüğü topraklarda yazılmış. Konu dışı ama bizde ise hala insanlar matematikten ne kadar nefret ettiklerini, kafalarının nasılda matematiğe basmadığını övünerek söylemeye devam ediyorlar diye hayıflanmadan edemiyorum.

"Duydum unuttum, okudum unuttum, yaptım öğrendim" matematik öğrenmenin tek kuralı

Yetiştirilmek üzere güzel(!) yazılım mühendisi aranıyor ( 20)

Habere konu olan ilana buradan ulasabilirsiniz:

Kaynak belirtmemek hata oldu sanırım. Ayrıca haberin "magazinel" başlığının da sorumluluğunu üstlenmek durumundayım.

5. Yılımız ( 20)

fazlamesai.net'in mesai'sinin hiç bitmemesi dileğiyle!

Böyle ufuk açıcı bir site için teşekkürler.