Türkiye'de 1000 Kişiye 54 Bilgisayar Düşüyor

0
FZ
Dünya Bankası'nın 2008 Küresel Ekonomik Beklentiler Raporuna göre Türkiye'de 1000 kişiye 54 bilgisayar düşüyor. Türkiye bilgisayarlaşma bakımından birçok ülkenin gerisinde kalıyor. Moğolistan'da 1000 kişiye 133 bilgisayar düşerken, ABD'de 1000 kişiye düşen bilgisayar sayısı 762 ye ulaşıyor.

Kaynak: TÜBİDER Bilişim Dünyası

Görüşler

0
erika
EeePc ve CloudBook ile bu rakam değişecektir. Amazon'da gördüğüm kadarı ile şu anda EeePC'nin en düşük modelinin fiyatı 299$'a inmiş durumda. Bu trend devam ederse bu sene sonuna kadar 199$ lık fiyatları rahatlıkla görebiliriz. Bu fiyata bilgisayar olursa artık herkes kolaylıkla satın alabilir. http://www.amazon.com/Asus-2G-PC-Processor-Preloaded/dp/B001150JQ8/ref=pd_bbs_11?ie=UTF8&s=electronics&qid=1200058750&sr=8-11
0
FZ
Toplam 200$'a anahtar teslim EeePC'yi satsınlar Türkiye'de, almayan n'olsun :)
0
erika
Tanıdıklarınız varsa Amerika'dan gelirken hediye olarak getirsinler... :) Avrupa'da da çoğu yerde satılmaya başlanmış. Amazon'un Almanya sitesinde 299 Euro civarı, aynı model Amerika'da 399$.

http://www.amazon.de/Asus-EeePC-4G-Notebook-weiss/dp/B000ZNSC2U/ref=pd_bbs_sr_1?ie=UTF8&s=ce-de&qid=1200067657&sr=8-1
0
Betelgeuse
Bunu ben de düşündüm ama Türkçe klavye sorun olur, klavye üzerinde çıkartma harfler kötü durur diye biraz daha beklemeyi tercih ettim. Zaten 4G modeli bizde 399$ olacak sanırım, fazla fiyat farkı yok.
0
FZ
Bence 300$ ile 400$ arasında epey fiyat farkı var (FZ azimlidir o alet toplam 300$'a satılmadıkça almayacaktır, o para mal edilip yine de kar edilebileceğine dair inancı fikri sabittir)
0
Betelgeuse
4G modelinin ABD fiyatı yaklaşık 345 dolar. Bizdeki gümrük masrafları (Gümrük vergileri + KDV + bir sürü yanyana dizildiğinde sayfayı sağa doğru upuzun kaydıran vergi kalemi) daha fazla olduğu için orada 345 dolar olan ürünün burada 399 dolara satılması oldukça makul.
Tabi bir ürünün satış fiyatını belirleyen tek şey maliyet olsaydı haklısınız derdim ama piyasa şartları ve arz-talep konusu da var ve Asus da ticari bir firma olarak en başta gelen görevi kar etmek, o da karını yüksek tutmaya çalışıyor işte. O aleti 399 dolara alınca maliyetinin çok üzerinde para ödemiş olacağım ama piyasada onun yerini tutan o fiyata başka ürün yok ve o aleti almaktaki kişisel çıkar beklentim 399 dolar ödemeye değecekse tabi ki 399 dolar ödeyeceğim.

Dün ağır laptop çantamı sırtıma alıp bir iki yere gitmem gerekti. Sırf dün o ağırlığı taşımak yerine fazladan 40-50 YTL vermeye hazırdım. Demek ki hemen dün sabah o aleti elde edebilsem 399 dolar değil 399 dolar + 50 YTL vermek de işime gelirdi. Tabi aynı ürünü hemen yarın 300 dolar fiyata alabilmeyi ben de isterdim ama global serbest piyasa çağında bu zor.
0
erika
ASUS bunu ne zaman Türkiye'de satışa sunuyor? Avrupa'da satılmaya başlanmış.
0
sleytr
Bu rakamlar satılan bilgisayar sayısı üzerindenmi yoksa etkin olarak kullanılan bilgisayar sayısı üzerindenmi hesaplanıyor? Fırın değilki bu, yenisini alınca eskisini bir tanıdığımada yada hurdacıya verebileceğim gibi depomdada saklayabilirim, yedek parçada yapabilirm.

Yazının sonunda araştırmaya göre Türkiye'nin geri kaldığı/kalacağı bazı teknolojilerden bahsedilmiş. Burada da tam anlamadığım şu; Bu teknolojilere hiç yatırım yapmadığımız/yapmayacağımız mı söyleniyor, yoksa halkın çoğu bu teknolojilerden faydalanamadığı için olanda yokmu sayılıyor?
0
admin
Bende şahsen bu rakamın, bu kadar düşük olduğunu sanmıyorum . Acaba bu veriler, neye göre hesaplanmış? Çünkü eğer satılan pc sayısına göre hesaplanmışsa çevremde bende dahil pek çok arkadaşım, kendi topladıkları oem pc'leri kullanıyorlar ve dolayısıyla düşük bir rakam elde etmeleri normal gözüküyor. Eğer kullanılan etkin bilgisayar sayısına göre hesaplanmışsa. Bu kullanılan etkin bilgisayar sayısı nasıl bulunmuş?
0
xelon
Bence OEM PC ler de dahildir.

Kırsalı hesaba kattığımızda bu rakamın çokta düşük olmadığı aşikâr.

Amerika da yolu, suyu olmayan köyler var mıymış. Bence ilk olarak bu soruyu kendimize sormalıyız. Gelişmiş ülkelerin geçen yüzyılda bitirdiği şeylere biz hala başlamadık. Ki teknolojiyi nasıl yakalayalım. (Tabi teknolojiden anladığımız cep telefonu tüketmek değilse)

Önümüzdeki yüzyıl 700'lere çıkar diye düşünüyorum. Umarım...
0
ersin2k
Ben bu oranın 1000 kişiye 54 den çok daha düşük olduğunu düşünüyorum. Bu istatistiği hangi verilere dayanarak yapıyorlar bilmiyorum ancak artık şehirdeki pekçok evde bir den fazla pc var. Hatta biz IT uzmanlarını ve bilgiişlem yoğun çalışan diğer sektör uzmanlarını katarsak (örn. sadece bizim evde 3pc 1 notebook var halihazırda günlük kullanılan bu durumda toplamda 4 makine 1 hanede toplanmış oluyor). Ancak Anadolu'ya kırsala gittiğimizde iş değişiyor. Bu durumun EEEpc ler ile ve fiyatları gittikçe düşen dizüstü / masaüstü pc fiyatlarıyla iyileşeceğine inanıyorum.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

FATİH projesinde neden PARDUS kullanılmıyor?

anonim

FATİH projesinde PARDUS'un neden kullanılmadığına dair bir bilgi bulabilsek ne iyi olurdu. Bu konuda bilgisi olan arkadaşlar varsa yorum yazarsa iyi olur. Sabah gazetesinin haberine göre proje çok kapsamlı ve büyük. Bu kadar kapsamlı bir projede eğer PARDUS kullanılsa idi ne olurdu? Veya kullanıyor da biz mi bilmiyoruz?

CD-Rom 48x Media Yalanı

sundance

Uzun süredir merak ediyordum, bu CD-Writerların yazma hızı nereye gidecek diye. En son 40x çıkınca, fiyatı da makul olunca hemen aldım. Tabi ki ilk iş son hızla cd yazmak. Fakat hayretle gördüm ki 40x cdwriter, 24x cdwriterdan pek de hızlı yazmıyordu. Windows altında Nero ile denedim, Linux altında Xcdroast ile sonuç aynı.

Ne demiş atalarımız, en doğrusu her zaman komut satırıdır bu yüzden en son Linux altında Cd-record ile cd yazmaya kalktım ve hayretle gördüm ki, üstünde 48x yazan cd max 24 hızlı, genelde de 16 hızlı yazıyor. Sanırım yeni nesil CDR mediasının özelliği, siz 40 hızlı yaz deseniz de, media buna izin vermezse, cd yanmıyor, sadece yazma hızını düşürüyor. Ve anladığım kadarıyla piyasada 40`ı boşverin 24 üstü yazılabilen CDR yok.

Türk Telekom: Quo Vadis?

FZ

turk.internet.com'a göre: Türk Telekom'dan en son hareket, UMTH'cilere (Uzun Mesafe Telefon Hizmeti) hat vermemek şeklinde geldi. Yaklaşık 1 haftadır ISS'lere bir taahhütname imzalatarak kiralık hat verilirken, UMTH firmalarına ise hiç verilmiyor. Firmalar da Türk Telekom'un hakim durumunu kötüye kullandığı iddiası ile TK'ya başvurdular.

Telekom ve internet sektöründe büyük tepki ile karşılanan uygulamanın Türk Telekom’un şirket içinde yayınlanmış olan 10.11.2004 tarih ve 5385 sayılı genelgesi uyarınca başlatıldığı bilgisi alınıyor.

Alınan bilgiye göre bu genelgenin içeriğinde “Karasal hatlar üzerinden veri iletimi yetkilendirilmesi sadece data hizmetini içerdiğinden ses hariç data amaçlı tüm başvurular, UMTH işletmecileri ile irtibatlandırılmadığı sürece karşılanacaktır.” ifadesi bulunuyor. Bu ise Türk Telekom'un gerek Telekomünikasyon Kurumu tarafından verilen lisansları gerekse 406 sayılı kanun çerçevesinde Türk Telekom'un kalkmış olan tekel durumu uzantısında 1 ocak 2004 tarihinde başlamış olan serbestliği ihlal eden bir yaklaşım olarak bildiriliyor.

Kaynak: http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=11666

Vapurlarımızı Vermiyoruz!

FZ

İstanbul, sürekli inşaat halinde olan, sürekli bir yerleri yıkılıp yeniden yapılan şehir. Forever Under Construction. Bir türlü tarihine, geleneksel değerlerine sahip çıkamayan, hazine değerindeki kalıntılarını süsleyip, koruyup dünyaya tanıtmak dururken onların üzerine beton döküp otopark kuran, butik açan açgözlü insanların şehri...

Şimdi de sıra vapurlara gelmiş görünüyor. İstanbul dediğimizde akla gelen silüetin, manzaranın temel öğelerinden, güzelliklerinden biri iptal edilmeye çalışılıyor. Tabii bunu kabullenemeyen İstanbullular da buna direniyor ve Vapurumu Vermiyorum diyor. Siteyi ziyaret edip söz konusu protestoya imzanızla ve mesajınızla katılmanız mümkün.

Kafa Kırmak İster misiniz Gençler !!!

mambo

Hani burası Türkiye'ye her şeyin suyunun çıktığı yer. 5-6 aydır dumur içersindeyim yaşadığım semtte (ki nezih aile semti olarak bilinir) uyuşturucu almış başını öyle bi yürümüş ki sokakta yürürken kendimi Harlem'de zannetmeye başladım.

Daha önce sokakta gördüğüm tipler şu anda torbacı (yani satıcı), esrar kullanımı 15-16 yaşlarına kadar düşmüş. Esrar temin etmesi sadece 5 dakika sürüyor. İşin ilginç tarafı bu olayın polisler de biliyor fakat bişey yapamıyorlar ya da yapmıyorlar.