Fazlamesai.net'e Soralım: 50 km Otoyol Yapmamak !

0
anonim
Akşam gazetesinden İsmail Küçükkaya'nın buradaki köşe yazısına göre Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Türksat Genel Müdürü Osman Dur arasında son derece ilginç bir diyalog geçiyor...

Dur, Yıldırım’a, “Sayın Bakanım, şu cari açık problemini çözelim” diyor.
Bakan bu sözler karşısında öncelikle şaşırmış ama yakından tanıdığı Osman Dur’un ne gibi bir parlak önerisi olacağını tahmin etmiş olmalı.

Osman Dur, “yeniliklere açık bir kişilik olan” Yıldırım’a şunu öneriyor:

“Efendim, bildik yöntemlerle bu cari açık problemi çözülemez. O zaman yeni bir model üzerinde çalışalım. Dünyanın her yerinden başarılı Türk beyinlerini tespit ettik. Bunların 400’ünü Türkiye’ye getirelim. Büyük bir merkez kuralım. 1’er milyon dolarlık bütçe verelim. Çalışıp, proje üretsinler. Varsın, 399’u batsın. Birisi bile tutsa ülkemizi kurtarırız.”

Öneri özetle böyle. Başka ülkelerde genelde risk sermayesi denilen bu uyglamanın devlet tarafından finanse edilmesi doğru mudur acaba ?

Gerçekten başarı şansı olur mu ? Yoksa o da diğer teşvik ve krediler gibi cebimizden çıktığıyla mı kalır, ne dersiniz ?

Not: Türkiye'de 1 kilometre otoyol maliyeti 6 ila 8 milyon dolar arasında değişiyor.

Görüşler

0
Tarık
hizmet ettiği ülkeyi, ülke insanını düşünen devlet adamları için uygulanabilirliği olan çalışma. zira yurtdışında var buna benzer çalışmalar. yeni bir düşünce değil bu.
0
ihsanunaldi
Bir ülke için zaten yapılması gereken türden ve bazı alanlarda da yapıldığını düşündüğüm bi çalışma. Ayrıca akla gelen herşeyle karşılaştırılmaması gereken bi çalışma.
0
anonim
Karşılaştırmadan ziyade analoji diyelim. Daha iyisini önerirseniz onun üzerinden tartışırız.
0
bm
Öneri özetle böyle. Başka ülkelerde genelde risk sermayesi denilen bu uyglamanın devlet tarafından finanse edilmesi doğru mudur acaba ?

Dogrusunu yanlisini degil de bir farkini soyleyeyim: risk sermayesini hep veren olarak dusunmemek lazim, 'kotu paranin pesinden iyi parayi yollamamak' filan gibi laflar edip -- dogru veya yanlis -- sebeplerle muslugu kapayip sirketleri suratle tasfiye de ediyor bunlar. Bu 400'un 399'unun basarisiz olma durumu iyi de, bu 399'u 'hadi kardesim siz baska is yapin' diye kapatabilir mi devlet? Alternatif senaryo o basarili olan 1'inin yabanciya/ozel sektore (belki baska memlekette) gecmesi, kalan 399'un da ne buyugunuz ne muhtesemiz filan diye nutuklar atip milletin sirtinda kalmasi. Bunun zarari sadece alinmaya devam eden para degil, o personelin verimli olmayacagi bir alanda durmalarinda ayni zamanda. Basarisizi suratle tasfiye atmenin beyin gucunu aciga cikartip yeni arayislar icine sokmak gibi de bir faydasi olabiliyor.

Sirf para hesabi pesindeyse bakan, ve bu risk sermayesi isi iyi bir yolsa, o parayi -- pasif kalmak sartiyla -- bir risk sermayesi fonuna versinler o kumarin getirisiyle ne is yapacaklarsa yapsinlar.

0
sametc
birde tam tersi bir hikaye var bunu bir blogda okumuştum ve gerçekten çok hoşuma gitti...
--------------------------------------------------------------

Zamanın Arjantin ekonomi bakanı Arjantin'in Amerika'ya verdiği beyin göçü ile ilgili soru sorulduğunda "Beyin göçü ile ilgili bir problemimiz yok, beyin göçü olabilir, insanlar gidebilir, ama umarım gelmezler. Çünkü bizi bu hale Amerika görmüş, orada okuyup ülkelerine dönmüş ekonomistler getirdi" demişti.

Evet ne dersiniz buna ?
0
sundance
Klavyene sağlık Samet, resmen ağzımdan aldın, aynı alıntıyı yapmak üzereydim.
0
selam
Mantıklı gibi duruyor öyle değilmi? Oldukça küçük yaşlarımdan beri bu ülkeden giden oldukça zeki insanlardan bahsedilir. Giden 400 kişiyi geri getirdiniz, peki ya ileride gidebilecek 400 kişi için ne yapacaksınız? Ya da henüz gitmemiş ve Türksat uydusu ile tespit edilememiş olan diğer beyinler? Gidenin arkasından vah vah haydi geri gel demektense gidecek olanların gitme isteklerinden vaz geçirebilecek projeler daha ileriye dönük oldur gibi geliyor bana.
0
mentat
klasik şark kurnazlığına, kısa yoldan yırtmaca zihniyetine bir örnek işte. ya tutarsa diye yatıralım parayı. nasreddin hocayı da cumhurbaşkanı yapalım..

risk sermayesi bence ayrıca iyi bir şeydir, ama bu şekilde önerildiğinde pek komik geliyor. risk sermayesi ülkelerin ekonemilerini, totalde sektörleri kurtarmaz, sadece bireylerin, girişimcilerin önünü açar. önerilen zihniyetle yapılan risk sermayedarlığı eksik olsun.
0
sundance
Söz konusu yöntem, riski dağıtmak üzerine, borsada, hatta üretim sektöründe (mikro krediler olarak) sık sık başvurulan bir yöntem.
0
bm
Bunu baska yerde link diye vermistik, bir daha vereyim bu pespektif de olsun: http://blog.guykawasaki.com/2006/06/how_to_kick_sil.html Bu adam da bu devletin fon kurmasi fikrini "yapilmamasi gereken seyler" listesine koymus. Ilgili paragraf su:

Don’t create a venture capital fund. The thinking here is that a government created venture capital fund would kickstart entrepreneurship because of the influx of money. However, if there’s one thing you can depend on in venture capitalists, it’s greed. If you show them good engineers with good ideas for good companies, they will appear by (private) plane, canoe, dogsled, and camel. Such a region doesn’t need to create a fund. A supply of capital does not create demand from entrepreneurs--at least not the kind of entrepreneurs that you want. (There is one notable exception to this: the government of Israel created a seed fund that launched its venture capital industry. However, my interpretation is that the fund was successful because there were already entrepreneurs there; the fund didn’t cause entrepreneurs to suddenly appear out of the desert.)

Hazir bu minval uzerinden gidiyorum, bari biraz komik bir alinti yapayim baska bir yerden:

That it is also a strip-malled, traffic-clogged mess does not take away from the fact that it is one of the great economic success stories of our time. With Fairfax County leading the way, the Washington area is becoming a job machine. So why aren't regions around the country trying to emulate it, as they did Silicon Valley in the 1990s? The simple answer is that they can't. "If you can force the rest of the country to send you money or go to jail, it does wonders for your economy," says northern Virginia writer and noted urban thinker Joel Garreau. Stephen Fuller, who runs the Center for Regional Analysis at George Mason University in Fairfax, puts it more gently: "It's nice to have a rich uncle."
Tamami: http://www.time.com/time/printout/0,8816,1587284,00.html
0
SHiBuMiGo
Konunun üzerinden biraz geçmiş ama ben de farklı bir örnek vermek istiyorum.

Hollanda hükümetinin yürüttüğü bir proje var. Ülkesindeki çeşitli sektörlerde çalışmış emekli ar-ge mühendislerini bünyesinde topladığı bir kurum oluşturuyor. Bu kurum özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki yatırımlara ücretsiz danışmanlık yapıyor. Örneğin siz bir yatırımcısınız, bir çikolata fabrikası açmak istiyorsunuz. Paranız var ama know-how'ınız yok. Bu kuruma başvuruyorsunuz, size fabrikanın kurulumundan başlayarak tüm üretim adımlarının işleme alınmasına kadar ücretsiz danışmanlık yapıyorlar. Siz de fabrikanıza kavuşuyorsunuz.

Peki adamlar ne kazanıyor? Adamlar bu uygulama ile kaliteli bir networke ve dünya üzerindeki binbir çeşit malı üreten bir sürü fabrikanın kapasitelerine, üretim kalitelerine vb. ticaret yaparken kendilerine avantaj sağlayacak çok değerli bilgilere erişim sağlıyorlar. Bu bilgileri de Hollandalı firmalara yine ücretsiz olarak internet üzerinden erişim hizmeti veriyorlar. Hollandalı firma herhangi bir ürünün ticaretini yapmak istediğinde nereden hangi hammaddeyi en ucuza alabileceğini, nerede en ucuza işleyebileceğini rahatlıkla analiz edebiliyor. Hollandalı lojistik firması kimin hangi ürünü ne zaman nereden nereye taşımak isteyeceğini önceden bilebiliyor. Bu da elbette bu firmalara rekabette üstünlük sağlıyor.

Bu örnekten yola çıkarak edinmemiz gereken dersler var:

1) Devlet ticaret yapmaz, şirket sahibi olmaz. Devletin gelir kaynağı vergilerdir. Bu sebeple devlet gelirini arttırmak için şirket kurmaz/işletmez. Devlet katma değer üyaratacak ve bunun sonucu olarak topladığı vergi miktarını arttıracak projeler üretir.

2) Katma değer yaratmak için yüz milyon dolarlar harcamak gerekmez. Ülkenin geleceği için öncelikli belirlediğiniz sektörle/sektörlerle ilgili küçük ve yaratıcı projeler üretebilirsiniz.

3) Büyük projeler büyük rantlar oluşturacağından ve büyük çıkarlar sözkonusu olacağından elinizden kolaylıkla kayıp gider. Bunları denetleyecek etkinliğiniz ve gücünüz olmaz.

4) Devletin amacı ülkede yatırım yapacak özel yatırımcılara uygun ortamı sağlamaktır. Devletin amacı kendi yatırım yapıp diğer yatırımcılarla rekabet etmek - bu da doğası gereği çoğu zaman haksız rekabete dönüşme riski taşır - değildir.

"Internette çocuk pronu var yasaklayın!" diye dolanan zihniyetin "Internette lojistik bilgi ağı kuralım tüm firmalar yararlansın lojistik maliyetlerimiz yarıya insin" benzeri düşünceler üretebilir hale gelmesi dileğiyle...
0
kobe08
kobe08:böyle oturumlar yapmak riskli öncelikle.alacağınız insanların ne denli beyin yıkama operasyonlarından geçtiğini bilemezsiniz.bunu yerine salt yerli beyinlerine yönelip istihdam sağlamak daha mantıklı ayrıca daha sonra bunların yarısını yurt dışına gönderip teknolojik araştırma yapmalarını sağlamak daha iyi olur diye düşünüyorum.teşekkürler..!
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Dört Bir Yandan Bilişim Eğitimi

FZ

Türkiye'de bilgisayar kullanım oranı yıllardır bir arpa boyu ancak ilerlemiş durumda. Bu gidişatı hızlandırmak için firmalar da eğitme ve bilinçlendirme amaçlı etkinlikler düzenliyor. Bunlardan ilki Türkiye Bilişim Derneği ve Microsoft Türkiye tarafından düzenlenen Bilişim Kervanı. Ankara'dan başlayan proje, Türkiye'nin 28 ilini dolaşarak 400 bin kişiyi bilgi teknolojileriyle tanıştırmayı hedefliyor. Başkent dışında ziyaret edilecek şehirler Kırıkkale, Çankırı, Kastamonu, Sinop, Samsun, Amasya, Sivas, Zara, Erzincan, Erzurum, Van, Tatvan, Muş, Diyarbakır, Urfa, Gaziantep, İstanbul, Eskişehir, Konya, Aksaray, Nevşehir, Kayseri, Antalya, Denizli, Uşak, Kütahya, Bursa, İstanbul olarak belirlenmiş durumda (http://www.microsoft.com/turkiye/bilisimkervani).

AB, Bilgisayar Güvenliği ve Diger Konular...

anonim

Bir haberi FM'ye yazmadan önce en az bir kez düşünürüm. Bu haberi yollamadan önce iki kez düşündüm. Sebebi haberin yalnızca bilgisayar güvenliğini değil aynı zamanda siyasi bazı konuları da içermesiydi. Ancak sonuç olarak FM camiasının bu haberi görmesi gerektiğine karar verdim.

Aşağıdaki linkte AB Türkiye temsilcisi Karen Fogg'un e-postalarını ele geçiren şahıs ile yapilan röportajı bulacaksınız. Aslında konu ile ilgili söylenebilecek pek çok sey olmasına rağmen ben yazıdan şu alıntıyı yapmak istedi:

Ergenekon'da Bilgisayar Bulguları Kanıt mı?

sosgezbir

Basında "Ergenekon" adıyla bilinen "Ümraniye Soruşturmasında" aramalar sonucu onlarca kişinin ve bir televizyon kanalıyla bir derginin ve bir partinin gerek bilgisayarına gerekse sadece sabit diskine el konuldu.

TBMM Teknoloji Komisyonu Üyesi, Endüstri Mühendisi ve Bilgisayar Yazılım Uzmanı Seyhan, 4 Aralık 2004’de kabul edilen 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134’üncü maddesine göre hákim ya da savcı kararıyla elektronik ortamdaki kayıtlara veya bilgisayarlara el koyulacak ise yedeğinin alınması, bu yedeğin de adli makamlarca veya polis tarafından mühürlendikten sonra kişiye veya avukatına verilmesi gerektiğini söyledi.

MSN'de 3. Hotmail'da 6. Yazılım Geliştirmede Kaçıncı?

anonim

Microsoft, Antalya Kemer'de düzenlediği basın toplantısında Türkiye'de 14.4 milyon MSN Messenger kullanıcısı, 10.2 milyon Hotmail kullanıcısı olduğunu belirtmiş. Bu değerlerle Türkiye, MSN Messenger'da dünya üçüncüsü, Hotmail kullanımında ise dünya altıncısıymış.

Toplantıda Microsoft tarafından Türkiye bilişim pazarı konusunda açıklanan veriler ise oldukça ilgi çekici. Türkiye bilişiminin 4.4 milyar dolarlık Pazar pastası incelendiğinde Türkiye pazarının yarıdan fazlasının (2,36 milyar dolar, %54) donanıma ayrıldığı görülüyor. Yazılıma ayrılan pay ise yüzde 14 civarında (617 milyon dolar) kalıyor. Pastanın kalan kısmı ise (1,4 milyar dolar, %32) servisleri kapsıyor. Teknoloji kullanımında gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye’nin hala donanım konusundaki açıklarını kapatmaya çalıştığını ve yazılım ve hizmetlere gereken payın verilemediği ortaya çıkıyor.

Milli Otomobil Yaptık (Mı?)

FZ

Murat Koç'un blogunda Türklerin geliştirdiği bir 'milli otomobil'e dair haberi ve soruları görünce paylaşalım istedik:

"Ülkemizin gelişimine katkıda bulunmak için 'ETOX' u üretmeye karar verdik. 7 aylık bir tasarım sürecinden sonra, günümüz otomotiv sektöründe kullanılan tüm mühendislik teknolojilerini içinde barındıran teknoloji kullanılarak prototip imalatı başarıyla tamamlanarak, seri üretim belgesi almak için İTÜ Otomotiv Teknolojileri Araştırma Merkezi (OTAM)’ da testlere tabi tutulmuş ve 33 ana başlıkta toplanan testleri başarıyla tamamlamıştır.