Milliyet'e göre telif hakkı ne demek?

0
mrtksn
Milliyet'teki haberleri okurken sağ tıkladığınızda fotoğraf ve metinlerin kopyalanamayacağına dair uyarı ile karşılaşırsınız. Bunun sebebinin telif hakları olduğunu tahmin etmek güç değil; peki Milliyet'in benim fotoğrafımı izin almaksızın kendininmiş gibi kullanması ve bir haberlerine yaptığım yorumun metnini resmin bana olduğunu belli etmeyecek şekilde değiştirmesi telif haklarına nekadar uygun?
Şu adresteki bahsi geçen habere tanık olmuştum ve tasadüfen yanımda fotoğraf makinası vardı ve fotoğrafını çektim. Eve geldiğimde Milliyet'in web sitesinde bu kazanın haberini gördüm ve haberle ilgili bir yorumda bulundum. Yorumuma çektiğim fotoğrafın adresini de eklemiştim. Ancak bir kaç saat sonra habere tekrar baktığımda haber fotoğrafı olarak benim çektiğim resim vardı; Ancak beni kızdıran şey yaptığım yorumda fotoğrafın adresinin silinmiş olmasını görmemdi. Yani milliyet basbaya fotoğrafı üstüne geçirmişti. Fotoğrafın orjinali, exif verileriyle birlikte bende mevcut; onların elindeyse sadece kırpılmış versiyonu ve haberde kullandıkları küçük versiyonu var.

Bu konu materyallerin aitliği ile ilgili internet güvenirlinin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor bence. Yani yaptığınız bir çalışmanın başka birinin üstüne geçmesini nasıl önleyebilirsiniz? Mesela bir yazı yazdınız veya resim/fotoğraf/animasyon falan yaptınız ve bir gün biri çıktı ve bu materyallerin kendine ait olduğunu iddia etti, ne yaparsınız? Ne yapabilirsiniz?

Görüşler

0
Chriseba
herşeyden önce, "burası internet, her türlü bilginin-verinin serbestçe dolaşabildiği, yayılabildiği, hatta takip edilmesinin neredeyse imk^ansız olduğu bir platform" demeden önce, "burası türkiye" demek istiyorum.

neden mi?

emek vermeden elde etmeyi, başkasının ürettiğini kendi malıymış kimi tanıtmayı, hatta telif haklarının kısmen hiçe sayıldığı bir ülke denilebilir. işte bu yüzden, televizyonlarda veya interneteki görüntüleri izlerken çoğunda koca koca logolar görülmekte.

yapabileceğin hiç bir şey yok. ne kadar sesini yükseltirsen yükselt, o yayın kuruluşundakilerin seni dinleyeceği de yok. kendi bildikleri yoldan tam gaz gidiyorlar.

en azından benzeri bir olayda bir dahaki sefre GIMP, PHOTOSHOP gibi uygulamalarla resmin kalitesini bozmayacak şekilde kendi adını şeffaf bir font ile yaz :)
0
anonim
Haberin başında koyu kırmızı renkte "Fotoğraf: Almert" yazılmış. Bu sanırım siz oluyorsunuz?

Aynı haberin sayfasında fare ile sağa tıkladığınız da "Bu sayfadaki metinler ve fotoğraflar kopyalanamaz" duyarısı çıkıyor. Bu "kopyalanamaz" durumu Milliyet için geçerli değil belli ki..
İronik..
0
mrtksn
hmm, mail attım onun üzerine yaptılar bu değişikliği herhalde; ama yine de izin almaları gerekirdi; aslında derdim fotoğrafın kullanılması değil; yorumumdan fotoğrafın linkinin kaldırılması; konuyu genel olarak da ele almak gerekiyor bence; sonuçta bunun gibi bir şey olmasa da yaptığınız bir çalışmanın size aitliğini nasıl korursunuz?
0
Tarık
bu tip bir fotograf için milliyetin size para ödemesi gerekir. Fotografın nerden geldiğini yazmak, milliyete fotografı sahiplenme hakkı vermez. Fotografı yayınlarken sizin dikkatli olmanız gerekirdi diye düşünüyorum. Gördüğünüz gibi milliyet hiçbirşey olmamış gibi fotografı kendine mal etmiş durumda.
0
serkanaltuntas
Hukuktan anlamam ama az çok kestirebiliyorum. Şimdi fotoğraf için alma hakkına sahip olduğunuz ve muhtemelen sizin karar vereceğiniz bir fiyat için dava açsanız ve kazansanız. Birileri bunu duysa ve neyin doğru olması gerektiğini öğrense... Bunun için de sembolik bir rakam olan 1YTL isteseniz mesela... Ama kim uğraşacak ki bu dava ile...
0
sundance
Merhaba,

Herşeyden önce sizden izin alınması en önemli kısım. Bunu yapmamış olmaları, ya da sizi haberdar etmemiş olmaları bir problem.

Fakat linkin sizin sitenize verilmemesi normal, dahası doğru.

Zira bir gazete ya da resmi bir kurum, o linkin gösterdiği sayfanın içeriğini kontrol edemez, siz istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz o içeriği. Bu sebeple mümkün olduğu kadar bu tür içeriği kendi üstlerine almalarında fayda var. Tabi burada sözkonusu içeriğin tek bir dosya, genellikle de bir resim olduğunu varsayıyoruz. Öbür türlü zaten Internet haberciliği diye bir şey kalmazdı.

Tabi bunları Milliyet'i haklı çıkartmak için değil, sadece olayların böyle bir bakış açısı da olduğunu belirtmek için söylüyorum.

Öte yandan asıl problem, kurumlar ve bireylerin karşı karşıya kaldığı durumlarda bireylerin devamlı eziliyor olmaları.
0
anonim
Telif hakkı da neymiş canım! Telif hakkı Microsoft gibi tekellerin insanlığı sömürmek için uydurduğu bir araçtır o kadar! Çektiğiniz fotoğrafı insanlık ile paylaşma erdemi dururken neden bencilce taleplerde bulunuyorsunuz!
0
serkanaltuntas
Bu talep hazır fırsat bulmuşken kazıklamak için yapılmış gibi durmuyor. Her şeyi paylaşmak istemeyebilirsiniz. Sadece kendiniz için yaptığınız bir tarasımı artık insanları bıktırıcak oranda başkalarında görmek belki birilerini üzer... Bu sanki biraz da onunla ilgili.
0
mrtksn
zaten fotoğraftan gelir elde etme gibi bir niyetim olsa adamlara elimde kazanın fotoğrafı var diye mail atardım; zaten ben bu fotoğrafı paylaşmak için imageshack.us e upload ettim ve linki yorumumda gönderdim; ama milliyet ne yaptı? o fotoğrafın üstğne kondu. cidden sembolik bir dava fln açmak iy olurdu da, "burası türkiye" diye aklının ucunda bulundurmak zorunda herkes; Oysa örneğin abd'den hep bu tür davalar duyuyoruz; herşeyi geçtim; ben oraya başka kazanın fotoğrafını da koyabilrdim; güvenilir haber kaynakları tanımadıkları etmedkleri bir üye mi şimdi?
0
Zebani
:D Sizi çok yakından tanıyorlar demek ki. Adamlara aşırı güven vermişsiniz. "Burası, Türkiye!" Ne garip değil mi? Adam gibi işlemeyen ve hızlı çalışmayan (ve insanları adalet talep etmek istemekten uzaklaştıran) bir adalet sistemimiz var ve biz bu sistemi zorlamadıkça da böyle kalacak gibi.
0
fkoksal
"Burası türkiye" demekten baska birsey gelmiyor aklıma dogrusu. Baskalarının yazdıklarını kullanıp doktora tezi hazırlayarak hic haketmediği yerlere gelenlerde var bu memlekette!

Ama bakın aynı mevzuya isveçte nasıl bir çözüm bulmuş. Derslere ödev olarak hazırladığınız makalerler bile uygun bir formata göre düzenleniyor (mesela IEEE). Sonra bu makalelere birer index numarası verilerek database'e ekleniyor. Daha ilk dersten size bir kağıt imzalatılıyor, herhangibir şekilde başkasının yazısını yani dolaylı olarak düşüncesini kullanarak aşırma (plagiarism) yapmayacağınıza dair. Yaptığınız takdirde yaptırımlarını da kabullenmiş oluyorsunuz. Daha sonra sunduğunuz ödev mahiyetindeki makaleler, bahsi geçen database kullanılarak aranıyor (Sanırım öğretim görevlilerinin kullandığı özel bir programla). Eğer ödevinizin herhangi bir yerinde başkasına ait bir cümle kullanmışsanız ve gerektiği şekilde referans göstermediyseniz aşırma suçlaması ile karşı karşıya kalıyorsunuz!

Olayla ilgili arkadaşımın balışından geçen bir anıyıda anlatmak isterim. Ürdünlü arkadaşım ödevin sunumu için hocanın odasına gidip, sunumu yapar. Hoca arkadaşımın Summerville'e ait olduğunu iddia ettiği cümleyi göstererek: "Bu cümlenin Summerville ait olduğuna emin misin?" diye sorar, ve tekrar kontrol edip tekrar ödevi geri yollamasını ister. Arkadaşım eve gidip referansları kontrol ettiğinde farkeder ki, referans numarası olarak [16] yazması gereken yere [6] yazmıştır. Yani Karl E. Wiegers'e ait olması gereken cümleye referans olarak Sommerville gösterilmiş. Yani bırakın başkasının cümlesini aşırmayı, yanlış referans gösterenleri bile tespit ediyorlar!

Bizimkilerin birkaç yüz fırın ekmek yemesi lazım kanımca.
0
towsonu2003
Dava açın. Eminim bu konuda uzmanlaşan avukatlar Türkiye'de de vardır.

Sonuçta Milliyet'in fotografınızdan gelir elde ettiğini düşünürsek, bu gelirin bir kısmı sizin hakkınız. En azından (varsa) o sayfadaki reklamdan gelen gelirin bir kısmı.

Yok eğer dava açmak çok zorunuza gidiyorsa, o zaman Milliyet yanlış bir şey yapmamış, çünkü fotografınızın paylaşilmasından hukuki olarak rahatsız olmuyorsunuz.

Gazetenizi değiştirin, ve bunun sebebini bir emaille Milliyet yazı işleri müdürüne gönderin, diğer gazetelere de CC çekin.

Serbest bilgi dolaşımı, kişinin kendisine dokununca pek hoş olmuyor anlaşılan.

0
ozancaglayan
tartışılacak çok da fazla bir şey yok aslında ne telif hakkı, ne özgür bilgi, ne serbest dolaşım... şimdi ben picassonun tablosunu çalıp altına adımı yazıp insanların beğenisine sunsam, bundan ne farkı var ? yapılan şey son derece etiğe aykırı. medyada tekel oldukları gibi bir de kuralları da artık burdan yola çıkarak yeniden belirliyorlar.
0
Evil_Empire
Creative Commons ile lisanslamayı deneyin. Creative Commons hakkında ayrıntılı bilgi creativecommons.org adresinde mevcuttur.
0
boreas
Kullandığınız formata bu tür bilgiler girebiliyor olmalısınız. Hiç bu tür bir araştırmada bulundunuz mu? JPEG ya da TIFF (ya da başka bir formatta) Açıklama kısmına istediğiniz bilgileri girerek fotoğrafın haklarını kendinize alabileceğinizi umuyorum. (tabiki bu fotoğraf için artık çok geç :( ).
0
mrtksn
sanırım exif verilerinden bahsediyorsunuz;o bilgiler girildiği gibi silinebiliyor da; bendeki orjinal resimde saat kaçta çekildiği, hangi model ve makine ile çekildiği, makinanın hangi ayarlarıyla çekildiği v.s resimde kayıtlı, ancak resmin boyutu değiştirilince uygun olmayan bir yazılımla değiştirildiğinden veya bu amaçla değiştirildiğinden exif bilgileri silinir kolaylıkla;
0
HungryMind
Aslına bakarsanız, ctrl+c tuş kombinasyonunu da engellememelerine şaşırdım.Bu sitede çok güzel kopyalanabiliyor. Ben firefox kullanıyorum ve sağ tıklayınca sadece bir uyarı kutusu geliyor ama sitedeki her türlü içeriği, kopyalıyabiliyorsun. (Firefox'un telif haklarını pek ciddiye almadığı doğru galiba :) )
0
Zebani
Sanırım "Print Screen" tuşunu da engellemenin bir yolunu bulmalılar. :P
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Telekom Zamları Yargı Yolunda

FZ

Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Fatih Dinler, milyonlarca kullanıcı adına Telekom'u dava ediyor. Türk Telekom'un Internet erişim ücretlerine yapmış olduğu zam ile ilgili olarak dava açtıklarını belirten Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Fatih Dinler; “internet erişim ücretlerine yapılan zamlar “sosyal devlet” ve “hukuk devleti” ilkelerine aykırı olduğu gibi haberleşme özgürlüğüne de vurulan bir darbedir. " dedi.

Anne Bana Bilgisayar Alsana

FZ

Bir etrafınıza bakın, bir de bana. Belki gücünüz yetmeyecektir ama umarım beni anlayışla karşılarsınız. Nasıl desem tanıdığım bazı arkadaşlarda, daha doğrusu yüzde seksen beşinde var bilgisayar (...) Sizlere söz veriyorum eğer bir bilgisayarım olursa ailemi, şehrimi, tüm Türk milletini, tüm dünyayı yani tüm insanları daha iyi tanıyıp kaynaşacağım. (S.Ö /Gaziantep)

Keşke bir bilgisayarım olsaydı. Fen ve matematik çalışırdım. Anneme yeni yemek tarifleri bakardım. Babamın iş çalışma programını hazırlardım. Bilgisayar dersime çalışırdım. Oyunlar oynardım. Erol abimin bilgisayarı açmaması için şifre koyardım. FİFA 2002, Kantır (Counter Strike demek istiyor) oynardım. Harçlığımın yarısıyla CD kiralardım (...) Kral TV'yi hiç açmazdım. Bilgisayarımın ekranına Galatasaray bayrağı yapardım. Galatasaray marşını dinlerdim (E.U. / İzmir)

Vapurlar Hep Kalacak

anonim

Şehir hattı vapurlarının İDO'ya devredilmesiyle vapurların kaldırılmayacağı bizzat İDO genel müdür tarafından açıklanmıştı. Bu açıklama pek yeterli görülmemiş olacak, tartışmalar bir süredir devam ediyor. Nitekim fazlamesai'ye bile konu oldu.


İDO da bu tartışmaları farketmiş olacak ki Vapurumu Vermiyorum sitesine bugün açtığı http://www.vapurlarhepkalacak.com/ ile yanıt vererek İstanbulluların içini bir kez daha rahatlattı. Sizi Aydınlatalım başlığıyla yayınlanan yazıda İstanbullulara duyarlılıkları için teşekkür edilerek kimsenin vapur keyfinden mahrum bırakılmayacağı belirtilmiş. Kısa bir süre sonra da herkese açık bir forum oluşturacaklarmış.

Cumhurbaşkanı Sezer İnternete Sansürü Onayladı

FZ

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun" ile 5652 sayılı "Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilerek Kabulüne İlişkin Kanun"u onayladı.

Kurunun yanında yaş da yanar mı desek, Internet'i sebze meyve gibi gören zihniyet ile daha nereye kadar mı desek, ne desek?

Vapurlarımızı Vermiyoruz!

FZ

İstanbul, sürekli inşaat halinde olan, sürekli bir yerleri yıkılıp yeniden yapılan şehir. Forever Under Construction. Bir türlü tarihine, geleneksel değerlerine sahip çıkamayan, hazine değerindeki kalıntılarını süsleyip, koruyup dünyaya tanıtmak dururken onların üzerine beton döküp otopark kuran, butik açan açgözlü insanların şehri...

Şimdi de sıra vapurlara gelmiş görünüyor. İstanbul dediğimizde akla gelen silüetin, manzaranın temel öğelerinden, güzelliklerinden biri iptal edilmeye çalışılıyor. Tabii bunu kabullenemeyen İstanbullular da buna direniyor ve Vapurumu Vermiyorum diyor. Siteyi ziyaret edip söz konusu protestoya imzanızla ve mesajınızla katılmanız mümkün.