Korsanlık iyidir ;)

0
sundance
Daha önce de defalarca çeşitli makalelerde "korsanlığın aslında müzik sektörü başta olmak üzere, dizi ve film sektörlerini canlandırdığı" belirtilse de RIAA ve benzeri kuruluşlar inatla bu konudaki araştırmaları görmezden gelip, bu yeni oluşan pazarın iliğini kanını emmek için hiçbir fırsatı kaçırmamaktalar.

Öte yandan bu yeni düzenin kurallarını anlayan bazıları da yok değil. TorrentFreak'de yeralan bu habere göre, WB'dan ismi açıklanmayan bir yetkili yeni şovlarına olan ilgiyi arttırmak için, pilot bölümünü torrent sitelerine sızdırdıklarını itiraf etti.
Örnek vermek gerekirse 2003'de Sci-Fi kanalında yayınlanan Galactica Miniseries, yayından kaldırılması bile düşünülürken Internet'e sızan bölümlerinin gördüğü yoğun ilgi sayesinde rating rekorları kırmıştı. Bkz. Piracy İs Good

Görüşler

0
Tarık
geniş bant internet, sayısı onlara varan kaliteli video paylaşım sitesi, internetteki tonla yasal ve ücretsiz eğlence sitesi, onlarca p2p ağı, buna mukabil torrent kaynakları vs. vs. vs.

tv ve sinema artık yerini yukarıdaki şeylere bırakıyor. Bunu gören iyi istatistik uzmanları var ve çalışıyorlar. Birileri onları piyasada araştırma yapmaları için tutuyor. Sonuç olarak telifli eğlence ürünlerinin "korsan pazarlama teknikleriyle" müşteri çekebilme gayreti ortaya çıkıyor.


0
dfisek
Biz ona Türkçe'de "şov" değil dizi diyoruz :)
0
sundance
A-aaaa :) Biz de buna "Doruk Fişek yaşıyormuş!!!" diyoruz
0
hakamaka
Ben müzik, sinema ve yazılım gibi sektörlerde para kazanma işinin yanlış şekillerde yapıldığına inanıyorum.

Örneğin siz bir Windows'u öğrenmeden nasıl iş yerlerinde kullanacaksınız. Ya da ne olduğunu bilmediğiniz bir şeye nasıl 120 dolar vereceksiniz. Siz Photoshop ve office gibi programları öğrenmeden nasıl bunları iş yerlerinde kullanacaksınız.

Veya siz bir şarkının güzel olup olmadığını bilmeden nasıl olurda bir albüme bir sürü para verirsiniz. Bir filmin iyi olup olmadığını bilmeden nasıl arşiviniz için para veripte alırsınız.

Bu sektörlerin geneline baktığınızda aslında hizmet sektörü olması gereken işler direkt satış konusu edilmişler. Aslında bu ürünlerin hepsi ticari maksat taşımadığı sürece ücretsiz edinilebilmesi gereken şeyler.

Peki nereden mi kazanacaklar. Gerçekten kendilerine güveniyorlarsa çok güzel bir işletim sistemi veya grafik yazılımı yapacaksın ve bunu ticari kullanımlar için ücretli lisans yapacaksın. Öğrenciler ve bu yazılımları öğrenmek isteyenler ücretsiz kullanıp öğrenecek ama işin içine ticari bir firma girdiğinde zaten bu firma bu işten ticari menfaat sağladığı için ve eğer işinide görüyorsa seve seve parasını ödeyecekler.

Bunun dışında asıl parayı tabi teknik destek ve servis işleriyle kazanacaklar.

Bir diğer taraftan bakacak olursak bir sanatçının parçalarını internetten ücretsiz edindiğinizi düşünün bu sanatçının konserine kim bedava gidiyor Allah aşkına. Kimsede konser için verdiği paralara yanmıyor. Çünkü sanatçıyı zaten seviyorsa ve beğeniyor ise bu parayı veriyor.

Ülkemizdede bu böyle değil mi. Albüm piyasası çok ciddi bir piyasa değil ama sanatçıların zaten albüm yapma amacı konserlerine taban oluşturacak parçaların görsel olarak reklamından başka birşey değil mi?

Size aslında var olan pazarlama yönteminin yanlış hatta haksız olduğu hakkında birkaç örnek de verebilirim.

Örnek 1: Bu ülkede sesinde çok güzel şarkılar dinlediğiniz Nilüfer kendi albümlerinde söylediği halde konserlerinde Kayahan bestelerini söyleyebiliyor mu? (Bilmeyenler Kayahanın bestelerini Nilüfere okutmayı yasakladığını internetten arayıp öğrenebilir ler.)

Bu iş sizede saçma gelmiyor mu?

Örnek 2: Youtube'de insanlara gitar çalmayı öğreten video dersleri bu öğretilen derslerin içinde telif hakkı olan şarkılar çaldı diye yayından kaldırtılıyor.

Düşünün ben doğum gününüde şarkı söyledim diye telif haklarını ihlal mi edeceğim.

Uyarı: Bu bir uyardırı. Neyin uyarısı mı? Haklarınıza sahip çıkma uyarısı.

Çünkü her önüne gelen her şeyi lisanslar ise bu dünya da yaşamak da lisanslanacak. Üstelik bunlar bir fayda adına yapılacak.

İddia ediyorum ki eğer gerçekten everensel yasaların gözetildiği bir yargılama yapılsa mp3 ya da film paylaşan hiçkimse bu işten ötürü cezalandırılmaz. Bundan ticari bir menfaat edinmediği ve bu eylemini özellikle paylaştığı sanatçıya zarar vermek için yapmadığı sürece.

Çok uzattım biliyorum ama ne tarafından bakarsanız bakın bu işe birde korsan ismini vermeleri çok büyük bir hakarettir. İnsanları sömürmek yasal oluyor ama sen elindeki mp3'leri arkadaşlarınla paylaşınca(ticari menfaat olmadığı sürece) korsan oluyorsun.

Bu kaldırılabilecek bir hakaret değildir. Ben şimdi şurda bir parça mırıldansam da korsan mı olacağım.

O zaman ilan ediyorum. Bu ülkedeki herkes korsandır. Sıkıyorsa birisi hiçbir şekilde bu sayılan kapsamlara giren bir iş yapmadığını iddia etsin.

Edemezler çünkü kendileride aslında bu yaptıkları mücedelenin asılında sadece para kazanmak adına yapılan bir mücedili olduğunu biliyorlar.

Hepsi bundan ibaret. Yaşasın kapitalizm. mi?
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Charlie'nin Çikolata Fabrikası

parsifal

Tim Burton ve vazgeçemediği yetenek Johnny Depp işbirliğinin son meyvesi Charlie'nin Çikolata Fabrikası bugün ülkemizde vizyona girdi.

FRP fragman projesi, hem de yerli

redogre

FRP oynayan bir grup genç bunu bir film haline getirmeye çalışırsa ne olur? "Hiç bişey olmaz" dediğinizi duyar gibiyim. Ama eğer bu grup "Film çekemiyorsak fragman çekelim!" derse ne olur? Ben hemen söyliyim, 25-30 kişinin çalıştığı bir proje olur.

www.trailerproject.net adresinde çok geniş yaş grubundan birçok FRP sevdalısının üzerinde uğraştığı "Ejdarha Mızrağı" film fragmanı projesi ile ilgili detaylı bilgi alabilirsiniz. Maskeler, kasklar, zırhlar hepsi el emeği göz nuru... Hele bir Chainmail var kii.. Bence FRP ile alakası olan herkes görmeli. 20.000 halkadan tektek örmüş arkadaşlar.

Tam bir BiletiX Macerası

anonim

Sinema gündeminde "Yüzüklerin Efendisi" olunca bize de bu filmi görmek düştü.Şimdi kim gidip sıraya girecek hemde bir gün sonraki seans için. Evet İstanbul'dayken çokça panolarda gördüğüm BiletiX sitesine(www.biletix.com) giriyorum.Bölge seçimiyle Ankara Odeon Cineplex sinemasında istemediğim bir koltuğa(bilgisayar koltuk seçimini kendisi yapıyor) bilet alma girişimim "Maestro Card" kabul edilmediği için kursağımda kalıyor.Ne yapalım sinema sinema dolaşıp bilet bulacağız!Oda ne gittiğim ilk sinemada saat 18:00 için bilet olduğunu söylüyor kasiyer bayan.Ama benim yılbaşı akşamını sinemada geçirmek gibi bir düşüncemde yoktu.Üç arkadaş Ankara sokaklarında gezerken ne yapalım diye düşünüyor ve üzerinde çalıştığımız projeler hakkında bilgi alış-verişinde bulunuyoruz.Yani eğleneceğimiz günde bile iş konuşur oluyoruz.Ve yeniden bu filmi seyretmeye karar veriyoruz ama nasıl!?

UZAK Filmi Cannes 2003 Jüri Büyük Ödülünü Kazandı

FZ

Uluslararası sanat dünyasındaki son övünç kaynaklarımızdan biri olan Nuri Bilge Ceylan, "UZAK" filmi ile bu sene 56.sı düzenlenen ve dünyadaki en prestijli, önemli film festivallerinden biri kabul edilen Cannes film festivaline katıldı ve Jüri Büyük Ödülüne layık görüldü.

Sinema sanatında uluslararası çapta neler başarabildiğimizi bir kez daha gösteren ve Türkiye'nin isminin pekçok yabancı basın-yayın organında bir kez daha olumlu şekilde geçmesine yol açan usta yönetmen Nuri Bilgi Ceylan´ın FM ekibi olarak selamlıyor ve kendisini tebrik ediyoruz.

Uygunsuz Gerçek

FZ

İnsanlık bir saatli bombanın üzerinde oturuyor. Eğer dünyanın birçok yerindeki bilim adamlarının söyledikleri doğruysa, gezegenimizin tamamını etkileyecek, birbirini tetikleyen, tahribat yaratacak, daha önce yaşadıklarımızın çok ötesinde; olağanüstü hava koşulları, kuraklıklar, seller, salgınlar ve öldürücü sıcak dalgaları dizisinden oluşan büyük bir felakete sadece on yıl var.