Internet'te bir şeyler oluyor!

0
sundance
ZDNet'te yeralan bu habere göre, Internet'de kaynağı çok belirlenemeyen garip bir trafik var.

Mayıs ortasından beri Internet'te dolaşan bu kaynağı belirsiz ağ aktivitesinin sebebi olarak ISS firması bir hacker programı gösterdi. Fakat diğer güvenlik firmaları bunun başka bir şeyler daha olduğundan şüpheleniyorlar.

Meydana gelen gariplikler arasında TCP/IP Windows size 55,808 byte olmasi (normali 1024 ve civarıdır) ve kaynak adresi olarak IANA tarafından rezerve edilmiş (dolayısıyla, hiçbir standart routerdan geçmemesi gereken) adresler kullanması gösteriliyor. Is there a GHOST in THE SHELL ?

Görüşler

0
FZ
GITS var mı bilmiyorum ama bence evrim devam ediyor. Yapay falan değil, bilgisayarlar da bu fiziksel evrenin bir parçası ve bizimle aynı fizik yasalarına uyuyorlar. Buna uygun şekilde gelişiyorlar. Karmaşıklaşıyorlar, çevreleri ile (insalar ve diğer bilgisayarlar) etkileşime giriyorlar. Aptal olduklarını iddia edebiliriz ama unutmayalım ki birkaç milyon yıl önce dünyayı kaplayan çorbanın içinde yuvarlanıp duran amino asitlerin de pek akıllı olduğu söylenemez. DNA da RNA da enzimler de ya da biyolojik virüsler de pek akıllı sayılmazlar, sadece devamlı ve devamlı, bıkmadan usanmadan aynı `algoritma´ya göre hareket edip duruyorlar. Arada küçük küçük mutasyonlar oluyor ve yeterince uzun zaman varsa ki var ortaya farklı `tür´ler çıkıyor.
0
tongucyumruk
Hmm... Bu yorum bana yıllar önce okuduğum (ve daha sonra videosunu bulup indirdiğim) super kompüter collossus (kitap 70lerde basılmış bilgisayar yokmuş o yıllarda) adlı kitabı hatırlattı. Kitabın konusu şöyleydi:

Soğuk savaş yıllarında amerikalılar tüm savunma sistemlerini kontrol edecek bir bilgisayar sistemi geliştirirler. Aşırı güvenlikli ve asla yenilemeyecek şekilde bir sistem ortaya çıkarırlar. Bu arada Rusya'nın da eli boş durmamaktadır. Benzer bir sistemi de onlar geliştirmiştir. Sonuçta dünyanın elinde yenilmesi mümkün olmayan iki tane mükemmel savaş bilgisayarı vardır. Ve birgün amerikan bilgisayarı rus bilgisayarına durup dururken ilk bit'i yollar... 0'dan başlayarak karşılıklı sayı sayarlar, daha sonra işler daha da karmaşıklaşır, matematik, fizik formülleri vs... Neyse daha fazlasını anlatmayayım kitabı sahaflardan falan bulup okumanızı tavsiye ederim.
0
FZ
İtiraf etmeliyim ki benim de yukarıdaki sözleri sarf etmeme yol açan, bana ilham veren çok önemli bir düşünürün çok önemli bir kitabı idi. Üstad Daniel C. Dennett´in `` Darwin´s Dangerous İdea: Evolution and The Meanings of Life [www.amazon.com]´´ isimli eserini hayat, zekâ (doğal ya da yapay), biyoloji, evrim gibi konularla ilgili herkese gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim (özellikle Gödel ve Penrose okuyup da allak bullak olmuş fırtınalı ruhlara ;-).

Bilgisayarlara bakıp fantazi yapmaya, bilimkurgusal heyecanlar yaşamaya gerek yok. Fantastik bir tasarım görmek istiyorsanız geçmişe bakın, hayatın kökenlerine bakın, kocaman mavi bir gezegeni kaplayan bir yığın APTAL makromolekülün birkaç MİLYON YILl boyunca TRİLYON ÇARPI TRİLYONLARCA deneme yanılma, bozulma yeniden kurulma, değişik değişik varyasyonları deneme sürecinden geçip ÇEVRELERİ ile de fizik yasaları dahilinde etkileşime girerek neleri oluşturduğunu inceleyin. Küçük dilinizi yutmasanız dahi epey şaşıracağınıza kalıbımı basarım.

Bilgisayarların pratik olarak çalışma tarihleri sadece son 50 yılı kapsıyor. Bilgisayarların yüksek oranda birbirleri ile bağlı hale gelme tarihleri ise sadece ve sadece yaklaşık son 20 yılı kapsıyor. Henüz bir yüzyıl daha geçmedi, buna 50 yıl daha var. Klişe bir laf gibi gelebilir ama: Beklenmeyeni beklemek lazım. Tahmin etmemiz mümkün değil, sadece spekülasyon yapabiliriz ve karşılaşacağımız ya da torunlarımızın karşılaşacağı tahminlerimizle pek çakışmayacak.

Evrim devam ediyor ve ürettiklerimiz de bunun bir parçası. Şu anda hala birkaç milyon satırlık bilgisayar kodlarını yazabilen ve bunları öyle ya da böyle hafızasında barındırabilen, bunları anlayıp bunlara müdahale edebilen zekâda bireylere sahip bir canlı türüyüz ama bunun devam edeceğinin garantisi yok. Sınırlara ne zaman geleceğiz bilmiyorum ama geleceğimizi düşünüyorum. Bir şeyin rasyonel ya da algoritmik olması onun illa ki insan beyni tarafından mantıklı bir sürede kavranabilecek olmasını gerektirmez. Karmaşıklığını kavrayamadığımız sistemler ortaya çıktığında bunların atalarını bizim geliştirmemiz hiçbir şey ifade etmeyecek. Nasıl ki bakterilerden ya da aptal ve cansız makromoleküllerden ortaya çıkıp `insan´ denilen karmaşık bir sisteme vardı isek...

`Amaç´, `nedensellik´ gibi kavramlar eğilip bükülmeye başlayacak, kafalar iyice karışacak. (Benimki zaten karışık :-P )

Güneşin dünyanın çevresinden dönmediğini öğrendiğimizde moralimiz biraz bozulmuştu, ufaktan aşağılık kompleksine kapılmıştık, sonra komple güneş sisteminin de binlerce sistemden biri olduğunu öğrendik, ardından onun da içinde olduğu galaksinin pek çok galaksiden biri olduğunu öğrendik ve işler iyice sarpa sardı. Şimdilik egomuzu tatmin edebilecek şey, henüz fethedilmemiş bir kalemiz var, buna `akıl´, `bilinç´ falan diyoruz. İçimiz sıcak bir güven duygusu ile dolup taşıyor. Ancak basit ve acı bir gerçektir: Kendine güven ne kadar büyük ise yenilgi de o denli soğuk, yakıcı, travmaya sokucu, acımasız ve tatsız olur. Tarih bunun örnekleri ile doludur.

Internet koduna gelince... Mistik takılmaya gerek yok bence de acemi bir programcının dikkatsiz bir denemesinin geçici sonuçları dolanıyor ortalıkta. Yakında kaybolur ;-) Yine de bu tip bir tartışmaya yol açması bakımından çok değerli bir vaka.
0
yalcink01
Muhtemelen dediğiniz doğru, ya acemi bir programcı (ben olabilir miyim acaba? :-) ya da devletler düzeyinde gizli bir deneme- ki bu da oldukça yüksek bir ihtimal diye düşünmektteyim-.



Yine de bu tip bir tartışmaya yol açması bakımından çok değerli bir vaka.



Bu tür tartışmalar için böyle vakaları beklemek zorunda mıyız? hiç sanmıyorum. Ben zaten kafama takılan bir şey olunca , hiç durmam konuyu ortaya atar fikrimi belirtirim. Gördüğüm kadarı ile FazlaMesai'de böyle insanlardan çok var. Burayı bu nedenle bu kadar çok seviyorum.


Saygılarımla,

Yalçın KOLUKISA
yaşlandıkça sulugöz olan adam
0
murat09
Ister deli deyin isterseniz halusinasyon(!) size sahit oldugum iki vakayi anlatacagim.
PHP-Nuke ile kurulu olan sitelerimden birine gecen yil Admin olarak giris yaptim. Kullanan bilir, onun Admin panelinde HTTP Referrers diye bir yer vardir, orada sitenize link verenleri gorebilirsiniz. Yani diyelim A sitesinden sizin siteniz olan B ye link verdiler, biri de buna tikladi, aynen oraya gayet de saglam bir sekilde DATABASE ye yazilir, siz gelip sitenize en cok kimler link veriyor goresiniz diye. Neyse uzatmayayim, baktim referrer'lara, aha! Eskiden calisan (yine Nuke'li) bir sitemden mevcut siteme link verilmisti. Iyi de bunun neresi sacma anlatayim. O site(link vermis gorunen), 6-7 aydir domain'in register ucretini odemedigim icin kapali idi. Yani gercek zamanda, ne oyle bir site vardi, ne de icerigi. Bu bir.
Ikincisi, Irak savasi sirasinda oldu. Ben yine sitemin birinde savas karsiti banner yayimliyorum. O sitemin referrerlarinda da Uluslararasi Atom Endustrisi Ajansi (iaae.org) ana sayfasindan sayfama link verildigini gordum. Allahallah, baktim o siteye, ki o zamana kadar o siteye hic girmemistim, ne benim siteme link var, nede baska bir alaka. Ya diyorum ben mi gormedim, kaynak kodlara baktim, arama yaptim, nafile.
Simdi. Anlayan ve anlam verebilen olur mu bilemiyorum ama. Iste bunlarda olan seyler. Saygilarimla.

P.S: Komplo ile gercek arasinda 1 saniye olan fark, Asit ile DNA arasinda 0 a iner.
0
ebola
Ya bu Nuke'daki sacmalama bende de var. Yonettigim sitelerden birine devamli Pamukbank link veriyor gorunuyor. Ki bu mumkun degil :)
0
murat09
O ayri bir olay, pamukbank IP sini kullanan biri (muhtemelen bir bankaci) isyerinden sitenize giris yapiyordur surekli, domain in kayitli oldugu IP de Pamukbank adresine resolve edildigi icin Pamukbank size link veriyor gorunuyor. Benim anlayamadigim, nasil olur da olmayan bir site mevcut bir siteye baglanti verebilir? (bak: 1nci olay) 2. Iaae.Org ne alaka? BaskanI Irakta atom silahI var diyordu yalan cIktI. Saddam? ci ay ey? Savas karsItI banner? Hoynk?

Ben biraz expi kullanim gelirim :-)
0
sundance
Arkadaşlar, HTTP Referrer demek, o sayfaya gitmeden önceki bulunduğunuz sayfa demek. Yani ben önce www.freshmeat.net'e sonra da sizin sitenize gelirsem (url yazıp) HTTP referrer olarak freshmeat.net gözükecektir. Normalde bir siteden bir siteye linke tiklayip gelindiğinden gerçekten bu url buna karşı gelir, ama url elle yazılırsa bu devreden kalkar.
0
o_ozardic
bu arada ip v6 ne zaman kullanilmaya baslayacak? konuyla ilgisi olmasa da merak ettim. sonucta onumuzdeki bikac yil icinde bayagi bi gunluk hayatimiza girmis olacagini tahmin ediyorum.. saygilar :)
0
SHiBuMi
İnsanın oluşumu için trilyon çarpı trilyon deneme yanılma çok ufak bir tahmin olur. Halen kendimiz hakkında, beynimizin işleyişi hakkında çok kısıtlı bilgiye sahipken yaradılış hakkında bu kadar iddialı konuşabilmene şaşırdım doğrusu. Benim diyebileceğim, doğadaki tüm canlılar büyük bir makinanın parçaları gibi birbirini tamamlayan bir düzeneği çalıştırırlar. Bu kadar canlının her birinin raslantısal bir biçimde oluştuğunu, aralarındaki bağın raslantısal bir biçimde ortalıkta kafalarına göre takılan moleküller tarafından kurulduğunu söylemek, bu sistemi kim yaratmışsa ona ciddi bir haksızlık olur.
0
FZ
Konuya bir hayli insan merkezci baktığını görüyorum. Basit fizik yasalarını, bunlar doğrultusunda hareket eden molekülleri, olasılık yasalarını ve birkaç milyon yılı bir hayli küçümsediğin gibi bir kanaate sahip oldum yazdıklarından ötürü.

Moleküller kafalarına göre takılmıyor. En nihayetinde içinde bulundukları çevre, kaynaklar, vs. fizik yasaları ile sınırlılar.

Bu arada çok sık yapılan bir mantık yanılsamasına bir örnek: Yazı tura turnuvası olsun. Üst üste 10 kere tura getiren kazansın. Bir sürü kişi katılmış olsun. Üst üste 10 kere tura gelene kadar paraları atıp duruyoruz. Sen de yarışmacısın ve misal birkaç bin atışın sonunda bakıyoruz ki, aa, o da ne, üst üste 10 kere tura getirmişsin (istersen 10 yerine 100 koy). Şanslısın. Acaba sen `seçilmiş´ birisi misin? Kader mi? Talih yüzüne mi güldü? Bunlar planlanmış mıydı?

Ayrıca `yaradılış´ şeklindeki sözcük kullanımının `ideolojik´ bir kullanım, bir tercih olduğuna dikkati çekerim. Bu sistemi yaratan `birileri´ olduğunu düşünmüyorum (aksi ispatlanana dek).

Bir başka örnek: John Conway [www-gap.dcs.st-and.ac.uk]´in Game of Life isimli meşhur sistemidir. Bu çok basit gibi görünen sistemin nelere kadir olduğunu görünce insan Conway´e Tanrı muamelesi yapabilir. Ancak tabii ki bu saçma olur.

Neyse, bu konuyu başlatan ben değildim. Bu konu ile ilgili anahtar isim de ben değilim, bununla ilgili isim Darwin ve onun akıllı takipçileridir. Naçizane görüşüm odur ki adamlar çok keskin ve hedefe yönelik bir yoldalar ve bizi daha çok şaşırtacaklar, evet beyne dair bilmediğimiz bir çok şey var ama bir kez Darwin denen şeytan yapacağını yaptı, bundan sonrası çorap söküğü gibi gelecek. İnsanın `özel´ ya da analiz edilemez, tam olarak anlaşılamaz olduğunu falan düşünmüyorum. Zamanın akışı içinde sadece ve sadece bir basamağız, `insan´ denilen canlı türünün bireyleriyiz, hepsi bu. Ne fazla, ne eksik. Bizden sonra gelecekler için (eğer gelecekse) bir aşamayız. Ancak bu hayatımızı, ahlak sistemlerimizi anlamsız kılmaz. Dolayısı ile yazdıklarım beni duygusal olarak rahatsız etmiyor.

Yorgun editör FZ...
0
cadas
Bilimin sadece nasil(how) sorularina cevap aramasi neden(why) sorularina yanitsiz kalmasi bence insani rahatsiz ediyor. Darwin ilk canlilarin olusmasinin "nasil"ini da sanirim kendisi cevaplayamamisti, ancak "neden"ini hic cevaplamadi(DNA ve benzeri molekuler biyoloji bilgisi yok tabi, adam nasil aciklasin "nasilini"). Hos aslinda kendince bir neden cevabi vermis olmali ki ateist oldu kati bir katolik iken.

Bilim uzerinden tanri tartismasi yapamayiz gibi geliyor bana. Bilim bugunku, daha dogrusu yuzlerce yildir suren yontem ve anlayisiyla bunun cevaplarini verebilecek durumda degil. "Bilim bir kanit bulmadigi surece ateistim" diyemezsiniz, bu yanlis bir cumle olmaz mi? Bilim var-yok sorusuna cevap vermeyecektir, boyle bir kaygisi yoktur. Bir bilim adaminin boyle kaygilari olabilir, ama bunu bilimin isiginda yapamaz. Birisi cikip da ben tanrinin izini buldum derse bu sanirim sadece bir komedi olur. Yani, tanrinin izi zaten her tarafinizdadir ya da hicbir tarafinizda degildir.
Ben de bir dinsizim bu arada. Ama tanriya inanip inanmadigimla ilgili hicbir mantikli laf edemem. Bende bunun mantikla degil hissiyatla(intuition) aciklanabilir oldugu "hissiyati" hakim.
Sevgiler...
0
Teorisyen
İlk önce Darwinden başlayalım. 1) Darwinin teorilerini desteklemek için kullandığı insanla maymun arası yaratığa ait iskeletlerin çoğunun YALAN olduğu, kafatasının bir insana, çene kemiklerinin ise bir maymuna ait olduğunun zannedilmesi için eğe ile yontulduğunu herkes biliyor...
2) Darwinden sonra yapılan deneylerde, Darwin in teorilerinin İŞLEMEDİĞİ bulundu... (Örnek olarak sonradan kazanılan özelliklerin o varlığın soyu ile devam edeceğidir ki.. Bunun kuyrukları kesilen farelerin yavrularının kesik kuyruklu doğmadığı ile Darwin teorisi çökmüş oldu...)
Dünyada Hiç Bir Şey Rastgele Oluşmamıştır
Yani siz milyarlarca molekülün veya atomun bir araya gelerek milyarlarca insana dönüştüğünü mü düşünüyorsunuz !
1) O zaman arada sırada kendi kendine hareket eden taşlar.. ve ağaçlar görmemiz gerekirdi. SİZ HİÇ KENDİ KENDİNE YÜRÜYEN BİR AĞAÇ GÖRDÜNÜZ MÜ? Yani hala bu moleküllerin hareket etmesi gerekir ve en sonunda yürüyen ağaçları oluşturması gerekmez mi ?
Moleküller madem çevre şartlarına göre hareket ediyorlar.. Biz de madem bu molekülerin hareketlerine biraz düzen verelim... Siz hiç hastaneye gitmediniz mi... Röntgen odalarının kapılarında yazan uyarı levhalarını okumuşsunuzdur... !
Veya tam tersini yapalım hamile bir bayanı biraz Röntgen ışınına maruz bırakalım... Abi biz şuan bir iş yaptık ve kendi kendine hareket eden moleküllere biraz düzen verdik röntgen ışınıyla... Doğacak çocuk hakkında bir fikri olan varmıdır ?
Ve en sonuncusu BİRİLERİ BU DÜZENİ YARATAN BİRİSİNİN OLMADIĞINI İSPAT ETSİN...
Yani niye işin en kolayına kaçıp da "Bu düzen yaratan birinin varlığını ispat edin" diyoruz ki... Siz de bana bu düzenin yaratan birinin olmadığını ispat edin...
Lütfen !
0
cadas
Darwin'deki ilk madde konusunda bilgim yok ama ikinci maddede bahsedilen konu Darwin degil onun cagdasi olan diger bilim adaminin (ismini su dakikada hatirlayamadim, Lawrence miydi neydi hayda...) bakis acisiydi ve verdiginiz kesik kuyruk ornegi Darwinin teorisiyle ilgili degil ki. Bahsedilen teori dogal seleksiyonla evrim teorisidir. Bu teoriye saldirmak icin fare kuyrugu kesmenize gerek yok, zaten ise yaramaz. :) Ama insan aklinin nasil evrimlestigi ile ilgili daha ciddi tartismalar var. Onlari okuyup bu teori soyle eksik, soyle sacma diyebilirsiniz.
Rastgelelilik meselesinde ise zaten coktan bitmis olan bir tartismanin(en azindan ben yeni bir sey duymadim) yine yanlis bir ornekle icine daldiniz. Orneginiz goz gibi karmasik bir organ nasil meydana geldi gibi bir ornek olsaydi daha saglam bir saldiri yapacaktiniz. Hos, o konuda da su soylenmektedir: Gozdeki molekullerin bir araya gelme olasiligi belli bir rakam olsun(x), ancak goz, molekullerin birden bir araya gelmesiyle olusmaz, yani x'den her kosulda fazladir. Demek istedigim elimizde A,B,A1,A2,B1,B2 olaylari bulunsun. A1 ve A2 A olayi olursa ondan sonra gerceklesen olaylar, B1 ve B2 de B olayi olursa ondan sonra gerceklesecek olaylar olsun. Simdi A1 olayinin olma olasiligi eger bu olaylarin birbiriyle ilgisi olmasa 1/6 olacakti(Olma olasiliklarini esit varsayarsak tabiki). Ancak durum bu degildir. Eger yanlis hesaplamazsam: (A olayinin olma olasiligi) x (A1 olayinin olma olasiligi) = 1/2 x 1/2 = 1/4 Yani, A olayi olduktan sonra B1,B2 olaylari olasilik disi kalacaktir.

Agac agac olduktan sonra bazi olasiliklar artik ya yoktur ya da cok dusuktur. Yani elimizdeki fizik, kimya ve biyoloji yasalari o agacin birden Amerikan Baskani'na donusme olasiligininin sifira cok yakin oldugunu soyleyecektir. Hatta her sagduyulu bilim adami bunun imkansiz oldugunu soyler. (Hos, bence agac da amerikan baskani da odun ya)

Sonucta yazdiklarinizin cogu cok eksik ve yanlis itirazlar.
0
Teorisyen
Evet insan çok özel bir yaratıktır... Ne kendisinden öncekilerinin ne de kendisininkinden sonrakilerinin bir basamağı değildir...
Çünkü, insan kendi tarihini sahip olduğu aklıyla değiştirebilme imkanına sahiptir... Burada önemli olan akıldır... Şimdi akıl denen şeyi küçümsemeyin.. Akıl beyinden ayrıdır... Herhangi bir hayvanın bile beyni vardır ama aklı kendine göredir... İnsanın aklı ise tüm hayvanlardan daha üstündür çünkü... SİZ HİÇ BİLGİSAYARI İCAT EDEN, BİLGİSAYARI BELLİ İŞLEMLER İÇİN PROGRAMLAYAN VEYA BELLİ İHTİYAÇLARINI GÖREN veya bunları boşverin ATOM BOMBASINI YAPMAKTAN TUTUN DA, TELEVİZYONUN İCADINA veya İLAÇLARIN BULUNUP KULLANILMASINA, HASTALIKLARIN YENİLMESİNE, veya daha ileri olarak YERALTINDA METROLAR veya YER ÜSTÜNDE ULAŞIM AĞLARINDA OTOBÜS SÜREN İnsandan başka bir varlık (veya atalarımız olduğu ileri sürülen bir orangutan, şempaze veya EŞŞEK...) özellikle bilgisayar programlayan veya kullanan (Özellikle Photoshop'u) bir EŞEK gördünüz mü...
İşte insanı hayvanlardan ayıran budur... İnsanın aklı var ve bunu kullanabiliyor... Herhangi bir hayvanın beyni var ve doğuştan var olan bazı işlemleri yapabilir... Bunun da kendi kendine oluştuğunu KİM BANA İSPATLAYABİLİR...

Madem insanlar bir basamaktır... Hayvaların da bir basamağı olması gerekmez mi? Ya da bu basamaktan geçerek insana yakın veya insanı geçen bir hayvan olması gerekmez mi?

İnsan insandır... !
0
FZ
Ne kendisinden öncekilerinin ne de kendisininkinden sonrakilerinin bir basamağı değildir...

Yani diyorsun ki gökten zembille inmiştir, ya da bir yerlerde tasarlanmıştır ve sonra gökten zembille mavi gezegene yollanmıştır. Tabii insan dışındaki canlılar böyle olmamış olabilir öyle değil mi? Yoksa varolan milyar tane farklı tür de tek tek tasarlanıp gökten zembille mi indirilmiştir? Yoksa bunlar ufak ufak gelişip evrimleşmişler midir? Yani insan ve insan olmayanlar için farklı farklı fizik, kimya ve biyoloji yasaları mı vardır?

İstediğin şeye inanmakta özgürsün en nihayetinde bu ideolojik, dogmatik ve aksiyomatik bir meseledir. İnanç sisteminde bir tutarsızlık keşfetmediğin sürece de huzur içinde yaşamına devam edebilirsin ama bu bambaşka bir konu.
0
skoylu
Inanc alemiyle fizik-kimya ve biyoloji alemlerini karistirmak son derece yalın bir hatadır.

Konuya şöyle yaklaşırsanız, aslında bunların birbirine zıt olmadıklarını farkedersiniz. Ya bu evrim denen şey, yaratıcının yaratma sürecinin bir parçasıysa. Yani evrim gerçekleşmiş ama bu bir plan içinde olmuşta olabilir.

Hayatta tesadüf diye bir kavram zaten yoktur. Belki kaos olabilir, ama tesadüf asla. Aslında yeterince bilgiye sahipseniz, o paranın yazı mı, tura mı geleceği bellidir, hesaplanabilir. Sonuçta hiç bir şey zaten tesadüf olmaz. Şu kapıdan çıkınca başıma bir saksı düşmesi benim için tesadüf olabilir, ama karşı camdan bakan adam için bilinen bir durumdur..

Belki bir yaratıcı vardır, belkide yoktur. Bilim bunu böyle kabul eder. Önce yaratıcı var diye körü körüne kabul edip, daha sonra onun tarif ettikleri olduğunu söylediği şeylere itibar etmez. Önceliği doğruyu araştırmaya verir. Yanlış yapmaz mı ? Tonla yapar.. Ama yanlış yaptığında doğrusunu kabul etmeyi de bilir.

İnanç sözkonusu olunca, o herkesin kendi bileceği bir kavramdır. Akşama kadar evrim nasıl gerçekleşmiş bunu araştıran bir bilim adamı, teorinin gerçekliğini ispatlayıp evine gidince akşam namazını kılarak orucunu açıyor olabilir. Çünkü bunlar aslında zıt kavramlar değil. Evrim gerçekleşmiş olması veya olmaması Tanrının (Allah, yehova, kutsal ruh, manitu ne derseniz) varlığını veya yokluğunu ispatlamaz. Buna basitçe peygamberler örneğini verebiliriz. Peygamberler seçilmez, gönderilir. Bir anadan doğarlar, bir gün gelir peygamber olurlar ve sonra da ölürler. Demekki islam anlayışına göre her şey doğa kanunlarına uygun olmak durumunda. Hal böyleyken evrimin de bu sürecin parçası olması son derece doğal olabilir.. Eğer tanrı öyle yapaıyor olmasaydı, mesela peygamber bir anda gökten zembille inip işini, tebliğini yapar, sonra da burak'a biner geri cennetindeki yere dönerdi. Hatta mahşer gününe filan da gerek olmazdı. Ölen derhal gideceği yere naş edilirdi..

Bu arada, bunları yazarken, sadece yarım hoca imandan edermiş mevzusu gereğini düşünüyorum. Bilhassa Adnan Hoca'nın (nam'ı diğer Harun YAHYA) yarım yamalak laflarla filan evrimi çürütmesi, tanrının varlığını ispatlaması filan biraz işleri bilenlerin temelli dinden imandan çıkmasına yol açıyor..

Yaklaşımınız yanlış zaten. Son derece yüzeysel. Bana el-ezher'de tanıştığım bir hocanın dünyanın dönmediğini nasıl ispatladığını hatırlattı.. Sabah uyanınca yastık ayak ucumuzda olmuyor. Demekki dünya dönmüyor Dönseydi yastık ta döner ayak ucumuza gelirdi diyerek beni iyi bir dumur etmişti. Lütfen, evrim teorisini çürütmek istiyorsanız, yanlış taraflarla uğraşıyorsunuz. Ornitorenk'ler hala yaşarken, Gine kaya kurbağaları (ki aslında balıktır ama ayakları vardır ve kayaların üstünde yürürler, denizin içinde) bu yaklaşım bu teoriyi çürütemezsiniz.

Saygı ve sevgiler...




0
Evil_Empire
Evrimle ilgili hiçbirşey okumadan ve Biyoloji bilmeden, kulaktan duyma bilgilerle evrim teorisini çürütmeye çalışanlar, kendi inanç dünyalarında sevap işlemek için mi yoksa değerlerine saldırıldıklarını düşündüklerinden mi böyle yaparlar? Evrim Yalanı , "İki Amerikalı uzman Evrim teorisini çürüttü" gibi saçma söylemlerle bir yere varılamaz. Evrim teorisini anlamak istemeyenler, hiçbir zaman onun varlığını kabul edemeyeceklerdir. Çünkü onlara göre, varolan ahlak sisteminin tanrıya olan ihtiyacını sarsmak yanlıştır. Harun Yahya'nın da içinde bulunduğu bazı kişilerin yazdığı gibi ne evrim teorisi çürüdü ne de yalan. Maymunun çenesi, ainsanın kafası al sana Homo Erectus gibi saçma şeyler çok komik. Çok uzun süredir karbon 21 gibi testler var hangi madde kaç yaşında biliniyor. İlgilenen araştırsın. Bir yaratıcının olması fikri her zaman huzur vermiştir. Bu kadar....
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Belgelerle Konuşabilmek İçin

FZ

Konu teknoloji olunca belgelere ulaşmak çok zor değil belki ama sosyal meselelere gelince merkezi bir yerden belgelerle desteklenmiş bilgilere ulaşmanın o kadar kolay olduğunu kimse söyleyemez. Hele de yakın tarih olsun gündemdeki politik gelişmeler olsun, ortalıkta, gazetecilerin ağzında binbir söz döner de filanca anlaşmada tam ne diyor, falanca sözleşmede tam olarak ne yazıyor, hangi olayda kimin hakkında ne karar verilmiş, vs., kimse tam bilmez, merak edenlerin büyük bir kısmı da ya araştırmaya üşenir ya da araştırsa bile ulaşmakta güçlük çeker.

Deneyimli gazeteci Levent Pirler tarafından http://www.belgenet.com işte tam da bu boşluğu doldurmaya yönelik değerli Internet kaynaklarından biri. Türkiye'nin yakın geçmişine ve gündemdeki önemli konulara dair hemen her türlü belgeyi burada bulmanız, adı geçen isimlere dair bilgileri edinmeniz mümkün. Son eklenen belgelere dair birkaç örnek vermek gerekirse:AB Kıbrıs Tüzüğü, Lozan Antlaşması: İnönü'nün TBMM Konuşması, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ın TBMM konuşması, TBMM Kıbrıs Deklarasyonu, Farklı Dil ve Lehçelerde Yayın Yönetmeliği.

Proje Yönetiminde Türkçe Paylaşım Merkezi

anonim

Proje Yönetimini konusunda Türkçe kaynak sıkıntısının önüne geçmek, öğrencisinden uzmanına dek bir paylaşım ortamı hazırlamak amacı ile açılan yeni bir site: PMboard.org

Var mısınız optik bir network kurmaya ?

sundance

10Mbit Optik Network kuruyoruz!\r\r

\r\r 1Km`lik görüş alanındaki makinaları birbirine 10Mbit bir Network ile bağlamayı hedef almış bu proje doğrultusunda var mısınız nodelar oluşturup kendi FM networkümüzü kurmaya ?

Gerek teknik bilgi olarak gerekse mevzunun hukuki yanı konusunda her türlü yardıma açığız, kimbilir belki yeni yılın ilk haftalarında Galatasaray nodunu hayata geçirebiliriz...

\r \r

Bana 1 dolar gönder.com

larweda

Hikaye klasik, amerikalı bi açıkgöz abuk sabuk bir sebeple insanlardan para istiyor, bi de bunun çıkıp televizyon şovlarından birinde reklamını yapıyor (bu örnekte bu David Letterman Show), milyonlarca dünya vatandaşı da saf saf adama para gönderiyolar, adam da dolar zengini olup yirminci yüzyılın internet zenginlerinin arasına katılıyor.

Semantik Web ile Türkiye - ABD Kıyaslaması: Ursula K. LeGuin ve Oğuz Atay

FZ

Basit bir soru: X ülkesinin vatandaşı olan yazarları ve her birisinin kitaplarının listesini getir.

Süre: 2 dakika.

Yukarıdaki işi bir programcı olarak nasıl yapardınız? Mesela X = Türkiye.

Çok basit bir soru gibi görünüyor.

Acaba gerçekten öyle mi? İsterseniz bir deneyin. ;-)

İsterseniz süreyi 20 dakikaya çıkaralım. Yahut 2 saate. Kaç yazarın kaç kitabını getirebilirsiniz? Ne kadarlık bir bilgisayar kodu yazmanız gerekir, o kod hangi kaynaklara bağımlı olur, ne kadar sürede çalışır?

Şimdi siz bunu düşünedurun, dbpedia.org'a SPARQL sorgulama dili ile birkaç soru soralım ve sonuçlarına bakalım:

Devamı: burada...