FM'ye soralım: Türkiye'de Startup, Nasıl?

0
lifesdkver0_1
Dünya genelinde internete dayalı iş girişimciliği rüzgarları, ilk patlamadan sonra, tekrar efil efil esmeye başladı. Büyüklü küçüklü bir çok firma, bir çok kişi; yarattıkları servis veya ürünü bir gün Google'ın, Yahoo'nun satın alacağı hayalleri ile harıl harıl çalışıyor. Bu hayal yerine, derdi "fark yaratmak" olanlar aradan sıyrılıp, yine Google, Yahoo tarafından satın alınıyor.

Peki girişimciliği yerel pazara yöneltmek, Türkiye'de startup olarak başlayıp iyi paralar kazanmak, "fark yaratmak" ne kadar mümkün?
Türkiye'de yazılıma dayalı işler, ya hizmet vermek (örneğin şirketlere web sitesi tasarlamak), ya da spesifik bir alana yönelik çözüm üreten yazılım satmak şeklinde oluyor. Benim üzerinde durmak istediğim model ise, internet tabanlı servis veya ürün sunan model. (satış kanalını internet üzerine taşımaktan başka model geliştirememiş işleri es geçelim). flickr, del.ici.ous, paul graham talebelerinin startuplarının ortaya koyduğu servisler, bizden bu modele en yakın gördüğüm yemeksepeti.com gibi işlerden bahsediyorum.

Türkiye'de bu yolla para kazanmak için nasıl adımlar atmalı? Türkiyedeki risk sermayedarları(varmış bunlardan), böyle işlere para yatırır mı? Servisin reklamı nasıl yapılmalı? Reklam yapılmalı mı? Evet, ecnebi girişimciler "viral marketing önemlidir" diyor; bir servis bloglara düştüğünde bir anda popüler oluyor ama burada pek de o açıdan şansımız yok gibi? Sorular, sorular.

Kısacası FM camiası Türkiye'de (bahsettiğim çerçevede) startup olarak işe koyulmak ve başarılı olmak hakkında neler düşünüyor?

Görüşler

0
tongucyumruk
Madem internet üzerinden işleyecek bir girişim modeli düşünüyoruz. Bence ilk olarak Türkiye çapının ötesinde düşünerek işe başlayabiliriz.
0
bm
Cok dogru birsey soyluyorsunuz, tam 'ah biri ciksa da bunu dese' diyordum. Tesekkurler.
0
neurorebel
Türkiye'de doğru takımı oluşturmak zor... Birileri fikirlerini tartışıp bir şeyler yapmak isterse kontak kurmak isterim. Belki Google'ı da M$'i de deviririz ha ? :)
0
FZ
Son zamanlarda aklıma takıldı, sanki şöyle bir "pattern" var gibi:

- Basit bir şey olsun.
- Uluslararası olsun.
- Basit bir şey olsun.
- (Opsiyonel) insanlar birbirleri ile iletişim kurabilsin.


İlk aklıma gelen birkaç siteyi yazayım:

flickr
simpy
reddit
43things

Söz gelimi flickr, gerçekten de atla deve değil. Güzel fikir mi evet. Uygulaması zor mu, çok karmaşık algoritmalar filan mı gerektiriyor? Hayır! Peki flickr'ı kim satın aldı? Yahoo!

Ya gerçekten çok karmaşık bir işi çok güçlü çözen bir şey kurmak lazım ya da çok karmaşık olmayan ama daha önce hiç kimsenin pek düşünmediği (basit bulduğu için?) bir şey yapmak ve bu "şey"in insanların çok kullanabileceği bir şey olmasına dikkat etmek.

Yok eğer sadece Türkiye'ye hitap edecek bir şey yapılacaksa o zaman da aşırı popüler bir şey yapıp bunu sürdürebilmek lazım, yani Türkiye'deki Internet kullanıcılarının %90'ının kullanabileceği ve düzenli kullanabileceği bir şey.

Belki de Graham'ın makalesini tekrar bir okumak lazım ve sonra da gidip büyük bir kitlenin neye ihtiyacı var, ya da küçük ve zengin bir kitle neyi bir süreliğine mıncıklar ona bakmak lazım. Ve tabii kişisel düşünmemek, misal hayatta cep telefonuna melodi indirme maymunluğu yapmış birisi değilim ve polifonik melodi "download" etme pazarının ne kadar büyük para çevirdiğini öğrendiğimde epey şaşırdım. (Kişisel düşünme! Kişisel düşünme! Kendini sıradan tüketici yerine koy! Kişisel düşünme!)
0
serdem
Ben de gördüğüm pattern'ı yazayım :) :

basit uygulama > öncü içerik > topluluk > topluluğun kendi içeriğini oluşturması

Öncü içerik bir şeyi keşfedip onu yayan ilk grup. Bu grubun kritik kütlesi topluluğun şişmesine yol açacak kadar olmalı. Türkiyede kritik kütle (meraklı beyinler) az olduğu için topluluğun gelişmesi çok zor. Topluluk iletişimi yoksa iş de yok. (opsiyonel değil bence FZ)

Startup konu başlığına sadece 10 yorum yapılmış. Yani olmaz :)

Şimdi yazdıklarımı okuyunca saçmalamışım gibi geldi, uykusuzum kusura bakmayın.
0
sefalet
Bilemiyorum ne kadar konuyla ilgili olur ama ben fazlamesai.net e girerken ilk zamanlar sanal-ofis gibi bir seçenek çıkıyordu.Adres açılmıyordu ama benim düşündüğümü düşünmüşler diye geçirmiştim aklımdan ve vazgeçmiştim kendi fikrimden.(görmemiş olmama rağmen niye vazgeçtim bilemiyorum, sanırım fikrin başkası tarafından düşünülme ihtimali soğutmuş olabilir, biraz garip biliyorum)

Neyse hizmet filan diye okuyunca aklıma geldi neydi o ve ne durumda diye.Benim düşündüğüm bir bilgisayar kullanıcısının tüm ofis isteklerine cevap verebilen bir hizmet sitesiydi.Bir yere acil fax mı çekilecek, sms mi yollanacak, open office gibi bir şeyde dilekçe ya da makale mi yazılması gerekiyor, excel kullanmak mı gerekti vs. vs. bir ofis içinde çalışırken kullandığınız araçlara bir siteye girip ulaşsanız güzel olmaz mı.

Herkeste bu yazılımlar yok ya da en azından her zaman bunların bulunduğu makine yanınızda olmayabilir.Ya da kullanmasını bilmiyorsunuz ama işiniz dolayısıyla acil olarak ihtiyaç ortaya çıktı.

Bence güzel olurdu umarım konu başlığını azıcık tutturabilmişimdir.
0
bm
Genel amacli degil de ozel amacli bir cyber-arzuhalci'yi Tanju Cataltepe hazirlamisti seneler evvel. Simdi ugrasiyor mu bilmiyorum ama linkini vereyim: http://www.wakeup.org/arzuhalci/

Program baglaminda degil de fax/telefon hizmetleri icin boyle sirketler var. Telefona dokundugu icin burada yapmakta muskulat veya sismis maliyet olabilir, bilemiyorum. Degilse zaten yapan vardir, o sektorde millet uyumuyor.

Sekreterlik hizmeti, yazi yazmak filan icin de var boyle bir model ama emek-yogun oldugu icin teknolojiyi kullanarak yeni bir hizmet uretip hizla buyume modeline pek uymuyor galiba.
0
sefalet
Adres için teşekkürler.Evet benzer bir uygulama, hizmet yelpazesi genişletilse ben talebin çok olacağını düşünüyorum.

Sekreterlik hizmeti yan hizmetlerden biri diye düşündüm eğer hizmet talep eden siteye girebiliyor ise yazı da yazabilir diye düşünüyorum.Asıl önemli olan çoğu ofis uygulamasının aynı çatı altında yapılabilmesi.Yazımı kendim yazabileyim ama word formatında geri indirebileyim.Hadi telefon olmadı diyelim (ki imkansız da değil) sesli mesaj iletimi konusunda yardımcı olunabilir.Fax yine keza aynı şekilde.Envanter listesi yapıcam ne bileyim yok excel gibi bir şey, siteye girip iki dakikada yapıp indirebileyim.

Hizmeti illa ofis uygulamarı ile sınırlandırmak gerekmiyor.Bir resim yapabilmeliyim web üstünden bir uygulama kullanarak.Veya bir muhasebe yazılımına erişim sağlayabilmeliyim.Artık bugün tv bile web üstünden seyrediliyor kart filan olmadan.Verilecek hizmet daha bulunur ama ana hedef noktası kullanıcıyı ihtiyaç duyulan yazılımlar ile sadece kullanım aşamasında buluşturmak.

Burada bir iki şeyi hesaba katmak gerekir; ne tür kişiler bu hizmeti talep eder ve yeterince talep bulunabilir mi.

1.Her gün ofis ve benzeri çok kullanılan araçları iş yerleri veya evlerinde kullananlar.Hiç kağıdı bitmez mi faxın işyerinde ya da evde.Ya da bozulmaz vs.Kısaca günlük yaşamında çok kullanan ama çeşitli sebepler ile bu araçlara ulaşamayanlar.(mesela yoğun bir iş gününde fax çekmek için sıra beklediğiniz olmadı mı)

2.Ofis uygulaması ile her zaman uğraşmayan, uğraşmak istemeyen ve bunlar ile ilgili yazılımları kullanma deneyimi daha olmamış olanlar.(ör:kendine veresiye çizelgesi yapmak isteyen köşedeki bakkal, nerde bu bakkal demeyin bende daha görmedim ama görürsem yakında şaşırmam)

3.Çok büyük miktarda bürokratik ve ofis işleriyle uğraşan firmaların yazılım maliyetlerini düşürmede yardımcı olabilir.(veya destek olur diyelim)Hatta belki kurumsal anlaşmalar ile büyük miktardaki ofis yükü otomatik web araçları sayesinde kurumun yerine yapılır.( tamam bu maddeye çok güvenmiyorum ama üstünde düşünülebilir)

Bu noktada iyi kurulmuş ve düşmeyecek bir sistemin olduğunu varsayarak ve birazda internetin yaygınlaşmasını hesaplayarak düşünmeliyiz.

Sakın internetin parasını geç ödediğin için kablonete fax çekmen gerekti evdeki bozulmuş o yüzden bunları uyduruyorsun demeyin, külliyen yalan. :)
0
bm
Anladim. Genel amacin yaninda, mesela Bordro+EFT+SSK filan organizasyonu yapabilirsiniz. Bu burada ne derece bir dert bilmiyorum, bunun hedefi olacak KOBI'ler zaten devletten kacmak icin ellerinden geleni yapiyorlar anladigim kadariyla. Ama e-devlet vs. diye bu insanlar eninde sonunda yeterince korkutulacaklar. Aman bir daha boyle bir teftise ugramak istemiyorum, her seye kusur buldular mahfettiler beni, muhasebecim yakti beni filan diyenleri duyup boyle bir servise ilgi gosterebilir millet. Onu da yapabilirsiniz. Modele suradan bakabilirsiniz: http://www.paychex.com/
0
serdem
Ben de bahsettiğiniz şekilde bir Gimp sitesi hayal etmiştim. Teknik konulardan anlamam ama birgün internet hızı yeterli olursa bütün uygulamalar web üzerinde olur gibime geliyor. Ne güzel güncelleme derdi yok, programınız her sabah taze taze.

Saçma bir fikir mi acaba?
0
FZ

RemoteDesktop@Anywhere

ya da RemoteDesktop@FromAnywhere

???

Google yapar belki. Herkese bir /home/username dizini açar, bi tane Java applet koyar, browser içinden bağlanırsınız Gmail'deki "bilgisayarınıza" işinizi gücünüzü yapar, dosyalarınızı yine oraya kaydedersiniz. Sonra başka bir yere gider, işinize kaldığınız yerden devam edersiniz. Kişisel bilgisayarınızda hd, cd, disket sürücü, vs. bulunmasına gerek kalmaz, hızlı bir Internet bağlantısı ve hızlı mikroişlemcili bir bilgisayar ile...
0
ttk
Bütün uygulamaların ve/veya dökümanlarımızın internet üzerinden istenildiğinde onlara erişmemizin engellenebileceği bir yerlerde bulunması bence hiç iyi bir fikir değil.
Matrix tipi bir hayata doğru bir ilerlemek gibi bir şey bu.
0
serdem
Önce FZ'ye: 'Google yapar belki' MS'yi kufredecek kadar sinirlendiren de bu olasılık bence. Bir iki yıllık güncellemeye karşın hergün güncelleme cok büyük bir fark. Ama Googleın asıl derdi yapmak değil yapanların trafiğini kontrol etmek sanki. Bilgi akışının sahibi olmak.

tty'ya: Evet sinir bozucu. Ama nasıl bir engelleme geldi aklınıza? İnternetin dağbaşında bile 'wireless' ve bedava olduğunu düşünün. Karşınızdaki site de Gimp.org gibi güvenilir bir yapı. ama tabii ki Google'ın ne haltlar karıştırdığını daha çok tartışacağız ilerde. Elindeki bilgileri ne yaptığını? MSden daha büyük bir kabus olabilir. Ya da oldu...
0
darkhunter
Mahremiyet bazen işlevsellikten daha önemlidir. Her ne kadar saçma bir düşünce olsada çoğu kullanıcı (bant genişliği yeterli olsa bile) bir uygulamayı yada bilgiyi internet üzerinden kullanmak yerine diskinden kullanmayı daha "sağlam" bir çözüm olarak niteler.

Şahsen ben mülkiyet kavramının yakın zamanda bilgisayar dünyasında böyle bir evrim geçireceğini sanmıyorum.

Hoş ben sanmazken, biri çıkıp şöyle bir şey yapmış :
http://opensource.region-stuttgart.de/test_linux_desktop.php
0
FZ
Google, bunun yeterince kârlı bir iş olduğuna inanırsa yapar. Sonra birileri (teknik insanlar) ama özgürlük, gizlilik filan der. O esnada Google'ın hisselerinin değeri artar, vs. Birileri ama Matrix filan der. Sonra Google yine halka açılır. Birileri olmaz ki ama canım, belgelerim! belgelerim! der. Başkaları canım e-postamız için güveniyoruz, falancalarımız için niye güvenmeyelim, hem yedekleme derdinden de kurtulduk, hem de taşıma derdinden, her yerden erişebiliyoruz der...
0
serdem
GNU/matrix çıkar o zaman kadar, biz kendimiz kurtarırız...
0
darkhunter
Şu verdiğim link de Gimp i uzaktan kullanmanız mümkün bu arada... Atı alan, Üsküdar yani :)
0
serdem
Bak tam zengin oluyordum Gimp projemle... Yalnız satart linux deyince bir exe indirmek istiyor. Sadece win için herhalde?
0
darkhunter
Bu projenin asıl amacı win kullanıcıların linux'ü, kurma sıkıntısına girmeden, tanımalarını sağlamak.

Küçük bir dosyayı win'e indirip çalıştırıyorsunuz, kde'si, office'i, gimp'i, firefox'u hepsine uzaktan erişip, kullanmak mümkün...

Projenin biraz farklılaşmasıyla bütün hayalleriniz gerçekleşebilir (örneğin uzaktaki gimp ile oluşturduğunuz resmi diskinize kayıt etmek gibi)...
0
darkhunter
Tabi bu uzak masaüstüne erişim olayı linux de uzun zamandır var bu sayede uzak masaüstünü kullanıp verileri kendi bilgisayarınıza girebiliyorsunuz. Ya da zombiler yaratın :)

Ayrıntılar için biraz ssh how-to biraz da "man xhost"...
0
serdem
darkhunter 'Mahremiyet bazen işlevsellikten daha önemlidir'

Flickr? Gmail?

Çoğunluk MS konusunda nasıl davrandıysa bu konuda da öyle davranacak. Neyse benim asıl dediğim uygulamalardı. Dokümanlarınızı yine hardiskinize kaydedeceksiniz. Ama insanoğlunun teşhirciliğini küçümsemeyin; flickr...
0
FZ
Dokümanları da uzaktaki disklere kaydedelim ve başka bir yere gittiğimizde oradan erişebilelim.
0
darkhunter
?

Nerete gidicez mesela? BIliyorsun, ssh ile tünelleme yapabilirsin.
0
FZ
Pardon, soruyu tam olarak anlayamadım.
0
darkhunter
ssh ile kendi diskinize (dolayısıyla dosyalarınıza) Dünyanın her yerinden ulaşabilirsiniz. Nereye gidiyoruz derken, bunu anlayamadım (acaba Dünya dışı bir iletişim mi söz konusu diye)?

Burada anahtar uzaktan eriştiğiniz şeyin de sizn diskiniz olması google'ın yada ms'in değil...
0
FZ
Ben de bunu kast ediyorum. Kendi makinamla filan uğraşmak istemiyorum. Yok yedekti, yok kesintiz güç kaynağı idi, yok düzensiz elektrikti, yok kesilen ADSL idi yok pahalı co-location hizmeti idi, vs. Bana bir kullanıcı adı/parola (ya da güvenlik sağlayan bir chip) ver, herhangi bir yerden min. bir donanım ile bağlanayım, gerekli ofis, grafik, vs. uygulamalarına erişeyim, verilerimi kaydedeyim, oturumu kapatayım, sonra bir yere sunum yapmaya gideyim, çat oradaki bir laptop'u açıp son hazırladığım sunuma erişeyim, konuyu halledeyim bakım, sistem yönetimi, vs. derdi olmadan.
0
darkhunter
Ah, şimdi anladım. Kulağa çok hoş geliyor doğrusu.

Tek sorun var verilerimizin bulunduğu yer...

Teorik olarak öyle olmasa bile diskimizle aynı odada bulunmuyor oluşumuz bile (biraz da paranoyaksak) sinirimize dokunur.

Google diskimi indexlerse (uzakta ki) yada anket niteliğinde bilgiler alırsa ahhh, istemiyorum alma benim verilerimi, fork! fork! benim dosyalarım onlar, anlıyor musun, benim, benim!!....

Hem nerede kaldı illegalite? Özgürlüğümüz n'olcak? Ya o kadar mp3? Elinoğlu sunucusuna kabul edecek mi benim hafif meşref dosyaları mı? Bir de aylık ücret mevzusu biz türkleri bozar.... Yok hoca, yok tutmaz bu start-up 8-D
0
FZ
Böyle bir şeyin iş modelini kurmak, pazarlamasını filan tasarlamak aylık uzmanlık alanıdır. Hem Türkleri dert eden kim? Misal eBay Türkiye pazarını dert ediyor mu? Valla, böyle bir şey olabilir ve her türlü mp3'ünüz, prn0 filminiz vs. de bir yerlerde depolanabilir, yani ne olacağı gerçekten belli olmaz. Millet MS Windows'a da başlangıçta sinir olmuştu (olan bir sürü insan vardı yani, teknik insanlar değil mi?). Bugün ise durum malum. Yani çok mantıklı bir iş olması gerekmiyor, iyi pazarlanır ve birkaç yüzbin kişiyi çekerse, işte o zaman hoş geldin Matrix deriz. 10 yaşındaki çocuklar ve 70 yaşındaki babannalerin de kullanacağı basit bir arayüz, ucuz bir de Tabletix olursa "appliance" tadında sonra biz ardık aramızda tartışıyor oluruz eski günler, işletim sistemi Linux mu olmalı, GUI mi konsol mu, vs. Atı alan Üsküdar'ı geçmiş olur. O aylık ücret meselesini de bir yerlere yediriverirler (bkz. Windows bedelinin PC fiyatına yedirilmesi ve tüm dünyada paşa paşa satması) ruhu bile duymaz çoğu tüketicinin, hayat sürüp gider...
0
serdem
Bunlar tabi sizin 'basit olmalı' ilkesinden uzaklaştı. (Bu arada tabletix isim hakkı bana ait.) Mesela çok basit, benim hoşuma giden bir fikir: del.icio.us Bookmarklarınızı kaydediyorsunuz. Ticari bir yönü var mı yok mu bilmiyorum, ama çok basit, bilgi/eğlence paylaşmaya dayalı bir site. Dikkat ederseniz yine bilgilerinizi uzak bir yerde ama elinizin altında tutma mantığı var.
0
sefalet
http://www.fazlamesai.org/forum/viewtopic.php?t=1311

sık kullanılanlar listenizi web üstünde kaydetme gayet basit ve işlevsel bir hizmet örneğin.

0
FZ
Evet, basit olmaktan altyapı olarak uzaklaştık ama bu arayüzün basit olmayacağı anlamına gelmez, Google'ın arkasının çok karışın önyüzünün çok basit olması gibi. Ben artık bu işlerin bölük pörçük olmasından sıkıldım, bir yer olsun, işlevsel olsun.
0
serdem
Sallayalım o zaman: Birlikte çay içmeye gidiyoruz diyelim çay bahçesine. Bana bir şey göstermek istiyorsunuz. Garsondan tavla ister gibi 'Bize bi tabletix ver' diyoruz (tabletix diye bi sey cıkmış, ince kagıt gibi), istediğiniz yere girip bana dokümanlarınızı gösteriyorsunuz. Ben de Gimp'i açıp 'Bak bunu böyle de yapabiliriz' diyorum. Sonra hesabı ödeyip kalkıyoruz. Çaylar benden.
0
FZ
Elektronik kağıt gibi bir teknoloji ile birleşirse, gerçekten de hafif bir klavyesi, vs. olursa ve böyle bir alt yapı ile bir araya gelirse (sağlam bant genişliği ve Google tarzı kocaman devasa bir altyapı) o zaman çay bahçesi deneyimimiz hakikaten çok acayip olabilir!

Not: Ama çaylar ince belli bardakta gelsin, çayımızı ve çay kültürümüzü koruyalım, toz kondurmayalım, hatta abartalım, dünyaya anlatalım, vs. (allah allah Japonlar'dan neyimiz eksik, biz de kültür emperyalizmi yapalım)
0
serdem
Evet çay konusu önemli. Yalnız siz startup diye sonunda çay bahçesi açmayasınız? diyerek konuya dönüp çekileyim.
0
FZ
Startup'ın sonu çay bahçesi olmayacaksa zate startup hiç kurmayalım. Startup dediğimiz şeyin zaten birkaç yıl içinde sağlam para getirmesi gerekiyor. Sonra ben çay bahçesine giderim, diğer çalışanlar kış bahçesine gider, isteyen bonzai yetiştirir istemeyen kendini sanata verir :) Ya da isteyen Graham'ın Y-Combinator'ı gibi startup destek şirketi kurar, vs.
0
darkhunter
Çaylar konusunda FZ'e katılıyorum (çay için teşekkürler bu arada). Hımm, bu yapı günümüz teknolojisiyle mümkün. E.P. ile ssh ve xhost benzeri birşeyler ve sağlam bir uzak makine ile olabilir. Sanırım sıkıntı bunların yapılamamasından ziyade (Linux için) doğru düzgün çalıştırmayı becerene kadar göbeğinizin çatlaması. Ya da "user friendly" mevzular... Ama şu win üzerinde çalışan sanal makine hayallerinize çok uygun bir kez daha hatırlatayım :) (veri saklama dışında- sizi her seferinde random guest olarak atıyor bu yüzden verileriniz sunucuya kayıt edilse bile, farklı girişlerde farklı kişiler olarak atandığınızdan bunlara erişmeniz mümkün olmuyor)...
0
acemi_
Ben de bahsettiğiniz şekilde bir Gimp sitesi hayal etmiştim. Teknik konulardan anlamam ama birgün internet hızı yeterli olursa bütün uygulamalar web üzerinde olur gibime geliyor. Ne güzel güncelleme derdi yok, programınız her sabah taze taze.

Böyle bir şeyi şu an yapmak mümkün sanırım. Basit bir CD veya fazla yer kaplamayan temel bazı yazılımlar ile makinemizi açacağız ve bu basit sistem, Internet'te bir yerlerde bulunan dağıtık yapıdaki dosya sistemini, çalışan sistemimize mount edecek; yani Internet'te bir yerlerde bulunan dosyalar/klasörler, kendi makinemizdeymiş gibi görünecek. Hatta çalışan uygulamalar da uzaktaki bu sunucudan gelecek...

0
sefalet
http://blogs.zdnet.com/web2explorer/index.php?p=20

web tabanlı ofis uygulamaları pek kötü bir fikir değil heralde ki başkalarını da meşgul etmiş.

Bunu görünce sıkça hatırladığım bir filmden parça geldi aklıma.1492: Cennetin keşfi kıristof kolomb (Gerard Depardieu) Sanchez' e(Armand Assante) filmin sonuna doğru merdivenlerde rastlar ve gürültülü kalabalığın içinde şöyle der:

"Ben yaptım, sen yapmadın"
0
yetgin
Startup mı? O da ne?
0
FZ
Bu konularla ilgili güzel bir yazı çevirmiştik:

Dünya ile Rekabet Edecek Zehir Gibi Bir Bilgisayar Şirketi Kurmak
0
bm
Bunu simdi Reddit-Guy Kawasaki vasitasiyla gordum. Dunyada is yapma kolayligi acisindan ulke siralamasinda 93. olmusuz. Siralama surada. Baska bilgiler de var, ilginc olabilir.
0
bm
Linki koyamamisim: http://www.doingbusiness.org/EconomyRankings/
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Geleceğin IT Firmaları için Genel Çağrı

anonim

Eminim Türkiye'de bayağı bir IT çalışanı işsizdir. Günlerdir düşünüyorum, bizleri işten çıkarıyorlar. Peki nasıl iş yapmayı düşünüyorlar?
Acaba diyorum; biz IT çalışanları, hepimiz toplansak, şirketlerimizi kursak, oturup tartışsak aklımızdaki oluşumları...
Neden bizler de o şirketler gibi olamıyalım?

O şirketleri büyük şirket yapanlar bizleriz. Onlar değil.

Bad Boys; What You Gonna Do When They Come For You ?

sundance

Yaklaşık 12 saat kadar sonra insan kaynaklarından bir arkadaş gelip, benle çalıştıkları 21 aylık süre içinde ne kadar memnun olduklarını fakat ekonomik zorluklar nedeniyle bulunduğum departmanın kapatılacağını söyleyecek...

Sanırım IT sektöründeki birçok insanın korkulu rüyası benim de başıma geliyor. Ama ben diyorum ki, boşverin hepsini, gelin hep beraber istifa edelim. Korkumuz onlarınki kadar büyük olamaz belki ama coşkumuz eminim daha büyük olacaktır. Ve eğer GNU`nun babası Richard Stallman hala hayattaysa, biz neden aç kalalım ki :))

Özgür Yazılım Ekonomisi

anonim

Bu araştırma özellikle son on senede gelişimi hız kazanan ve kullanım alanı genişleyen özgür yazılımların ekonomik boyutu hakkındadır. Özgür yazılımlar; mikro ve makro ölçüde incelenmiştir.

Mikro ölçüde özgür yazılım üretiminin ve kullanımının firmalar üzerindeki ekonomik etkileri araştırılmıştır...

Intel’den 50 Milyon Dolarlık Risk Sermayesi Fonu

FZ

Intel, Türkiye ve Orta Doğu bölgesinde yenilikçi donanım, yazılım ve servisler geliştiren teknoloji şirketlerine yatırım yapmak için 50 milyon dolarlık bir risk sermayesi fonu oluşturdu. Intel Yönetim Kurulu Başkanı Craig Barrett tarafından Cidde’de yapılan fon duyurusu, bölgeyi bu hafta ziyaret etmekte olan Barrett’ın duyurduğu Türkiye ve Orta Doğu’daki bir dizi Intel etkinliğin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Türkiye'de İş Kurmak Mı? Bir Kez Daha Düşünün!

FZ

Guy Kawasaki bildiriyor: Dünya Bankasının Doing Business in 2006: Creating Jobs raporunda birçok ülke "vatandaşın yeni bir iş başlatmasının kolaylığı zorluğu" bakımından sayısal olarak derecelendirilmiş durumda. En kolay iş yapılandan en zor iş kurulanına dek 155 ülkenin bulunduğu bu listede ülkemiz 93. sırada yerini almış durumda. Dünya Bankasının bu raporuna göre mesela Polonya, Bulgaristan, Romanya, Makedonya, Sırbistan gibi ülkelerde iş kurup geliştirmek daha kolay.