C-64 oyun çekimi!

0
sundance
C-64 oyun çekimi, isteyene kasette, isteyene diskette.

Not: Sözkonusu satışı yapan kişi, ya da şartlar hakkında bilgi sahibi değiliz. Gönlümüzdeki iflah olmaz Commodore'cu çocuğu ve fırsat olsa da 'yeldeğirmenleri ile savaşsak' romantizmini saymazsak...

Görüşler

0
mos
aksaray 'da cabir diye bir yer vardı.. abim oradan alırdı oyunlarımızı.

hep bir kasette bir oyun olmasına alışmıştık biz, sonra bir gün abim bir kasetle geldi.. içinde 40-50 tane oyun var. kağıdında numaratöre göre kayıt aralıkları yapılmış.. ne heyecan kaplamıştı içimizi anlatamam be:)

pitstop, turbo outrun, pool, boulder dash, international karate, barbarian, rick dangerous, giana sisters, flimbo's quest, operation wolf, yiear kung-fu, arkanoid..

televizyon'a bağlayacağız diye evdekilerin yatmasını beklerdik.. uykusuzluktan pes edene kadar oynardık..

0
Betelgeuse
64 KiloByte gibi şimdi komik sayılabilecek bir kapasiteye o oyunları nasıl sığdırmışlar hala şaşarım. O zamanlar 1 megabyte RAM diye birşeyi hayal bile edemezdik, şimdi gigabytelar yetmiyor. Nereden nereye...
0
sundance
İlk başta düz oyunlar vardı. Böyle hakkaten her biri 150 tur filan süren türden.

Sonra turbolu oyunlar çıktı, bunlar 5-10 tur filan sürüyordu, ama önce bir "Ok turbo" yüklemek gerekiyordu.

Bu oyunlar nispeten daha basittiler. River Raid, Hunchback, Pitstop, Super Pipeline, Match Point vs. Ve C-64'ün 38911 free byte'ına sığabiliyorlardı. Basittiler diyip de geçmemek lazım, bu oyunların birçoğu oyun dünyasına şekil veren soyutlamalar içermekteydiler.

Bu arada Super Oyun kavramı çıktı. Bu oyunlar kendinden turboluydular ve 40-50 tur sürebiliyorlardı duruma göre (ve tabi kasette durdukları yere göre de :).

Bunlar nispeten daha çok hafıza gerektirdiklerinden dolayı Ok Turbo'ya yer bırakmıyorlardı, bu yüzden de kendinden turboluydular. Genellikle de Ok Turbolu oyunlardan daha uzun save ediyorlardı.

Daha sonra sanırım bir alman dergisi 61K Turbo isminde bir turbo çıkarttı. Bu Turbo'nun temel farkı, C-64'ün esnek bir şekilde (kabaca PC'lerin BIOS'u cachelemesi gibi) RAM'a yazdığı ROM rutinlerini direkt ROM'dan kullanmakta ve dolayısıyla bu ram bölgelerini de kullanabilmekteydi. Yanlış hatırlamıyorsam sözkonusu bölge $A000-$CFFF'e kadar olan bölgeydi. Normalde $C000 ve ötesi zaten kullanılabilir haldeydi ama bu sayede kesintisiz bir kullanım sözkonusu oluyordu.

61K Turbo sayesinde eskiden ok turbolu olamayan oyunlar tekrar ok turbolu olabilmeye başladılar. Stratejik açıdan daha da önemlisi, bu şekilde 61K Turbo ile kaydedilmiş oyunlar (genelde direkt disketten alınıyorlardı) autorun olmadan kaydedilebilmekte ve bu sayedede çoğaltılabilmekteydiler.

O zamanlar (86-88) bir de Suat's Turbo diye bir Türk yapımı Turbo vardı. Ok turbolardan farklı olarak, oyunları kendinden turbolu save ediyordu ve hatta Freeze Frame isimli meşhur kartuşu devre dışı bırakmasıyla sükse yapmıştı. Fakat benim için Suat's Turbo'nun en kıymetli yanı disketten de normal okuma hızının çok üstünde okuyabilmesiydi. Bu sayede disketten hızla okuyup, Hulusi abi görmeden kasete kayıt yapabilecektim.

Öte yandan bir şansızlık eseri Suat's Turbo'da aynı klavyeden komut okuma interruptını okuyordu, bu sebeple
0
anonim
C64 kullandım. O kadar kütük bir bilgisayardı ki, kasetten oyun yüklerken krizlere sokuyordu resmen. Kaseti takıyorsun LOAD yazıp Play tuşuna basıyorsun, önce ekran Bembeyaz oluyor sonra ekrana görüntü geliyor ve 2 .yükleme ve geri sayım başlıyordu. O arada artık gidip çay mı demlersin, yoksa dışarı çıkıp biraz gezip gelir misin bilemem. O kullanıcının tercihine kalmış bir şey.

İki tane joystick vardı bende biri siyah diğeri beyaz Quickshot marka. Aslında o zamanlar bende Amiga 500'de vardı. Amiga DD disket kullanıyordu o ise teyp ve 5.25. Gerçi bende 5.25 hiç olmadı çünkü almamıştım. Sadece Kaset ve Teyp takılıyordum. O zamanlar yaşım bir hayli küçüktü. Ben oyunlarıı Bahçeli bilgisayardan alırdım Ankara Bahçelievler. O zaman ben ANkara'da ailem ise başka yerdeydi.

C64 nostaljik bir bilgisayar. Fakat şimdi nostalji yapalım diye tekrar C64 kullanmak mı? Hayır! O yükleme ekranına tahamül edemiyorum. Şimdi hatırladıgım kadarıyla Lode Runner ve birkaç tane daha oyun vardı ama şöyle söylemeliyim: 8 Bit Nintendo'nun oyunları bile ondan kat kat kalitelidir. Ama şimdi nostalji yapmak istesek, Amiga kullanabilirim herhalde... Çok daha üstün bir bilgisayar. En azından o sinir bozucu yükleme yok.
0
sundance
Bu evil81'in 81'i doğum tarihine mi işaret ediyor ?

:)
0
anonim
Evet aynen öyle ne oldu? 81'liyim ve C64 bilgisayarı bayağı bir kullandım.
0
mos
Bir şey olmadı, rahat ol.

Ben senden 1 yaş büyüğüm ve C= ciddi ciddi kullanmışlığım var :)
0
parsifal
Sorun kaç yaşında olduğun değil. Bu teknolojiyi kaç yılında kullandığınla alakalı olarak o teknolojiye "kütük" demen tabi çok normal.
Kulağa masal gibi gelen bu C64 ve ZX48K anılarının yaşandığı yıllar ile o teknolojinin en ileri PC teknolojisi sayıldığı yılların arasındaki fark ne kadar az ise bugün hiçbir şey ifade etmeyen anılar o kadar değerli oluyor. C64 ve ZX48K'nın aramıza katıldığı yıl wikipedi'de 1982 olarak gözüküyor. Ülke sınırlarına girmesi ise 6 ay ile 1 yıl arasını almıştı yanlış hatırlamıyorsam.Aynı zamanda babanın delikli kart maceraları ile aynı kategoriye girmiyor C64 ve ZX48K maceraları. Çünkü az önce dediğim gibi onlar PC idi. Evin kapısından giren ilk ev bilgisayarlarıydı.
0
FZ
Spectrum 48K kullandım epey ve aklıma gelecek en son şey bile olmazdı "sinir bozucu" yükleme mevzusu :) Gene olsa gene kullanırım, oyun oynarım ve zevk alırım :) O dönemde 48 KB içinde kalıp zevkli ve uzun soluklu oyunlar geliştirmiş ustalara her daim saygılarımızı sunuyoruz. O nostaljinin bilgece tadını kolay kolay başka bir şeye değişmem ;-)
0
zekzekus
Commodore 64 1982 yılında, Amiga 500 ise 1987 yılında çıkmış. Dolayısı ile aralarında ciddi bir "kütüklük" farkı olması son derece normal. Sonuçta aynı firmanın ürünleri. İkisi de ayrı ayrı efsane.
0
anonim
Tamamen doğru haklısın.
0
zekzekus
bir de c-64 "kafa ayarı" olayı vardı ki bir neslin "sabır" kelimesine yeni anlamlar katmasına vesile olmuştur herhalde :))
0
mos
şimdi hatırladım da.. abimle sık sık bulabildiğimiz C= magazinlerini, BASIC kitaplarını karıştırırdık.

BASIC kitaplarının arkasında, içindeki basit kodların aksine uzun uzun program örnekleri olurdu.

bir tanesini inat edip yazmıştık.. çünkü oyundu :) ismi de Hamburgerlerin Hücumu!

ya kafadan 2 gün yazdık diyeyim, inanın.. harddisk yok, disket sürücümüz yok.. sayfa sayfa kod.. sonra ne çıktı? bir tane ketçap şişesini kontrol ediyorsun, soldan sağa akan hamburgerleri nişan alarak vurmaya çalışıyorsun :)

süperdi süper.. mesela koala pad diye bir programımız vardı, paint brush gibi bir şey.. çok başarılıydı o vakte göre..

0
Tarık
Sinir bozucu yükleme mevzusundan ziyade kafa ayarı yemeyen "yalama" bir kaset okuyucu yüzünden takriben üç gün çalışıp modifiye ettiğim (ek çarpışma tespiti, 'I' karakterinde hız sünmesi) "top zıplatma" oyununun son sürümcüğünü kasede yükleyememiştim. Akabinde gelişen elektrik kesintisiyle birlikte herşey uçup gitmiş ve tüm hevesim kaçmıştı. Bende açtım neptun's daughter' i geçemediğim bölümleri geçtim. Sonrasında zaten joystik eskidi pc devri geldi vesselam :) hey gidi :P
0
Tarık
c64 el kitapları vs. lerr

Enigma - The Child In Us
0
conan
Outrun... Gunlerimi aylarimi onunde gecirdigim muhtesem oyun hehe. Dun Spike TV'nin Bilgisayar Oyunlari Odullerinde Koskoca bir orkestranin Magical Sound Shower çalması ve gözlerimin dolmasınin hemen arkasindan FM'de boyle bir girdiyle karşılaşmak güzel :)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Sudoku: Minesweeper sevmeyenler için

sundance

Sizi bilmem ama ben hiçbir zaman Minesweeper'a (ya da benzerlerine) ısınamadım. Aslını söylemek gerekirse Sudoku'ya da pek hızlı ısındığım söylenemez. Türkiye'de Radikal ve Vatan gazetelerinin bulmaca eklerinde çıkan ve Diamond adı altında kitapçıkları da olan Sudoku, 1970'lerde Math Puzzles and Logic Problems'de New York'da çıkmış sayı yerleştirmeye dayanan basit bir oyun. 3x3'lük 9 matrixden oluşan 9x9'luk bir alanda, 1'den 9'a kadar olan sayıları yerleştirmeye çalışıyorsunuz. Bunu yaparken, bir sütün, bir sıra, ya da bir 3x3 matrix içinde her sayının sadece bir defa geçmesi gerekiyor.

Duke Nukem Forever sessiz sedasız çıkmış!!!

sundance

Biz yıllardır yolunu gözleyelim, ne zaman çıktı ne zaman çıkacak diye meraktan telef olalım, teknoloji previewları hevesle indirelim, sonra tutsunlar DNF`i sessiz sedasız çıkartsınlar. Olacak iş değil!!!

Zaten olmamış da, Croteam yılan hikayesine dönen DNF`den sıkılıp mükemmel bir FPS yapmış. Şu kadarını söyleyeyim, Quake`i bitirmiş birisi olarak, Serious Sam için `insanların ruh sağlığını etkileyebilir bu yüzden yasaklanmalı` deseler itiraz etmezdim... (Mambo'yu kaybettik mesela :))

Wolfenstein: EnemyTerritory bize ID software ın bir armağanı

halixus

ID software' ı bilmeyen var mıdır acaba. Daha çocukken tanıştım onunla. 386SX-25 sistemle Wolfenstein3D oynarken. Zaman geçer DOOM çıkar. Hatta yakın bir zamanda filmi bile çekilir.
Wolfenstein:EnemyTerritory bize ID software in armağanı. Açık kodlu bir oyun. Tamamen ücretsiz. İnternet üzerinden ücretsiz serverlar bile bulabilirsiniz. Üstelik Linux altında da çalışmakta. Daha ayrıntlı bilgi, ekran görüntüleri, download için tıklayın .

Parçalanmış Yakut: Yeni Bir Oyun Geliştirme Çatısı

FZ

Shattered Ruby, Ruby kullanarak oyun programları geliştirilmesini sağlayan bir programlama çatısı.

Sistemle ilgili öğretici belgeler, teknik destek forumları ve API belgelerine erişmek mümkün.

Bir Satranç Ustasının Bilgisayarı

FZ

Büyük Usta (GM) John Nunn daha ciddi satranç çalışabilmek için eski sistemini yenilemeye karar veriyor ve çift 2.8 GHz Xeon mikroişlemcili, 1 GB ana hafızalı bir bilgisayar kurmaya karar veriyor.

Efsanevi Fritz satranç yazılımı üzerinden iki sistemi kıyaslayan Nunn yeni sistemin, beklediği performansın altında bir performans verdiğini belirtiyor ve bunu da yeni işlemcilerin satrançta çok kullanılan tamsayı hesaplamaları için yeterince optimize edilmemiş oluşlarına bağlıyor.