Wolfenstein: EnemyTerritory bize ID software ın bir armağanı

0
halixus
ID software' ı bilmeyen var mıdır acaba. Daha çocukken tanıştım onunla. 386SX-25 sistemle Wolfenstein3D oynarken. Zaman geçer DOOM çıkar. Hatta yakın bir zamanda filmi bile çekilir.
Wolfenstein:EnemyTerritory bize ID software in armağanı. Açık kodlu bir oyun. Tamamen ücretsiz. İnternet üzerinden ücretsiz serverlar bile bulabilirsiniz. Üstelik Linux altında da çalışmakta. Daha ayrıntlı bilgi, ekran görüntüleri, download için tıklayın .
Wolfenstein:EnemyTerritory sıkılırsanız üzerine yazılmış TrueCombat:Elite modunu yükyelebilirsiz. Bir yerine iki güzel oyuna sahip olursunuz. TrueCombat:Elite modu için tıklayın.

Görüşler

0
mow
sunucusunu açmıştık, pek ilgilenen olmadığından şu an kapalı (et.siberarena.com) ilgi olursa gene açarız.
0
mturker
İlgilenmez olurmuyuz, canım çıktı o ADSL den o serverlara bağlanana kadar uğraş, bağlandıktan sonra bak adamlar güncellemiş olsun, onu indir bunu indir oyundan çok update indirmekle geçiyor valla. Şöyle yakın yerde olsa da sorunsuz sorunsuz oynasak :)
0
linux34
Vala arkadaşlar bizim Ekip Hazır bile.. :) Serverda var. A*A = American Army Linux sürümüde var. Silahlar ve grafik motoru çok güzel. Sniper olarak görev almak güzel.. http://www.reflexhq.com/ Ekip Hazır Server Hazır..
0
linux34
Vala arkadaşlar bizim Ekip Hazır bile.. :) Serverda var. A*A = American Army Linux sürümüde var. Silahlar ve grafik motoru çok güzel. Sniper olarak görev almak güzel.. http://www.reflexhq.com/ Ekip Hazır Server Hazır..
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Go, go, go! Rock 'n Roll!

mos

Bir çok insanın gece gündüz kavramını kaybetmesine neden olan, 56K modemle online oyun oynamaya kasma sebebimiz, lag olmasın diye zamanın dosya paylaşım efsanesi Napster 'ı kapattığımız eşsiz strateji oyunu Starcraft 'ın, bir grup geliştirici tarafından GNU/Linux ortamına aktarılmaya çalışıldığını duydum.

Darwinia: Gerçek oyun tadını özleyenler için

FZ

Daha hızlı grafik motorları, daha pahalı, en bir gelişmiş 3D hızlandırıcılı ekran kartları, daha fotogerçekçi görüntü, daha hip hop müzikler, 2 DVDye zar zor sığan şişko programlar. Saçma sapan efektler ve bunları optimize etmek için sabahlayan programcı ve tasarımcı ordusu.

Hayır, güzel bir oyun böyle bir şey değil. Bilgisayar deyince aklına Pentium IV, hyperthreading, on milyar megahertz gelen, oyun deyince Sony PlayStation 345345'i düşünen çocuklardan önce, yaratıcılığa, sadeliğe, ince esprilere, zeka pırıltılarına, oyun kültürüne ve raconuna önem veren programcılar ve oyun sevdalıları vardı. Günlerce kesintisiz oynayıp bu işin profesyoneli olmanın cılkını çıkarmış oyunculardan önce biraz daha ruhu olan hevesliler vardı.

Eski dostlar Donkey Kong ve Mario Bros!

larweda

Belirli bir yaşın üzerindekiler bilir, eskiden (daha PC`lerden önceki Amiga`dan önceki Commodore 64`,den önceki Spectrum ZX`den önceki Amstrad`dan önceki Atari XL`den de önce) bilgisayar namına görebildiğimiz şeyler Nintendo`nun ve Casio`nun Game&Watch`ları (O zaman Türkiyeye sadece bu markalar geliyomuş demek ki, bi de Tomy vardı ama onu sadece annesi babası yurtdışına gidenlerin olurdu) idi. Bu bahsettiklerim, bugünün palm`ları vs`leri boyutunda sadece oyun için tasarlanmış, LCD ekranlı cebe sığan basit oyun makineleriydi. Bugün oynadığımız birçok Arcade, Shoot-em-up tarzı oyunların tamamının babaları da bu oyunlardı. Şimdi bu aletlerin PC için simülatörleri var, hem de ööle dandik simülasyonlar değil, bire bir aynı görüntüye sahip ufak programcıklar bunlar. Sesleri bile inanılmaz basit olmuş, inanılmaz nostalji oldum, hayatımın birkaç senesi birden buram buram gözümün önüne geldi, eğer neden bahsettiğim hakkında ufak da olsa bir fikriniz varsa, mutlaka ama mutlaka bi göz atın, hatta psikopata bağlayın: madrigal.retrogames.com
Ne günlerdi beee..

Blizzard ve Activision Birleşiyor

anonim

Oyun dünyasının iki dev firması Blizzard ve Activision birleşiyor [en][tr].

Dünyada oyun piyasası bu kadar hareketlenmişken, Türkiye'de de yeni oluşumları görmek dileği ile.

Go'yu da mı bilgisayarlara kaybediyoruz?

sundance

Bilgisayarlarla yarışırken önce dama Dünya Şampiyonluğu'nu kaybettik, satrançta bilgisayarlar en büyük ustaları bile yenebiliyor, Dünya Şampiyonluğu'na tahminen birkaç yıl kaldı ama romantik olanlarımız, gizliden gizliye "Go var en azından" diye teselli buluyordu.

Zira bu güne kadar mevcut programlar(neredeyse CPU gücünden bağımsız olarak) ortalama bir amatör oyuncudan daha iyi Go oynayamayor, dahası hangi hamlenin diğerlerinden daha iyi olduğunu bile tam olarak anlayamıyordu.

Görünen o ki Go programları, yeni bir algoritma sayesinde, doğru hamleyi yanlıştan ayırmaya başlıyorlar.