Türkiye Ne Okuyor?

0
FZ
1999 yılında hizmete geçen ve 300 bini aşkın üyesiyle Türkiye'nin en büyük web kitapçısı konumuna gelen ideefixe, satış ve gönderim istatistiklerine dayanarak en çok ve en az okuyan şehirleri belirledi. Sonuçlara göre İstanbul ve Ankara en çok okuyan şehirlerin başını çekiyor. İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun büyük bir kısmıysa en az okuyan illerin toplandığı bölgeler arasında. Ayrıntılara ve haritaya buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Radikal Sanal Alem

Görüşler

0
muhuk
Güvenilir bir istatistik olduğunu düşünüyorum. (Yani Alexa'nın tam tersi gibi...)

Bir de korsan kitap satışlarıyla birleştirilebilirse belki daha sağlıklı olur. Tabi korsan kitap alıp okuyanlar (tam olarak) kapakta ismi yazan kitabı mı okuyorlar tartışılır. (7~8 yıldır korsan kitap okumadım, eskiden bayağı bir editler içerebiliyorlardı)
0
neutrino
Okuma oranlarını aşağı yukarı yansıtıyordur sanırım istatistik, ama daha doğru bir yorumlaması da "internet üzerinden kitap alan iller" olabilir. Bu istatistiği anladığım kadarı ile ideefixe'den yapılan siparişlere göre çıkartıyorlar.
0
tongucyumruk
Bence çok geçerli bir inceleme olmamış. Bölgeler arası nüfus farklarını, o bölgedeki okuma yazma bilen/bilmeyen insanların sayısı gibi etkenleri göz önüne alıp almadıklarını merak ettim doğrusu.
0
FZ
IDéEFIXE Türkiye okuma endeksi şu şekilde hesaplanmıştır: [Şehre satılan kitap adedi/ Toplam satılan kitap adedi] / [Şehir nüfusu / Toplam Nüfus]

IDéEFIXE'te son 6 ayda satılan kitaplar gözönüne alınarak hazırlanmıştır.

Şeklinde bir ibare var sayfalarda. Yani nüfus oranı hesaba katılmış görünüyor. Öte yandan, evet, haber başlığını bir kenara bırakacak olursak bu harita tüm okuma manzarasını değil, Internet üzerinden ve ideefixe üzerinden kitap sipariş edenlerin dağılımını gösteriyor. Bu gerçekliği yani eldeki bu veriyi nasıl yorumlayacağımız ise ayrı bir konu. Hiçbir şey göstermediğini söylemek doğru olmaz, bir şeyleri gösteriyor mutlaka ve ortadaki manzaranın başka olgular için de (kültürel, ekonomik, vs.) geçerli olabileceğini düşünüyorum.
0
neutrino
Okuma oranlarını aşağı yukarı yansıtıyordur sanırım istatistik, ama daha doğru bir yorumlaması da "internet üzerinden kitap alan iller" olabilir. Bu istatistiği anladığım kadarı ile ideefixe'den yapılan siparişlere göre çıkartıyorlar.
0
Betelgeuse
Konuyla çok alakasız gibi görünen bir yorum olacak ama haritaya genel bir bakışta ilk aklıma gelen şey deniz kıyısındaki yerlerde daha çok kitap okunduğu oldu. Buradan yola çıkıp da deniz kıyısında yaşayanlar daha açık fikirli, daha meraklı olurlar bu yüzden buralarda daha çok kitap okunur şeklinde bir teori üretebilir miyiz? Ya da denize uzak, dağların arasında ufku daralmış insanların daha tutucu olması da bu teoriyle açıklanabilir mi?

Denize açılsak, hiç kara görünmeyecek kadar açıklarda dört bin yanı saran ufkun ortasında kitap okumak ne de keyifli olur... :)
0
FZ
Eğer deniz dersek, Karadeniz'de, denize kıyısı olan Ardahan'dan Artvin'e kadar olan bölgenin düşük olmasına ne diyeceğiz? Görülen o ki deniz tek etken değil.
0
sefalet
Karadenizde dağların kıyıya paralel uzandığını hesaba kattınız mı? :)
0
aksoyhasan
bakınız türkiyenin bir haber kanalının sitesi insanlarımıza ne okutuyor..

http://www.haberturk.com/galeri.asp?src=23&id=16454

http://www.haberturk.com/galeri.asp?src=25&id=16454

http://www.haberturk.com/galeri.asp?src=28&id=16454

bunları yayınlayan bir haber kanalı..
0
client
O kadar çok parametre sayabiliriz ki varılan sonucu etkileyebilecek; şehirlerdeki insan profili, bu insanların internete erişebilme imkanları, okur-yazarlık düzeyleri ve burda önemli olan internet okur-yazarlıkları, şehirdeki kitap satan işyerlerinin çalışma şekilleri ve prensipleri, özellikle büyük şehirler dışındaki iller için önemli bir kitap temin kaynağı olan çantacı kitap satıcıları, yeni basılan kitapların o şehirdeki bulunabilirlik oranları....
Sipariş oranları kitap değil de farklı ürünler için çıkarılsaydı çok başka faktörler devreye girecekti, sonuç daha farklı olacaktı. Aslında idefixe'in kitaba ait bu oranları diğer ürünlerin de pazarlandığı sitelerin istatistikleri ile karşılaştırılabilir. Çok ilginç sonuçlar ortaya çıkacaktır (yapılmıştır istatistikleri belki de kimbilir. Günümüzde üretim, pazarlama ve satış stratejilerinin tamamen tüketime yönelik hazırlandığı düşünülürse elinde satacak birşeyi olanlar için akıllıca bir tutum olurdu diye düşünüyorum)
0
sadettinpolat2
ideefixe bu ay satislari yirmiye katlar sanirim :)
0
bio
Aslinda Idéefixe bu istatistigi yillardir yayinliyor, Radikal'in aklina haber yapmak yeni gelmis.
0
SHiBuMiGo
Internet üzerinden satış yapan bir şirketin satış istatistiklerinden bahsediyoruz, buradan çıkacak ilk sonuç hangi şehir ne kadar kitap okuyor değil, hangi şehir interneti ne kadar kullanabiliyor olur. Internet üzerinden erotik malzemeler satan bir sitenin istatistiklerini de inceleseydiniz aşağı yukarı aynı sonuçlarla karşılaşacaktınız.
0
simor
Acaba hangi tür kitaplar ve dağılımları nedir hedefli çıkarımları da yapmışlar mıdır? Merak ettim.
0
towsonu2003
eminim dogu ve guneydogudakilerin muhtesem posta ve internet servisleri vardir... (!!)

hani bi arastirmayi yaparken kullandigimiz terminoloji onemli midir'e ornek bu linkteki terminoloji: guneydogu "basarisiz"... istanbul "yildizli pekiyi". hani "kurtler aptaldir, cahildir" der gibi. biz de hiyariz ya, yuttuk bu terminolojiyi... tobe.

0
koraypeksayar
Aynen altına imzamı atarım...

Bu arada kitaplardan ilköğretimde (eskiden ilkokul ve ortaokuldu bunlar diyecek kadar yaşlanmışım:) ) tiksindiriliyoruz.

Bir de şu var ki kitapların yerini hızlı hızlı görsel "medya" alıyor... Aslında zeki bireyler için oldukça olumlu temellere ulaşmayı sağlayacak bir gelişme ama ben burda *Aziz_Nesin diyerek pointer koyuyorum.

Anlayanlar anlamayanlara anlatsın vs...


0
Betelgeuse
Güneydoğunun az kitap okuyor görünmesinin belki bir nedeni de anadili Türkçe olmayanların ilkokulda zorla Türkçe öğrenmeye zorlanmaları sonucu okumaktan soğumaları olabilir mi?
ilkokul karnesi şeklinde tanımlamalara ben de sinir oldum ama ideefixe ekibinin bunu insanları aşağılamak amacıyla artniyetle yapmış olabileceklerine inanmıyorum. Hadi bir densizlik yaptılar diyelim yine de yayınladıklar istatistik yalnızca internet üzerinden kitap alanları bile gösterse yine de az çok fikir verebilen bir istatistik.
Çok kitap satılan yerlere dikkatli bakarsak başka yerlerden göz almış yani her çeşit insanın karışık bir yapıda bir arada bulunduğu yerleri gösteriyor. Göçle nüfus kaybetmiş yerler de az kitap okunan yerler olarak görünmüş.
0
bio
Her ilişki sebep-sonuç ilişkisi değildir. Ayrıntılı bir inceleme yapılmadıkça, sadece istatistiklere bakarak, "göçle nüfus kaybettiği için okuma oranı düşmüş" denebileceği gibi, "üçüncü bir sebep hem göçe, hem okuma oranının düşüklüğüne neden oluyor" da denebilir.
0
mzffer
Bence tam olarak net bir sonuç değil doğu tarafında
nufus sayısı azdır.Her ne kadar nufus ile ilgili olduğunu söyelsek te doğuda ez okunduğu gerçeği gözler önünde.Bu önümüzdeki zaman içerisinde inşaallah aşılacaktır.Son olarak söylemek istediğim konu özellikle ekonomik durumların çok etkisi olur kitap satın alınmadığı için hiç kitap okunmor anlamına gelmiyor.Ben şahsen ordayken sadece kütüphanedeki kitaplarla yetinirdim.Gündemi belki geriden takip etsem de en azından okuyordum ve benim o eski durmumda olan çok kişi vardır
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Polisin Aranan Takibine Teknolojik Destek (ya da vatan sağolsun, vatandaş değil)

FZ

Murat Büke'nin turk.internet.com'daki yazısına göre:
"Bu hafta Ankara'da İstanbul'lu bir firmanın düzenlediği bir toplantıya katıldım. Toplantı sırasında öğrendiğim ilginç bir ayrıntı, İstanbul'dan Ankara'ya gelen firma elemanlarından birisinin, askerlik işlemlerindeki sorun nedeniyle gece otelinden alınarak emniyete götürülmesiydi.

Bunun nasıl olduğunu araştırdım. Öncelikle artık belli başlı otellere giriş esnasında alınan müşteri kaydı sırasında mutlaka TC kimlik numarasının da istendiğini öğrendim. İşte otellerle, emniyet arasında kurulan ilişki sayesinde bundan böyle arananlara kaçma şansı yok.
Yazar, epey etkilendiğini anladığımız sistemle ilgili şu şekilde devam ediyor:
Söz konusu sistem, yazılım ve donanımla birlikte toplam 270 bin dolara mal olmuş. Türkiye’de 8 aydır aralarında Ankara, Malatya, Gaziantep, Kayseri gibi illerin bulunduğu 15 ilde pilot olarak uygulandığı belirtiliyor. Sorgulama sistemi, 10 Ocak tarihinden sonra tüm Türkiye’de uygulanmaya başlayacak. Projeyi gerçekleştiren Softeb Yazılım şirketi yetkilisi Bedirhan Deniz, projenin sağlıklı işlediğini belirtti.

Ve yazar müthiş bir paragrafla yazısını bitiriyor:

Özgür Ansiklopedi Vikipedi

dfisek

Vikipedi açık kaynaklı olan ve dünyanın her yerinden gönüllü olarak katılımcıların yazdıkları ile oluşturdukları Wikipedia ansiklopedisi projesinin Türkçe kolunun geliştirilmesi için gönüllü katılımcılara ihtiyaç duyuluyor.

Türkçe kolu yöneticilerinden Ahmet Özgür Erdemli'nin açık mektubu aşağıda :

Her kahveye Internet

FZ

Yalova'da köy kahvelerinde ankesörlü telefon yerine internet kiosku olacak. Dünya ülkeleri ile eşzamanlı düzenlenen e-Türkiye projesi Yalova'dan başlatılıyor. Başbakanlık tarafından pilot bölge seçilen Yalova'da 2004 yılı sonuna dek tüm köy kahvelerinde internet erişimi, merkeze bağlı ilköğretim okullarında ise bilgisayarlı eğitim amaçlanıyor. Proje çerçevesinde ilk etapta 20.000 daha sonra 68.000 kişi bilişim teknolojisi eğitiminden geçirilecek.

Osmanlıca Karakter Seti

butch

Pardus geliştiricileri, bir karakter seti olmadığı için bilgisayar ortamında varlığını sürdüremeyen Osmanlıca için harekete geçmiş.

Osmanlıcanın bir karakter setine sahip olacağını duymak güzel, ama en önemli konu Ali Işıngör'ün yazısında bahsettiği gibi bugüne kadar 700 yıllık tarihimize ait belgelerin bilgisayar ortamına aktarılması konusunda bir çözüm bulunmamış olması.

Gerçekten de yok mu Türk geliştirici?

FZ

Google'ın Summer of Code sonuçlarını açıklamasından sonra enteresan bir tartışma başladı.

En son Bahadır Kandemir'in blog ortamında gördüğüm Çok güldüm çok ve Neden enderunix'e ait seyler hep negatif bir psikoloji ile degerlendiriliyor? girdileri beni Barış Şimşek'in Neden Türk Geliştirici Yok? yazısına yönlendirdi.

Şimşek'in yazısı dikkat çekici, iddialı ve karamsar genellemeler ile dolu. Yazıdan birkaç örnek veriyor ve soruyoruz, Türkiye'deki durum gerçekten böyle mi?