Türk Mühendislerden Hidrogaz Sistemi

0
FZ
Türk mühendisler geliştirdikleri 'hidrogaz' sistemiyle araçlarda yüzde 30 yakıt tasarrufu sağladıklarını söylüyor. Sistemin maliyeti 1000-1500 YTL.

Temiz ve çevreci özelliğiyle bilinen hidrojen enerjisi, Türk mühendislerinin geliştirdiği bir sistem sayesinde kamyondan belediye otobüsüne, ticari taksiye kadar 250'ye yakın araçta kullanılmaya başlandı. 'Hidrogaz yakıt tasarruf sistemi' adı verilen sistem üzerinde yaklaşık 15 yıldır Ar-Ge çalışması yürüten Eroğlu Mühendislik İnşaat Otomotiv Enerji İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited şirketi Genel Müdürü Fazlı Eroğlu, sistemin yararlarını değerlendirdi.

Kaynak: Radikal

Görüşler

0
mos
bu tip haberlerin fazla abartılmış bir sürü örneğini görmüş olmamıza rağmen hâla okudukça içim kıpır kıpır oluyor.


keşke sallasa dünyayı.. şöyle yabancı sitelerden okusak gerine gerine bu tip haberleri.
0
bio
Sadece yakit tasarrufu sagladigini soylese, inanasim var (%30 yine abarti ama hadi neyse). Ama su sekilde anlatilince insanin guveni sarsiliyor:

[...] yağın ömrünün arttığını, bujilerin değişim ve motorun yaşam süresinin uzadığı [...] monte edildiği araçta kullanılan fosil yakıtlarda yüzde 30 tasarruf sağlıyor [...] Motorun gücünü yüzde 4-13 artıran sistem, havayı kirletici emisyon gazlarını yüzde 60 azaltırken, motorun ömrünü yüzde 50 artırıyor. [...] Sistemin insan ve çevreye vereceği hiçbir zarar yok. [...] Sistem arıza da yapsa, yolunuza devam ediyorsunuz.
0
simor
Ben de kızacaktım fakat araya bi elektroliz vs sıkıştırmışlar . Patent alamadılar henüz heralde.
0
prometeus
Yalnız anlamadığım bir şey var:

Elektrolizle sudan hidrojen elde edildiği ve bu hidrojenin motorda fosil yakıta ek olarak, motorda yakıt olarak kullanıldığı yazılmış. Yani hidrojeni tekrar yakma(oksijen ile birleştirme) söz konusu.

Ben burada enerjiden bir kazanç göremedim çok basit bir kimya bilgisi ile. Belki verimliliğin yüksek olması ile bir kazanç vardır demek isterim fakat bildiğim kadarı ile motordaki yanma sırasında fosil yakıtın tam yanması için bile yeterli oksijen sağlanamamakta. Bu durumda gönderilen hidrojen tamamen yanmayacaktır. Yani verimliliği çok yüksek gibi değil sanki.

Yalnız bunları tamamen benim lise seviyesindeki kimya bilgim ve biraz araba merakım ile yaptığım yorumlar.

15 yıldır ar-ge çalışmalarının sürdüğü yazılı haberde. Demekki benim kimya bilgim yeterli değil veya haberde sistem tam olarak anlatılmamış. Belki dediğiniz gibi patent kaygıları vardır.
0
sleytr
İçinde habere konu olan sistemle ilgili hiç bir bilgi yok ama şirketin web sitesine eroglumuhendislik.com.tr adresinden erişilebilir.
0
darkBLACK
http://www.hidrogaz.com/
0
pvc
. Bence bu proje yatar.
0
nehuse
Dönergeç vardı bir ara ne oldu bilen varmı hala döndüremedilermi acaba ?
0
pvc
Evet ortada bir Gaz var ama bunun hidrogaz olduğunu hiç sanmıyorum. Bana Metan Gazıymış gibi geliyor. Hatta burnumun direği sızladı diyebilirim. Arada böyle vakalar olur. Birileri gaz verir ortama ve kokusu 700 km ilerden duyulur bende 700 km öteden kokuyu aldım. Fakat ben o gazın hidrogaz oldugunu pek sanmam. O olsa olsa hidrojen ve metan gazıdır.
0
3lobyte
açıkçası ben ilk okula gidiyordum bu cihazlardan türkiyey mersin gümrüğünden giriyordu mantık 2 tane kuvvetli mıknatıs var arasından benzin geçince verim artıyormuş TSE nin yaptığı testlerde müsbet bir sonuç alınamamıştı. türk icadı filan da değil...
0
pvc
Ben zaten daha önceki yazımda demiştim. Bu tip bir şeyi icad etmek çok zor. Yani yanlış anlaşılmasın, Türkler hiçbir şey icad edemez demiyorum. Fakat öyle devrim yaratacak bir buluşu gerçekleştirmek kolay değil.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

İTÜ´de Kayıt Rezilliği

FZ

Türkiye´nin en köklü, büyük, mühendislik ve bilim öğretim kurumlarından biri olan İTÜ´nün bir mezunu olarak bu satırları yazarken utanıyorum. Akşam Kanal D televizyonunda dumura uğratıcı görüntülere şu sözler eşlik ediyordu:

"Bu gördükleriniz ne sokak çocuğu ne de evsiz insanlar, bunlar ders kaydı yapmak isteyen İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri. Derslerine kayıt yapabilmek için ta bir gece öncesinden okula gelen öğrenciler, ateş yakarak ısınmaya çalışıyorlar. Bazıları şanslı çünkü hazırlıklı gelmişler yanlarında çadırları da var..."

Milyonlarca dolar harcanmış teknolojilerin uygulaması sonucunda insanların gelip dayandıkları rezillik bu. Gerçekten içim sızlıyor. Bu üniversitede okuyan insanlar bunu hak etmiyor, hiçbir üniversitedeki hiçbir Türk öğrencisi bunu hatk etmiyor! Ben, kendi adıma İTÜ rektörü olan hanımefendiye üsturuplu bir e-posta yazmayı ve protestomu iletmeyi düşünüyorum, siz de tepkinizi bu şekilde ve daha yaratıcı şekillerde dile getirebilirsiniz.

Kaynaklar:
- http://www.istanbul-teknik.com/default.asp?sayfa=1&yazi=36508
- Kanal D Ana Haber
- javascript:play('/anahaber/2004.01.17/universite.asf') *

* : Bu satırı tarayıcının adres çubuğuna yazmak sureti ile doğrudan ilgili görüntülere erişebilirsiniz.

VikiSözlük 100,000 Maddeyi Geçti!

bm

9 Ocak 2007 tarihinde VikiSözlük 105,000 maddeye ulaştı. Bu yazının gönderildiği dakikalarda 107,455 maddeli bir açık sözlüğümüz var. Dünyada İngilizce, Fransızca, Vietnamca ve Çince'den sonra 5. sırada Türkçe VikiSözlük var. VikiSözlük, FMcilerin katkılarını da bekliyor demek için yolluyorum bunu, daha tumturaklı bir yazı yazmak da editörlere kalsın.

Basından: 10 Soruda Elektronik İmza

anonim

Aşağıdaki iki soru ilginç gözüküyor:

Şu anda hangi devlet daireleri e-imzalı belge kabul ediyor?

Nikah, tapu gibi tanıklık gerektiren durumlar hariç, yasaya göre tüm kamu kurumları, vatandaşın elektronik imzalı dilekçesini kabul etmek, işleme koymak zorunda. Örneğin pasaport başvuru formunu internetten doldurduktan sonra, imza atmak için emniyet müdürlüğüne gitmek gerekiyor. Bundan sonra pasaport bürosuna elektronik imzalı dilekçe gönderildiğinde belgenin işleme konması gerekiyor. Memurlar sorun çıkardığında Kamu SM’e başvurmak yeterli. (www.kamusm.gov.tr)

Durdurun Torrentleri, Hapse Girmeyesüz!

realist

Vatan Gazetesi'nden Levent İçgen'in haberi. Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Doç.Dr.Abdurrahman Çelik aynen şöyle demiş:

Vah vah vah!!!

parsifal

29 Eylül 2002 sabahı Kaş'da insanların uyanmasıyla bir koşuşturma başladı. Dükkan sahipleri ve Kaş sakinleri birbirlerine aynı soruyu soruyordu: "Sizde bir şey var mı?"
Sabah 8 sularında Kaş'a enerji veren hatlarda bir karışıklık olmuş ve bazı fazlara nasıl olduysa 380 volt'un üzerinde enerji gelmişti.

Sonuç: 2 büyük sokaktaki tüm klimalar ve digiturk kutuları, pek çok tv, pc, buzdolabı vb. elektrikli ev aletleri çalışmıyor. Yüksek gerilimden kaynaklanan hasarları, ne üreticiler ne de sigorta şirketleri garanti kapsamına alıyor.