Özgür Yazılımın Türkiye'ye Kazandırdığı Robot

0
acemi_

GOSB Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren Sonar Ar-Ge adlı firma, akıllı depolarda kullanılmak üzere tasarlanan ilk robotunu üretti. Bu robotun en önemli özelliği, kritik hiçbir parçasında dışa bağımlı olmaması ve GNU/Linux üzerine kurulu kontrol yazılımı ile çalışıyor olması.

Türkiye'de kullanılan sanayi robotlarının büyük çoğunluğu yurtdışından getirilmekte. Bazıları ise kısmen Türkiye'de üretiliyor olmasına karşın can alıcı noktaları olan kontrol ünitelerinde dışarıya bağımlılar. Dolayısı ile bu üreticiler, kapalı teknoloji içeren kontrol üniteleri ile montajcılıktan çok da ileriye gidememekteler.

Robot ve CNC kontrol ünitelerinde kullanılan işletim sistemleri, kişisel bilgisayarlarda kullanılan işletim sistemlerine göre bazı farklı özelliklere sahip olmak zorundalar. Kritik işlerin teslim edildiği bu makinelerin hatalara ve mikro saniye seviyesindeki geçikmelere bile tahammüleri yok ama ihtiyaç halinde, işletmelerin mevcut sistemlerine (örneğin ERP yazılımına) entegre olabilme esnekliğine de sahip olmaları gerekiyor.

Bu kriterler ışığında durumu değerlendiren Sonar Ar-Ge çalışanları, kontrol ünitelerinde GNU/Linux altyapısı kullanma kararı alarak 2005 yılı sonunda geliştirme faaliyetlerine başladılar. Yaklaşık 18 aylık bir çalışma sonunda gerçek zamanlı bir Linux çekirdeği üzerinde çalışan ve özgür yazılımların getirdiği esneklikle her türlü bilişim altyapısına entegre olma becerisine sahip kontrol ünitesini tamamladılar. Firmanın elektronik ve mekanik ar-ge bölümleri ise aynı süre içerisinde, gerekli diğer elektronik ve mekanik aksamın tasarımını ve üretimini kendi imkanlarıyla gerçekleştirdi. Sadece kritik önem taşımayan ve firma bünyesinde üretilmesi ekonomik olmayan bazı parçalar firma dışından temin edildi.

İmalatı tamamlanan ilk robot, ERP sisteminden aldığı komutlarla deponun düzenlenmesi ve sevkiyatların gerçekleştirilmesi için insansız olarak faaliyet gösteren bir akıllı depo projesinde kullanılacak. Bu robot, birbirinden bağımsız ama eşzamanlı çalışabilen 3 eksenli 2 adet kola sahip ve saatte yaklaşık 10 ton malzemenin sevkiyatını gerçekleştirebiliyor.

Firma, önümüzdeki günlerde yine GNU/Linux ile donatılmış ve mesleki eğitim için kullanılmak üzere tasarlanmış CNC tezgahını çıkarmayı planlıyor.

Sonar Ar-Ge

Görüşler

0
bm
Cok guzel, koda nereden bakabiliriz?
0
darkhunter
Kodun açık olduğuna dair bir açıklama görmedim ben haberde?
0
bm
Hmm 'Özgür Yazılım'a vurgu yapildigina gore?
0
majesty
GNU/Linux sistem kullanıyor olması, dağıtmalarını gerektirmez.
0
darkhunter
Sebep-sonuç ilişkisi kapsamında bakıldığında ilginç bir beklenti sizinkisi :)
0
bm
Farkindayim bunun, ama hinzirlik ediyorum. (siz de onun farkindasinizdir tabii: 'ozgur yazilim' on plana ciktiginda 'benim kendi kapali koduma yaradi yasasin ozgurluk' diye cikmis olmasin sakin diyorum. Yoksa bir mecburiyet yok tabii.)
0
acemi_

Daha ilk mesajda, "işinize gelince Özgür Yazılım diyorsunuz ama paylaşmaya gelince ortada yoksunuz, nerede bakayım kaynak kodları" edasıyla hesap sorma ve suçlama amaçlı olduğu çok rahat düşünülebilecek bir mesaj ile karşılasınca daha fazla bilgi verme isteği duymadım. Bunun hinzirlikla sınırlı olduğunu belirtmeniz üzerine biraz daha açıklama yapayım.

Yararlanilan bütün projeler ile ilgili tesbit edilen bütün hatalar, proje ekiplerine firma tarafından bildirildi. Tesbit edilen hatalar ve topluluk için anlamlı olabilecek bütün ilaveler için patch sağlanıp yine proje ekiplerine gönderildi. Gönderilen patch'lerin hepsi kabul edilip CVS'lerde yerini aldı. Ayrıca yararlanılan projelerin mail gruplarının ve wiki sayfalarının aktif katılımcısı olarak elde edilen bilgiler ve tecrubeler topluluk ile paylasildi ve bu durum hala devam ediyor.

Özgür yazılımları kullanıp sonra da yapılan geliştirme ve değişiklikleri toplulukla paylaşmamak diye bir seçenek zaten pratikte bence pek mümkün değil. İşin gereği zaten birçok özgür yazılımın entegre edilmesi gerekiyor. Bu sırada karşılasılan hataların, çözümlerin, ilavelerin saklanması, firmanın asıl projelerde yapılan her değişiklikten sonra kendi gizli numaralarını yeniden yeni sisteme uyarlamaya çalışması demek ki bu ciddi bir emek ısrafı. Bu nedenle yapılan her değişikliği, asıl projeye dahil edebilmek firmanın yararına bir durum. Yani paylaşmak, bu noktada bir tercih değil, zorunluluk.

Ayrıca yazılımların paylaşılması firma için de hiçbir tehdit oluşturmuyor çünkü robot yapabilmek, elektrik-elektronik, mekanik ve yazılım konusunda güçlü bir ekip kurabilmeyi ve Türkiye şartlarında yok olmadan bunları pazara sunabilmeyi gerektiriyor ki bunları bir araya getirebilmek pek kolay değil. Firma bunların üstesinden gelebilmişken, yararlandığı projeleri desteklemeyip neden başına iş açsın ki?

Mekanik, elektronik ve projenin uygulandığı sistem içinde bir anlamı olan firmaya ait kodlar, yararlanılan özgür projeler ile paylaşılmıyor çünkü bunlar, her şartta göre yeniden şekillendirilmesi gereken ve duruma özel kodlar ama müşterilere kodların tamamı veriliyor.

0
majesty
"Mekanik, elektronik ve projenin uygulandığı sistem içinde bir anlamı olan firmaya ait kodlar, yararlanılan özgür projeler ile paylaşılmıyor çünkü bunlar, her şartta göre yeniden şekillendirilmesi gereken ve duruma özel kodlar ama müşterilere kodların tamamı veriliyor."

Yararlanılan özgür projeler ile paylaşılmaması tam olarak ne demek?
0
acemi_
Mesela sizin kendi tasarladığınız bir elektronik kart veya mekanik düzenek ile anlamlı olan kodlar var. Ana projeler için bu kodlar bir anlam ifade etmiyor ve bu tip kodları, ana projelere dahil etmezler çünkü sizden başka kimse o kartı ve mekanik düzeneği kullanmıyordur. Hatta siz bile, bir başka projede, ortam değiştiği için bu kodu kullanmazsınız
0
darkhunter
Öncelikle vurguladığınız nokta, tek başına paketlenebilirliği olmayan, standart çözümler barındırmaktan ziyade, duruma göre gelişen sistemler için projelendirildiğinden özgür olarak dağıtılmasının anlamlı olmayacağı idi.

Bu kodun GPL olarak dağıtılmasına engel olmamakla beraber, kimse böyle yapmadığınız için sizi suçlamamalı. Zira geliştirme yaparken kullandığınız platform bile bu tür çalışmalarda ülkemiz için bir ilk niteliğinde.

Bardığın dolu tarafına odaklanmayı tercih eden biri olarak, bu gelişme beni fazlasıyla memnun ediyor...
0
bm
Daha ilk mesajda, "işinize gelince Özgür Yazılım diyorsunuz ama paylaşmaya gelince ortada yoksunuz, nerede bakayım kaynak kodları" edasıyla hesap sorma ve suçlama amaçlı olduğu çok rahat düşünülebilecek bir mesaj ile karşılasınca daha fazla bilgi verme isteği duymadım.

Dediginizi anliyorum da ilk mesaj suydu:

"Cok guzel, koda nereden bakabiliriz?"

Bundan mi cikti 'hesap soma edasi'? Merakimdan soruyorum. Ben eger webe acik CVS filan varsa bakinmayi seviyorum TR'de yapilmis isler soz konusu olunca. Anlayabildigim birseyse tartiyorum teknik insanlar ne durumda diye, anlayamadigim birseyse de biraz daha memnun oluyorum aslinda. (Hinzirlik ayri, onu yaptim sonra tabii).

0
FZ
Geliştirdikleri sistemlerde GPL lisanslı yazılımlara dayanan, onlardan faydalanan, onları türetmiş olan yazılımlar varsa ve görmek istersek bakmamıza izin vermeleri gerekir öyle değil mi?
0
majesty
Faydalandığı ya da bir parçasını dahili bir yol ile türetmişlerse, o kısmı GPL ile dağıtmak zorundalar ama... Sormak lazım ilgili kişiye...
0
bm
Aslinda degil. Yani bize birsey gostermek zorunda degiller, mu mali sattiklari musterileri isterse GPL'e tabi kaynak kodunu vermek durumundalar. GPL yeniden dagitim yapilinca devreye giriyor, bize birsey dagitmadiklarina gore bize birsey gostermek durumunda degiller. Ben -- dedigim gibi -- 'ozgur yazilim' vurgusunu gorunce ne bileyim bir CVS onyuzu filana linkli bir yere gidecegimi tahmin etmistim, oyle cikmadi onun icin sordum.
0
simor
En az ihtimalle, sitede yayınlayabilirler belki. Ama cihaz olmadan bir işe yaramaz sonuçta.
Fakat açık kodu, cihaz müşteriye ulaştığında, ya cihazla birlikte vermesi veya müşterinin kolayca ulaşabileceği bir yere koyması gerekmes mi gpl e göre. Müşterinin isteğine bağlı birşey değil yani bildiğim kadarı ile.

Mesela kanıt olarak değil ama örnek olarak,
http://www.usr.com/support/s-gpl-code.asp
0
auselen
Bir yere koyması gerekmiyor galiba. İsteyene verme sözü gibi birşey vardı.

http://www.gnu.org/cgi-bin/license-quiz.cgi
0
bm
Gerekmiyor haklisiniz. Tam olsun bari. GPL'in tercumesinden alinti yapayim:
3. Yazılım'ı ( veya 2. bölümde tanımlandığı hali ile onu baz alan bir ürünü) ara derlenmiş veya uygulama hali ile 1. ve 2. Bölüm'deki şartlar dahilinde ve aşağıda sıralanan yöntemlerden birisine uygun olarak kopyalayabilir ve dağıtabilirsiniz. 1. Yaygın olarak yazılım dağıtımında kullanılan bir ortam üzerinde, yukarıda 1. ve 2. Bölüm'de bulunan şartlar dahilinde, bilgisayar tarafından okunabilir kaynak kodlarının tamamı ile birlikte dağıtmak. 2. Herhangi bir üçüncü şahsa, fiziksel olarak dağıtımı gerçekleştirme masrafınızdan daha fazla ücret almayarak, yaygın olarak yazılım dağıtımında kullanılan bir ortam üzerinde, yukarıda 1. ve 2. Bölüm'de bulunan şartlar dahilinde, bilgisayar tarafından okunabilir kaynak kodlarının tamamını dağıtacağınıza dair en az üç yıl geçerli olacak yazılı bir taahhütname ile birlikte dağıtmak. 3. Size verilmiş olan ilgili kaynak kodunu dağıtma taahhütnamesi ile birlikte dağıtmak. (Bu alternatif yalnızca ticari olmayan dağıtımlar için ve yalnızca siz de yazılımı ara derlenmiş veya uygulama biçeminde ve yukarıda b) bölümünde anlatılan şekli ile bir taahhütname ile birlikte almış iseniz geçerlidir.) Bir eserin kaynak kodu, esere değiştirme yapmak için en uygun yntem ve imkan anlamında kullanılmaktadır. Uygulama biçeminde bir eser için, kaynak kodu, içerdiği bütün parçalar için ilgili kaynak kodları, ilgili arayüz tanım dosyaları ve derleme ve yükleme işlemlerinde kullanılan bütün betikler anlamında kullanılmaktadır. Bir istisna olarak, dağıtılan kaynak kodu, genelde uygulamanın üzerinde çalışacağı işletim sisteminin ana parçaları (derleyici, çekirdek v.b.) ile birlikte dağıtılan herhangi bir bileşeni,eğer ilgili bileşen, uygulama ile birlikte dağıtılmıyorsa, içermek zorunda değildir. Eğer uygulama veya ara derlenmiş biçemde yazılımın dağıtımı belli bir yere erişim ve oradan kopyalama imkanı olarak yapılıyorsa, aynı yerden, aynı koşullar altında kaynak koduna erişim imkanı sağlamak, üçüncü şahısların ara derlenmiş ve uygulama biçemleri ile birlikte kaynak kodunu kopyalama zorunlulukları olmasa bile kaynak kodunu dağıtmak olarak kabul edilmektedir.

Bize birsey dagitmadiklari icin birsey yapmalari da gerekmiyor gayet tabii -- bunlar yazilimi dagittiklari insanlar icin. Ozgur yazilim diye gectigi icin GPL'e link verdim ama tam dogru degil bu, FSF agzi ile konusuldugunu dusunsek bile boyle bir mecburiyet getirmeyen BSD vs. de "ozgur" kabul ediliyor.[1]

[1] Orjinal BSD de "The flaw is not fatal; that is, it does not render the software non-free." suraya gore.

0
simor
Evet 6. soruda 1 nolu cevap doğru demişim ama 5 nolu doğru imiş .

Yani;
bedava olarak kaynak kodu "cd" si ısmarlanabileceği (sipariş?)(?) veya dağıtım cd'si fiyatına ısmarlanabileceği söyleniyor. Aynı soruda lisansın 3b maddesine işaret edilmiş

Sonuçta gpl olan herşey para ile de satılabilir. Kaynak kodları da dahil. Ama kaynak kodlarının da sipariş(?) edilebilirliği ve web sitesinde yayınlama zorunluluğu vardır veya yoktur dememesi bence başka anlamda dahiyane bir şey ki sayenizde şimdi anladım. Belki de gpl'in yumuşak karnıdır bilemiyorum. Başka bir konu başlığı altında tartışılacak birşey bu.

Ama zaten yukarıda Acemi açıklamış durumu bu konu başlığı için sorun açıklanmıi görünüyor
0
conan
Ben bu soruyu 2004 Linux World Expo'sunda Oracle adamina sorup bedava SUSE professional edition kazanmistim :)

Sus payi hehe. Sen soyle gel bakiiim al sana SUSE :)
0
simor
Bir çok kişinin kafalarında tomurcuklanan düşüncelere şimdiden bir nebze yorum olması açısından prensiplerimi de aşarak şunu söylemek isterim.

Bu ekiple ve firma ile tanışma şeklimin ve zamanının önemi dışında, kendilerine de küçük bir şiddetle ilettiğim üzere, iyi yönlenmiş, bilgili, genç ve benim için en önemlisi, sebeplerinin dışında Türkiye'de çok az bulunan kalite ve estetik kaygısına sahipler.

Bunları bu konularda konuştuğum veya alakalı olan herkese söyledim ve şaşırdığımı da ifade ettim. Alışmamışım böyle şeylere.
Kendim imalat yaptığım zamanlarda dahi piyasa ile ticari iletişim kurabilmek için, mesela rus malı saç kullanıp satılabilir hale getirmişizdir. Transformatörün elektriksel özelliklerini bozacak hiç bir malzeme eksiltme yoluna gitmememize rağmen bu seçim, görüntü bozukluğuna ve performans kayıplarının artmasına sebep olurdu.

Bu ülkede kalite ve estetik kaygısı gütmek cesaret işi. Hatta tekmili birden 12 bölüm korku filmi seyretmek gibi birşey bence.

Kumaş da makas da çok güzel. Bence herşey çok güzel olacak. O ekipteklilere ve firmaya başarılar diliyorum.

not: En başta prensiplerim derken şunu demek istedim. Her ne kadar firma ortağı veya benzeri bir şey olmasam da bu insanlarla iş ilşkisi içinde olduğumu düşünüyorum ve firma bazında haksız reklam yapmış olmak istemem. Tamamen tarafsız gözlemlerimi ve ve mutluluğumu dile getirdim.
0
Satanique
Bencede...
0
anonim
Bu robotun en önemli özelliği, kritik hiçbir parçasında dışa bağımlı olmaması ve GNU/Linux üzerine kurulu kontrol yazılımı ile çalışıyor olması.
gerçekten en önemli özelliği bu mu?
0
Satanique
Hadiiiiiiii ziktiiiiiiiiiiiiirrrrrr. Ciddi misin? Gerçekten mi? Oh My GOD! Linux ile çalısıyor demek. Tipi nasıl bu robotun penguen mi?

Bir yaşıma daha girdim ciddi olamazsın!
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Türkiye´de Bilim Teknoloji ve İnsani Gelişme Düzeyi

FZ

Gerçek bilimin değeri hatta göstergesi, kanımca, ondan türetilebilen buluş ve ürünlerdir. G.W.Leibniz

``Bu yazı Türkiye’de bilim ve teknoloji politikalarının hazırlanması, uygulanması ve ARGE çalışmaları konusunda atılan adımların kısa bir özetini çıkarmak, bununla ilişkili olarak Türkiye adresli (çıkışlı değil) bilimsel yayın sayısındaki artışa ilişkin son günlerdeki tartışmaları Türk insanının gelişimi ile ilişkilendirerek irdelemek için hazırlanmıştır. Burada anahtar sözcük "insan gelişimi"dir.

... Üstelik toplam yayın sayısında sağlanan bu artışa karşın ortalama atıf sayısının düşmesi (yayın sayıları Türkiye’nin altında olup ta atıf sayıları Türkiye’nin üstünde hatta iki katı olan ülkelerin sayısı azımsanmayacak düzeyde) ve etki faktörünün hemen hemen sabit kalması (bkz., CBT 832), aşağıda da gösterileceği üzere, yapılan yayınların kaliteden ödün verilerek, endüstri ve üretimden kopuk, genelde ünvan ve parasal ödül alma amaçlarına yönelik olduğunun önemli bir göstergesi.

... Küçük örneklemelerle yapılan çalışmalar bu yayınların ne değerde olduğunu ortaya koymakta. Örneğin, (elektrik, elektronik, haberleşme, bilgisayar ve benzeri dalları içeren) bilişim teknolojileri ve uygulamaları alanlarında uluslararası saygın dergilerin başında ABD’de basılan IEEE, İngiltere’de basılan IEE dergileri gelmekte. Bu dergilerde basılan Türkiye adresli toplam yayın sayısı son on yılda ortalama 50 civarında (bu 50 yayının da ortalama % 60’ı sadece Türk yazarlarınca, % 40’ı ise yurt dışı ortaklıklarla gerçeklenmekte). Gelişmiş ülkelerde istihdamın % 50'sinden fazlasını yaratan böyle bir alandaki yayınlarımızın toplamın sadece % 0.5 oluşturması çok düşündürücü ve yayınlarımızın ne kadar ülke gereksinimlerinden kopuk olduğunun iyi bir göstergesi.´´

Prof. Dr. Levent Sevgi ve Prof. Dr. Nejat İnce tarafından yazılmış olan bu önemli makalenin tam metnine buradan erişebilirsiniz.

Kaynak: Cumhuriyet Bilim Teknik, 24 Ocak 2004, Sayı: 879

Internet Tarayıcınız hangisi?

parsifal

Güzide bir üniversitemizin web sayfasında bir anket var: "Internet Tarayıcınız hangisi?"
Sorun bunun zaten anket hazırlamadan da öğrenilebileceği filan değil. Sorun seçenekler...
Nerde diğerleri???
"İşletim Sisteminiz hangisi?" diye anket hazırlasalar seçeneklerin ne olacağını tahmin edebiliyorum...
(Windows parantezinde) xp, 2000, mee, 98, 95, 3.x...

Türkiye´nin Eğitim Sistemi

anonim

Hürriyet'in köşe yazarlarından Sn. Yalçın BAYER'e Amerikadan bir mail atan State University of New York Dekanı Dr. Emin TÜRKER-DEAN yazısında şöyle diyor !

Dünyanın en ileri teknolojisine sahip ve en ileri okulları içinde barındıran Amerika'da 1956 yılında, Federal Hükümet'in yayınlarına göre, işgücünün % 20'si 4 yıllık lisans ve daha üstü derecelere sahipti; % 20'si 2 yılık meslek okulları mezunu, % 60'ı da lise mezunu idi.

0.006 oranından 0.02 oranına çıkabilecek miyiz?

FZ

AB'ye tam üyelik çerçevesinde 20 Ekim'den beri "bilim araştırma" ve "eğitim kültür" başlıklarında Brüksel ile yapılan tarama müzakerelerinin ilk sonuçları çıkmaya başladı. Brüksel AB standartlarını ve 2010 yılı hedeflerini anlattıktan sonra, Türk heyeti de hedefler doğrultusunda Ankara'nın eksikliklerini sıralayan raporlar hazırladı.

Türkiye, mevcut durumda binde 6 olan bu oranı, 2010 yılında yüzde 2 seviyesine çıkaracağını ilan etti. Ancak Ar-Ge'ye daha fazla ödenek ayrılsa bile araştırmacı kadrosu olmadan bu ödenekleri etkin kullanmak olanaksız.

Türkiye'de Açık Kaynaklı Biyoteknoloji

arikan

DNA koddur. Bilgisyar kodu birler ve sifirlardan olusurken, hayat bicimlerini tanimlayan DNA seker, fosfat ve A (Adenine), C (Cytosine), G (Guanine), ve T (Thymine) harfleriyle tanimlanan azotlu baz dizilerden olusmaktadir. DNA ile bilgisayar kodu arasindaki iliski su sekilde saglanmaktadir:

A = 00
C = 10
G = 01
T = 11

Bugun birler ve sifirlar ile yaratilmis yazilimlar acik olarak dagitilabiliyorsa ayni durum DNA kodlari ile yaratilmis biyoteknolojik urunler icin de gecerli olmalidir. Turkiye'de bu durum nasil anlasiliyor?