AB, Bilgisayar Güvenliği ve Diger Konular...

0
anonim
Bir haberi FM'ye yazmadan önce en az bir kez düşünürüm. Bu haberi yollamadan önce iki kez düşündüm. Sebebi haberin yalnızca bilgisayar güvenliğini değil aynı zamanda siyasi bazı konuları da içermesiydi. Ancak sonuç olarak FM camiasının bu haberi görmesi gerektiğine karar verdim.

Aşağıdaki linkte AB Türkiye temsilcisi Karen Fogg'un e-postalarını ele geçiren şahıs ile yapilan röportajı bulacaksınız. Aslında konu ile ilgili söylenebilecek pek çok sey olmasına rağmen ben yazıdan şu alıntıyı yapmak istedi:
"Hiç kuşkulanmadılar mı dersiniz?

Çok pervasızdılar bence. Ama komik şeyler de olmuyor değildi hani. Dosyaların hacmi gitgide büyüdüğünden, indirmek zor oluyordu. Fogg’un makinesindeki e-postaları silmek zorunda kaldım. Riskliydi tabii. Uyanabilirlerdi. Kadın şoke oldu. Yazışmalardan gördüğüm kadarıyla bilgi işlemci de şaşırmıştı. Microsoft Türkiye’yi aramışlar. Onlar da, olur böyle aksilikler dert etmeyin mealinde bir şeyler demiş! "

Haber Kaynağı:http://www.gercekhayat.com/160/secmeyazi_karennfog.htm

Görüşler

0
malkocoglu_2
Bu adami sevdim. Politik fikirleriyle hemfikir olmasam da, dusunce sekli saglam, Turkcesi cok iyi. Sahsen AB'ye girmeye taraftarim, ama arkadas iyi ki yaptiklarini yapmis! Bilgi ne kadar acikta ise o kadar iyidir.

Microsoft'un cevabina gulsek mi aglasak mi hala karar veremedik o yuzden onu yorumsuz gececegim. :) Adamlarin yazdigi koda ne kadar guvendigi belli oluyor degil mi? "Arada sirada siliyordur herhalde canim, olur boyle seyler. O hata degil, ozellik" . ah ah.. .

0
desenturk
:)

tabiki o bir özellik bu sayede hdd'den fazla alan harcanmıyor, hdd'nin kapasitesinin arttırılmasına gerek kalmıyor :P
0
malkocoglu_2
:)
0
aragorntheelessar
ilginçtir ya kullandığınız işletim sistemi şirketi arıyorsunuz ve sorununuzu açıklıyorsunuz cevap ise daha komik: "olur öyle durumlar" ya böyle bişeyle rolmasın diye MS milyonlarca dolar ciro yapıyor ama sanırım aldığı paranın hakkını veremiyor:)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Daha Az Gelirle Daha Pahalıya Haberleşiyoruz

FZ

Türkiye İstatistik Kurumu'nun Eurostat ve OECD işbirliği ile yaptığı Satınalma Gücü Paritesi çalışmasına göre Türkiye Avrupalı'nın üçte biri kadar kazanıyor. Ama başta haberleşme olmak üzere mal ve hizmetleri zengin ülkelerden daha pahalıya alıyor.

Türkiye Otalama endeksin 100 olarak kabul edilidiği araştırmada 31 Endeks puanı ile Gayri Safi Kişi Başına Hasıla'da Avrupa'nın en fakir ülkesi. Buna rağmen haberleşme giderlerinde 101 endeks puanı ile AB ortalamasının üzerinde fiyatla hizmet alıyor.

Kaynak: http://www.tubiderbd.com

Minicom : Pazarlama stratejisi mi? MIT'i anlayamamak mı?

darkhunter

e-kolay AMD teknolojisini kullanan bir "bilgisayarımsı"yı internet üzerinden satışa çıkardı.

Aylık 20-30 YTL'yi 24 ay boyunca ödeyerek sahip olabileceğiniz bu şey, AMD Geode GX işlemcili ve Windows CE işletim sistemi kullanıyor. İlk görüşte "minik pc kasası" piyasasına atfen tasarlandığını sanmama rağmen, ucuza mal edilmesi (!) ve işletim sisteminin PalmOS yada SymbianOS tarzı fabrika ayarlarına geri dönülerek temizlenebilmesi gibi özelliklerinin var olması bu düşüncemi çürüttü...

Basından: 10 Soruda Elektronik İmza

anonim

Aşağıdaki iki soru ilginç gözüküyor:

Şu anda hangi devlet daireleri e-imzalı belge kabul ediyor?

Nikah, tapu gibi tanıklık gerektiren durumlar hariç, yasaya göre tüm kamu kurumları, vatandaşın elektronik imzalı dilekçesini kabul etmek, işleme koymak zorunda. Örneğin pasaport başvuru formunu internetten doldurduktan sonra, imza atmak için emniyet müdürlüğüne gitmek gerekiyor. Bundan sonra pasaport bürosuna elektronik imzalı dilekçe gönderildiğinde belgenin işleme konması gerekiyor. Memurlar sorun çıkardığında Kamu SM’e başvurmak yeterli. (www.kamusm.gov.tr)

Bilgisayar, Emek, Hakkını Aramak ve Organize Olmak Üstüne

FZ

Üyesi olduğum cember.net'in Bilişim / Internet forumunda üyelerden biri "ne olacak bu bilgi teknolojileri çalışanlarının hali, verilmeyen fazla mesaileri, sömürülmesi, organize olamamaları, baskı grubu oluşturamamaları, 'bilgisayarcı' diye ne idüğü belirsiz bir kategori altında karman çorman ilerleyen düzen..." konulu bir yazı yazınca ilginç bir tartışma başladı.

Vah vah vah!!!

parsifal

29 Eylül 2002 sabahı Kaş'da insanların uyanmasıyla bir koşuşturma başladı. Dükkan sahipleri ve Kaş sakinleri birbirlerine aynı soruyu soruyordu: "Sizde bir şey var mı?"
Sabah 8 sularında Kaş'a enerji veren hatlarda bir karışıklık olmuş ve bazı fazlara nasıl olduysa 380 volt'un üzerinde enerji gelmişti.

Sonuç: 2 büyük sokaktaki tüm klimalar ve digiturk kutuları, pek çok tv, pc, buzdolabı vb. elektrikli ev aletleri çalışmıyor. Yüksek gerilimden kaynaklanan hasarları, ne üreticiler ne de sigorta şirketleri garanti kapsamına alıyor.