Karanlık köşelerin sesi - Fidel Castro Ruiz

0
SHiBuMi
"Zor zamanlar yaşıyoruz. Son aylarda, bir çok kez, ürkütücü açıklamalar duyduk."

Fidel Castro Ruiz / The Guardian NTV-MSNBC
Bu yazının orjinaline, ntvmsnbc.com adresinden ulaşabilirsiniz.
6 Mart— ABD Başkanı, askeri öğrencilerin West Point’den mezuniyetleri sırasasında yaptığı konuşmada açıkladı: “Güvenliğimiz sizin liderliğinizdeki ordunun değişmesini gerektiriyor. Bu ordu dünyanın her karanlık köşesine anında saldırmaya hazır olmalı.”

Aynı gün, dünyanın siyasi tarihinde hiç kimsenin yapmadığı bir şeyi yaparak, ‘önleyici saldırı doktrini’ni açıkladı. Bir kaç ay sonra ise, Irak’a karşı yapılacak gereksiz ve kesin askeri harekata atıfta bulunarak “Ve eğer savaşa zorlanırsak, Birleşik Devletler ordusunun tüm gücü ve heybetiyle savaşacağız” dedi.

Bu açıklama, küçük ve zayıf bir ülkenin hükümeti tarafından yapılmadı. Açıklama, dünya nüfusunu defalarca kez yok edebilecek binlerce nükleer silaha ve diğer dehşet verici konvansiyonel askeri sistemlere ve kitle imha silahlarına sahip olan, bugüne kadar dünya üzerinde var olmuş en zengin ve güçlü askeri gücün lideri tarafından yapıldı.

İşte biz buyuz: Dünyanın karanlık köşeleri. Bazıları üçüncü dünya ülkelerini böyle algılıyor. Daha önce hiç kimse ‘daha iyi’ bir tanım sunmadı; kimse böyle bir saygısızlık göstermedi. Dünyayı aralarında bölen ve yüzyıllarca yağmalayan güçlerin eski kolonileri, bugün az gelişmiş ülkeleri oluşturuyor.

Hiç birimiz için tam bağımsızlık, eşit muamele görme olasılığı ya da ulusal güvenlik diye bir şey yok; hiç birimizin BM Güvenlik Konseyi’nde veto hakkı da yok; hiç birimiz, uluslararası finans kurumlarının kararlarında söz hakkına sahip değiliz; hiç birimiz kabiliyetlerimizi elimizde tutamıyoruz; hiç birimiz kendisini sermaye kaçışından, paranın boşa harcanması nedeniyle çevre ve doğanın tahrip edilmesinden ve ekonomik olarak gelişmiş ülkelerin bencil ve tatminsiz tüketimciliğinden koruyabilecek durumda değiliz.

1940’lardaki son küresel vahşetin ardından, bize barışla dolu, fakirle zenginin arasındaki uçurumun daraldığı, çok gelişmişlerin az gelişmişlere yardım edeceği bir dünya sözü verildi. Hepsi büyük bir yalandı. Hepimizi, sürdürülemez ve dayanılamaz bir dünya düzenine zorladılar.

Dünya çıkmaz bir sokağa sürükleniyor. Gezegenin yaratmak için 300 milyon yıl uğraştığı petrol ve gaz 150 yıl içerisinde yok olmuş olacak. Sadece 100 yıl içerisinde dünya nüfusu 1.5 milyardan, -geleceği, hâlâ araştırılması ve geliştirilmesi gereken enerji kaynaklarına bağımlı- 6 milyar kişinin üzerine çıktı. Eski ve yeni hastalıklar bütün ulusları yok etme tehdidini sürdürürken, fakirlik büyüyerek sürüyor. Dünyanın toprakları eriyor ve verimliliğini kaybediyor; ilkim değişiyor; içtiğimiz su, soluduğumuz hava ve denizler artarak kirleniyor.

Güç, Birleşmiş Milletler’den sökülerek alınıyor, kurmuş olduğu prosedürler engelleniyor ve kurumun kendisi tahrip ediliyor; gelişme yardımları azaltılıyor; üçüncü dünya ülkelerinden, mevcut şartlar altında ödemeleri mümkün olmayan 2.5 trilyon dolarlık borçlarını ödemeleri için sürekli taleplerde bulunuluyor, ancak bu arada daha gelişmiş ve daha ölümcül silahlara 1 trilyon dolar harcanmaktan da geri kalınmıyor. Neden ve hangi amaç için?

Benzer bir para da, milyarlarca insanın beynine, asla tatmin olamayacakları, tüketimi körükleyen arzular eken ticari reklamlar için harcanıyor. Neden ve hangi amaç için? İnsan ırkı, ilk kez olarak, kendi delice davranışı nedeniyle, bu “uygarlığın” kurbanı olarak, gerçek bir “yok olma” riskiyle karşı karşıya geliyor.

Ancak, bizim için, yani ezici çoğunluk için kimse savaşmayacak, bu savaşı yalnızca biz verebiliriz. İnsanlığı ve kendimizi, felaketlerin kendi insanlarını da vuracağının bilincinde olan, gelişmiş ülkelerin kol ve kafa emekçilerinin desteğiyle, sadece biz kurtarabiliriz. Fikirlerimizi yaymak, bir bilinç yaratmak, küresel ve Kuzey Amerika kamuoyunu harekete geçirmek yalnız bizim elimizde. Bunu kimseye söylemeye gerek yok. En kutsal görevimiz mücadele etmek ve mücadele edeceğiz.

(Fidel Castro Ruiz, Küba Cumhuriyeti’nin devlet başkanıdır. Bu yazı Castro’nun Bağlantısızlar Hareketi zirvesinde, Kuala Lumpur’da yaptığı konuşmanın edit edilmiş metnidir.)

Çeviren: Can Tüzüner

Görüşler

0
barisozyurt
İnsan soyunun devamı için yapılması gerekenleri düşünmek şu anda çok gereksiz görünse de, gereklilik gördüğümüz zaman yapabilecek pek fazla bir şey kalmayacak gibi görünüyor. Soyumuzun geleceğini garantilemek icin secici birimler oluşturmak her ne kadar faşistce görünse de, Mr. Pusht gibi düşünenlerin iktidar sahibi olması başka nasıl önlenebilir? Bir zamanlar Hitler'in yaptığına işlevsel açıdan benzer -ama etik olarak tam tersi-, ırklar ve inanış sistemleri üstü bir 'üst birimin' insalığa karşı kitlesel imha suçu işlemesi muhtemel manyakları daha doğmadan engelleyecek bir yapı kurması ne güzel olurdu. (Olur muydu gerçekten).
0
FZ
Minority Report (Azınlık Raporu) filmini biraz fazla seyrettin galiba ;-) Üst birim falan... Suçu ve suçluyu doğmadan engellemek falan, yani bu tip yaklaşım da ırkçı ve aptalca bir yaklaşım olur kanaatimce.
0
barisozyurt
Seyretmedim, tamamen kişisel çaresizliğin ürünü sakat düşünceler :) Aslına bakarsanız çok çözümlemeci analizler beni aynı sonuca götürüyor : Hiç gelişmeseydik, hep mağarada kasaydık, hep komün yaşasaydık belki bugün bulunduğumuz yerden ilerde olacaktık. En azından felsefesi yapılamaz gerekçelerle kendi soyumuzu tüketmeyecektik. Elinde tüm yaşamı yoketedebilecek kitle imha silahı olan bir hayvan biliyor musunuz?
0
malkocoglu
Kuresellesme ile ilgili cok guzel bir eser People Before Profit. Ustteki yazida bahsedilen 3. dunya ulkelerinin hak sahibi olmamasi dogrudur. Care olarak, 3. dunya bir araya gelerek karar mekanizmalarini zorlamalidir, vs gibi fikirler mevcut.

Kendilerine ayri bir para havuzu olusturmalidirlar diyor yazar. Guney Kore boyle bir havuz olmadigi icin IMF'nin eline dusmus..





0
FZ
Konu ile ilgili arkadaşlara iki kitap tavsiyesi de benden:

- Küreselleşme Büyük Hayal Kırıklığı

- Stiglitz Melek mi, Şeytan mı?

Not: Birinci kitabın yazarı Stiglitz ;-) Kendisi vakti zamanında Dünya Bankası´nda en üst düzeyde çalışmış ekonomistlerden, aynı zamanda Nobel ödülü sahibi. Stiglitz, Dünya Ekonomi bankasındaki görevinden istifa etmiştir!
0
sundance
Bu sabah 10 Mart 2003, Türkiye'den ayrılan IMF heyeti kısaca 'Yürü koçum kim tutar seni, tam da istediğimiz gibi bir ekonomik paket yapmışsın' diye özetlenebilecek bir açıklama yapıp TC'den ayrıldı.

Öğlene doğru ise Dünya Bankası Türkiye şeysi 'Abicim siz naptınız ? Bu bütçe ile, bu ek vergiler ile, tarımdan çekilen bu destek ile nicedir yoksulun köylünün hali, bizim bu bütçeyi desteklemek için fon vermemiz mümkün değil, dahası bu bütçe bizi bozar be Cengizzzz' şeklinde bir açıklama yaptı.

Eeee ? Hani yaranacak belli bir mecra varsa memleketçe uygun şekilde yaranalım, alimallah beceririz, ama hem etinden hem sütünden ? LanJale, napcam lan ben senle, sensiz ? Ha, söylesene lanjale
0
sametc
ilginç bir acıklamayla gittiler gercekten soruyorum kim bunu bekliyordu gitmesini sanki kacacak delik arıyorlar gibi oldu :)(
0
murat09
Ne demişti biri:Gerçekçi Ol, İmkansızı İste! Fidel burada zaten kendince de söylemiş yapılması gerekeni 10ncu paragrafta, bu savaşı sadece biz verebiliriz.

Ben de not düşeyim. O biri Ernesto Ché Guevara oluyor. Kendilerini artık tanımayan yoktur sanırım, öldükçe çoğalarak modern çağın Aziz'i haline dönüşen gerilla liderini...
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

NTV ve MS...

urxalit

Bütün gün sinir ettiler. Yarım saatte bir Bilişim'e bağlanıp bir MS elemanını çıkardılar. Yok XP şöyle, yok XP böyle... Adamların da yenilik olarak yeni GUI dışında saydığı birşey yok. :)) Canlı yayın yapmadığı zamanlarda da XP hikayelerini banttan verdiler.

Maddenin Altıncı Hali: Fermiyonik Yoğun Hal

FZ

Maddeyi hangi şekillerde bilirsiniz? Katı, sıvı, gaz... biraz daha zorlarsak plazma, birkaç yıl öncesini hatırlıyorsak ``Bose-Einstein yoğun´´ hali. Şimdi buna bir yenisi eklendi: Fermiyonik yoğun hal.

Fermiyonik yoğun hal denilen şey garip davranan soğuk potasyum atomlarından oluşan bir tür bulut.

Colorado Üniversitesi´ndeki ekibi ile çalışan Deborah Jin, maddeyi mutlak sıfıra çok yakın bir sıcaklıkta tuttuklarını ve süreç içinde bu uygulamadan yola çıkarak süperiletkenlik konusunda yardımcı olacak yöntemler geliştiribileceklerini düşünüyor.

Kim 50.000 Euro ister?

anonim

Emre Sokullu'nun blog'unda, SeedCamp adlı İngiltere tabanlı bir fon, Avrupalı genç girişimlere 50.000 €'luk destek sağlayacak. Nasıl başvuracağınıza dair bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

AOL T-Online tarafından satın mı alınıyor?!

conan

Bilmiyorum bu haberin başlığı da başımıza taş yağacak olmalı mıydı? Görünüşe göre Almanya devi Deutsche Telekom'un kuruluşu olan T-Online AOL'i satın almak için harekete geçmiş. Der Spiegel ve Sueddeutsche Zeitung gazetelerinde yazan haberlere göre satın alım yaklaşık 1 milyar dolar çerçevesinde olacakmış. Şu anda 13 milyona yakın abonesi olan T-Online AOL'in yaklasik %70'lik hissesine talip olarak kullanıcı sayısında gerçekten büyük bir artışa gidecek gibi görünüyor! Not: Haberler almanca, ingilizceye çevirmek isterseniz babelfish'i kullanabilirsiniz. ;)

Büyük Usta Dijkstra`yı Kaybettik (1930 - 2002)

FZ

Bilgisayar bilimlerine ve endüstriye yaptığı katkılarla tanınan Professor Edsger Wybe Dijkstra, uzun süredir sürdürdüğü kanser mücadelesine yenik düşerek 6 Ağustos 2002'de, Hollanda'daki evinde aramızdan ayrıldı.

1930 yılında Rotterdam'da doğan Dijkstra kimyager bir babanın ve matematikçi bir annenin oğlu idi. Üniversitede matematik ve teorik fizik okuyan bilimadamı daha sonra Amsterdam Üniversitesinde bilgisayar bilimleri üzerine doktora yaptı. 1952-1962 yılları arasında Mathematisch Centrum, Amsterdam'da programcı olarak çalışan Dijkstra, daha sonra Eindhoven Teknoloji Üniversitesi'nde matematik profesörü ve 1973-1984 yılları arasında da Burroughs Corporation'da araştırmacı olarak çalıştı. 1984-1999 yılları arasında Texas Üniversitesi'nde Bilgisayar Bilimleri bölümünde görev alan bilimadamı 1999 yılında Emeritus Profesör olarak emekli oldu.....