Herşey atom çekirdeğinin parçalanmasıyla başladı. Böylece daha YÜKSEK enerji üretmenin kapıları açıldı.
Sonra aynı durum Linux, UNIX dağıtımlarının çekirdeklerinde karşımıza çıktı. Çekirdeği derleyip (parçalayıp) daha YÜKSEK performans elde etmek. Bazı sürümler Mandrake gibi 586 mimarisine göre derlenmiş yapılarıyla bu işe adım attı. Debian, FreeBSD gibi "çevreci"ler ise sistem kararlılığı önemli deyip bu varsayılan sürüm olarak çekirdek derlenmesine henüz uzak bakıyorlar. Bu iki düşünce arasında ulusal bir tercih yapıp sonradan çekirdek derlemek isteyenler için güzel bir
makale.
Hiç bir galeriye çanta dolusu para götürüp ben bir araba istiyorum diyen oldu mu? Güvenliği, kaç kişi taşıyacağı falan önemli değil al bu parayı bana bir araba ver. Tabii ki ihtiyacınıza uygun bir araba almak istersiniz.
Yazılım için milyonlarca doları A.B.D.''ye göndermek yerine çok daha az parayla işe sağlam bir programcı alır. Linux''u ve diğer açık kaynak kodlu yazılımları istediğiniz şekle sokarsınız.
Paranız da ülke içinde kalır.
Bir de utancımdan maddog''a soramadığım:
John Amca bizde MS olmazsa çalışamayacak adamlar var. Kendilerine sysadmin diyorlar üstelik. Next tuşuna basmak dışında bir yetenekleri yok. Bunlardan biri artık (mesela Mandrake) Linux kurulumu XP''den de kolay olduğundan kurmayı başarmış. Bakmış ki ses kartı çalışmıyor. Net''ten driver''ını bulmuş ama kuramamış. README dosyasını açıp orada yazanı yapmayı becerememiş. Linux berbat bir sistemmiş. Ses kartını bile çalıştıramamış. Ne yapmalıyız bunlara karşı?