Google´da Nasıl Tepeye Oturursunuz

0
FZ
Efsanevi arama sitesi Google bilindiği üzere PageRank(tm) diye bir teknoloji kullanıyor ve "A sayfası B sayfasına linkli ise A, B'ye oy vermiştir dolayısı ile B'nin arandığında tepede çıkma şansı artmıştır" şeklinde özetlenebilecek bir mantaliteye göre işliyor. Google firması bunun "demokratik" bir mekanizma olduğunu söylüyor.

Peki ya bir site, bir sürü site oluşturup buralardan kendine link verirse ne olur? İşte bir örnek vakanın network diyagramları ile de desteklenmiş analizi bu konuda epey aydınlatıcı olabilir. Söz konusu durum, kendini üst sıralara yerleştirmeye çalışan organizasyona epey pahalı patlamış olsa gerek (onca sitenin domain isimleri için ödenen paralar falan) ancak "demokratik" olarak sunulan bir algoritmanın nasıl kötüye kullanılabileceğine (taciz etmek de diyebilirsiniz ;-) iyi bir örnek.

Görüşler

0
conan
Demokratik bir sistemin nasil kotuye kullanilabildigine Turkiye`nin kendisinden daha guzel bir ornek yok ki! Ben bakmam olm bu sayfaya gazeteler, radyolar, TV`ler dururken heheh! :)
0
FZ
Dün (13 Şubat) Prof. Noam Chomsky buralarda idi. Şimdi senin mesajı okurken benim aklıma bu geldi.

Her neyse mevzu bu değil, mevzu güzel bir algoritma ve bunu kendi yararlarına kullanan Scientology(!) camiası ;-)
0
FZ
Acaba benzer yöntemlerle kendilerini tepeye çıkarmaya çalışan organizasyonlar ya da şirketler var mıdır? ;-)
0
FZ
Aklıma şey geldi, 2 sene önceki bilişim'de Boğaziçi Üniversitesi'nden bir doçent Google'dan ve kullandığı arama tarama, sıralama mekanizmasından bahsediyordu. Lineer cebir, matrisler falan... Derken, iki tane gayet şık giyimli kadın hocaya (biraz da ürkerek) yaklaştılar ve 'Ee, şeyy, bizim merak ettiğimiz bir şey var, belli bir web sitesini mesela bu Google motorunda üst sırada gösterebilmek için ne yapmak gerekir?' dediler. Ben ve arkadaşım sustuk ve derin bir tefekküre daldık ;-)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

İstenmeyen E-Mail´larınıza Dava Açın

anonim

Haber kaynağı internethaber.com, makale ise şu şekilde: "New York Başsavcısı Eliot Spitzer, bilgisayar kullanıcılarına istemedikleri halde 500 milyon e-mail göndererek reklam yapmakla suçladığı bir şirket aleyhine dava açtı. "MonsterHut.com" adlı site Mart 2001'den itibaren kullanıcılara istemedikleri reklam e-mail'leri göndermekle suçlanıyor. "

Kısacası bundan sonra spam mail atanlar çok dikkatli olmalı, her an kapılarına bir polis dayanabilir. Aslında işin en komik tarafı ne biliyor musunuz, tam anlamıyla spam'in bir sınırı yok, belkide fazlamesai.net beni şu an onlara spam bir mail gonderdim diye şikayette bulunacak ;)

Çeviri yerelleştirmenin neresinde?

loker

Guardian gazetesi ya da bianet bağımsız haber ajansını takip edenler, George Monbiot'un Orhan Pamuk davasını içeren yazısını ya da çevirisini okumuşlardır.

Internet´in Gelişme Hızına Dair Rakamlar

FZ

Birleşmiş Milletler'in ülkeler arasındaki internet kullanım farkını ortaya koymak için yürüttüğü çalışmanın sonuçlarına göre internet hizmetlerini kullananların sayısı 655 milyonu geçmiş durumda. Gelişmekte olan ülkelerin toplamı bu rakamın üçte birini oluşturuyor. Geçtiğimiz senenin online nüfusunun 500 milyon olduğu hatırlandığında kullanım oranının geçtiğimiz yıla oranla yüzde 30 artış gösterdiği ortaya çıkıyor. Kullanım artışındaki dağılıma bakıldığında Asya yüzde 44'lük bir oranla lider durumda. Afrika yüzde 43, Latin Amerika yüzde 33, Avrupa yüzde 33'lük bir artış göstermiş. Araştırmanın en ilginç sonucu Kuzey Amerika'da internet kullanımının sadece yüzde 10 oranında arttığı. Buna karşılık e-ticaretin üçte biri ABD ve Kanada'da gerçekleşiyor.

Kaynak: Radikal Gazetesi, 2/12/2002

Web 2.0 budur, pardon biziz

sundance

İki gün önce bir güvenlik konferansında, Web'in (özellikle de 2.0'ın) düşünce tarzımızda, kendimizi ifade edişimizde ne gibi değişikliklere sebep olduğuna dair bir video seyrettim.

Kansas State Üniversitesi'nden Michael Wesch tarafından hazırlanan video hem sunum tekniği hem anlattıkları açısından oldukça takdire şayan.

İnternet radyoları

tongucyumruk

Açıkçası radyo dinlemekten pek hazzetmem. Çünkü radyolarda genelde çalınan şarkılar pekte bana hitap etmez. Bu durumumu ilk olarak Yahoo! tarafından yakın zamanda devralınan (eskidende varmış ama benim haberim yoktu) LaunchCast değiştirdi. Şu an arkada güzel bir blues parçası çalıyor ve ben bunları yazıyorum.