Fazlamesai.net'e soralım: Hala mı Napoleon Bonaparte söylemleri?

0
cbc
Google. Günümüzün ya da asrımızın devi, big brother, herşeyi gören göz.

Google, maddi gücü yüksek olduğundan firmaların yetenekli çalışanlarını toplayıp duruyor. En kötü olasılık sözleşme şartlarında geçen maddi değeri ödemek olacağından, gerekirse onu da ödeyip, mesela 2 kat maaş ile bünyesine herkesi topluyor ya da toplayabilir. Peki ya sizin çalıştığınız yere tek bağınız para mı? Bildiğiniz ve sevdiğiniz bir ortamı bilmediğiniz ve sevmeme olasılığınız olacak bir ortam ve maddiyat için terketmek ne kadar doğru?

Herşey para mı gibi ölümcül bir soru tartışmaya her zaman için açık fakat bunu şu formlarda sormak belki biraz daha doğrudur:

Birisi (tanıdığınız herkesi ihya edecek kadar) YTL verse:

  • fazlamesai.net kapanır mı?
  • senelerdir çalıştığınız ve mutlu olduğunuz firmanızı, gerekirse ülke değiştirmek pahasına terkeder misiniz?
  • Eşinizi ya da sevgilinizi sırf bu sebepten dolayı peşinizde sürükler, kurulu düzeninizi bozar mısınız?
  • Değer verdiğiniz tüm arkadaşlarınızı bir daha eskisi kadar görmemeyi kabul eder misiniz?

Not: Tarz yönlendirici oldu galiba, kusura bakmayın.

Görüşler

0
anonim
İlk önce google ile ilgili birşeyler söylemek istiyorum, bence google günümüzün diğer IT şirketlerinden çok farklı ve google'un sahipleri ve google çalışanları için en önemli şeyin para olmadığına inanıyorum. Mesela google geliştirdiği yazılımların çoğunu son kullanıcıdan y(yani bilgiye ihtiyaç duyan bizlerden)ücret talep etmeden hizmetimize sunuyor (google maps, transit, earth, analytics, vs.). İnsanların google'a geçmesinin en önemli sebebi para değil, google ,insanlara çok rahat ve özgür bir çalışma ortamı sunarak insanların yeni fikirler üretmesine olanak sağladığından dolayı insanlar google için çalışmak istiyorlar. Google'un eğer çalışanları hybrid bir araç alınca verdikleri 5000$ google'un ülkelerinide düşündüklerinin bir göstergesi * bence

İş seçimi yaparken para ile birlikte sizin sorunuzun ikinci kısmında yazdıklarınızın hepsinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor tabii ki. Eğer bir insan varolan işinde mutlu değilse ve eğer bunu sebebi para ise tabii ki daha iyi bir iş tekllifi gelirse bunu değerlendirecektir. Eğer var olan işinden mutlu ise insanların daha fazla para için işlerini terk edeceğini zannetmiyorum. Yeni işi tercih etmelerinin ilk sebebi para gibiymiş gibi göze çarpsada mutlaka o insanın düşüncesinde başka bir sebep vardır, mesela iş değişikliği, yeni insanlarla beraber çalışmak vs.vs. Tabii ki bu saydıklarıma muhalif hareket eden insanlarda çıkacaktır fakat istisnalar kaideyi bozmuyor.

Evet farkındayım ki günümüz kapitalist,emperyalist düzeninde insanların etiklere ve ahlak kuralllarına bağlı olarak hareket etmesi gün geçtikçe zorlaşıyor fakat biz elimizden geldiği kadar bağlı kalmaya çalışmalıyız.
0
elrond
İlk önce google ile ilgili birşeyler söylemek istiyorum, bence google günümüzün diğer IT şirketlerinden çok farklı ve google'un sahipleri ve google çalışanları için en önemli şeyin para olmadığına inanıyorum

Burda takılıyorsan ve cebinde (n+1) milyar $ varsa yukardaki fikir yada tespit en kibar tabiri ile hoş bir rüya olarak tanımlanabilir. Bu dünyada böyle birşey yok arkadaşlar.

Konuya dönersek her karar kendi koşullarında verilir ve biter. Yani bu durumda hayatımın bir anında bu soruların cevabının tamamı evet olabilir yada hayır...Ben biraz polemik kokusu aldım.
0
innaw
0
yilmaz
sonuçta bir yerin maaşlı elemanı iseniz karşılıklı çıkar ilişkiniz var demektir. o size maaş ödüyor sizde işinizi yapıyorsunuz. daha iyi ücret verirlerse başka yere gitmekte problem yok bence. Ama ailenizin rahatı işin içine giriyorsa atıyorum "çocuğunuz kötü bir okulda okuyacaktır. gideceğiniz yerin sosyal olanakları dardır. Eşiniz işinden ayrılmak zorunda kalacaktır" o zaman ne kadar para verselerde gitmeyiz herhalde.
Mesela Danny Thorpe (bi alt haberdeki yazılımcı) adam Borlandı bırakıp google gitti bişey mi kaybetti hiç sanmıyorum.
0
cbc
sonuçta bir yerin maaşlı elemanı iseniz karşılıklı çıkar ilişkiniz var demektir. o size maaş ödüyor sizde işinizi yapıyorsunuz.

yaptığınız işten zevk alıp almamanın bu formüldeki katsayısı nedir? hiç zevk almayacağınız bir iş için a lira, çok zevk alacağınız, kendinizi tatmin edeceğiniz bir iş için a/2 lira verseler?
0
yilmaz
zaten zevk aldığımız bir işten ayrılmaktan bahsemiyormuyuz.
0
cbc
sonuçta bir yerin maaşlı elemanı iseniz karşılıklı çıkar ilişkiniz var demektir. o size maaş ödüyor sizde işinizi yapıyorsunuz.

o zaman çıkar ilişkisi o kadar basit değil. işveren size para ve tatmin kaynağı sağlıyor siz de ona olan borcunuzu çalışarak ödüyorsunuz.
0
ahmetozdemir
Thorpe demişki I was not snatched away from Borland, and I am not leaving Borland for lack of money. I sought out Google, and I'll be making at Google exactly what I made at Borland, which is nicely comfortable but not excessive. There were other suitors (including the obvious one) but, quite frankly, Google outmaneuvered them. Yani ilk cümledende anlaşılacağı gibi sadece para yüzünden ayrılmamış. Ama bazı yorumlarda Danny Thorpe'n yazılım şefliğini bırakıp Googleda mühendisliğe razı olması eleştirilmiş.
0
yetgin
Kusura bakmayın ama elemanlarının terkettiği bir işveren gibi yazmışsınız. Nereden çıkaıyorsunuz Google a geçenlerin mutsuz olduğunu?

M$ da daha once akademisyenleri toplayıp ortalığı kuruttuydu bir ara. Hele Google özelinde konuşacaksak Google a gecenler yerine göre Google dan daha büyük bir firmadan geçiyorlar ki, bilakis sorarlar adama eski firmaları o paraları neden vermiyordu o çalışanlara diye.

Hadi soruyu söyle degistireyim: Bir firma daha fazla para kazanıyorsa, çalışsanlara orantılı şekilde daha fazla ücet ödemeli midir? (Karşılıklı anlaşma ve hukuk tarafını değil etik tarafını soruyorum)

Yada size soralım fazlamesai.net sizin olsaydı, ödenen ne olursa olsun elimden çıkarmam mı derdiniz? (benim degil bu arada site, yada sahipleri ne der bilemem:) )

Daha fazla paranın daha zor ve kötü ortam getireceği garanti bir denklem değil bence, az para kazanılan çok kötü işyerleri biliyorum kendi adıma.

Kaç kişi çok memnun ki çalıştığı yerden? (Ücretliler için soruyorum)
0
cbc
Kusura bakmayın ama elemanlarının terkettiği bir işveren gibi yazmışsınız. Nereden çıkaıyorsunuz Google a geçenlerin mutsuz olduğunu?
google sadece bir örnek. Bu soruyu sormak google ile ilgili birşeyler okurken geldiği için google dedim. ayrıca çalışanlarımı google transfer ediyor olsaydı muhtemelen beni transfer ederse daha karlı olurdu.
Hadi soruyu söyle degistireyim: Bir firma daha fazla para kazanıyorsa, çalışsanlara orantılı şekilde daha fazla ücet ödemeli midir? (Karşılıklı anlaşma ve hukuk tarafını değil etik tarafını soruyorum)
para kazandıkça firmanın aldığı riskler artıyorsa ve çalışanlar da benzer oranda üzerine risk alıyorsa evet. ama pratikte bu mümkün değil.
Yada size soralım fazlamesai.net sizin olsaydı, ödenen ne olursa olsun elimden çıkarmam mı derdiniz? (benim degil bu arada site, yada sahipleri ne der bilemem:) )
önce kişisel kazançlarım açısından fikirlerimi söyleyeyim. fazlamesai.net ile ne yapacaklarına bağlı olarak değişir. yaşam standartlarımdan memnunum, daha iyi olması için de çabalıyorum, piyangodan çıkan bir paraya ihtiyacım yok. farklı sorumluluklarım olsa idi ve bakmakla yükümlü olduğum insanlar olduğunda zaten o insanları bakamayacak bir durumda da olamam. yaşam standartlarını bir anda gelen para yükseltmiyor ve çalışmanın da 2 amacı var. yaşam standartlarını ve zihni geliştirmek. şu durumda fazlamesai.net'i satın aldıktan sonra fazlamesai.net'in bana olan katkısını arttıracak ise evet satarım.
peki ya topluluk açısından? fazlamesai.net bir topluluğa hizmet ediyor. eğer o topluluğa verdiği servis sekteye uğrayacak ise ve fazlamesai.net'i fazlamesai.net yapan o topluluksa, topluluğu bulunduğu durumdan bir adım geriye götürecek bir satınalmaya izin vermem. yahoo del.icio.us, flick'r i satın alıp merkeze çekmeye çalışıyor, topluluk ise bundan yarar sağlıyor.
Kaç kişi çok memnun ki çalıştığı yerden? (Ücretliler için soruyorum)
çalıştığım işte beni tatmin eden tek şey para olmadığı sürece memnun olurum. 5 sene önce hazırladığım ilk cvme "paradan başka motivasyon olduğu sürece üstesinden gelinemeyecek bir problem yoktur" yazmıştım. tek para kaldı ise 1-2 aydan fazla etkili olacağını sanmıyorum. bir önce çalıştığım yerden memnundum. şu an çalıştığım yerden de memnunum. memnuniyeti yaratacak, memnun olacak sizsiniz. işveren ağzı ile kuş tutsa siz mutlu olmak istemedikçe mutlu olamazsınız zaten :)
0
yetgin
-- "para kazandıkça firmanın aldığı riskler artıyorsa ve çalışanlar da benzer oranda üzerine risk alıyorsa evet. ama pratikte bu mümkün değil."

Bunu söyleyen birinin bu tartışmayı açması bana tuhaf geliyor. Riskin karsılıgı para ise, para için is degistirmekte bir risk yok demektir!


Bu arada bir anda gelen para pek ala yaşam standartları yükseltir. 3 ayda bir ödenen ikramiye, yada miras kalan iki dönüm tarladan bahsetmiyoruz. Fazlamesai.net i kapatacak olsalar herhangi bir fiyata vermem diyorsunuz ki bana inandırıcı gelmiyor. Samimiyetinizi sorguladığım için özür dilerim ama gerçekten öyle.

İşyerinde mutluluğa gelince, iş, hayatınızın büyük çoğunluğu ise mutlu olacağınız yer çok fazladır muhtemelen, hayatınızın az bir parçası ise az. Nerelerde çalıştığınızı bilemem benim çalıştığım yerlerde işverenler kanunlara bile uymuyordu ki(örneğin fazla mesai), mecburiyetten çalıştığım yerlerde işimden mutlu olmam kolay değil. Tabii burada kastedilen işinden memnun olmak yoksa genel olarak etrafımdaki insanlarla ilişkilerim iyidir. (Hatta bir mesai arkadaşımla kavgalı oldugum vaki degildir.)

Yine de bahsettiğiniz duygusal bağ kurulacak kalitede işyerleri umarım düşündüğünüz kadar çoktur.
0
cbc

-- "para kazandıkça firmanın aldığı riskler artıyorsa ve çalışanlar da benzer oranda üzerine risk alıyorsa evet. ama pratikte bu mümkün değil."

Bunu söyleyen birinin bu tartışmayı açması bana tuhaf geliyor. Riskin karsılıgı para ise, para için is degistirmekte bir risk yok demektir!

para risk demek ise, ve iş değiştirerek daha fazla para kazanıyorsanız, iş değiştirirken risk aldığınız anlamına geliyor bu "risk para demektir" düsturuna göre.

Bu arada bir anda gelen para pek ala yaşam standartları yükseltir. 3 ayda bir ödenen ikramiye, yada miras kalan iki dönüm tarladan bahsetmiyoruz.

nasıl yani? piyangodan yüklü bir para kazanan birisinin yaşam standartları kalıcı olacak yükselir mi? en fazla 3-5 sene yükselir gibigözükür, dahil olduğu yeni çevrede gerçek anlamda kabul görmez. şu karavanının önüne limuzin çeken loto milyarderi fotoğrafını anımsıyorum :) bu büyük geliri yönetecek kadar kabiliyetli insanların zaten bir sorunu yoktur.

Fazlamesai.net i kapatacak olsalar herhangi bir fiyata vermem diyorsunuz ki bana inandırıcı gelmiyor. Samimiyetinizi sorguladığım için özür dilerim ama gerçekten öyle.

sorgulamanız dert değil. neye dayanarak "size inandırıcı gelmediğini" söylemeniz yeterli olacaktır. başkalarının fikirlerini kendi fikirlerine bakarak tahmin etmek pek zor bir uğraş.

Yine de bahsettiğiniz duygusal bağ kurulacak kalitede işyerleri umarım düşündüğünüz kadar çoktur.

bu tarzda işyerlerinin çok olduğunu söylemedim.

0
yetgin
Risk: Zarara uğrama tehlikesi (TDK).

Riskin karşılığı para ise (yani daha cok risk alıca daha fazla para kaybetme tehlikesi varsa), ve iş değiştirince daha fazla para kazanılıyorsa iş değiştirmenin riski değil karı vardır. Burada söyleyeceğeniz şey, paranın tek faktör olmadığı, oda ilgili cümlenizle ters düşüyor.


Düşünce farklılıklarımızı özetlemeye çalışayım:

"dahil olduğu yeni çevrede gerçek anlamda kabul görmez."

Midemi bulandıran bir aristokrasiyi savunuyorsunuz burada. Herkesin hakettiği kadar kazandığını düşünüyorsunuz, bunu ancak piyango bozar filan gibi. Ben düşünmüyorum. Hatta servet dagılımı adil değilse (ben öyle olduğuna inanıyorum) hiçkimsenin hakettiği kadar kazanmadığı derecesine kadar da ileri götürebilirim bu düşüncemi.

Bu tartışma bana kökten çürük geliyor anlatmak isteyip de sanırım anlatamadığım şey bu. Başlık bile hala mı Napolyon söylemleri. Napolyondan beri nelerin değişip düzeldiğini açıklamanız gerek beklediğiniz ahlaki değişimin altının doldurulabilmesi için. Muhtemelen değil Bonapart zamanından, altını para olarak kullanan ilk lidya kralının zamanından beri bu konuda fazla bir şey değişmedi.

Burada para için çocuklarını, organlarını yada aşkını satmaktan bahsetmiyoruz, işini değiştirmekten bahsediyoruz ki, yapmış olduğunuz kraldan çok kralcılıktan öte başka bir şey değil ve (patron değil çalışan olma durumunuzda) empati kurmakta gerçekten zorlanıyorum. Gördüğüm kadarıyla destekleyici cevaplar da "adam çalıştıran arkadaşlar"dan geliyor ancak.
0
cbc
"dahil olduğu yeni çevrede gerçek anlamda kabul görmez."

Midemi bulandıran bir aristokrasiyi savunuyorsunuz burada. Herkesin hakettiği kadar kazandığını düşünüyorsunuz, bunu ancak piyango bozar filan gibi. Ben düşünmüyorum. Hatta servet dagılımı adil değilse (ben öyle olduğuna inanıyorum) hiçkimsenin hakettiği kadar kazanmadığı derecesine kadar da ileri götürebilirim bu düşüncemi.

gördüğüm kadarı ile söylediklerimden söylemediğim çıkarımlar yapıyorsunuz. herkesin adil kazandığını iddia ettiğim yok. herkesin, çalışma tarzına göre (özellikle maaş'tan sözediyorum) belli bir kazancı var ve bunda bir anda yüksek miktarlarda değişik olmayacağını, genelde %300'den fazla artmayacağını düşünüyorum. bu durumda, belli bir yaşam kalitesi tutturmuş insanın eline bir anda geçecek yüklü bir paranın yaşam kalitesini arttırmayacağını söylüyorum. fazlamesai.net'i satarak gelecek büyük miktarda para ile yaşam standardınızı arttıramazsınız. bir süre sonra bu maddiyat ile satın alacağınız nesnelerin giderinin karşılanamayacağını düşünmüyor musunuz? "yatırım" gibi seçenekleri de bu bahsin dışında tutuyorum.

Burada para için çocuklarını, organlarını yada aşkını satmaktan bahsetmiyoruz, işini değiştirmekten bahsediyoruz ki, yapmış olduğunuz kraldan çok kralcılıktan öte başka bir şey değil ve (patron değil çalışan olma durumunuzda) empati kurmakta gerçekten zorlanıyorum. Gördüğüm kadarıyla destekleyici cevaplar da "adam çalıştıran arkadaşlar"dan geliyor ancak.

özetle söylediğim, benim için para yeterli bir faktör değil, yaptığım işten zevk almıyor isem, para o işi yapmamı sadece kısa bir süre daha devam ettirebilir. kendi adıma da bunu savunuyorum. yukarıda sizinle yaşadığımız beyin fırtınası, fikriniz 2 önceki cümlede dile getirdiğim düşünce ise, söylediklerimizin yanlış çıkarımlarından ibarettir.

bunun yanında işini sevmeden, para için yapan bir çalışanı, yeteri kadar başarılı olamayacağı için de kimsenin transfer edeceğini sanmıyorum.
0
robertosmix
Google'ın yeteneği parayla satın almaya çalışması bence çok amatörce. Bu bir strateji oyunu olsa, çok fazla parametre hesaplanmadan basitçe oyun kazanılır ama gerçek hayatta bu o kadar da kolay değil. İnsanları parayla satın aldığınız zaman yaptıkları işlerdeki samimiyetleri de o kadar olur. Dün Microsoft bunu yapıyordu.. ama Microsoftta bunun tutmayacağını zamanla farketti şüphesiz.

Belkide diyorum ki.. Microsoft Google'ı içten vurmak için böyle bir strateji uyguluyor olabilir.. yani.. çok paraya -çok belgeli- çalışanlarını Google'a iteklerken.. yerlerine daha samimi insanlar yerleştiriyor. Kamuoyuna da Steve'in ne kadar kızdığını, Microsoft'un üzgün olduğunu vs belirten haberler yayıyorlar ki, Google böbürlensin.

Yazılım çok soyut bir iş.. niyet.. samimiyet çok ama çok önemli şeyler. Bunlar parayla satın alınamaz. Bu, para aldığı yerde yükümlüklerini yerine getirip, akşam evine geldiğinde olağanüstü işler çıkaran insanların bu davranışlarını da açıklıyor.

Herneyse. Evli adam dendiği zaman yarım adam olarak düşünülmeli. Mutsuz, huzursuz, sorumluluklara gömülmüş vs. Daha fazla para için herşeyi yaparlar.. çünkü artık kendilerine göre "iş"adamlarıdırlar.. dolayısıyla ben.. bir işveren olarak evli insanlarla değil.. özellikle alanımda.. genç ve özgür beyinlerle çalışmayı tercih ediyorum.

Ha ama şu var.. genç ve bekar adam.. sıkıldığı zaman alıp başını rahat rahat hiçbirşeyi umursamadan gidebiliyor.. evli adam bunu yapamaz işte. Belkide anlayamadığım Google'ın, IBM'in yada Microsoft'un "evli çalışan" merakı bundan kaynaklanıyordur. İşleri sağlam yere bağlamak gibi. Ama tabi yine de şahsen ben bunu tercih etmem.

Son noktaya gelince, eğer amaçsız yaşıyorsam,tutkularım yoksa.. para ölçütünde her yere giderim. Ama amaçlarım ve hayallerim varsa hiç bir paraya ve amaca ne ailemi nede kendimi sürüklemem. Bu aslında bu kadar basit.

Yani aslında Microsofttan Google'a transfer olan adamların amaçları yok. Sadece onlara verilen görevleri iyi yapıyorlar o kadar. Özgür ortammış, rahatlıkmış filan bunların hepsi saçmalık. Microsofttan daha rahat ortamlar sunabilecek bir yer değil Google kandırmayalım kendimizi. -Microsoft'u sevmesem bile doğruya doğru- Niye öyle deniyor..? Hiç işte. Güya transfer oldukları yerleri pohpohlayacaklar. Güdüsel biraz. :)
0
cbc
Herneyse. Evli adam dendiği zaman yarım adam olarak düşünülmeli. Mutsuz, huzursuz, sorumluluklara gömülmüş vs. Daha fazla para için herşeyi yaparlar.. çünkü artık kendilerine göre "iş"adamlarıdırlar.. dolayısıyla ben.. bir işveren olarak evli insanlarla değil.. özellikle alanımda.. genç ve özgür beyinlerle çalışmayı tercih ediyorum. o halde siz egoları yüksek çalışanlardan hoşlanıyorsunuz. zor olsa gerek bu tür insanlarla uğraşmak. ben de o gruba giriyorum, kendimden biliyorum.
0
robertosmix
Evet, kesinlikle çok zor. Ama getirisi/getirileri de o oranda artıyor. Hatta bir süre sonra egoları neredeyse olmayan insanları gördüğünüz zaman şaşırıyor, anlam veremiyorsunuz. :)
0
robertosmix
Tecrübe zamanla kazanılır ama insanın içerisindeki heves ve azim kolay kolay kazanılacak, hem de bıkmış-sıkılmış bir insandan beklenecek birşey değil.

Paraysa para. Sorunlu bir "aile babası"na ayda en fazla X verirken, üretken, özgür ve yaratıcı çalışanlara 3X versemde kendimi rahatsız hissediyorum. Ama veriyorum. Giden para olsun, kaliteden ve prestijden gideceğine.

Kaldı ki, belirttiğiniz yazıda "eşşek" sıfatı "genç beyinlere" yakıştırılmışken, ben bu sıfatı tam tersine kullanmayı tercih ederim. Ama bunun gerekeceğini düşünmüyorum, bu sıfatın sahipleri kendi kendilerine gerekli yakıştırmaları yalnız kaldıklarında söylüyorlar zaten.

Bu konu -bilişim ürünleri üreticilği-, sendikal haklar, fazla mesai politikaları vs. çerçevesinde ele alınamaz. Bir ameleye şu kutuyu şurdan şuraya taşı dediğiniz zaman o amele onu alıp oradan oraya götürür ve ister hevesli olsun ister olmasın o iş yapılmış olur. Ama soyut yönü daha fazla, düşünmeye, uğraşa yönelik işler böyle değildir. Yaratıcılığın kölesi olanlar bunu daha iyi anlar. Yaptığınız işin kalitesi, orjinalliği, kıymeti çok daha farklı parametrelere bağlıdır. Bunları da ancak bu işlerin kökenlerinden gelmiş olanlar (birçok kez iflas etmiş olanlar, bir çok kez firma değiştirmiş olanlar, devamlı kafalarında planlar olanlar vs.) iyi bilirler.


Ayrımcılık yaptım, yapıyorum, yapacağım. Ayrımcılık yapılmamasını isteyenler genelde "yaralı" olanlar. İş bitirici, sertifikalarıyla değil yaptığı işlerle tanınanlar böyle bir istekte bulunmazlar, hatta böyle bir tutumun da takipcisidirler.

Eğer çetrefilli bir meslek seçiyor -bilinçli yada bilinçsiz- ve mesleğimizde çok para kazanmak istiyor, mutlu ve rahat bir hayat sürmek istiyorsak bunun bedelini ödemeliyiz. Bunun bedeli sertifikalar değil -hiç bir zaman da olmamıştır- emektir. İşimize harcayacağımız emeği, evlilğie vs. ayırmışsak, bunun sorumlusu bizden başka kimse değildir. Kimseyi de ayrımcılık yaptığından dolayı suçlayamayız.

Annemizin-babamızın diplomanın/diplomaların her türlü sorunu çözecek sihirli değnekler olduğuna bizleri inandırmaları ve bizimde bilinçsizce bu inancımıza göre hareket etmemiz ve daha sonra duvara çakılmamız, duvarı inşa edenin/edenlerin suçu değil bizim ve büyüklerimizin suçudur.

Bir gün böyle bir durumla karşı karşıya gelme ihtimalleri olan genç nesillere sözüm. Annenizden-babanızdan önce istediğiniz sahada söz sahibi olan insanların fikirlerine danışınız. Onları "ayrımcı" sıfatıyla mimlemenin hiçbir işe yaramadığını da görürsünüz.
0
kepler05
Para için bazı şeyler yapılabilir bazı şeylerde yapılamaz. Ama günümüz kapilatist dünyasında herşeyin para olduğunu düşündüren bir yapı var. İnsan hayatından sevgililerimize kadar sevdiğimiz şeyleri ve ihtiyacımız olan şeyleri parayla satın alabiliyorsak para herşeydir. Bunun etik olmadığı doğru olabilir. Fakat bu düzene karşı durmak çok güç.
0
cbc
para ile satın aldığınız şeyin "sevgili" olduğuna inanıyor musunuz? ya da para ile satın alınan sevgili derken ne kastediyorsunuz?
0
darkhunter
Valla firmamızda insanları, bakın çok eğleneceksiniz, çok zevkli olacak, her sabah buraya gelmek için can atacaksınız diye kandırmaya çalışmıştık zamanında, bütün çalışanlar paradan haber ver edasıyla yüzüme bakmışlardı :)

Diğer taraftan sınırlı tecrubelerime dayanarak, bir çalışana sağladığınız ortam ve ödediğiniz para bir elmanın iki yarısı gibidir diye düşünmekteyim. Işten hoşlanmak ve para, bunların birbirinden bağımsız var olmaları çok zor.

Herhalde herkes okumuştur ama konuyla bağlantısı açısından "Hacker Etiği"ne bir gönderme yapmak ve protestan tarzı çalışma etiğini hatırlamakta fayda var: Kapital paraya önem vermeyen insanları asosyalliğe itiyor ve görünmeyen bir kast sisteminde alt seviyeye girmeye yönlendiriyor günümüzde. Parasal anlamda güçlü değilseniz yaşama çemberiniz daralıyor. Insanlar bu durumun yarattığı dehşeti bir iki kere tecrube ettikten sonra, delicesine paraya tutunuyorlar, onu elde etmeye çalışıyorlar. Aslında bu protestan tarzı kalıbın kendi pisliğinde boğulmaktan pek farklı olmasa da, özeleştiri yaparsak hangimiz ödünç yaşamları yaşamıyoruz ki?

Yani şimdi size sorsalar nerede olmak isterdiniz, ne yapmak isterdiniz? Siz uzun uzun hayallerinizi anlattıktan sonra bunları niye gerçekleştiremiyorsunuz diye sorduklarında verebildiğiniz tek cevap "parasızlık" ise boğazına kadar pisliğe gömülmüş insanların, ödünç hayatlar komedyasına hoş geldiniz der, saygıyla aradan çekilirim...

Tabi tüm bunları yazabilen, çizebilen ve okuyabilen insanların, en azından buzdolaplarının dolu olduğu gerçeğini de unutmamak lazım, bizimkisi de bir çeşit "habitat" yani...
0
anonim
insanlar için + lar - ler vardır. şimdiki durum ve sonraki durumu teraziye koyar tartarım. ( şu anda çalıştığım iş olursa şimdiki durumumda para vermeseler bile giderim :P ) tarttıktan sonra bu sefer de eğer mekan değiştirilecekse fırsatlara bir + , olanaklara bir - ... bu böyle devam eder. eğer eşitse veya -2 civarı bir rakamsa da giderim. bu durum eğer yalnızsam olur. işin içine aile girince durum değişir, +5 ten önce gidilmez :) arkadaşlara gelince. onlar zaten sen orda da olsan burda da olsan yanında olurlar...
0
FZ
Ben bir baktım etrafıma. Tek mesele para değilmiş. Çok fazla faktör var bir araya gelen.

Ben de bir soru sorayım: Söz gelimi deneyimsiz bir yazılımcı değilsiniz, biraz piyasa deneyiminiz de var. Neden bir üniversitede asistan olarak kalırsınız? Ya da kalmazsınız?

Bir de insanların durumunu elbetteki hayat koşulları belirliyor. Söz gelimi Türk kültüründe insanlar kolay kolay ailelerinin yanından ayrılmıyorlar öyle değil mi? 18'lerine filan geldiklerinde evden çıkmaları gibi bir beklenti söz konusu değil. Bu tür bir kültür de çok şeyi etkileyebiliyor.

Bir başka soru: Bazı şeylerin stresi kazanacağınız paraya değer mi? Kimisi için değer, vız gelir tırıs gider. Kimisi ise "işim olmaz, ikinci bir evde, arabada, yatta ya da pahalı hobilerde gözüm yok" der.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

2001´in sonu ve Fazlamesai.net

butch

2001 yılının son düzlüğüne girildi. Artık fazlamesai.net ile ilgili bir sene öncesine ait verilere sahip olduğumuzdan geçen bir senenin sorgulamasını hep beraber yapabiliriz dedim. Hem belki bu vesileyle önümüzdeki yıl kitlemizi ve hitlerimiz nasıl büyütebileceğimiz konusunda bize yeni fikirler verebilirsiniz.

Ve bir gün baktık ki ICQ`a reklam gelmiş...

sundance

ICQ'dan devamlı gelen "Eğer bu mesajı ben dahil herkese forwardlamazsanız, ICQ`a reklam gelecek" mesajlarından daha çok illet olduğum bir şey varsa o da ICQ'a reklam gelmesi.
Hem de öylesine biranda...
Fakat sanırım buna seyirci kalmayacağız...

fazlamesai.net'e soralım: Blog yayıncılığı ama nasıl?

FK

Aslında uzun süredir FM'yi takip ediyordum.Fakat birşeyler sormak bu güne kısmetmiş. Kişilerin sitemiz üzerinden kendi bloglarını yayınlayabilecekleri bir web sitesi projesi dahilinde hangi script'i kullanmamız gerektiği konusunda bir arayış içerisine girdik.

Bir Çocuk Dünyayı Nasıl Değiştirdi?

FZ

Melih Yalçıneli'nin bir süre önce Yazılım İhracatı Yahoo! haberleşme grubuna yolladığı e-postayı paylaşmak ve FM camiası ile tartışmak istedim:

Can robotlara karsi buyuk bir ilgi duymaktadir. Can amcasi Mete ve dedesi Hasana yas gununde robot oyuncak almalarini soylemistir ve Can'in oyuncaklari arasinda zaten cok sayida robot vardir. Can gecenlerde tornavidayi alip bu robotlardan birkac tanesinin icini acip kurcalayarak bunlarin nasil calistigini merak ettigini gostermistir. Bu durum Can'in Annesi Zeynep Hanim'in gozunden kacmamistir ve annesi Can'in yaptigi resimlerde de bu ilgiyi uzun zamandir gozlemektedir. Bir gun Can televizyonda robotlarla ilgili bir bilimkurgu film seyreder. Can o gun aksam babasi Murat'a bir robot yapmak istedigini ve ilerde robotlar yapan bir muhendis olmak istedigini soyler.

fazlamesai.net'e soralım: İçerik Yönetim Sistemleri, Deneyimler, İzlenimler

FZ

CMS (Content Management System) sistemlerini inceleyen siteleri gezmek, eleştirileri okumak, bizzat gidip bazı sistemleri çekip kurup denemek mümkün ama ben yine de FM camiasına bir sorayım dedim:

Bir arkadaşım, hukuk ile ilgili basit bir site açmak istiyor. Yazı yayınlamak ve/veya diğerlerinin yazılarını onaylayıp, düzenleyip yayınlamak. Belki bir miktar kategorizasyon, arama tarama, vs. Uzun lafın kısası en basit bir CMS'ten beklenen en temel özellikler. Kendisi yazılımcı değil, etrafındaki bilgisayarcılar ona yardım edecek ama yine de olabildiğince kurulumu ve bakımı basit bir sistem olmasında, minimum müdahale ve özelleştirme gerektirmesinde fayda var.

FM camiası bu konuda neleri tavsiye eder? Tavsiye ederken lütfen dil kriterini de göz önünde bulundurun. Söz gelimi drupal yakışıklı bir sistem gibi duruyor ancak download kısmına gidip baktığımda Türkçe çevirisinin (en azından resmi olarak) olmadığını görüyorum (debian-tr.org sitesinin Türkçe olarak drupal kullandığını hatırlıyorum ama bildiğim kadarı ile hazır bir çeviri ile değil kendi yaptıkları bir çeviri ile çalışıyorlar).