Fazla bilgisayar oyunu mu oynuyorsunuz?

0
redogre
Fazla bilgisayar oyunu mu oynuyorsunuz? Belki bilgisayar başında geçirdiğiniz süre çok fazla olmayabilir, ya da bilgisayar oyunlarına çok fazla vakit ayırmadığınızı düşünebilirsiniz. Ama bir de kafanızı kaldırıp insan ilişkilerinizin ne hale geldiğine bakın.
- İnsanlara oyunlardan alınma cümlelerle mi hitap ediyorsunuz?
- Genellikle hoşgeldin yerine küfür edip bunun komik olduğunu mu düşünüyorsunuz?
- Oyunlardaki rekabeti sohbetlerinize mi taşıyorsunuz?
Bu sorulardan bir kaçına evet dediyseniz kafanızı kaldırıp bir bakın. Bu hayatın undosu yada restartı yok. Oyunlarda komik gelen şeyler gerçekte kırıcı olabilir ve bunun sonuçlarından karşınızdakini alınganlıkla suçlayıp kurtulamazsınız. Herkesin hayal ettiği veya özendiği bir hayat vardır ama bu insanın kendisine ayırması gereken bir konudur. Çok fazla iyi-kötü çarpışması oyunu oynamak insanın kafasını karıştırabilir, diğer insanları karşı taraf olarak görmeye başlıyabilirsiniz.
Bir oyunda günümüzde, ne kadar çok şiddet varsa ve ne kadar gerçekçiyse o kadar çok tutuluyor. Ama gerçek hayatta şiddetli hitaplar kulağa hoş gelsede zamanla insanların incinmesine sebep olabilir.

Görüşler

0
dfisek
İnsanlar gerçek hayattan kaçacakları bir alternatif dünya her zaman ararlar. Bunun sorumlusu da (eğer varsa) bilgisayar oyunları değil insanların içinde bulundukları durum ve bu durumla baş etme yöntemleridir. Bilgisayar oyunları sayısız alternatif dünyalardan sadece bir tanesi.
0
anonim
Sundance der ki
Kimbilir belki de gerçekten çok fazla oyun oynayanlardanımdır veya oyunlardaki coşkuya, rekabete kendimi kaptırıp çevresindekileri kıranlardan...

Fakat arkadaşlarımın da dertleri olduğunu sadece sıkıntıları olanın ben olmadığımı bilip arada sırada onlara bakıp Neyin var ? Konuşmak ister misin ? diyebiliyorum.

Sanırım bunları yapabildiğim sürece de gerçek dünyadan kopmayacağım.

Ama bunu yapamayanlar ...
Bilgisayar dünyasında olmasalar da başka bir yerlerde kaybolmuyrolar mı, hem de elektrik kesildiğinde bile geri dönemeyecek şekilde...
Sanırım ben en az bir arkadaşımı böyle kaybettim
0
anthelas
bilgisayar oyunu ile online gaming i karıştırmamak lazım... hatta bilgisayar oyunu ile iki kişilik bilgisayaroyunlarını bile bir birine karıştırmamak lazım...
şimdi evde oturup günde 15-16 saat final fantasy oynayıp gerikalan zamanda da yemek yipip uyuyosanınız kimsenin kalbi kırılmaz sosyal hayatınız yok olur o kadar...

eve gelen arkdaşlarınızla tekken 3 oynayıp... aha bak geliyo 10 hit combo... usta eddi o hareketi nassı yapıyo geyiği yapıyosanız.. dertlerinizden kurtuluyosunuz gayet sosyal bi aktivite yapıyorusunuz demektir...

herhangi bir server a girip.. hiç tanımadığınız insanları öldürüyorsanız -en azından avatarlarını- ya da onları koruyor, kurtarıyor, yada her hangi bir şekilde ilişki kuruyorsanız -hayır öyle ilişki diil- acayip sosyal bir işi yapıyorsunuz demektir...

ha bu aktiveteleri yaparken kalp mi kırıyorsunuz.. ya da birisi kalbinizi mi kırdı...
bu insanın cibilliyet ile ilgili bir şey... o insan kızma birader oynarkende kalp kırar, bankadan para çekerkende... en yakın arkadaşına meraba derkende...
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Internet İle Güçlü Olmak

ganzo66

Merhaba, Bildiğiniz gibi ben çok sık yazmıyorum, çünkü teknik bilgim buradaki arkadaşlar kadar etkin bir seviyede değil. Ama aşağıdaki link'e baktığınızda Internet'in gerçek gücünü göreceksiniz ve bence destekleyeceksiniz.

Seçmiş olduğum konu (Internet ve İlişkiler) doğrumu tam kestiremiyorum... Ama haber bence çok önemli. Bir çok kayıtlı üyesi olan Fazla Mesai'e bizlere bu olanağı sağladığı için bir kez daha teşekkür ederim.

Ayrıca sizlere soruyorum bu çeşit girişimler sizce suç teşkil ediyor mu?
www.yukselinsaat.com
Ganzo66

Artçı fikirler, yerli içerik...

jfever

Her yeni ve iyi fikir gibi bloglar icin de artçıların gelmesi kaçınılmazdı. Milliyet'in de nev'i şahsına münhasır bir blog servisiyle ortaya çıktığını edunya'dan ogrendim. Bu servisin nasıl bir seyir izleyeceğini tahmin etmeye kalmadan, edunya'daki yorumlardan nasil bir işleyişe sahip olduğunu öğrendik. Milliyet blog servisini kendi haline bırakıp gündelik yaşantıma geri dönmüştüm ki...

Türküm, doğruyum, parasıylaysa savaşırım!

sundance

Dün akşam TV kanallarından birindeki bir haber çok ilginçti. Amerikan Ordusu'nun her milletten her ırktan insanı askere aldığı web sitesinden bahsediyordu. Durum şu an savaşan askerlerin çoğunun latin kökenli olması üzerine ortaya çıkmış. Körfezdeki Amerikan askerlerinin 15,000 kadarı, Amerika'da çalışma izni olan fakat vatandaş olamamış Latin kökenlilermiş. Dahası yukardaki politika gereği Amerikan Ordusu, dünyanın her yanından paralı asker kabul ediyormuş. $1500 aylık maaşla başlamak ve ilerde Amerikan vatandaşı yapılmak üzere.

Buraya kadar kapitalist düzen, tabi düzecekler diyebilirsiniz, ama haberin bundan sonrası enteresan. Gece haberlerinde bunu sunan spiker Bir dipnot geçmek istiyorum, bu haberi akşam bülteninde verdiğimizde telefonlarımız kilitlendi, nasıl başvurabiliriz, şartları nedir diye arayanlar yüzünden... dedi.

Hadi hep beraber, 'Ne mutlu Türküm diyene'

Sana dokunan yılandan bana ne (eğer para kazanmıyorsam!)

sundance

(Merak edenler için:bu yazının burada yer almasının sebebi hepimizin insan olması.)

Bugün Katrina fırtınası ile ilgili okuduğum bir makale beni bir şeyler yazmaya zorladı. Dünyanın ne kadar boktan bir yer olmaya doğru ilerlediği ve "tuzu kuru olma" deyiminin gerçekte ne anlama geldiği ve "onun başına geldiyse haketmiştir bir şekilde" dedikten sonra buna mantıklı sebepler bulmanın ne kadar da kolay olduğu gibi şeyler öğretti.

Makalenin ismi "Üzüntü yok: Neden Katrina kurbanlarına fazla yardım etmemeliyiz?" İçeriğe gelince; basit bir özeti şu şekilde olabilir:

''Tsunami''zedeler için neler yapabiliriz?

parsifal

Dün msn client kullanan bir arkadaşımın ekranına baktığımda bir çok ismin yanında kalp işareti olduğunu gördüm. Bu ne diye sorduğumda geçen pazar günü meydana gelen tsunamide hayatını kaybedenlere ve etkilenenlere destek olmak için yapılan bir "şey" olduğunu öğrendim.
Sadece bir simge ile birilerini anmak mı yoksa "gerçek anlamda" yardımcı olmak mı?
uzun lafın kısası google...