Eczaneler Microsoft'a Emanet

0
ErdemDemir
Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde bütün sigorta kurumları "Genel Sağlık Sigortası" altında birleşecek. Ve bu yolda yeni bir adım olarak yeni yılın başından itibaren SSK, bugünden itibaren de Bağkur provizyon sistemleri kapatıldı ve artık bu kurumlardan gelen reçetelerin provizyonları da Emekli Sandığı sistemi üzerinden alınmaya başlandı.

Bunun sonucu olarak, Sun Java ile çalışabilen Bağkur ve çeşitli platformlarda (Windows, Pardus, Mac OS X) Firefox ile görüntüleyebildiğim SSK provizyon sistemleri terkedilip, bütün eczane provizyon işlemleri Microsoft tarafından bile desteklenmeyen Microsoft Java VM ile çalışan Emekli Sandığı provizyon sistemine yönlendirildi.

Bir süredir, bilgisayarla haşır neşir ama herhangi bir uzmanlığı olmayan, yani sadece ortalamanın üstünde bir bilgisayar kullanıcısı olarak, neden Pardus (veya bir başka GNU/Linux dağıtımı) değil de Windows kullandığımı sorguluyordum. Ve hatta, "Pardus Nasıl Kurtulur?" adı altında, bilişimci olmayan birinin bakış açısıyla bir seri yazı yazmayı bile tasarlıyordum. Derken, yukarıdaki paragrafların huzurunda bir ışık belirdi kafamın içinde ve "Nasıl Kurtulur?" ile biten ve bitecek bütün soruların ilk ve en temel cevabının farkına vardım bir anda: AHMAKLIĞI YERYÜZÜNDEN SİLMEK!

Kaynak: http://www.erdemdemir.com

Editörün Notu: Son zamanlarda Internet siteleri ve onların kullanılabilirliği, tarayıcı savaşları derken ortam gene kızıştı. Söz gelimi bir geliştirici web tarayıcıları ve bunlarla bağlantılı bir şikayet şeklini bağnazlık olarak nitelendirirken, hemen ardından bir başka bilgisayarcı ve yönetici ise cevaben bu tür nitelendirmeleri dangalaklık olarak kabul ettiğini beyan etmişti.

Görüşler

0
onurulgen
Bunun sonucu olarak, Sun Java ile çalışabilen Bağkur...
Hayir, Bagkur da Sun Java ile calisamiyor. O da MSVM istiyor.
0
robertosmix
8 Çeşit Micro$oft karşıtı bulunmakta ülkemizde, pardon 9;

1) Micro$oft karşıtlarını karizmatik bulup, geçerli nedenleri olmadan üstünkörü bu karşıtlığa özenenler. (Bkz: Ali, Veli, Ahmet, Mehmet..)

2) Faşistler, Komünistler, mutlak mutlu yarınlara inanlar. (Bkz: Niceleri.. )

3) Teknik kapasiteleri yüksek, Micro$oft'un artılarını ve eksilerini ortaya koyabilen, ancak eksilerini artılarından fazla bulanlar. (Bkz: Jeffrey S. Smith, Brian Connors, Phil Harrison vs.)

4) Hazin bir yazı-tura sonucu, GNU'yu tercih etmiş, sonraları da keşke Micro$oft çıksaymış dedirtenler. Saç-baş yolduranlar. İnsanı GNU'dan soğutanlar. (Bkz: Erkan Tekman, Mustafa Akgül, Ayla Altun, Ethem Derman vs.)

5) Cehaletlerinden window$ yüklü sistemleri göçürüp, para, iş yada itibar kaybedenler. Zaman zaman dayak yiyenler. (Bkz: Nice Logo, Eta bayisi.. )

6) Cisco routerları arada bir porno sitelere yönlenmeye başlayınca, Micro$oft'u suçlayıp eylem yapanlar. (ne alakaysa) Bunlara "Oracle ikide bi bozuluyoooo, aradım, sizin windowsunuz başlat tuşundan kaynaklanıyor dediler.." diyenler de dahil. (Bkz: XXX Faktoring, Türk Traktör vs.. )

7) E-Devlet projelerinde kurumu soymak için her türlü Micro$oft, Oracle ürününü dayayıp, sonra kaybolan firmalar karşısında hapı yutan bilgi işlem çalışanları. (Bkz: MTA, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı vs.vs. çalışanları )

Not: "Her türlü" derken ciddiyim.

Not: Zira bizim bir kısım sürüngen bürokratlara E-Devlet'i öğretenlerde böyle firmalardı. İlk başlarda, adı Enayi Devlet idi. Sonraları ayıp olur, uyanırlar diye kısalttılar, E-Devlet olarak kaldı.

8) Micro$oft aleyhtarlığından para kazanabilen, amatör ama onurlu kimseler. (Bkz: Barış Metin, Ron Hovsepian, Paul Otellini, Murat Eren ve niceleri... )

Not: Erkan Tekman'ı da buraya yazıp üstüne çok yüklenmek istemiorum. (Ama bazen çok istiorum.) Zira ülkemizin (direkt copy-paste ediyorum tabiri) "yazılım ihracatında" bir mihenk taşıdır kendisi. Hem bir insanın da üzerine bu kadar gidilmezki canım.

9) Teknik altyapım yok ama bu Micro$oft kesin iğrenç birşey olsa gerek, dur bir yol bulup (blog, forum vs.) şunlara bir saydırayım diyenler. Maça gitmeye artık paraları yetmeyen bir kısım Çarşılılar. (Bkz: fazlamesai'ye bu zamana kadar benzer haber göndermiş niceleri)

Hazır konu açılmışken bunları da belirteyim dedim, acizane.
0
Satanique
Ya Rober sana neden kimse cevap vermemiş ki? İşlerine gelmemiş olmalı. Bende diyorum bunlara MS karşıtlıgı kerizmatık olmak mıdır yane? Neden MS karşıtı olmak için kasıyorsunuz? Ama dinlemiyorlar...

Bende aylardır böyle bi yazı yazsam diyordum ama benden önce sen yazmışsın. Şu sitede zaten 1 adam varsa o da sensin.

Senden başka kimse burada gerçek manada aklı başında yorum yapmıyor.
0
Satanique
Size katılıyorum beyefendi. Çok möhim bir konuya barnak basmışsınız. Tebrikler...
0
Satanique
9. maddeye de katılıyorum. Gerçekten çok yerinde yorumlar yapıyorsunuz. Cidden MS karşıtlıgını bir halt sanan insanların %99 oldugu bu gibi bir sitede sizin gibi olayın bilincinde olanların çıkıp bu şekilde bir yazı yazması beni sevindirdi.

Aşagıdaki Bill Gates ile ilgili yazılarım tamamiyle gırgırına yazılmıştır. Bill Gates'i gereginden fazla övmüyorum ancak bu tip aşırı özenti kesime ancak öyle bir yazı yakısırdı...
0
majesty
Bir şey yapmak zorunda hissetmeli miyim kendimi? Yoksa, ne halleri varsa görsünler mi diyeyim? Kararsızım.
0
majesty
Bu eczaneler bizim eczanelerimiz, bu devlette bizim. Gerçi, çok sahip çıktığımızı düşünemiyorum. Ama şöyle bir durum var, onlar da bunu görüyorlar ki kendi çıkarlarına göre kullanıyorlar. Niye kendi eczanelerimizin işlerini daha doğru düzgün yapmalarını sağlamıyoruz, elbette diğer halka hizmet veren kurumlar içinde geçerli bu lafım devlet gibi...

Bu durumun yanlış olduğunu biliyoruz, niye doğrusunu yapmayalım? Ya da, doğrusunu yapmak için çaba sarf etmeyelim? Ya da çabalasakta onları halka hizmet eden devlet kurumlarını sömürmelerini engelleyemez miyiz?
0
anonim
Daha bir kaç gün önce burda bu konu hakkında bende birşeyler yazmıştım. BAĞ-KUR eski sistemini yazanlar ile Emekli Sandığı programını yazan kişiler sanırım aynıydı. Ve BAĞ-KUR eski programıda MS VM istiyordu. Şu an açıkta kalan TSK otomasyon gibi programlar da IE bağımlı (Java değil).

Benim eczanemde 3 makine var. Programlarım ya lisanslı yada open source. Ödediğim lisans ücretleri bir yana makinelerden zararlı yazılım temizlemekten bıktım. Ne yaparsanız yapın bir şekilde personelin bilinçsiz kullanımı yüzünden her hafta bir problem oluyor eczanede. Diğer eczacı arkadaşlarda da durum aynı. Haftada en az bir kez onların makineleriyle uğraşıyoruz. İyi kötü biz personele birşeyler anlatmaya çalışıyoruz ama bir sürü eczanede eczacı da bilgisayar kullanmayı bilmiyor. Sonuçta şu anda bilgisayarcıların en çok sevdiği işletmelerden birisi eczaneler :)

Linux kullansak problem olmayacak mı? Elbette olacak. Hatta bilgisayarcıların çoğu konuya hakim olmadıklarından başta belki ciddi sıkıntı yaşanacak. Fakat her halükarda Windows'da çektiğimiz zararlı yazılım probleminin ciddi miktarda azalacağı belli.

Dediğim gibi lisans ücreti bir yana seçme hakkımızın elimizden alınması ve yaşanan güvenlik problemleri büyük sıkıntı.

Muhattap ise yok. Canınız sıkılırsa arayın Emekli Sandığı'nı ve programla ilgili hata bildirmeye çalışın. Oldukça eğleneceksiniz :)

Sistemlerde ki güvenlik açıkları ise tamamen ayrı bir konu. Bazen biz eczacıların bilgisayardan çok iyi anlamamalarının büyük bir nimet olduğunu düşünüyorum...
0
majesty
İşte bu tip durumlar için bir önceki yorumda ima etmek istediğim gibi, gönüllü bir şeyler yapmaya çalışsak???

Sistemlerde ki güvenlik açıklarını eczacılar değil de bilgisayarcılar bilse ve düzeltmeye çalışsa...
0
selam
Merak ettiğim bu tür yazılımların lisans durumu, yani reverse enginering ile özgür klonlarının yapılabilinip yapılamayacağı, elbette bunun hukuksal ve etik boyutuda mevcut. Reverse enginering ile yapılamıyor ise ve trafik kriptolu değilse trafiğin dinlenerek benzeri yazılımların yazılıp yazılmayacağı. Eğer bu şekilde biraz yol alınırsa belkide bu sistemleri kuran yazılım şirketleri nasılsa birileri "beleşe bizim için bişiyler geliştiriyorlar yenisini yapacağımıza buna el atalım" diyebilirler.(nerede beleş oraya yerleş mentalitesini güdebilirler belki :D) Elbette bu sadece bir var sayım ve merak.
0
majesty
Bu tip kamu yazılımlarının GPL ile lisanslanması; özgür olması ve özgür olan bu yazılımın desteklenmesi gerekir, bence.
0
ErdemDemir
Yazmış olduğum yukarıdaki yazıyla ilgili bir kaç şey daha eklemek istiyorum.

1. Bağkur'un da MSVM istediği konusunda haklısınız. Beni yanıltan; Bağkur provizyon sisteminin Sun VM bulunduğu halde çalışabilmesine rağmen, Emekli Sandığı provizyon sisteminin Sun VM gördüğü anda çalışmaktan vazgeçmesiydi.

2. Ahmak kelimesini hakaret amacıyla kullanmadım. Bkz.( Ahmak: Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal.) Kaynak: TDK Güncel Türkçe Sözlük

3. Yukarıdaki maddeden hareketle;
  • Bütün ülkenin provizyon sisteminin, üreticisi tarafından bile artık desteklenmeyen bir sisteme emanet edilmesi ahmaklıktır.
  • Eczane provizyon sistemlerinin Microsoft'a emanet edilmesi, ihtiyaç duyulan her yeni bilgisayar için yeni lisans ve Microsoft'un bu cicili bicili oyuncaklarını çalıştırabilecek güçte bilgisayarlar satın alınmasını gerektirmektedir. Oysa provizyon sistemi, tabii ki en azından istemci kısmının kodları paylaşıldığı takdirde, sadece bu iş için programlanmış sistemlerle, evlerde ve işyerlerinde atıl duran bilgisayarlar üzerinde çalışabilir. Milyonlarca doların sokağa atılmasına sebep olmak ise, sadece en hafif tabirle ahmaklıktır.
0
Satanique
Microsoft mükemmel bir firma. Bill Hilf mükemmel karizma bir adam ve Bill Gates'de öyle. Microsoft büyük bir firma.

Micorosft'u aklınıza gelebilecek her yerde kötülemeyin. Microsoft'u kötülemek özentilik haline gelmiş çoğu yerde.

Microsoft'un O harfi bile mükemmel görünüyor. Microsoft'un adı bile müthiş. Bill Gates, dünyanın en zengin adamı ve saygı duyulacak bir insan.

Adamın cebinden 1.000.000 dolar düşse, Bill Gates onu almak için eğilse ve parayı alıp cebine atsa işte o sırada geçen süre kadar bir zamanda Bill Gates'in kasasına bir 1.000.000 dolar daha girer.

Adamın servesi Türkiye'nin dış borcu kadar. Bill Gates istese Türkiye'nin tüm dış borcunu kapatabilir.

Bill Gates'i ve MS Windows'u kötülemekle elinize bir şey geçmez. Linux ve Open Source siz kötülüyorsunuz diye biraz daha fazla kullanılmaz.

Benim Windows'um tam 10 aydır süper çalısıyor. Niye? Çünkü üzerine her buldugum programı yüklemiyorum. Windows'umu DLL manyagı yapmıyorum. Kullanmasını bilmeyenin Windows'u tabi ki patlar.

Ayrıca NT tabanlı Win'ler çok iyi. Öyle mavi ekran filan yok. Geçin bunları.

Bill Gates'e saygı duyun.
0
Satanique
Bill Gates'in başarılaırnı kıskanmayın. Zenginin malı züğürdün çenesini yorar demişler. Sizdeki de aynı hesap.
0
Satanique
Zengin diye kıskanmayın. Bu komünistler hep böyle...
0
Satanique
O kadar...
0
Challenger
Bir kedi gördüm sanki.
0
gececi_78

BURADAN

Yandakadrestekileri yaparak pardusta eczane uygulamalarınızı çalıştırabilirsiniz.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Amca, Zenginlikten İnsanlık İyidir... Teşekkür Ederim

FZ

Çocuklarımıza yardıma dair gelen bir e-postayı FM camiası ile paylaşmak istedim, güzel işlere vesile olur ümidiyle. (Metnin benzerine buradan da erişebilirsiniz.)

Sevgili Dostumuz,

Okullar açılırken köy ve varoşlardaki ilköğretim ögrencilerinin basit kırtasiye ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan "Mektuplu Kırtasiye Yardımı Kampanyası"nın altıncısına basladık.

Aktif Dağıtım olarak her öğretim yılı başında düzenledigimiz bu kampanyalarımızla bugüne dek 135.000 küçük arkadaşımıza yardım paketi ulastırdık.

Kampanyamızda, sizden topladığımız yardım paketlerini "yetkililere" değil, bizzat ögrencilere teslim ediyoruz. Öğrencilerin yazdığı teşekkür mektuplarını da toplayıp sizlere ulaştırıyoruz! Tüm bu hizmetlerimiz ücretsizdir!

Ticari istihbaratta hangi rengi seçtiniz?

FZ

Rakip firma hakkında bilgi toplamak, her zaman 'yasa dışı' bir iş değil. Tüm mesele, sınırların doğru çizilmesinde. Yani nereye kadar uzanacaksınız? Rekabet ve istihbarat uzmanları bu işi çözmüşler. İstihbarat çalışmalarını üçe ayırmışlar. Beyaz, gri ve siyah bölgeler...

... İstihbaratın hiçbir zaman modası geçmedi. Sadece biçimi, yöntemi değişti. İşin içine elektronik girdi. Casuslar da işsiz kalmadı. Üstelik devletlerin yanına bir de dev şirketler eklendi. Öyle ki artan rekabetle birlikte 'istihbarat' şirketlerin önemli yatırım konuları arasına girdi. Geçtiğimiz günlerde bu konu İstanbul'da bir konferansa da konu oldu. Yeditepe Üniversitesi ve SESAR'ın (Siyasi Ekonomik Sosyal Araştırmalar ve Strateji) düzenlediği konferansta 'endüstriyel espiyonaj' masaya yatırıldı. Yazının girişinde kullandığım iki örnekte bu konferansta 'model' olarak ele alındı.

Şaziye Karıklı'nın yazısının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Kusura bakmayın, anadilinizin sözcükleri lisanslı, veremeyiz!

FZ

Birkaç hafta önce Türk Dil Kurumu sitesine gidip bilgi formunu doldurmuş ve "Türkçe Sözlük"ün veritabanını istemiş, nereden ulaşabileceğimi sormuştum. Söz konusu veritabanına erişmenin doğal hakkım olduğunu düşünüyordum çünkü TDK bir devlet kurumu idi, bizim vergilerimizle maaşlarını alan devlet memurlarını bünyesinde barındırıyordu ve ortaya konan eser de görev bağlamında yapılmıştı.

Maalesef kendilerinden hiçbir ses seda çıkmadı. Ancak öğrendim ki bir başka araştırmacı da benzer başvuruda bulunmuş ve başvurusundan 1 yıl sonra şöyle bir cevap almış:

Ruslara 850.000 € verip İstiklal Caddesinde saniyede 15.000 yüz taramak?

FZ

LinkedIn'den Çağrı Tanrıöver'in dikkatleri çektiği bir tartışmayı FM camiası ile paylaşmak istedim. Mesele İstanbul'daki İstiklal Caddesi'ne yerleştirilecek yüz tarama ve tanıma sistemi, bununla ilgili yazılım, kameralar. Bunların Ruslar'a yaptırılması ve 850.000€ verilmesi. Detaylar SABAH gazetesindeki bir haberde mevcut. Tanrıöver ise şunu soruyor:

İTÜ´de Kayıt Rezilliği

FZ

Türkiye´nin en köklü, büyük, mühendislik ve bilim öğretim kurumlarından biri olan İTÜ´nün bir mezunu olarak bu satırları yazarken utanıyorum. Akşam Kanal D televizyonunda dumura uğratıcı görüntülere şu sözler eşlik ediyordu:

"Bu gördükleriniz ne sokak çocuğu ne de evsiz insanlar, bunlar ders kaydı yapmak isteyen İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri. Derslerine kayıt yapabilmek için ta bir gece öncesinden okula gelen öğrenciler, ateş yakarak ısınmaya çalışıyorlar. Bazıları şanslı çünkü hazırlıklı gelmişler yanlarında çadırları da var..."

Milyonlarca dolar harcanmış teknolojilerin uygulaması sonucunda insanların gelip dayandıkları rezillik bu. Gerçekten içim sızlıyor. Bu üniversitede okuyan insanlar bunu hak etmiyor, hiçbir üniversitedeki hiçbir Türk öğrencisi bunu hatk etmiyor! Ben, kendi adıma İTÜ rektörü olan hanımefendiye üsturuplu bir e-posta yazmayı ve protestomu iletmeyi düşünüyorum, siz de tepkinizi bu şekilde ve daha yaratıcı şekillerde dile getirebilirsiniz.

Kaynaklar:
- http://www.istanbul-teknik.com/default.asp?sayfa=1&yazi=36508
- Kanal D Ana Haber
- javascript:play('/anahaber/2004.01.17/universite.asf') *

* : Bu satırı tarayıcının adres çubuğuna yazmak sureti ile doğrudan ilgili görüntülere erişebilirsiniz.