Dr. Knuth Yazılım Patentleri Hakkında Ne Diyor?

0
anonim
Ustanın TeX kodlarina bakarken, dizindeki bir metin dosyası dikkatimizi cekti. Dr. Knuth'tan Patent Ofisi gorevlilerine yazilmis bir mesajdi bu. Usta soyle diyor:

"Amerikan kongresi bir süre önce, çok akıllıca bir kararla, matematiksel şeylerin patentlenemeyeceğine karar verdi. Zaten başka türlü matematik yapmak mümkün olmazdı; Pitagoras teorimini her kullandığımızda birine telif hakkı mı ödeyecektik?! Bu bağlamda belirtmek gerekiyor ki, bugünlerde insanların büyük bir aceleyle patentlemeye çalıştığı temel algoritmik fikirler bu kadar temel ve herşeye lazım olacak türdendir. Eğer şu anki gidişata izin verilirse, sonuç, yazarlara kelimeler için patent almaya izin vermek gibi olacaktır."

Devami icin: http://www.bilgidata.com/yazi.jsp?dosya=a_knuth.xml

Görüşler

0
SHiBuMi
Dr.Knuth'un kafası biraz karışmış gibi gözüküyor. Maddi, somut şeyler için telif hakkı alınabileceğini, hatta kendisinin de birkaç somut nesne için patent sahibi olduğunu, ama soyut şeyler için telif hakkının olamayacağını ileri sürüyor. Sonuç olarak, üretilen ürün soyut bir nitelik taşıyorsa, üretenin bu ürün üzerinde sahiplik hakkı olamayacağını söylüyor. Aksi takdirde de sözü insanlığın tüm gelişiminin duracağına getiriyor.

Her ne kadar ilk aşamada kulağa hoşgelse de, Knuth'un öne sürdüğü yaklaşım bizi kendi korktuğu yerden farklı bir yere götürmeyecektir. Kendi üretiminiz üzerinde söz hakkınız olamayacaksa, bu üretimi başkalarıyla karşılıksız paylaşmak zorunda kalacaksanız, neden üretesiniz ki ? Birilerinin çalışıp yeni algoritmalar üretmesini bekler, sonra yolunuza bunları kullanarak devam edersiniz.

Pitagoras örneği duruma akıldışı bir görüntü kazandırmak için iyi bir seçim. Gerçekten de Pitagor'un algoritmalarını patentlemek mantıkdışı bir iş olurdu, ama şu anki durumda zaten kimsenin yapabileceği bir şey değil bu, çünkü Pitagor artık yaşamıyor !

İnsan, soyut nitelikli ürünleri daha hızlı üretip daha hızlı yayabildiğinden, bir defa üretildikten sonraki üretim ve yayılım maliyetinin çok düşük olmasından hareketle, soyut nitelikli bir ürün için bedel ödemesinin gerekli olmadığı sonucuna varabiliyor. Halbuki o ürün ya da düşünce, ilk varoluş aşamasına gelene kadar belki aylar, belki yıllar boyunca üzerinde çalışılmış olunabilir. İlk yaratılma aşamasındaki harcanan bu emekler hiçe sayılarak, insanların düşünsel olarak yarattıkları üzerinde hak iddia edemeyeceklerini, bunu insanlığa mal etmeleri gerektiğini söylemek saçmadır.

Ben daha iyi bir sıkıştırma algoritması geliştirmişsem, bunu patentleyebilir ve diğerlerinin bu algoritmayı kullanmaları karşılığında bana bedelini ödemelerini isteyebilirim. Çünkü onlar benim emeğimi satın alıyorlar. Benim emeğimi satın alarak kendilerine vakit yaratıyorlar, yarattıkları bu vakitle kendileri daha farklı alanlarda daha verimli çalışmalar yapabiliyorlar. Telif hakkının özü budur: İnsanların emeklerinin karşılığını alabilmelerini güvence altında tutmak.

Eğer GIF kullanmanıza sahibi izin vermiyorsa, siz de kullanmazsınız. PNG diye başka bir format yaratır, onu kullanırsınız. Birinin somut ya da soyut herhangi bir şeyi üretmiş olması, onu sizin de canınız istediği zaman istediğiniz biçimde kullanabileceğiniz anlamına gelmez, karşılığını ödemelisiniz. Asıl bu karşılık ödenmediği takdirde üretim kanalları tıkanmaya başlar, çünkü artık etrafta üretebilecek kimse kalmaz.

saygılar sevgiler
0
malkocoglu_2
>>çünkü Pitagor artık yaşamıyor !

Dr. Knuth, yazinin hedef kitlesi meclis uyeleri oldugu icin, herkesde bir cagrisim yapabilecek bir ornek kullamis. Bu ornegin yerine, mucidi hayatta olan baska bir matematiksel teorimi alabiliriz.

>>Çünkü onlar benim emeğimi satın alıyorlar.

Peki ya ayni algoritmayi kendileri de bulmuslarsa? Matematikte bazi buluslar icin bir olgunluk zamani vardir, o zaman gelince birkac kisi ayni anda ayni bulusu yapabilir. Nitekim Analiz (calculus) Newton ve Leibniz tarafindan ayni anda bulunmustur. Algoritmalar icin de durum ayni...

>>Telif hakkının özü budur: İnsanların emeklerinin
>>karşılığını alabilmelerini güvence altında tutmak.

Zannediyorum temel taslar olan algoritmalar ile, "yazilim urunlerinin" ticari olarak satilmasi kavramlari birbirine karisiyor. Dr. Knuth, "ticari urun olmasin" demiyor. Temel algoritmik fikirler patentlenmesin diyor. Bir quicksort'u nasil patentleyebilirsiniz? Birakin simdi patentlemeyi, ciktigi zaman bile patentlenmis olsa felaket olurdu. Dr. Knuth'un bahsettigi seviye iste bu seviyedeki algoritmalardir.












0
cadas
Acaba teorik olarak alternatifi olamayacak "seyleri" patentlenemez kilmak bir orta yol olabilir mi?
0
malkocoglu_2
Dedikleriniz Dr. Knuth'un soyledikleri ortusuyor saniyorum. Tanim itibari ile teoriler, ozellikle etkin olanlari, Occam'in Usturasi kistasini takip ederler ki, buna gore, iki problem/olay/veriyi aciklayan bircok teori arasinda en basit olani O.U. kistasina gore aktif teorem olarak secilecektir.Yani XYZ alaninda olan etkin bir teorinin zaten alternatifi olamaz.

Uygulama durumunda, tabii, ayni *problem* bircok degisik yaklasim ile cozulebilir. Bu uygulamsal cozumler patentlebilir mi? Bu da degisik bir tartisma konusu herhalde.


0
FZ
Hany Farid diye bir yazılım uzmanı var. Bu adam birtakım algoritmalar geliştiriyor ve bu algoritmaları kullanarak bir görüntünün bilgisayarla işlenip işlenmediğini tespit ediyor. Yani söz gelimi mükemmel bir Photoshop ustasının gerçekleştirdiği mükemmel (!) bir fotomontajı matematiksel yöntemlerle analiz edip fotomontaj olduğunu belirtiyor.

Farid´e ``bu geliştirdiğin karmaşık ve faydalı algoritmalar için patent almak ve daha meşhur olmak ister misin?´´ diye sorduklarında cin gibi bakan gözleri ile gülümsüyor ve diyor ki: ``Benim işim bir akademisyen olarak bilim yapmak ve insanların eğitimine, bilgilerinin artmasına katkıda bulunmak; asıl amacım ortaya iyi iş çıkarmak ve ihtiyacı olan insanların erişimine sunmaktır. Bana soracak olursanız ben zaten epey `cool´ bir işte çalıştığımı düşünüyorum.´´

Bkz.: http://www.thedartmouth.com/article.php?aid=2004072901060

Şahsi fikrim: Hiç kimsenin entelektüel çabalarının karşılıksız kalması taraftarı değilim ancak birtakım sorunlu argümanlara daha doğrusu problemli varsayımlara dayanarak ``insanlara gerçekleştirdikleri buluşlar için çok büyük paralar ödemezseniz o zaman toplum gelişmez, donup kalır´´ görüşünü katıksız olarak savunmak konusunda da dikkatli olmak lazım.

Para, elbette keşfedildiği günden bu yana büyük bir motivasyon kaynağıdır, hele de günümüzde bu çok daha böyledir ancak yegâne motivasyon kaynağı olsa idi Maxwell, Einstein, Curie gibi insanlar çıkmazdı ortaya diye düşünüyorum.

Öte yandan, ``fikrimi çaldın alçak!´´ diye insanların üzerine yürümek ve dava açmak ne kadar anlamlı? Ne kadar işe yarar bir fikir?

Tekrar tekrar belirteyim, emeğe, yaratıcılığa, sanatçılığa ve bilim adamlığına saygım sonsuz (insanlığa hizmet ettikleri sürece) ve bu yolda çaba harcayan değerli insanların maddi sıkıntı çekmesi benim nezdimde asla kabul edilebilir değildir ancak bir yanlışı gidermenin yolu başka bir yanlışı savunmak mıdır?

Profesör Knuth´un kafasının karıştığını pek sanmıyorum, okuduğum en zeki insanlardan biri ve yine gayet berrak, akıcı yazmış. Türkçeye çevirisinde emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

DCP-Portal Gelişiyor... v4.5

anonim

Tamamen Türk içerik yönetimi uygulaması DCP-Portal'ın yeni sürümü çıktı. Yönetici alanı yeniden geliştirilen DCP-Portal, 4.5. sürümünde benzerlerinden çok daha kolay ve konfigüre edilebilir bir sistem yönetimi imkanı sunuyor. İçerisinde dosya yükleme, WYSIWYG tarzı bir HTML editör bulunduran yazılım, içerikler eklenirken ve/veya güncellenirken hiçbir HTML bilgisine gerek duymuyor.

xynth-0.8.00 Çıktı!

anhanguera

Selam,

Aslında yeni versiyonda çok fazla bir değişiklik yok, bir iki küçük bug-fix o kadar. Yeni versiyon çıkartmamızdaki en büyük etken xynth'i mingw'ye ve GDI'a portlamamiz oldu. Yani xynth artık Windows'ta da calisabiliyor. (Ekran görüntüsü)

Windows üzerinde çalışmasının aslında hiç bir çekici yanı yok, ancak xynth'in herhangi bir platforma ne kadar kolay portlanabildiğini göstermek açısindan güzel bir örnek. ve pek tabiki biz de portlanabilirliğini test etmiş oluyoruz.

C++ : `Standard Library´nin Ötesine Geçin

FZ

C++ programlama dilinde ustalaştıktan sonra çoğu programcının yaptığı ilk iş nedir? Standart fonksiyon kitaplığının dışındaki fonksiyon kitaplıklarını öğrenmek. Elbette standart C++ fonksiyon kitaplığının içinde karakter dizisi fonksiyonları, G/Ç kanalları, `container´lar, öteleyiciler (iterators), algoritmalar, vs. mevcuttur ancak modern programlama dünyasında en çok kullanılan kavramlar standart olarak gelmez: ağ programlama, GKA (Grafik Kullanıcı Arayüzü), eşzamanlılık, vs.

C++ in a Nutshell kitabının yazarı Ray Lischner, Blitz++, MTL (Matrix Template Library), ACE (Adaptive Communication Environment), Loki ve Boost gibi kitaplıkları ele aldığı bu yazısında C++ programcısının verimliliğini artırabilecek önemli noktalara dikkat çekiyor.

Ruby Nesnelerine Kalıcılığı Öğretmek

anonim

Dünyada en çok sevilen programlama dili olduğu söylenen Ruby ile sunucu taraflı uygulama geliştirmek için elimizde RoR gibi kullanması çok kolay ve işlevsel bir arayüz var.

Peki ya masaüstü uygulamalarımız için Hibernate benzeri kalıcık araçları karşısında Ruby'de alternatif yok mu?

Tabii ki var. Og (Object Graph) ile Ruby nesnelerine nasıl kalıcı olacaklarını öğretmek çok kolay olsa da, bu makale ile daha kolay olacak.

typo3okulu.com

anonim

Typo3'yi Türk kullanıcılarına tanıtmak ve kullanmalarına yardımcı olmak amacıyla typo3okulu.com sitesi açıldı.