Cumhurbaşkanı Sezer İnternete Sansürü Onayladı

0
FZ
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun" ile 5652 sayılı "Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilerek Kabulüne İlişkin Kanun"u onayladı.

Kurunun yanında yaş da yanar mı desek, Internet'i sebze meyve gibi gören zihniyet ile daha nereye kadar mı desek, ne desek?

Görüşler

0
sefalet
Gelmiş geçmiş en yasaklayıcı ve ucu açık yasa herhalde. Amma velakin, ses çıkartmayana "dilsiz şeytan" dememişler boşuna.
0
solaris1912
Bence forum'lara yazinizi yollamadan once de, valilige gidip yaziyi onaylatmak ve cuzi bir bagis yapmak gerekse bu yasa tamam olacak. Oldu olacak google in aramalarini da filtreleyin tamam olsun. Siz kimsiniz ki bizim neyi gorup neyi gormemek istedigimize bizim adimiza karar veriyorsunuz! Ey o yasayi hazirlayanlar, onay veren(ler), sizin maaslarinizi da bu halk ödüyor, bizi küçük görmeye hakkınızın olduğunu sanıyorsanız bunun bedelini de ödersiniz! "Halka ragmen halk icin"mis, pöh!
0
umutphp
Aşağıdaki paragraf biraz ürkütücü geldi. Bu işin sonu komik yerlere varabilir.

İçerik sağlayıcı, bir başkasına ait internet sitesinden sağladığı içerikten, kural olarak sorumlu tutulmayacak. Ancak bağlantı sağladığı, içeriği benimsediği ve kullanıcının ulaşmasını amaçladığının anlaşılması halinde, aynı içerikten dolayı sorumlu olacak. Bağlantı sağlanan içeriğin suç oluşturması halinde, bu içeriğe bağlantı sağlayan içerik sağlayıcısı, işlenen suça katılmaktan dolayı sorumlu tutulacak.
0
towsonu2003
cocuklari dusunun!!!11
0
towsonu2003
[think of the children]
0
Dite
TCK'da yer alan “intihara yönlendirme”, “çocukların cinsel istismarı”, “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma”, “sağlık için tehlikeli madde temini”, “müstehcenlik”, “fuhuş”, “kumar oynanması için yer ve imkan sağlama” ile “Atatürk'e hakaret içeren” suçların erişimi engellenecek.
“sağlık için tehlikeli madde temini”'nini biraz açmak gerekir, siz kimyacınısız ve site açıp "pek bi zararlı" maddelerin process'lerin yayınladığınız dünyadaki kimyevi madde sağlayıcılarına linkler verdiniz, şimdi bu suç mu ?
Eğer bu bir suç unsuru teşkil ediyorsa bütün kütüpaneleri yakalım onlarca kimya kitabı var. Ama o da yetersiz olur bu yöntemleri bilen onlaraca kişi başkalarına bu "tehlikeli" bilgileri aktarabilir. En güzel okuma yazma bilen herkesi kuşuna dizelim.
0
majesty
Temin etmek ile bir belgeye bağlantı vermek süper seviye farklıdır.
0
sefalet
İçerik sağlayıcı, bir başkasına ait internet sitesinden sağladığı içerikten, kural olarak sorumlu tutulmayacak. Ancak bağlantı sağladığı, içeriği benimsediği ve kullanıcının ulaşmasını amaçladığının anlaşılması halinde, aynı içerikten dolayı sorumlu olacak. Bağlantı sağlanan içeriğin suç oluşturması halinde, bu içeriğe bağlantı sağlayan içerik sağlayıcısı, işlenen suça katılmaktan dolayı sorumlu tutulacak.

Yukarıdaki alıntıdan da anlaşıldığı üzere, kabul edilen yasa pek sizinle aynı fikirde değil.
0
Dite
Başka siteden içerik almıyorum ki, ben kendim yaratıyorum, ve henkel gibi kimya fimalarınada aracılık yapıyorum diyelim...
Bu durumda malın ticaretini yapıyorum ve bilgi üretiyorum.
0
robertosmix
Bu dediklerimin siyaset olarak algılanmamasını istiyorum. Çünkü gelişmeler artık siyasetin çerçevesini aşmaktadır.

"Atatürkçü", yani (sözde) modernleşme açısında insiyatifi yüksek olan çevreler tarafından çok popüler bir şahıs olarak saygıdeğer cumhurbaşkanımızın bu kadar ilkel bir yasayı onaylamasını halkın takdirine bırakıyorum.

Ancak (sözde) Avrupa Birliği için bizlere yolları açacak olan hükümetin de, bu tasarıyı sayın cumhurbaşkanının önüne getirmesi de ayrı bir takdir konusudur.

Bu durumun bu noktaya gelmesinde, ilgili bürokratların ve milletvekillerinin ayrıca TBMM'de söz sahibi diğer kimselerin modern anlayışlara çok geriden bakmaları en büyük sebep olarak kendisini göstermektedir.

"Sansürleme" zihniyeti bugün -hangi platformda olursa olsun- Orta Çağ'dan (hatta daha eskilerden bu yana) kalma bir kusurdur. Ve hiç bir zaman sansürleyenler bu imajı alınlarından atamamışlardır. Kitap yakma dönemlerindeki başrol oyuncuların bugün bile bunu atamadıkları gibi. Bunun bilincinde olmakta da fayda vardır.
0
simor
Kendi vizörümden ve dirseğime çarpanlar yüzünden çerçevenin dışında gördüklerim...

Benim korkum, bu ülkede uygulanan(?) diğer yasalar gibi bu yasanın da vatandaşın ve adaletin değil, birilerinin hayrına çalışacak olması.

Kim bilebilirki, profesyonel bir güvenlik uzmanı ile güvenliğini sağladığınızı düşündüğünüz e-ticaret, forum vesaire sitesi işlettiğinizde ve veritabanınız çalındığında ve hatta kendi imkanlarınızla suçluyu takip edip tanımladığınızda ve bunu savcılığa şikayet ettiğinizde ne olacaktır? Aaa bak siz de lambanın altına parketmişsiniz mi diyecekler?
Bundan sonra ne olacaktır? Hırsız mı suçlu olacaktır ev sahibi mi?.

Bu kanun yayınlandığında okuyacağız; acaba vatandaşı ve tüketiciyi ticari ve bireysel haklar anlamında da koruyan ve düzenleyecek maddeler var mıdır? Evet içerik sağlayıcılardan işe başlamışlar güzel, peki adıma istek dışı reklam içerikli e-posta yollayan ve ulu orta bilmemne-spor diye haksız rekabet ile reklam yapan siteler ne olacak? Şikayet ettiğimizde bu siteleri kovuşturacaklar mı, insanların kişisel bilgilerini nereden buldunuz, hangi istatistiki bilgileri ele geçirmek için kimlerle işbirliği yaptınız diye sorulacak mı? Ben bunları nereye şikayet edeceğim?

İdeolojik hacker grupları ve/veya lamerlar televizyonlarda legalleştirildi. Bu yüzden veya başka sebeplerden, aman biz de onların ideolojilerini yalandan benimseyelim ki üye olalım, bizim siteyi "hack"lerlerse onlardan yardım isteriz, arkamızda birileri olsun diyenler var. Bu insanlar, bundan sonra adalete mi güvenecekler yoksa çetelere mi?

Ticari veya kişisel olarak kiraladığımız web alanlarını yol geçen hanına çeviren içine isimlerini vs yazan kişiler veya çeteler de suçlu kabul edilecek midir?
Yoksa, avukat çıkıp böyle küçük şeyler için adaleti meşgul etmeyin deyip bol paralı davalardan para kazanmaya devam mı edecek? Veya bir savcı çıkıp kamu davası değildir kendi hakkınız özel mahkemede mi arayın diyecek? Benim can ve mal emniyetimi sağlamakla yükümlü polis gibi bir internet polis mi olacak? Benim evime girmiş kadar suçlu sayılacak mı bu insanlar?

Kamu davaları kimlere açılacak? Sansürlenene mi? Yoksa, sansüre sebep olmayacak yasadışı işler çevirenlere mi? Kimler için işleyecek bu yasalar?

Bu yasalar bizi yasadışı çetelerin örgütlerin saldırılarından koruyacak mıdır? Bu yasayı uygulayacak veya uygulatacak olanlar, kimleri suçlu kabul ediyor? İnterneti kullananları mı, yoksa kullandıranları mı?

Yanlışım eksiğim varsa düzeltin.

Bu yasayı onaylayan sayın cumhurbaşkanımızın, Türkiyede'ki internetin sorunlarını tam bilmediğini düşünüyorum.
Yasayı yapan ve sunan hükümetin ise, neyin veya kimlerin peşinde olduğu yüzyıl tartışılacak muhtemelen.

0
Guardian
Çıldırmak üzereyim!

Bu memlekette internet ortamını benimsemiş, neyin ne olduğunu bilen bir ses çıkıpta, "hayır, yanlış yapıyorsunuz, internet özgürdür. Bizim olmayanı nasıl yasaklayabiliriz?" demeyecek mi?

İleride herhangi bir kurumun ya da görüşün menfaati adına kullanılabilecek bu yasayı nasıl görmezden gelebiliyorlar?

İstedikleri kadar yasakladıkları halde belirli basit yöntemlerle bu yasağı aşmanın mümkün olduğunuda mı görmüyorlar?

Kimi, neden engelliyorlar? Neye zemin hazırlanıyor? bunların açıklamaları da yapılsa keşke.

Her seferinde bir adım geriye gitmemizden bıktım. Beyinlerinizi kapamayın artık biraz oksijen alsın, ileriye bakın, yeni yöntemler geliştirin. Kolaya kaçıpta sansürlemek hiçbir zaman çözüm olmadı, olmuyor, olmayacak!

Eğitim şart diyoruz fakat, eğitilmiş sandıklarımızı sil baştan tekrar eğitmemiz gerek sanırım ki eğitilmekte olanlarda sözde eğitilmiş olmasın...
0
Betelgeuse
http://linux.blogweb.de/archives/334-Paragraph-202-StGB.html

Bu adresteki bir Ubuntu geliştiricisinin blog sayfasında Almanya'da internet ile ilgili yeni çıkmış bir yasanın eleştirisi var. Bilgisayarlara net üzerinden saldırı amaçlı kullanılabilecek yazılımların dağıtılması da yasak kapsamına alınmış. Ubuntu dağıtımında nmap, ping gibi programlar var, bunları da bilgisayarlara saldıranlar saldırı amaçlı kullanabiliyorlar o zaman Ubuntu'nun Almanya'da dağıtımı da yasaklandı diyerek dalga geçmiş. Daha fazlasını okumak isteyenler linki ziyaret etsin.

"Bu Romalılar kafayı yemiş..." demek istiyorum dünyanın bu haline... :((
0
skorsky
Sanayi mentalitesi ile bilgi/servis mentalitesi arasinda cok buyuk ucurumlar var. Cagimizin en buyuk kavgalari bu iki akim arasinda olacak bence..

http://muratkarun.blogspot.com

Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Bilimsel Toplantıların Duyuru Siteleri: Erişilebilirlik Üstüne

FZ

İki farklı bilimsel toplantı. İki farklı duyuru web sitesi.

Bu sitelerin amacı nedir, bağlanan kişiye en kestirme yoldan o bilimsel toplantı ile ilgili detayları sunmaktır öyle değil mi, yani toplantı yeri, tarihi, katılım şartları, vs.

Amaç bilgi vermekse bunun için standartların kullanılması, web sitesinin olabildiğince hedefe yönelik, kolay erişilebilir ve her türlü platformdan ulaşılabilir olması gerekmez mi? Böyle bir iş için grafik etkilerin yoğun olduğu, tamamen FLASH tabanlı bir siteyi mi tercih edersiniz yoksa w3c standartlarına uygun metin tabanlı web tarayıcılarla dahi görüntülenebilecek bir siteyi mi? Tüm içeriği, tüm bilgileri bol grafik efektli bir FLASH dosyasının içine gömerek mi sunmayı tercih edersiniz yoksa metin tabanlı HTML ya da XHTML olarak sunmayı mı? Amaca uygun iş yapmayı mı yoksa sırf teknoloji olsun diye teknoloji kullanmayı mı?

Yorumu size bırakıyorum, buyrun kıyaslayın (kendiniz de benzer örnekler bulabilirsiniz):

1- http://www.dilkongre2004.anadolu.edu.tr/

2- http://cs.bilgi.edu.tr/pages/turing_days/

Not: İkinci web sitesi ile ilgili tek eleştiri Türkçe halinin olmaması olabilir ki söz konusu etkinlik İngilizce gerçekleştirileceği için belki bu mazur görülebilir (yine de Türkçesinin olması kötü olmazdı).

Başka türlü bir Kablonet hikayesi...

sundance

Bundan bir iki ay kadar önce Kablonet`in abone kullanıcı hızlarını sözleşmede yazdığı gibi 64/16`ya düşürmesinden dolayı bir sürü tepki yeralmıştı bu sayfalarda.

Bu yüzden mecburiyetten bile olsa Kablonet alırken kafamda bir soru işareti vardı. Hoş benim gibi devamlı Internet`de olan birisi için 24 saat 8K down`da gayet iyi bir hızdı ama, yine de tekrar indirirlerse diye düşünmekteydim.

Başvurusunu yaptıktan dört gün sonra Kablonet kurulup, anında online olunca ise Türk insanının ne kada nankör olduğunu bir kez daha gördüm. Hattın 64/16 olmaması bir yana 128K diye geçen DSL hattından bile daha hızlıydı. Fakat nedense zamanında ortalığı velveleye verenlerin bir tanesi bile bizleri bu gelişmeden haberdar etmeye zahmet etmemişti...

Aşk Öldü mü?

murat09

Önce taş plaklar, sonra long play(LP) ler, daha sonra manyetik kasetler getirdi insanın en büyük keşiflerinden birini, müziği evimize. Daha sonra da, ışıl ışıl parıldayan yüzeyleriyle, bizlere bunun neresinde acaba müzik dedirten CD ler.

Dijital Ayrımın Önüne Geçebilmek...

FZ

Bilgisayarsız bir hayatı düşünmek zor ancak ABD gibi bir ülkede bile halen teknolojiye erişip onun nimetlerinden faydalanabilenlerle buna sahip olamayanlar arasında büyük bir boşluk var. Annie E. Casey Vakfı tarafından son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre düşük gelirli bölgelerdeki ailelerin %84'ünün çocukları bilgisayar sahibi değil. Bundan ötürü bilgiye erişim ve diğerleri ile kolayca iletişim sonucunda edinecekleri bilgisayar becerileri ve bunların getireceği fırsatlardan mahrum kalıyorlar.

Teknoloji hızla yaygınlaşsa da kütüphaneler ve okullardaki bilgisayarların sayısı bu açığı kapatmak için yeterli değil. Yapılan çalışmalara göre kendi evinde bilgisayara ve Internet'e erişebilen bir çocuğun kendine güveni artıyor, yeni beceriler kazanıyor ve öğrenme konusunda proaktif yaklaşım geliştirmesi, keşfetmeyi öğrenmesi mümkün olabiliyor.

Yukarıdaki sözler yabancı bir siteden çevrildi. ABD'deki durumun çok iyi olmadığına bir işaret. Böyle bir durumda, Türkiye gibi gelir dağılımı çok daha dengesiz bir ülkenin durumunun da bu bakımdan pek parlak olmadığı su götürmez. Biz ne yapabiliriz bilgisayarı ve Internet erişimi olmayan çocuklarımız, gençlerimiz için? Bu konuda çalışan organizasyonlar kimlerdir ve şimdiye dek ne tür çalışmalar yapılmıştır? Çocukların evlerinden Internet'e erişmeleri ve ufuklarının genişlemesi için, bu ülkenin en sağlam hazinesi olan genç beyin çokluğundan faydalanması için ne tür adımlar atılabilir somut olarak?

Bir Ülkenin Beyni Nasıl Felç Edilir

FZ

Bir Ülkenin Beyni Nasıl Felç Edilir*

Üzerine titreyerek yetiştirdiğiniz çocuğunuz stresli bir sürecin ardından üniversiteye girdiğinde onun zarar görmesini ister misiniz? Evladınızın kandırılması hoşunuza gider mi? Peki çocuklarınızın öğretmenleri yani üniversitedeki hocaların bir kısmı sizi ve hemen herkesi kandırsa neler hissedersiniz? Maaşınızdan veya kazancınızdan kesilen vergilerin, sizi ve çocuklarınızı kandırmaya çalışan insanlara verildiğini öğrenseniz kendinizi iyi hisseder misiniz? Böyle insanların çocuğunuza ve başkalarına örnek olmalarını ister misiniz ya da çocuklarınızın böyle insanlara dönüşmesini?

Benim bir çocuğum olsa yukarıdaki soruların hepsine hiç tereddüt etmeden "hayır!" cevabını verirdim. Dahası böyle soruların sorulmasını bile garip karşılardım.

Henüz bir çocuğum yok ama yukarıdaki soruları sormama yol açan bazı olgulardan ve olaylardan haberdar olmak beni epey rahatsız etmeye başladı. Sizi de rahatsız etmesi gerektiğini düşündüğüm için bu yazıyı yazmaya karar verdim. Neden sizi de bu rahatsızlığa ortak etmeye çalıştığımı aşağıda izah edeceğim.