2005 Linux/Windows TCO raporu - ithamlar ve cevaplar.

0
darkhunter
Yankee Group hazırladığı araştırmaya karşı Linux topluluğundan kendisine yöneltilen araştırmanın tarafsız olmadığı şeklindeki eleştirilere sert biçimde yanıt verdi.
Yapılan araştırmanın sonucuna göre Windows 2003 sunucusunu olarak en az Linux dağıtımları kadar kaliteli ve güvenilir olarak değerlendirilmişti. Araştırma ekibinden Laura DiDo, bu tepkilerin hedefinde yer almıştı. Laura DiDo bu tür tepkileri veren topluluk üyelerinin özgür yazılıma en büyü zararı verdiklerini belirtti. Bu tür tepkilerin özgür yazılıma bir katkıda bulunmadığı tersine olarak da olumsuz izlenimlere neden olduğunu dile getirdi.
DiDo ZDnet'e verdiği demeçte; "Özgür yazılım topluluğu içinde forumlara takılan bazı tutucu kullanıcılar var. Bu kişiler ile görüş ayrılığında bulunduğunuzda size hakaret dip tehditler savuruyorlar. Bu kişiler özgür yazılım dünyasına zarar vermektedirler. Forumlarda bana DiDiot olarak isim taktılar. Alaycı mesajlar yazdılar. Hatta bazıları beni gecenin onbirinde evimden arayarak rahatsız edecek kadar ileri gitti." şekilde konuştu.

Özgür yazılım dünyasının kendine özgü bir dinamiği olduğundan söz eden DiDo, Unix ilk ortaya çıktığında ve geliştiği dönemde de benzer olayların yaşandığını ancak bugünkü olaylar kadar saldırgan tepkilerin verilmediğine dikkat çekti. Söz konusu olanın yazılım olduğunun ancak bu konunun göz ardı edildiğini ileri sürdü.

Bazı çevreler Yankee Group tarafından yürütülen araştırmanın Microsoft tarafından finanse edildiğini ileri sürmüşlerdi. Yankee Group ise herhangi bir şirketten finansman desteği almadıklarını bağımsız olarak çalıştıklarını ifade etmişti.

Yapılan araştırmada Windows ve Linux sunucuların toplam sahip olma maliyeti incelenmişti. Araştırmada 500 şirket yöneticisi yer almış ve yöneticilere kurulum, işletim ve sunucuların bakım sürecinin maliyetini değerlendirmelerine yönelik sorular sorulmuştu.

Benzer bir durumda geçen yıl Mi2g araştırma grubunun yaptığı araştırma sonuçlarını yayınlaması ile ortaya çıkmıştı.Grup Linux makinalara yapılan saldırıların daha fazla olduğunu ve giderek artmakta olduğunu belirlemişti. Ancak bazı özgür yazılım taraftarları ise bu rapora sert tepkiler vermişlerdi. Mi2G yönetimine raporu Linux yönünde düzenlenmediği takdirde sitelerine saldırılar düzenleneceği tehdidinde bulunulmuştu.

Özgür yazılım dünyasının önde gelen kişileri de topluluk içindeki bu tür davranışların özgür yazılımın olmulu yönlerini gölgelediği ve zarar verdiği görüşünü paylaşmaktalar.

Kaynak: ZDNET

Görüşler

0
larweda
Bence konunun en kritik noktası, araştırmanın 500 şirket yöneticisinin yorumlarına dayandırılması, teknik bilgileri ya da operasyonel tecrübesi olan insanlar değil, iş geliştirme pozisyonundaki insanların kendi ekiplerindeki insanların geribeslemeleri doğrultusunda edindikleri bilgilere dayanarak bir rapor hazırlanmış. Bu rapor, her piyasanın bu konuya nasıl baktığını gayet güzel açıklarken, teknik olarak sonuçların doğru olmasına dair bir kanıt içermiyor. Raporu, bu şekilde yorumlamak, raporda belirtilenin aksine Linux2un TCO'sunun daha düşük olduğunu düşünüyorsak da en temel yapılması gerekenin bunun pazarlamasını yapmak ve bu şirket yöneticilerinin fikirlerini değiştirmek için çabalamak gerektiğini düşünüyorum, ne dersiniz?
0
sleytr
Ama bahsettiğimiz şey zaten "Toplam Sahip Olma Maliyeti". Buradaki "Maliyet" kelimesi bunun teknik değil parasal bir konu olduğunu, "Toplam" kelimesi ise en tepeden bakınca işlerin yürümesinin yani üretimin kaça mal olduğunu kastediyor? Bu nedenle bu konunun muhattabı yöneticiler. (ama sis. yöneticileri değil :)
0
bm
... bu şirket yöneticilerinin fikirlerini değiştirmek için çabalamak gerektiğini düşünüyorum, ne dersiniz?

Benim isim linux olmadigi icin rahat konusuyorum tabi ama bence aynen devam etsinler ve insallah benim girdigim islerde bu fikirler ve MS marifetiyle "azalmis" maliyetleriyle bana rakip olsunlar diyorum.
0
gismo
Öncelikle serinkanlı olmakta fayda var. Eleştirilerde ipe sapa gelmez şeyler bile olsa serinkanlılığınızı korumadığınız zaman haksız duruma düşersiniz.
0
Soulblighter
Eski çalıştığım eğitim firması Microsoft Partner'dı. Windows 2000 Sunucu üzerinde Active Directory, DNS, DHCP, ISA Server mevcuttu ve yaklaşık 15 istemci makinaya hizmet veriyordu.

ActiveDirectory, DNS veya ISA Server'dan çöküyordu. Bağlantılarda sorun çıkıyordu. Hergün bir istemci mutlaka sisteme bağlanma sorunu yaşıyordu. İşin ilginç yanıysa sistem yöneticisi bunu doğal karşılıyordu. Active Directory çökünce Active Directory'i, DNS çökünce DNS'i, ISA Server çökünce ISA Server'ı kuruyordu. Bazen sunucuyu baştan kuruyordu ve istemcilerin profil dizinlerini yeniden belirlemek ve eski profildeki dosyaları yeni profile aktarmak için yarım gününü harcıyordu. Ve herkes halinden memnundu. Çünkü öyle alışmışlardı. Ben de onlara acıyarak :) bakıyordum. Çünkü Slackware Linux'umdaki Samba ile hem Windows ağında dolaşıyordum, hem Yunanlı bir arkadaşın yazdığı bir Python betiği yardımıyla ISA Server üzerinden Internet'e çıkıyordum. Ne Slackware'im, ne Samba'm ne de Python betiğim beni yarı yolda bırakmadı hiç bir zaman.

İşte bunları gördükten sonra toplam sahip olma maliyeti benim için hiç birşey ifade etmiyor. Çünkü hiç kimse gününün yarısını sistem problemlerini çözerek, diğer yarısını çalışarak geçirmek istemez. Gününün tamamını çalışarak geçirmek ister.
0
Soulblighter
"ActiveDirectory, DNS veya ISA Server'dan çöküyordu" = "Arada bir ActiveDirectory, DNS veya ISA Server çöküyordu"
0
zentoo
Bu tür araştırma yazılarını genelde geyik bulmuşumdur. Özgür yazılım, özgür bilmemne, bunlar fani şeyler. Ruh özgür olmalı fikirler özgür olmalı. Önce kendini sonrada herkesin özgürlüğünü kısıtlayacak şekilde düşündükten sonra egonu 'özgür' markalama yapıp sattıktan sonra yok kaça mal oldu yok 'gerçek' budur yok bana yalancı diyen kedidir gibi saçmalamalar, konuşup konuşup kokuşmaktan başka birşey değil.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Linux, Renault F1 testlerini hızlandırdı

Soulblighter

IBM e1350 Linux kümeleme sistemi Renault F1 takımının test için harcadığı zamanı 3 haftadan 18 saate düşürdü.

Nero Linux 3 Çıktı...

banger

Nero'nun linux için geliştirdiği versiyonun yeni sürümü Nero Linux 3 çıktı. Bu sürümle birlikte artık Linux'da Blu-Ray disclere ve HD DVD disclere yazma destekleniyor. 64 bit desteğide mevcut ve 26 dilde yayınlandı. Desteklediği dağıtımlar Red Hat Enterprise Linux 4, SuSe Linux 10.0, Fedora 4, Debian GNU/Linux 3.1 ve Ubuntu 5.10.

Ruhuna Gentoo Bulaşan Adam

conan

Gentoo’yu ilk fazlamesai’de duyduğumu söylemekle yazıya başlamak istiyorum. Ama ilk defa tanışmam yine bir FM katılımcısı olan petkutin arkadaşımızın kubikindeki matrix screensaver’li Linux’unu yenilemeye karar verdiğinde oldu. O andan itibaren ne kadar mantıklı bir şey olduğunu farkederek ben de denemeye karar verdim. Sağolsun petkutinin yarattığı isoyu alarak ilk denememe ofisteki makinamda başladım. İsterseniz önce burada bir duralım ve Gentoo’nun ne olduğuna bir göz atalım.

Wine 1.0 sürümü 15. yaş gününde çıkıyor

anonim

Wine geliştirici takımı 1.0.0 sürümünü Wine'nin doğum günü olarak kararlaştırdıkları 6 Haziran'da çıkaracak. Bu sürüm sembolik anlam taşıyor. O yüzden çok fazla değişiklik beklememek lazım. 1.0.0 sürümü için dört ürünün kararlı çalışması kriter (Wine 1.0 Release Criteria) olacak. Bilindiği üzere Google'dan bir ekip de wine için yama yayınlamaya başlamıştı ve kısa süre içerisinde Photoshop CS2 linux üzerinde daha kararlı çalışabilir hale gelmişti. Photoshop CS2'nin linux üzerindeki Font desteği ve katman desteği şimdilik yeterli olmasa da ilerisi için umut vaadediyor.

Linux tabanlı Müzik Stüdyosu

Soulblighter

Linux tabanlı "Studio To Go!" yazılımı müzik üreticileri, besteciler ve müzikle uğraşan herkes için hazırlanmış bir yazılım. "Studio To Go!" yazılımının en büyük özelliği ise CD'den çalışması...