WordPress Sansürünün Arkasından Adnan Hoca Çıktı

0
anonim
Bir süre önce mahkeme kararıyla engellenen wordpress sansürünün arkasından Adnan Oktar çıktı. Engellemeyle ilgili Blog Kazanı'na bir açıklama gönderen Adnan Oktar'ın savunması ise şöyle:
ADNAN OKTAR VEKİLİ AVUKAT KERİM KALKAN’DAN WORDPRESS’İN YAYINLARININ DURDURULMASI HAKKINDA BASIN AÇIKLAMASI Kamuoyunca da bilindiği üzere, internet kullanıcılarına ücretsiz site (blog) açma imkanı veren “wordpress.com” isimli blog servisinin yayınlarının Türkiye’ye girişi mahkeme kararıyla engellenmiştir. Bu mahkeme kararı 17.8.2007 tarihinde uygulanmış ve böylece wordpress.com servisi ile bu servisten hizmet alan tüm alt-sitelerin yayınlarının Türkiye’ye girişi durdurulmuştur. Bu yayın durdurma kararının nedeni, adı geçen blog servisinin yasadışı yayınlara sınırsızca imkan tanıması, bunların durdurulması yönündekibaşvuruları dikkate almaması ve belli alt sitelerin durdurulmasına ilişkin olarak Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararları da yok saymasıdır. Adı geçen servisin sağladığı ücretsiz ve denetimsiz olanaklar kötü niyetli kişileri bu servise yönlendirmiş ve wordpress.com kısa sürede bölücü-yıkıcı ideolojilerin, kişisel husumetlerin, kanunsuz hedeflerin sesi ve yayın merkezi haline dönüşmüştür.Öncelikle belirtmek gerekir ki, herkes bağımsız Türk Mahkemelerinin kararlarına saygılı olmalıdır. Basın özgürlüğü, kişilere hakaret etme özgürlüğü demek değildir. Devletimizin temel değerlerine, Cumhuriyet ilkelerine, bütünlüğümüze ve birliğimize saldırma özgürlüğü hiç değildir. Herkes her konuda görüşünü açıklamakta ve savunmakta özgürdür ama bunu, eleştiri sınırları içinde kalarak, kamu düzenine zarar vermeden ve kişilik haklarına saygılı biçimde yapma yükümlülüğündedir. Bu sınırları aşanların Yargı tarafından engelleneceği tartışmasızdır. Nitekim önce tarafımızca söz konusu hukuka aykırı yayınların durdurulması için YAKLAŞIK 17 KEZ adı geçen site yönetimine başvurulmuş, ancak site yönetimi bu yayınlar hakkında hiç bir tedbir almamıştır. (Bizim bu başvurularımızdan bir tanesini kendi sitelerindeki açıklamalarında yayınlamışlardır) Bunun üzerine tarafımızca SADECE MÜVEKKİLİMİZİN KİŞİLİK HAKLARINI İHLAL EDEN ALT SİTELERLE İLGİLİ OLARAK yapılan başvurular üzerine Türk Mahkemeleri Wordpress altında yayın yapan illegal alt-sitelerin kapatılması için çok sayıda kararlar vermişlerdir. Bu kararlar söz konusu firmanın ABD’de bulunan merkezine ve Türkiye’deki temsilcisine de ulaştırılmış, bu kez Türk Mahkemelerinin kararlarına uyarak yasadışı yayınları durdurmaları istenmiştir. ANCAK, YAZILI VE SÖZLÜ TÜM BAŞVURULARA RAĞMEN ADI GEÇEN FİRMA VE TEMSİLCİLERİ BİZİM TALEPLERİMİZİ DE TÜRK MAHKEMELERİNİN KARARLARINI DA TANIMAMAKTA VE UYGULAMAMAKTA ISRARLA DİRENMİŞLERDİR. Bunun üzerine adı geçen firmaya Türk Mahkemelerinin kararlarının uygulanmamasına asla göz yumulamayacağı, bu kabul edilemez halin sürmesi halinde kaçınılmaz olarak Wordpress.com’un tüm yayınlarının Türkiye’ye girişinin engelleneceği hatırlatılmıştır. Bu son uyarının da dikkate alınmaması sonucu, mahkeme kararlarını uygulamayan Wordpress.com’un tüm yayınlarının Türkiye’ye girişi yeni bir mahkemekararıyla engellenmiştir. Hiç kimsenin mahkeme kararlarını uygulamamak gibi bir ayrıcalığı olamaz. Mahkeme kararları uygulanmak için vardır. Her devletin kendi yargı kurumlarının verdikleri kararların yerine getirilmesini sağlayacak önlemleri alma hakkı vardır. Türk Yargı organları ve kamu kurumları da, Türk Mahkemelerinin kararlarını uygulamama konusunda direnen gerçek veya tüzel kişilerin yasadışı dirençlerini etkisiz hale getirecek önlemleri alma ve icra etme hakkına sahiplerdir. Devlet kurumlarının, kötü niyet sahiplerinin saldırılarına karşı Türk vatandaşlarını korumasız bırakmayacakları açıktır. Bu nedenle, daha önceki mahkeme kararlarını uygulamayarak yasadışılığı yaptırımsız bırakan bir blog servisinin yayınlarının tamamen durdurulması doğru bir karardır, haklı bir karardır, örnek bir karardır. Bu mahkeme kararından tüm blog servislerinin ve internet hizmet sağlayıcılarının almaları gereken dersler vardır. Blog servislerinin, özellikle ücretsiz hizmet verenlerin, kendi firmaları üzerinden yasadışı faaliyet yapan sitelere karşı dikkatli olmaları gerekir. Bu servislerin kendilerine ulaşan şikayetlere ve bilhassa mahkeme kararlarına karşı duyarsız kalmamaları gerekir. Bunun aksi bir tutum sergileyen servislerin Wordpress’in karşılaştığı yaptırımla karşılaşmalarıkaçınılmazdır. Blog sahiplerinin de hizmet alacakları servisi seçerken itinalı ve dikkatli olmaları gerekir. Rasgele bir servisi değil, hukuka, insan haklarına, yargı kararlarına saygılı servisleri tercih etmelidirler. Böyle yaptıklarında kendi yayınlarının kesintisizce devam etmesini sağlamakla kalmayacaklar, blog servislerini de hukuka ve yasalara uygun davranmaya mecbur etmiş olacaklardır. Böylece hem haber alma özgürlüğü, hem de kişilik hakları korunmuş olacaktır. Kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunarız Adnan Oktar Vekili Avukat Kerim Kalkan

Görüşler

0
exxonster
Adnan Bey'i saygı ve sevgiyle anmayanların listesini Türk Telekom'un DNS sunucularında tutuyorlar, o kişiler o kadar özel yani.
0
saman
Bu yüce fikri biraz daha ileri götürcek olursak:
Her türlü zararlı bilgiye ulaşmamızı sağlayan yahoo,google,altavista,ask vs... gibi arama motorlarını ve bunların sistemini kullanan mynet gibi alt firmalarıda engellememiz lazım.
Ayrıca zararlı bilgi alışverişine nedne olabilir diye MSN,ICQ vs.. yide engelemmek lazım ne olur ne olmaz.
Tabi bu yetmez, spam atıyorlar diye tüm mail servislerinide engellersek çok daha temiz bir internetimiz olur.
Aslında bu işin sonu yok illaki başka bir yol bulurlar en güzeli kökten internetin fişini çeksinler,
Türkiye içinde kontrollü bir ağa kursunlar, giriceğimiz siteleride bu sağ duyu sahibi insanlar Türkiye Intranetinde açsın :)
Şunu da sormadan edemiyorum tabi, acaba bir siteyi engellediklerinde o sitenin gerçekten kapandığını falan mı düşünüyorlar?
0
feran
Bu Adnan Oktar, o Adnan Oktar mı? Hani ünlü "Harun Yahya?" Yani Adnan Hoca lakaplı Adnan Oktar'ın avukatı mı yazan kişi?
0
FZ
Evet.
0
sefalet
Eğer açıklama doğrulara dayanıyor ise, yapılan engelleme uygulaması yanlış değil. "Yanlış değil" pek tam ifade etmiyor, "kağıt üzerinde doğru" belki daha iyi. Bu tür olayların farklı bakılabilecek yanları da var. Örneğin, dünya çapında hizmet veren bir şirketin "Ortadoğu'da gelişmekte olan bir ülkeyi" iplememesi gibi.

Bir diğer tarafı ise, ifade özgürlüğünün bu teknolojik yapıda engellenemeyeceği gerçeğinin kavranamaması. Burada ifade özgürlüğünü ağzına geleni söylemek şeklinde tanımlamak yerinde olur. Çünkü demokrasilerde kişi, hak ve özgürlükler kapsamında sınırlandırılan "ifade özgürlüğü" değil bu. Başka bir şey, kendine özgü. "Fütursuz özgürlük" sanırım daha açık bir tanımlama olur. Belki yeni teknoloji kişi, hak ve özgürlüklerin yeniden tanımlanması gerektiğini kendiliğinden bize dayatmakta da, biz farkında değiliz.
0
bm
Hah agziniza/klavyenize saglik. Bir suru boyutu var bu isin. Ben baska yerde bu laklakin dibini cikarttigim icin buraya yazmadim, ama refleks tepki vermeden evvel dediklerinizin (ve balki demeyip gorduklerinizin) dusunulmesi yerinde olur. Bunun 'dogrusu'nu da Turkiye'de su anda olabilecek en iyisini de bilemiyoruz bence ama ihtimalleri dusunmeye calismakta fayda var.
0
hakankucuk
böyle giderse fazlamesai.net'in de akibeti wordpress gibi olacak :) allah muhafaza.

yok ama adminlerimiz var sonuçta, dokunaklı yorumların dozajı arttımı, eminim müdahale ederler:) yoksa telekoma kalırsa yandık!
Kaldı ki, insanımız meydanı boş buldumu yükleniyorda yükleniyor.iş sanki.
0
robertosmix
Daha yeni kitap yakma zihniyetinden çıkmış ve ifade özgürlüğünü daha tam olarak kavrayamamış ve hazımsayamamış bir 3. Dünya ülkesinde "mahkeme kararı ile sansürleme" mantalitesini niye ayıpsadığınızı anlayamıyorum.

Wordpress'e gelince. Fare dağa küsmüş hesabı, çok da umurlarında olmaması normal. Masa başına sansürlemek için adam koyacak bir zihniyet zaten çoktan yüksek teknoloji üreten ülkeleri terketmiş durumda.

Mahallemizin ne aklı selim adamıymışsın sen Orwell abi.

(bkz: Thought Police)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Türkiye´de Bilim Teknoloji ve İnsani Gelişme Düzeyi

FZ

Gerçek bilimin değeri hatta göstergesi, kanımca, ondan türetilebilen buluş ve ürünlerdir. G.W.Leibniz

``Bu yazı Türkiye’de bilim ve teknoloji politikalarının hazırlanması, uygulanması ve ARGE çalışmaları konusunda atılan adımların kısa bir özetini çıkarmak, bununla ilişkili olarak Türkiye adresli (çıkışlı değil) bilimsel yayın sayısındaki artışa ilişkin son günlerdeki tartışmaları Türk insanının gelişimi ile ilişkilendirerek irdelemek için hazırlanmıştır. Burada anahtar sözcük "insan gelişimi"dir.

... Üstelik toplam yayın sayısında sağlanan bu artışa karşın ortalama atıf sayısının düşmesi (yayın sayıları Türkiye’nin altında olup ta atıf sayıları Türkiye’nin üstünde hatta iki katı olan ülkelerin sayısı azımsanmayacak düzeyde) ve etki faktörünün hemen hemen sabit kalması (bkz., CBT 832), aşağıda da gösterileceği üzere, yapılan yayınların kaliteden ödün verilerek, endüstri ve üretimden kopuk, genelde ünvan ve parasal ödül alma amaçlarına yönelik olduğunun önemli bir göstergesi.

... Küçük örneklemelerle yapılan çalışmalar bu yayınların ne değerde olduğunu ortaya koymakta. Örneğin, (elektrik, elektronik, haberleşme, bilgisayar ve benzeri dalları içeren) bilişim teknolojileri ve uygulamaları alanlarında uluslararası saygın dergilerin başında ABD’de basılan IEEE, İngiltere’de basılan IEE dergileri gelmekte. Bu dergilerde basılan Türkiye adresli toplam yayın sayısı son on yılda ortalama 50 civarında (bu 50 yayının da ortalama % 60’ı sadece Türk yazarlarınca, % 40’ı ise yurt dışı ortaklıklarla gerçeklenmekte). Gelişmiş ülkelerde istihdamın % 50'sinden fazlasını yaratan böyle bir alandaki yayınlarımızın toplamın sadece % 0.5 oluşturması çok düşündürücü ve yayınlarımızın ne kadar ülke gereksinimlerinden kopuk olduğunun iyi bir göstergesi.´´

Prof. Dr. Levent Sevgi ve Prof. Dr. Nejat İnce tarafından yazılmış olan bu önemli makalenin tam metnine buradan erişebilirsiniz.

Kaynak: Cumhuriyet Bilim Teknik, 24 Ocak 2004, Sayı: 879

Amca, Zenginlikten İnsanlık İyidir... Teşekkür Ederim

FZ

Çocuklarımıza yardıma dair gelen bir e-postayı FM camiası ile paylaşmak istedim, güzel işlere vesile olur ümidiyle. (Metnin benzerine buradan da erişebilirsiniz.)

Sevgili Dostumuz,

Okullar açılırken köy ve varoşlardaki ilköğretim ögrencilerinin basit kırtasiye ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan "Mektuplu Kırtasiye Yardımı Kampanyası"nın altıncısına basladık.

Aktif Dağıtım olarak her öğretim yılı başında düzenledigimiz bu kampanyalarımızla bugüne dek 135.000 küçük arkadaşımıza yardım paketi ulastırdık.

Kampanyamızda, sizden topladığımız yardım paketlerini "yetkililere" değil, bizzat ögrencilere teslim ediyoruz. Öğrencilerin yazdığı teşekkür mektuplarını da toplayıp sizlere ulaştırıyoruz! Tüm bu hizmetlerimiz ücretsizdir!

CD'sinin mi? CDsinin mi? Yoksa sidisinin mi?

sundance

Bir önceki haberde haberi yazan arkadaşımızın "Ben sidisinin yazmıştım, CDsinin diye yanlış olarak değiştirilmiş" demesi bayağıdır yapmayı düşündüğüm bir araştırmayı tetikledi. Zira genel kullanım "CD'sinin" olmasına rağmen, "CDsinin" ve hatta "CD sinin" yazanlar bile var (sidisinin lafını ilk kez duydum ama) Bunun üzerine, bu konuyu biraz araştırdım.

Bulabildiğim en iyi kaynak, Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN 'ın Yabancı Kökenli Bilişim Terimlerinin Yazılışları makalesi. Bu makalede halihazırda yabancı dildeki kısaltmaların sonuna Türkçe ek geldiğinde bu ekin nasıl yazılacağı ile ilgili net bir kural bulunmadığı, fakat en yakın kullanımın CD'sinin şeklinde, yabancı dildeki isimlere Türkçe ekler gelmesindeki (Nice'li, Bordeaux'lu gibi) kullanım olduğu belirtiliyor. Yazıda bu konudaki birçok karmaşaya da açıklık getirilmiş.

MEB : Squid ile Internet hızınızı katlayın (!)

anonim

MEB Meslek liseleri müfredatında ciddi değişiklikler yaptı. Yeni müfredatta açık kaynak yazılımlarında bulunduğunu bu adreste açıkca görebiliyoruz.

Fakat o kadar vahimdir ki, sözde özgür yazılımı müfredatı kapsamına alan MEB işletim sistemleri kurulumu dökümanında sadece 1 sayfa özgür yazılımdan bahsediyor.

Durum bundan da vahim. Dökümanda aynen şu satırlar geçiyor:

Türkiye´nin Eğitim Sistemi

anonim

Hürriyet'in köşe yazarlarından Sn. Yalçın BAYER'e Amerikadan bir mail atan State University of New York Dekanı Dr. Emin TÜRKER-DEAN yazısında şöyle diyor !

Dünyanın en ileri teknolojisine sahip ve en ileri okulları içinde barındıran Amerika'da 1956 yılında, Federal Hükümet'in yayınlarına göre, işgücünün % 20'si 4 yıllık lisans ve daha üstü derecelere sahipti; % 20'si 2 yılık meslek okulları mezunu, % 60'ı da lise mezunu idi.