Tutma Şu Lazeri Gözüme!

0
parsifal
Plazma TV'mi daha iyi yoksa LCD'mi diye tartışırken yeni bir taraf daha tartışmaya katıldı. Lazer TV

/.'daki habere göre 2007 Noel'inde aramıza katılacak lazer tv ile gözün ekranda görebildiği renk oranı %30-35'lerden %90'lara çıkacak.

Beni ilgilendiren kısmı ise, bu yeni teknoloji ile eskisinin değer kaybetmesi ve telaffuz edilebilen fiyatlara inmesi.

Görüşler

0
simor
Piyasada oled'leri göremeden bunları görecez demek.
0
hakamaka
Ben Oled'leri Film gibi üretilebilmesi sayesinde geleceğin televizyon teknolojisi olacağına eminim.

Lazer televizyonlar ise olsa olsa şu andaki crt - lcd ( ucuz - pahalı ) gibi bir oled - lazer piyasasında kendisine yer bulur diye düşünüyorum.

Yani Lazer tahminimce Oled'den daha pahalı ve sadece oturma odalarının büyük, pahalı ekranları olarak kalır. Ama oled ekranlar çok geniş bir kullanım alanı bulur diye düşünüyorum.
0
simor
Evet, zaten bide "pled" çıkardılar aynı teknolojinin ucuz ve seri üretilebilir versiyonu olarak.
Yani şu anda seri üretim için hazırsa, kısa bir süre içinde karşıma alıp film üzeri az filim seyrederiz diye düşünüyorum :)
0
koraypeksayar
Renk körüyüm ben :,(
0
redogre
Lazer tv yapacak teknolojimiz var ama anasayfamızdaki resim çamur gibi....
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Kablosuz İstiklal

FZ

Internet sokağa taşındı İstiklal Caddesi kablosuz internete kavuştu.

İGDAŞ´ın öncülüğünde, Koç.net ve Cisco´nun teknolojik desteğiyle gerçekleştirilen projeyle Beyoğlu´nda internete artık kablosuz bağlanmak mümkün olacak. Projeyle, İstiklal Caddesi boyunca açık alanlardan, kafelerden ya da herhangi bir başka noktadan, mobil cihazlar, dizüstü bilgisayarlar veya PDA'lar ile isteyen herkes internete kablosuz olarak bağlanabilecek.

Türkiye´deki ilk kablosuz internet cadde uygulaması olan proje, New York, Londra ve Paris´in ardından dünyada dördüncü uygulama olacak. İstiklal Caddesi´nde hayata geçirilen uygulama ile İstanbul kenti çağdaş ve dijital bir metropol olma yolunda önemli bir adım daha atmış oluyor. Projeyle, Taksim başlangıcından Galatasaray Lisesi'ne kadar olan bölümünde oluşturulan Kablosuz Bağlantı Noktaları sayesinde İstiklal Caddesi, kablosuz internet erişim alanı haline getirildi. Böylece, cadde boyunca herhangi bir noktadan veya herhangi bir kafeden internete kablosuz bağlanmak mümkün hale geldi.

100'den fazla İşletim sistemi bir bilgisayarda

Sabutay

Justlinux Forum'larında bir kişi, 110 tane işletim sistemini bir bilgisayara nasıl yüklediğini anlattı (3xDos, 3xWindows, 5xBsd, 2xSolaris ve 97xLinux). Bunun için 4 tane sabit disk ve 144 disk bölümü kullanmış. Bunu, Grub'un sınırlarını denemek için yapmış. Edindiği tecrübeler hakkında bir Çoklu-Boot howto'su yazacakmış.

Kaynak :tecchanel

Yapay Zekâda Hedef Hala Uzakta

ahmetozer

Savaş alanında, yaşlıların bakımında ve uzayın keşfinde… İnsanlığın robotlardan beklentisi saymakla bitmiyor. Ancak yapay zeka alanındaki ağır gelişme, görme, konuşma ve yürüme gibi en basit becerilerin dahi robotlara aktarılması zorlukla ilerliyor.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?

Savaşın Dijital Yüzü

barbar

Arap dünyasının CNN'i, El Jezire televizyon kanalının web sitesinin başı sürekli dertte. Durmadan indirilen, DoS saldırılarına uğrayan web sitesinin özellikle ingilizce sayfalarının durduğu sub-domaini, süregelen saldırılardan dolayı neredeyse hiçbir zaman izlenemez halde. Kimler saldırıyor bilemiyoruz, arapçasına neden dokunan yok; o da meçhul.