Tutma Şu Lazeri Gözüme!

0
parsifal
Plazma TV'mi daha iyi yoksa LCD'mi diye tartışırken yeni bir taraf daha tartışmaya katıldı. Lazer TV

/.'daki habere göre 2007 Noel'inde aramıza katılacak lazer tv ile gözün ekranda görebildiği renk oranı %30-35'lerden %90'lara çıkacak.

Beni ilgilendiren kısmı ise, bu yeni teknoloji ile eskisinin değer kaybetmesi ve telaffuz edilebilen fiyatlara inmesi.

Görüşler

0
simor
Piyasada oled'leri göremeden bunları görecez demek.
0
hakamaka
Ben Oled'leri Film gibi üretilebilmesi sayesinde geleceğin televizyon teknolojisi olacağına eminim.

Lazer televizyonlar ise olsa olsa şu andaki crt - lcd ( ucuz - pahalı ) gibi bir oled - lazer piyasasında kendisine yer bulur diye düşünüyorum.

Yani Lazer tahminimce Oled'den daha pahalı ve sadece oturma odalarının büyük, pahalı ekranları olarak kalır. Ama oled ekranlar çok geniş bir kullanım alanı bulur diye düşünüyorum.
0
simor
Evet, zaten bide "pled" çıkardılar aynı teknolojinin ucuz ve seri üretilebilir versiyonu olarak.
Yani şu anda seri üretim için hazırsa, kısa bir süre içinde karşıma alıp film üzeri az filim seyrederiz diye düşünüyorum :)
0
koraypeksayar
Renk körüyüm ben :,(
0
redogre
Lazer tv yapacak teknolojimiz var ama anasayfamızdaki resim çamur gibi....
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

UPDATE people SET living = 0 WHERE name LIKE `Edgar Codd´

FZ

Günümüzde işletim sistemleri ve TCP/IP yazılımlarından sonra belki de en çok kullanılan yazılım türü olan ilişkisel veritabanlarının temellerini atan, veritabanı literatürüne katkıları tarihe altın harflerle geçen Dr. Edgar Codd bugün aramızdan ayrıldı.

IBM´de çalışırken matematikteki küme ve bağıntı (ilişki) konularını inceleyerek bunları veri modelleme, sorgulama, güncelleme gibi pratik ve önemli problemlere uygulayıp SQL dilinin ve RDBMS (Relational Database Management System) olarak da tabir edilen İlişkisel Veritabanı Yönetim Sistemi yazılımlarının gerçekleştirilmesine öncülük eden Codd´un anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

Savaş

roktas

Savaş başladı. CNN Türk ve diğerleri -iğrenç bir habercilik anlayışıyla- şanlı Amerikan ordusunun silâh envanterini gözünüzün içine sokarak her dakika temaşa ettiriyor. Oh my god (ve there is a book on the table)... Ne kadar akıllısın sen Amerikalı... Ve hatta taşan bu aklın o tomahawk`lara kruyz`lara nasıl dolmuş öyle. Hadi bu resimleri bir zamanlar arabalar için yapıldığı gibi cikletlere koyalım, nasiplensin çocuklar: `Ooolum, bak ben de peneytreytır var, mağaralara giriyo, hüttüm seni!` Sıkıldınız mı bu haberlerden? Ne gam, Beşiktaş maçının skoruyla dönüşümlü zaplamalar yaparak şehirlerin hangi saatlerde düştüğünü de öğrenebilirsiniz. Lafı uzatmayayım... Dezenformasyonun, Misenformasyonun ağababalarının hışmından kurtulabilmiş bazı fotoğraflara rastladım. Peter Turnley`den...

LINUXnet 3.Sayı Çıktı

anonim

LINUXnet dergisinin 3. sayısı çıktı. LINUXnet dergisi bu kez tam 114 sayfa ve 5 CD hediyeli. Bu CDler

# LINUXnet Özel CD'si
# Güvenlik Araçları CD'si
# Pardus Çalışan CD 1.0
(Tam sürüm: Türkiye'de ilk defa!)
# Ubuntu 4.10
# Games Knoppix 3.7-0.2

Ayrıntılı içerik ve detaylı bilgi burada

Internet CIA ajanlarını ortaya çıkardı

conan

Böyle medyatik bir başlık atmak istemezdim ama gerçek olan tamı tamına bu. The Chicago Tribune (CT) gazetesi yaptığı bir araştırmayla (kayit gerektiriyor. tavsiyem: bugmenot.com) CIA'in herkese ve de paralı abonelere açık Internet sayfalarından (telefon rehberi, kişisel vergi kayıtları, gibi...) tam 2635 CIA çalışanının bir çok bilgilerine ulaşmış.

4 Temmuz, Özgürlük ve Bir Bilim Adamının Bireysel İtaatsizliği

FZ

Bugün 4 Temmuz, Amerika Birleşik Devletleri'nin Bağımsızlık Günü. Bu önemli günde pek çok ABD'liye 2 yıl önce iki bilimadamı arasındaki önemli bir mektuplaşmanın adresi gidiyor.

Taraflardan biri: Prof. Dr. Daniel J. Amit. Diğeri ise saygın bir bilimsel dergi olan Physical Review adına Prof. Dr. Martin Blume.

Konu: Dr. Amit'in Physical Review ya da herhangi bir ABD kurumu (bilimsel ya da başka türlü) ile işbirliği yapmayı reddetmesi ve bunun sorumlusu olarak ABD'nin, sahip olduğu gücü kötüye kullanan en büyük ve zarar verici ülke oluşunu göstermesi. Dr. Blume her ne kadar mektuplarında bilimin uluslararası, tarafsız ve politikaya mesafeli bir kurum olması belirtse de Dr. Amit, bilimin modern dünyada tarafsız kalamayacağını, 1939'da bilimin ne kadar tarafsız olabileceğinin herkes tarafından görüldüğünü belirtiyor, gelecekte torunlarına hesap verebilmek için bireysel olarak bu kararı aldığını, bireysel olarak pek bir gücü olmasa da bu bireysel itaatsizliğinin önemli olduğunu vurguluyor.