Tutma Şu Lazeri Gözüme!

0
parsifal
Plazma TV'mi daha iyi yoksa LCD'mi diye tartışırken yeni bir taraf daha tartışmaya katıldı. Lazer TV

/.'daki habere göre 2007 Noel'inde aramıza katılacak lazer tv ile gözün ekranda görebildiği renk oranı %30-35'lerden %90'lara çıkacak.

Beni ilgilendiren kısmı ise, bu yeni teknoloji ile eskisinin değer kaybetmesi ve telaffuz edilebilen fiyatlara inmesi.

Görüşler

0
simor
Piyasada oled'leri göremeden bunları görecez demek.
0
hakamaka
Ben Oled'leri Film gibi üretilebilmesi sayesinde geleceğin televizyon teknolojisi olacağına eminim.

Lazer televizyonlar ise olsa olsa şu andaki crt - lcd ( ucuz - pahalı ) gibi bir oled - lazer piyasasında kendisine yer bulur diye düşünüyorum.

Yani Lazer tahminimce Oled'den daha pahalı ve sadece oturma odalarının büyük, pahalı ekranları olarak kalır. Ama oled ekranlar çok geniş bir kullanım alanı bulur diye düşünüyorum.
0
simor
Evet, zaten bide "pled" çıkardılar aynı teknolojinin ucuz ve seri üretilebilir versiyonu olarak.
Yani şu anda seri üretim için hazırsa, kısa bir süre içinde karşıma alıp film üzeri az filim seyrederiz diye düşünüyorum :)
0
koraypeksayar
Renk körüyüm ben :,(
0
redogre
Lazer tv yapacak teknolojimiz var ama anasayfamızdaki resim çamur gibi....
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Malezya`nın Başı Kel mi?

yalcink01

Günlük The Star gazetesindeki bir habere göre; Malezya Hükümeti, önümüzdeki iki yıl içinde, kırk adet aktif Open Source yazılım firması yaratabilmek için 36 milyon USD lık fon ayırmış. Otoriteler, bu sayede IT sektöründe uzmanlık yaratmayı ve bunun sayesinde ülkenin ekonomisine katkı yaratmayı hedefledikelrini belirtmişler. Ulan ne boş işlerle uğraşıyor bu çekik gözlü arkadaşlar. Gövdeyi dinlendirin biraz kardeşler.

Araştırmalar Açık Kodlu Yazılımların Daha Hatasız Olduğunu Gösteriyor

FZ

Açık kodlu yazılımlar ve kapalı kodlu yazılımların kalitesine dair sabaha dek tartışmak ve bir yere varamamak mümkündür. Şimdiye dek bu konuda net bir ölçüm yapılmamıştı. Ancak kısa bir süre önce yapılmış bir araştırmanın sonuçlarına göre açık kaynak kodlu yazılımların kalitesi kesin olarak kapalı kodlu muadillerine göre daha yüksek.

E-öğrenme İçin 2.500.000$

FZ

Carnegie Mellon üniversitesi Internet tabanlı öğrenmenin etkilerinin araştırılması için 2.5 milyon $ tutarında bir fon elde etmiş. Bu para, normal fiziksel sınıf eğitimindeki öğrencilerin aynı zamanda Internet üzerinden de ders almalarının nasıl bir etkiye yol açacağının araştırılması için üniversiteye bağışlanmış durumda.

Söz konusu e-öğrenme sistemi: Open Learning Initiative (OLI). OLI bünyesinde şu anda biyoloji, matematik analiz, kimya, fizik, statik, empirik araştırma yöntemleri, istatistik, mantık ve kanıtlar, Fransızca gibi dersler bulunuyor. Bu dersler üniversite giriş seviyesinde hazırlanmış halde.

One Laptop Per Child: Türkiye'ye Satış Başladı

auselen

Amerikan "Her Çocuğa Bir Dizüstü" (OLPC) organizasyonunun Üçüncü Dünya ülkelerinde yaşayan çocukları hedef alacak şekilde geliştirdiği XO dizüstü bilgisayarlar, dünden itibaren Amazon.com aracılığıyla Türkiye'den de müşterilere satılmaya başlandı.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?