Toshiba´dan 2cm´lik sabit sürücü

0
butch
En son rekorun Kasım ayında Hitachi tarafından duyurulan 1-inch(2.54 cm)'lik sabit diskte olduğu konuda, Toshiba yaptığı 0.85-inch(2.159) diskle rekoru eline geçirmiş oldu. 2-3 GB kapasiteye sahip olan diskler 2005 başında üretime geçecek.

Kaynaklar:/. ve http://neasia.nikkeibp.com

Görüşler

0
sametc
biz burda linux kuruyoruz kurcalıyoruz bozuyor duzeltiyoruz.

ama seagate'deki muhendisler atomları hardiskte 1 bit yapıcaklarmıs gercekten ilginc biz burda neler yapıyorken adamlar orda sınırları asmaya calısıyorlar......
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Microsoft`un ikiye bölünmesi kararına iptal

mostra

Ve ulu Birlesik Devletler adaleti Hürriyet`te yazan habere göre kararından vaz geçti. Aslında bölünse daha iyi olmaz mıydı? Kesinlikle tartışılır bir durum. Birbirleri ile danışıklı dövüşte mi olurlardı yoksa gerçekten mükemmel bir rekabet ortamı mı ortaya çıkardı ? Keşke yaşasaydık da görseydik.. Neyse siz okuyun karar verin, atın tutun yakalayın, iş görün ;-)(unutmadan bu microsaft'a karşı olmak bir virus gibi yayılıyor mu ne {;-p)

4 Temmuz, Özgürlük ve Bir Bilim Adamının Bireysel İtaatsizliği

FZ

Bugün 4 Temmuz, Amerika Birleşik Devletleri'nin Bağımsızlık Günü. Bu önemli günde pek çok ABD'liye 2 yıl önce iki bilimadamı arasındaki önemli bir mektuplaşmanın adresi gidiyor.

Taraflardan biri: Prof. Dr. Daniel J. Amit. Diğeri ise saygın bir bilimsel dergi olan Physical Review adına Prof. Dr. Martin Blume.

Konu: Dr. Amit'in Physical Review ya da herhangi bir ABD kurumu (bilimsel ya da başka türlü) ile işbirliği yapmayı reddetmesi ve bunun sorumlusu olarak ABD'nin, sahip olduğu gücü kötüye kullanan en büyük ve zarar verici ülke oluşunu göstermesi. Dr. Blume her ne kadar mektuplarında bilimin uluslararası, tarafsız ve politikaya mesafeli bir kurum olması belirtse de Dr. Amit, bilimin modern dünyada tarafsız kalamayacağını, 1939'da bilimin ne kadar tarafsız olabileceğinin herkes tarafından görüldüğünü belirtiyor, gelecekte torunlarına hesap verebilmek için bireysel olarak bu kararı aldığını, bireysel olarak pek bir gücü olmasa da bu bireysel itaatsizliğinin önemli olduğunu vurguluyor.

ABD Medya Edebiyat (ya da Anna Karenina nasıl çok satar?)

FZ

Aldığımız haberlere göre ABD´deki en popüler talkshow programlarından birinin sunucusu Oprah Winfrey programında Anna Karenina´dan bahsedip ve bu kitabın aslında o kadar zor bir kitap olmadığını, güzel bir kitap olduğunu belirtince Anna Karenina´nın satışları bir anda patladı.

961.030 yeni kopya için baskıya giren Penguin Yayınları yetkilileri bu talep karşısında şaşkınlıklarını gizleyemediler.

TV programcısı Winfrey´e göre bu kitap biraz kalın bir kitap olmakla birlikte aslında o kadar da zor değil ve insanların gerçek edebiyatla uğraşmaları lazım bazen. 1 numarada yer alan kitabını ve yer alma sebebini üstad Leo Tolstoy görseydi acaba ne derdi?

Bu fantastik haber karşısında şaşkınlığımızı gizleyemiyor, TV, medya, kitaplar, edebiyat, garip bağlantılar üzerine bir kez daha derin bir tefekküre dalıyor, dumurlararası bir gezintiye çıkıyoruz.

Genome Projesi

anonim

Bir çoğunuzun bildiğini sanıyorum, "Human Genome Project", insanın gen haritasını çözme uğraşında olan oldukça geniş kapsamlı bir proje. Bu araştırmalar insan ırkının geleceği (eğer varsa) için oldukça pozitif sonuçlar doğuracak. Bu aşamada en büyük problem, tek bir gen için bile yoğun CPU gücü ve zaman gerekli olması. Stanford üniversitesi, SETI@HOME a çok benzer bir GENOME@HOME uygulaması geliştirmiş.

Kültür kılığında dolaşan cehalet...

bm

Bugünkü Radikal'den başyazı. Başlık: "Tanrı'nın varlığı bir teoremdir", bitiş cümleleri: "Oysa, bilimsel metodoloji açısından Tanrı bir teoremdir; ileri sürülmüş ama kanıtlanmamış bir iddia. Bunu söyleyince hemen karşı çıkanlar olacaktır: 'Peki yokluğunu kanıtlayabilir misiniz?' Bu bir totolojidir; Tanrı'nın yokluğunu kanıtlamaya gerek yok. Varlığını kanıtlamak ya da kanıtlayamamak aynı kapıya çıkar."

Tanrı'nın varlığı ve yokluğu yerine önce XXX koyun ve okuyun. Bu yazı "ben mantık bilmiyorum, mantık bilmediğimi de bilmiyorum, hatta bilmenin ne olduğunu da bilmediğim için neyi bildiğimi neyi bilmediğimi de çıkartamıyorum üç beş terimini duyduğum konuları anladım sanıyorum" demiyor mu sizce?