VoxForge Türkçe yayında: Açık kodlu ses tanıma sistemlerine Türkçe desteği

0
FZ
Geçen seneki çabalarım nihayet meyvesini verdi ve VoxForge sitesi Türkçeyi de desteklemeye başladı. Yardımcı olmak isterseniz http://www.voxforge.org/tr/read adresini ziyaret ederek ya da ana sayfada sağ taraftaki 'Submit Speech Using Computer' başlıklı grafiğe tıklayarak ses kaydınızı yollayabilirsiniz:
VoxForge Linux, Windows ve Mac üzerinde çalışan özgür ve açık kodlu ses tanıma motorlarında kullanılmak üzere ses kayıtları toplamak için geliştirilmiş bir sistemdir.

Derlediğimiz tüm ses dosyalarını GPL lisansı altında herkesle paylaşacağız ve sonra da bunları Sphinx, ISIP, Julius ve HTK gibi açık kodlu ses tanıma sistemlerinde kullanılmak üzere akustik modeller olarak 'derleyeceğiz' (HTK'nin dağıtım kısıtlamalarına dikkat edin).

Neden GPL Lisanslı Konuşma Kayıtlarına İhtiyacımız Var?

Açık kodlu konuşma tanıma (konuşmayı metne dönüştürme) sistemleri tarafından kullanılan akustik modellerin çoğu 'kapalı kaynak' şeklindedir. Yani o akustik modelleri oluşturmak için kullanılmış olan ses kayıtlarına ve metinlerine (örn. konuşma derlemi) serbestçe erişmeniz mümkün değildir.

Bunun sebebi açık ve özgür kodlu projeleri, büyük konuşma malzemelerini kısıtlayıcı lisanslarla satın almaya zorlamaktır. Her ne kadar akustik model oluşturmak için kullanılabilecek birkaç küçük özgür lisanslı konuşma derlemi olsa da iyi bir akustik model oluşturmak için kullanılan geniş kapsamlı içerik halen kısıtlayıcı lisanslar ile satın alınmak durumundadır.

Kaynak: ileriseviye.org

İlgili Yazılar

Türk iştirakçilerin yeni sloganı: hadiii gidiyoozzz!

musshani

Türkiye Araştırmalar Merkezi Direktörü Faruk Şen, Almanya'nın ve diğer AB ülkelerinin önümüzdeki süreçte yeniden göçmen almaya başlayacaklarını bildirdi. Şen, "Ancak alınacak göçmenler öncelikle AB'ye aday diğer 12 ülke arasından temin edilecek" dedi. Şen, bu nedenle, Türkiye'nin bir an önce Ankara Anlaşması ve Ortaklık Konseyi kararlarında vurgulanan Serbest Dolaşım hakkını talep etmesini istedi.

Bir Mum da Siz Yakın

esse

ABD'deki terör kurbanlarının anısına dünyanın en yaygın internet mesaj ve chat servisi ICQ tarafından açılan "Bir Mum da Siz Yakın" adlı bölüme tüm ülkelerden binlerce mesaj yağıyor.

ICQ tarafından 11 Eylül akşamı açılan köşeye, başsağlığı dileklerinin yanında, tüm dünyada barış, sevgi ve dostluk dileğinde bulunan İtalya'dan Almanya'ya, Japonya'dan Türkiye'ye kadar birçok ülkeden sayısız mesaj gelmiş. İşte, bu mesajlardan bazıları:

Marinella (İtalya): Bu mumlar barış için sonsuza dek yansın.
Marc Reineke (Almanya): Hala enkazın altında sağ olanlar varsa, size şans diliyorum.
Siz de bir mesaj bırakın...

Zirvedeki çalışma grubu toplantısı

gencbeyin

Bilişimde Linux`cular da buluştu. Burada toplantının resmi olmayan özetini !! gönderiyorum.

-Görkem Çetin:
Serbest yazılım 1970 lerde başlayan bir harekettir. En önemli kişisi Richard Stallman'dır. MIT labarotuvarında çalışırken kapalı yazılımların gelişime mani olduğunu keşfetmiş ve GNU Vakfını kurmuş. Linux free softwaredir, freeware veya shareware ile alakası yoktur.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?

Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimlerinden Canlı Yayın

FZ

Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü yeni dönemde canlı yayına geçiyor. Pilot olarak seçilmiş olan ders ise Türkiye'deki en özgün içerikli bilgisayar derslerinden biri: Comp 314 - Principles of Programming Languages. Canlı yayını kaçıranlar için ilgili haftanın videolarına daha sonra da ulaşmak mümkün. Ders tüm dünyanın kullanımına açık, kullanıcı adı ve parolası olmayanlar 'Login as guest' düğmesine basarak ilgili videolara ve ders malzemelerine erişebilirler. Ders için ana kaynak Programming Languages: Application and Interpretation. Söz konusu kaynak da bedelsiz olarak meraklı olan herkesin serbestçe kullanımına açıktır.

Dersi veren Chris Stephenson dersi şu sözlerle anlatıyor: