SPAM savaşları - SPAM tarama

0
cayfer
Kendi gözlemlerimize ve çeşitli kaynaklara göre e-posta trafiğinin yarısından fazlasını SPAM mesajlar oluşturuyor. Buna katlanmak gittikçe zorlaşıyor. SPAM ile savaşta çok çeşitli yöntemler kullanılıyor. İşte size bir yöntem daha...
SPAM ile savaşta spamassassin'in önemli yeri tartışılamaz. Hele "Bayesian Filtering" tekniklerinin yazılıma eklenmesiyle, SPAM yakalama oranı yüzde doksan dokuzun üzerine çıkmiş durumda.

Peki kalan yüzde bir ne olacak? İşte bu konudaki deneyimlerimizi (Bilkent Üniversitesi'nde) paylaşmak istedim.

Yakın zamana kadar SPAM filtrelerini postfix'in filtreleme yeteneklerini kullanarak uyguluyorduk. Uygulamamız iki noktada sorun yaratıyordu: İçinde "viagra" sözcüğü geçen her e-posta mesajı SPAM değildi (evet, bu konuda bilimsel araştırma yapanlar var); ve SPAMciler "viagra"yı "viagra" diye yazmıyorlardı. Daha önemlisi bazı kullanıcılarımnız kendilerine gelen e-posta mesajlarının kendilerinin iradesi dışında filtrelenmesinden hoşlanmıyorlardı.

Bu durumda bir "isteğe bağlı filtreleme" yöntemi geliştirmeliydik.

Spamassasin'i açık kaynak SPAM filtreleri arasındaki en başarılı olanı olarak gözlemledik ancak bu yazılım o kadar derinlemesine ve ayrıntılı kontroller yapıyor ki, bazı uzun mesajların denetimi 5-6 saniye sürüyordu. Kullanıcı sayımızı ve e-posta trafiğinin hacmini göz önüne alınca SMTP sunucularımızın (evet, birden fazla var) donanım yeteneklerini arttırmak gerekecekti.

"Olacak iş değil!" dedik. Millet mal satacak diye biz para harcayacağız!

Onun üzerine "Remote SPAM Filtering" ve "isteğe bağlı SPAM kontrolu" diye düşünmeye başladık.

UNIX'in yetenekleri sağolsun, temiz ve ucuz bir çözüm oluşturduk. Sıradan bir PC üzerine spamassassin kurduk, küçük bir Perl yazılımı geliştirdik, "procmail" sayesinde temiz bir çözüm geliştirdik.

Şimdi isteyen kullanıcılarımız gelen e-posta mesajlarını bir adrese yönlendiriyorlar; burada SPAM deneeimi yapılıyor, eğer SPAM ise mesajlar işaretleniyor, kullanıcılarımız da e-posta istemcilerinde isterlerse SPAM işaretli mesajları doğrudan otomatik olarak siliyorlar.

SPAM'in oluşturduğu gereksiz trafiği önlüyor mu? Hayır! Ama hiç değilse posta kutularının gereksiz yere dolmasını önlüyor. Öte yandan SMTP sunucularımızın performasından da yemiyor.

Ayrıntıları burada bulabilirsiniz. Ama, tüm İnternet camiası yararlansın diye herşey İngilizce!...

Görüşler

0
lazarus
Güzelmiş de bi zahmet türkcesini de yazıverin o halde :)
0
oktay
http://www.spambouncer.org/

Yoğun bir şekilde güncellenen spam ve virüs filtreleri. Procmail ile çalışıyor ve son kullandığım zaman oldukça memnundum. Gayet de güzel kullanım klavuzu var. Güncelleme olduğunda tek yapmanız gereken eski dizini kaldırıp yerine yenisini koymak. Hatta symlink'ler ile sunucu çapında bir çözüm oluşturmuştuk.

Bugün de kullanıyor olurdum fakat 'Virtual Mailbox' + Postfix kombinasyonunda Procmail'i kullanamıyoruz malesef.

Oktay
0
mazareth
Spam ile benim uyguladığım en etkili yöntem e-mail adresi düzgün ise SPAM ın ne olduğunu belirten bir e-mail göndermek ve biraz da kırıcı (küfürlü) bir e-mail göndermek. E-mail adresi düzgün değil veya karşınızda anlayışlı birisi yok ise, zaten bütün eleştirilere göz yuman veya sineye çeken biriridir. (Yağmur yağıyor zanneder). SPAM gönderenlerin çoğu SPAM ın farkında değildir. En ciddi kamu kurumlarından bile SPAM alırsınıız. Gönderen kişiler yöneticilerinin emirlerine uyarlar veya olayın farkında değillerdir. Eğitim şart.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Renklendirme Algoritması

kris

Eski siyah beyaz filmleri nasil renklendirdikleri aklım almıyordu. Kimyasal ya da bilgisayarlı bir yöntem olsun 1,5 saatlik film olsa 25x60x90 = 135000 kare eder. Her kare ile yarım saat uğraşılsa en az 67500 saat eder. Keşke o zamanlar böyle bir uygulama olsaydı... Bu israilliler deli:

Colorization using optimization.

Özgür Dünya ve Müzik Eğitimi: GNU Solfege

FZ

Son kiii üç dört!

GNU Solfege, GNU/Linux ve MS Windows sistemler üzerinde çalışan bir solfej ve kulak eğitimi yazılımı.

Melodik ve armonik aralıklarını tanımak, aralık boylarını kıyaslamak, bilgisayarın gösterdiği aralıkları söylemek, akorları tanımak, akorları söylemek gibi konularda kullanıcıyı eğitmeyi amaçlayan program sonsuz sabırlı bir müzik eğitmeni olarak görevini yerine getirmeye çalışıyor.

Yazılımın dokümantasyonunu okuyup daha çok bilgi sahibi olabilir, ekran görüntülerine bakabilir ya da UNIX Review dergisinden Marcel Gagné'nin GNU Solfege eleştirisine göz atabilirsiniz.

Windows XP, 2000 ve 2003 kurulumunu katılımsız hale getirmek

pulkas

Windows kurulumunu hiç bir zaman bu kadar otomatik hale getiremeyeceğiz.

unattended.msfn.org adresinde İngilizce, windocs.org adresinde de Türkçe olarak anlatılanlarla tamamen size özel ve hiçbir kurulum yönergesinin takip edilmek zorunda kalınmadığı otomatik, katılımsız, kurulum cd'si hazırlanabiliyor.

SQLite 3.5.3 Çıktı

Tarık

Yapılandırma ve ek bir sunucu yazılımı gerektirmeyen, tamamen c programlama dili ile geliştirilmiş açık kaynak veritabanı motoru SQLite 3.5.3 sürümüne ulaştı.

En son sürümü burdan indirebilirsiniz.

Augmented Reality: Gerçeklik Anlayışımızda Yeni Bir Boyut

FZ

Önce VR vardı yani Virtual Reality, yani Sanal Gerçeklik, kafaya geçirdiğiniz kask ile tamamen bilgisayar tarafından oluşturulmuş dünya gözlerinizin önüne geliyordu. Şimdi ise yeni bir kavramla yüz yüzeyiz, Augmented Reality. Nasıl tercüme edilir doğru düzgün bilmiyorum ama bu kavramla anlatılmak istenen gerçek dünya görüntüleri üzerine bilgisayar grafiklerini bindirmek ve böylece mevcut algılayışınızı çok öteye götürmek.

Tyler Mitchell´in blogunda anlatılanlara bakılacak olursa Avustralyalı araştırmacılar bir hayli aşama kaydetmiş durumdalar. Fiziksel ortamınızda 3B modelleri nasıl yaratıp onlarla oynayabileceğinizi videolarla gösteren Tinmith Technologies sitesine ve benzer bir teknolojinin kullanıldığı Augmented Reality Quake sitesine göz atmakta fayda var.

Düşünsenize bu Avustralyalı amcaların hazırladığı sırt çantasını ve kaskı giyiyorsunuz, sonra terk edilmiş ve tekinsiz bir binada ilerlemeye başlıyorsunuz, her an koridorun köşesinden korkunç bir canavar çıkabilir ya da belki arkadaşınız sizi vurmaya çalışıyor olabilir. Hangisi gerçek, hangisi hayal? Tabii insanlar bunu coğrafi bilgi sistemleri gibi daha faydalı işler için de kullanmayı düşünüyorlar ;-)