RIAA P2P ağlarını zehirlemiş!

0
murat09
Geçtiğimiz günlerde dili çözülen Matt Warne adlı bir bilgisayar uzmanı, müzik ve film endüstrisi hakkında uzun zamandır dillendirilen bir iddiayı doğruladı. Matt Warne, itirafında 76 ülkeden bin 500 müzik şirketini temsil eden RIAA (Recording Industry Association of America) adına takas ağlarını 'zehirlediğini' kabul etti.
Napster döneminde bir anda milyonlarca kişinin kontrolsüz bir ortamda şarkı çekmeye başlamasınını engelleyemeyen RIAA, el altından Warne tarafından kurulan bir birimi desteklemeye başladı. Ekibin görevi popüler şarkı isimleri kullanarak bu ağa yanlış şarkılar ve virüsler yaymak ve insanların güvenini zayıflatmaktı. Bu faaliyetler Napster'ın kapatılmasının ardından doğan yeni bağımsız ağlarda da devam etmiş.

Alarm zilleri çalıyor

2003 yılında albüm satışlarında yüzde 6'lık bir azalma olacağını hesaplayan birlik bu zararın faturasını 'tuttuğundan' çıkartmaya kararlı. Buradan hareketle RIAA yıllardır sürdürdüğü yasal ve yasadışı mücadelesini bugün bambaşka bir eksene kaydırdı. Yeni hedef internet servis sağlayıcı (İSS) firmalar olarak belirlendi. Kaynaklarının yüzde 30 ile 60'ını takas ağlarını kullanan abonelerine aktaran firmaların kendilerine telif bedeli vermesini isteyen RIAA tüm İSS'lerin tepkisini topladı. Bir önceki teklifindeyse RIAA, İSS'lerin abonelerinin bu tip ağlara bağlanmasını engellemelerini talep etmişti.

Bütün bunlara imkân veren yazılımlardan birisi olan Kazaa, her hafta 4 milyon yeni kullanıcıyı içine çekmeyi başarıyor. Kazaa ağında her an en az 3 milyon kullanıcı bağlı ve 500 milyonun üstünde dosya takasa açılıyor. Ancak bütün üyeler takma isimleriyle yer aldığı için yasal takip için gerçek kimliklere ulaşmak mümkün olmuyor. Daha doğrusu bu durum birkaç gün önceye kadar böyleydi. ABD'de RIAA'nın bin 600'ün üstünde albümü takasa açan bir kullanıcıya karşı açtığı dava bütün seyri değiştirdi. Davayı yöneten Hakim John D. Bates, kararında bu kişinin abone olduğu internet şirketinin kimlik bilgilerinin mahkemeye sunulmasını talep etti. Bu karar ABD'li tüm takasçıları paniğe soktu çünkü bundan böyle artık her kullanıcının gerçek kimliği mahkemeye sunulabilecek ve herkes için tazminat davası açılabilecek.

Öte yandan geçtiğimiz hafta Norveç'te yürütülen bir davanın sonucunda mahkeme http://www.napster.no/ adresinden şarkı çektiren Frank Bru-vik adlı 24 yaşındaki bir öğrencinin suçlu olduğuna karar verdi ve 14 bin 520 dolar para cezasına çarptırdı. Norveç'te her yıl 60 ile 100 milyon arası korsan şarkının internetten takas edildiği tahmin ediliyor.

Hep kazananlar

Porno sektörüyse her zamanki gibi bu durumdan kârlı çıkmanın peşine düştü ve başaracak gibi görünüyor. 'Bükemediğin bileği öpeceksin' mantığıyla hareket eden pornocular bu ağları kullanarak resmi film ve klipleri takasçılara sunuyor. Pornografik aramalar yapan takasçılar karşıla-rına çıkan filmleri çektikten sonra izlemek için belirli bir ödeme yapmak zorunda kalıyor, aksi takdirde açamıyor. Porno siteler şu aralar harıl harıl lisanslı klip ve filmleri bu ağlara pompalamakla meşgul. İddialarıysa akılcı: "Araştırmalara göre bu üyelerin yüzde 15'i içeriğe parayı ödemeye hazır. Bu da en azından 20 milyon insan eder ve hepimizi doyurmaya yeter!" Belki de milyarlarla oynayan müzik ve film endüstrisinin fark edemediği gerçek, internet çağına yönelik yeni çözümler, fiyatlandırmalar, altyapılar ve önlemler alma zamanının geldiğidir...

Haber Kaynağı: http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=sa&haberno=862&tarih=02/02/2003&ek_tarihi=27/01/2003

Görüşler

0
SHiBuMi
**
Belki de milyarlarla oynayan müzik ve film endüstrisinin fark edemediği gerçek, internet çağına yönelik yeni çözümler, fiyatlandırmalar, altyapılar ve önlemler alma zamanının geldiğidir...
**

Kesinlikle...
0
anonim
peer2peer aglarini trojanlama isi gobbles tarafindan yapilmisdi.poc exploitinide fulldsicloserda yayinlamislardi.Soylenene gore agin %95 i trojanlanmis durumda.
google da bi searh edin jinglebellz.c
holy
0
FZ
Buda boşuna dememiş insanı zayıflatan istekleri, arzularıdır diye :-P Müzik koleksiyonu yapayım, film koleksiyonu yapayım, 100 tane hayır yetmez 1000 tane yapayım :-P

Buda, Internet´i ve günümüzü görseydi gene öyle gevrek gevrek gülümseyebilir miydi bilemiyorum tabii ;-)
0
conan
gec kalindi hem de cok gec
0
Nightwalker
Ya şimdi bi kaç tane delikanlı craker çıksada şu adamların serverlarını göçertse , hatta becerebiliyorsa ana makinalarına girip bi kaç milyon dolarcık hasar verse kim suçlayabilir bu adamları ? İnsanların ( bu tiplere insan denirse tabi ) anladığı dilden konuşmak gerekiyor belki de.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Bilgi Üniversitesi – Novell İşbirliği

sametc

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Novell'in Türkiye'deki tek Yetkili Test ve Eğitim Merkezi oluyor. Bu işbirliğiyle Novell'in tüm sertifika sınavları ve eğitimleri İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından verilecek.

Oracle Berkeley DB'yi Satın Aldı

FZ

Oracle, özellikle açık kodlu yazılım dünyasında çok popüler olan ve Berkeley DB olarak da bilinen yazılımı geliştirmiş olan Sleepycat'i satın aldığını duyurdu.

Ereğli´li Bir Bilgisayarcı da Virüs Yazdı!

redial

Dünyanın en büyük bilgisayar güvenlik yazılım şirketlerinden Symantec'in sitesinde yer alan habere göre, tahminen Ereğli doğumlu yazılımcının hazırladığı VBS.Ereglili@mm adlı virüs, yayılmaya başladı.

My-SQL VS Oracle

ganzo66

My-SQL, anlatmaya ne gerek, Oracle, bunuda anlatmaya gerek yok herhalde. Linux ve open source herdem güzel ortamlar. Biliyor muydunuz ki Oracle'ın şu sıralar en çok çekindiği veritabanı My-SQL... Oracle 8i'den başlayarak Linux ortamına kendini yerleştirmeye çalışıyor. Ama daha dün dünyaya gelmiş olan My-SQL Oracle'ın dizlerini titretiyor.
Bir yandan Caldera ile anlaşma yaparak, bir yandan da 9i ile ortamın sıcaklığını arttırarak ve son olarak development açısından Oracle bedava dağıtarak My-SQL'i sıkıştırmaya çalışıyor. Bence nafile; My-SQL'in hitap ettiği ortam, PHP ile bütünleşmesi, kullanım kolaylıkları ve tabiiki daha az bug'ı ile herhangi bir şey olması mümkün değil.
Aslında burada amaç, "open source ruhunu" open source ruhuna yakın görünerek yıkmaya çalışmaktır. Yapılmaya çalışan işin tek bir adı vardır, "Rabbena hep bana"...

Yine Google...

m1a2

Google`un agresif atakları devam ediyor. Bu sefer elektronik postayla sipariş (`mail order`) hususunda bir hizmet söz konusu. Artık `mail-order`un mümkün olduğu bir ürüne ilişkin katalog bilgileri de eşelenebilecek (google = eşelemek ;) ve doğrudan üretici firmanın sitesine erişilebilecek:
Google Catalog Search