Joseph Weizenbaum: Huzur İçinde Yat (RIP)

0
FZ
Bilgi işlem, yapay zekâ ve doğal dil işleme (NLP) öncülerinden, meşhur diyalog programı ELIZA'nın yaratıcısı ve SLIP programlama dilinin geliştiricisi Joseph Weizenbaum'u birkaç gün önce kaybettik.

Weizenbaum'un Bilgisayar Gücü ve İnsan Aklı eseri, bu değerli bilimcinin bilgi işlemeye ve yapay zekâya eleştirel bir bakışı olarak okunabilir. Kitapta 1966'da geliştirilmiş ELIZA sistemine insanların kendilerini nasıl kaptırdıklarını görünce ve bugün 'chatbot'lar karşısında insanların nasıl duygusallaştıklarını hatırlayınca gülümsememek mümkün değil.
Weizenbaum'un öğrencilerinden Kent Pitman'ın konuyla ilgili iletileri ve tarihi önemi haiz bazı alıntıları da Joseph Weizenbaum RIP başlıklı tartışmada mevcut.

Bilim kariyerinin yanı sıra aynı zamanda savaş karşıtlığını da aktif olarak sürdürmüş Weizenbaum'u yakından tanımak isteyenler için "Weisenbaum. Rebel at Work." isimli bir belgeseli de izlemek mümkün.

Üstadın anısına bu mesajı da biraz rahatsız edici şekilde sonlandıralım:

(

İlgili Yazılar

Plazma 5. Sayısı Çıktı!

_nightlord

"Amatör Bilgisayar Kültürü" dergisi Plazma, 5. sayısı ile söz verdiği zamanda, söz verdiği gibi kaliteli ve geniş kapsamlı içeriği ile, www.plazma-dergi.org adresinde karşınızda. Büyüyen yazar kadromuzla, sizlere birkez daha, birçok farklı bilgisayar platformunda yazılım, donanım ve sanatsal alanlarda eğitici yazı dizileri, amatör projelerden ve etkinliklerden güncel haberler, ve amatör bilgisayar dünyasının bütün yönlerini irdeleyen fikir yazıları ile, "dolu dolu" bir dergi hazırladık. Hemen web sitesine gidip, dergiyi web arayüzü ile okumaya başlayabileceğiniz gibi, dilerseniz pdf versiyonunu ve yüksek çözünürlüklü kapak grafiğini bastırarak, fiziksel bir dergiye dönüştürebilirsiniz. Yeni sayının tadını çıkarıp kendi amatör projelerinizde hızla ilerlemeniz dileğiyle...

Gödel Teoremi ve Matematik Dışındaki Etkileri

FZ

Boğaziçi Üniversitesi, Matematik Topluluğunun düzenlediği bu ilginç ve heyecan verici seminer John Pym tarafından ``Thoughts Centered on Gödel´s Theorem´´ başlığı altında sunulacak.

Duyuru afişindeki iddiaya göre katılımcılardan herhangi bir matematik ya da sembolik mantık önbilgisi beklenmiyor. Söz konusu teoremin ispatı herkesin anlayacağı şekilde yapıldıktan sonra sıra bu teoremden yola çıkıp çok farklı alanlarda farklı argümanlar geliştiren kişilerin dediklerine gelecek ve söz gelimi Gödel´in teoreminden yola çıkıp ``düşünen makinalar yapmak imkansızdır´´ gibi fikirleri ispatlamaya çalışan bilimadamlarının düşüncelerine yer verilecek.

Yer: Boğaziçi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fak. 3. kat, TB-310 no.lu derslik.
Tarih: 16 Aralık 2003 Salı, 17:00

PDF: Yeni ISO Standartı

parsifal

Adobe PDF 1.7, belge yönetimi ve taşınabilir belge biçimi olarak ISO 32000-1 standartı kabul edildi. Böylece Adobe, pdf dosya biçiminin kontrolünü ISO'ya devretmiş oldu.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?

Ideefixe.com`dan örnek kampanya

sundance

Artvin'de bir ortaokulda öğrencilerine Halide Edip, Reşat Nuri, Tarık Buğra, Yaşar Kemal ve John Steinbeck'in eserlerini tavsiye eden öğretmenlerin tayini çıkıyor ve maaşlarına el konuluyor.

Söz konusu yazarlar hakkındaki iddialar vesaire için www.ideefixe.com Fikri sabit köşesi söylenebilecek herşeyi en güzel haliyle söylemiş. Dahası sakıncalı bulunan kitaplar arasındaki Çalıkuşu`nu söz konusu salaklıktan mağdur olan öğrencilere bedava olarak gönderiyorlar.

Bizse burada Internet kültüründen, zihniyetlerin değişmesinden sözediyoruz...