PortableApps: Notebook ya da Laptop kadar hantal şeyle işim olmaz diyenlere!

0
FZ
cember.net ortamında yazışırken Onur Gözüpek güzel şeylerden bahsetti:

"Efendim bilmeyenler için aktarayım, John Haller isimli bir vatandaş üşenmemiş Mozilla'nın ürettiği programların "portable" olanlarını (ve başka şeyleri) yani portatiflerini hazırlamış. Mozilla ne üretmişse, aynısının "parmak belleklerde taşınabilir" versiyonlarını yapmış. Diyelim ki, e-postalarınızı kimseyle paylaşmak istemiyorsunuz. Üstelik Outlook'tan da sıkıldınız. O halde hemen Portable Thunderbird'ü kuruyorsunuz flashdiskinize (ki ben parmak bellek demeyi tercih ederim) ve e-postalarınızı her daim yanınızda taşıyorsunuz.
Aynı mantık diğer programlar için de geçerli, misal:

- Portable OppenOffice (Taşınabilir ofis programı)
- Portable Firefox (Taşınabilir web tarayıcısı)
- Portable Sunbird (Taşınabilir ajanda)
- Portable Gaim
- Portable NVU

ve daha pek çok farklı program... "

Adres: http://johnhaller.com/jh/development/portable_apps/

Görüşler

0
robertosmix
Daha da portable birşeyler istiyorsanız FreeSBIE kullanıyorsunuzzz... :)
0
sundance
Şimdi "parmak bellek de neymiş FZ efendi?" diyim de beşyüz yorumluk bir haberimiz olsun mu bir anda :)

Şaka bir yana Portable Freeware uzun süredir bu tür programların takibini yapıyor. Nasıl programlar diye sorarsanız, bütün konfigürasyon bilgilerini bulunduğu dizine yazan, kurulması için dosya kopyalanması yeten türden programlar.

Portable Opera ve daha birçoklarını bulabilirsiniz.
0
sefalet

Tam sorucaktım Sundance'ın yazısını görünce "Parmak neyi ifade ediyor?" demekten vazgeçtim aman insanlar yorum yapar 500 mesaj filan olur neme lazım. (bu arada parmağın küçük boyutu ifade etme işlevi olduğunu tahmin edeyim,belki tutar)
0
Zebani
Ya yazmadan duramayacapım. "Vezir Parmağı" :)
0
FZ
Benim hoşuma gitti parmak bellek. Çubuk sözcüğünü telaffuz etmek daha zor geliyor bana.
0
ttk
Bir de "çıbık" demeyi deneyin, söylenişi daha kolaydır, çoğu kişi de farkı farketmez tahmin ederim :)
0
ebola
:) ya olurmu o siteyi tek ben biliyorum sanıyordum. o linki ben verecektim.
0
FZ
Valla son zamanlarda FM üyelerinin çok üşengeç olduklarını düşünüyorum! Hep oku, hep oku nereye kadar. Biraz üretim lazım. Yazı, haber, makale yollamak lazım. Ben görmüştüm, aslında söyleyecektim, hatta 25 arkadaşıma söylemiştim... olmaz ki böyle, arkadaşlarınıza haber verene dek buraya haber verin, bir anda herkes öğrensin ;-)
0
ttk
Bir güvenlik açığı için haberi çıkmıştı, açık, en azından site müdavimlerinin çok kullandığı bir browser'da olması dolayısı ile önemli idi.
Habere bir arkadaş "bu haber için çok geç değil mi şu kadar önce şurada çıktı" şeklinde yorum yazmıştı :(

Bir diğer örnek te, yakın zamanda bir konudan dolayı olan atışmalarda, ta bilmem kaç sene önce siteye üye olmuş bir program yazarı arkadaş, sitede kendisini ilgilendiren bir şey bulamadığı için siteye uğramadığını, onca senedir onun için mesajı olmadığını yazmıştı.

Katkıya açık siteye katkı yok, eleştiri ve tembellik ise yeterinden epey fazlaca mevcut. Katkıda bulunsa çok sayıda kişinin bilgisinden deneyiminden istifadesini sağlayacak kişiler sitede kendi beklediklerini bulamamaktan bahsedebiliyorlar.

Belli bir kimseyi eleştirmek için değil sadece durum tesbiti açısından yazıyorum bunları, yanlış anlaşılmaz umarım.
0
loker
Bence siteye katkı verilmesi isteğini duygusal düzlemde bırakıp kavramlarla fazla haşır neşir yapmayalım, düşündüğümüz kadar basit olmayabilir.

Ben kendi çapımda olabildiğince haber de yorum da yazmaya çalışıyorum, bunu da istediğim için, hoşuma gittiği için yapıyorum. Sırf beğendiğim bir site var diye bunu yapmak benim için sorumluluk olarak adlandırıldığında rahatsız olurum.

Aslında FZ'nin bu yollu serzenişlerini hep hafiften espri hatta cilve olarak algılamayı tercih ettim ama aslında internette bu tip etkileşimi arttırma eğilimleri bolca olduğu için bir kere de tepkimi ciddi olarak yazayım, sonra gene -bu konuda- susayım diye düşündüm.

Ne yani, sonuçta tüketime bu kadar alışmış bir kitlenin, sadece belli bir seviyede bir araya gelmesinin fütursuzca olumlu, hatta ütopik bir paylaşımcılığa ulaşacağı beklentisi neye dayanıyor ki? ;-)

0
ttk
Yine sistemin sahiplerinden fazla ortama sahip çıkıp faydamız olsun derken milleti ürkütmeyeyim. Kimseyi itham etmek için yazmış değilim.

Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Commodore Program Döküm Eki ve bazı istatistikler...

dcc

1986-1992 arasında yayınlanan Commodore dergisinin ünlü Program Döküm Eki'nde yayınlanan bütün programların bir listesini çıkardım ve bazı istatistiklere ulaştım. Buyrun bir bakın.

Ev Yapımı Klima Sistemi

vst

Türk kurcalayıcıları da kurcalamaların altına imza atmaya devam ediyorlar. http://www.emre.co.uk adresinde Emre Telci'nin evinde 4 günde tamamladığı ve her günü resimlerle belgelediği bir çalışmaya ulaşabilirsiniz.

Bir pervane sistemi, bakır borular, donmuş karbondioksit gibi basit parçalardan oluşturulan ve bir Apple etiketi ile performansı arttırılan (!) ev yapı klima ilginizi çekecek.

Kurcala, kurcala, ... calakur...

Not: Orjinal fikir Geoff Milburn'e ait. Emre, projeye eğlence olsun diye başlıyor ve soğutma kapasitesini de ciddi oranda arttırıyor - 7-8 derecelik bir oda sıcaklığı değişikliğinden bahsediyoruz.

Mükemmel Dark/Writeroom uygulaması!

sundance

Yaklaşık bir yıl kadar önce, "Yeter artık onlarca ekran, yüzlerce format seçeneği ve Internet arasında kaybolup gidiyorum, ben daktilo yazar gibi yazımla ilgilenmek istiyorum" diyen bir programcı, dertlerine çare olması ve tamamen yazdığı şeye odaklanabilmek için WriteRoom isimli bir yazılım geliştirdi.

Özellikle Getting Things Done ve Lifehacker tarafından ilgi gören bu ticari yazılımın bedava hali kısa süre sonra Darkroom ismiyle çıksa da, bu minimalist yaklaşımı, .NET gibi bir bağımlılıkla sunması yazılımın özgürlüğünü oldukça şüpheye düşürdü.

Hal böyleyken Q10 isminde bir program, sessiz sedasız, orjinal Writeroom'dan bile güzel bir ortamı hem de bedava olarak sunmaktaymış.

Blacklisted 411

sefalet

Blacklisted 411, 1983 yılında bir gurup kuzey kaliforniya lisesi öğrencisinin Atari, Apple, Commodore, bilim, elektronik gibi ortak ilgi alanlarında fikir ve bilgi değiş tokuşu ile ortaya çıkan, bugünün tabiri ile bir "e-dergi".

Kağıt dergi olarak basılan Blacklisted 411'in e-dergi ve çevrimiçi dergi sürümleri de mevcut.Çevrimiçi dergi fazla ayrıntılı olmayan bir üsluba sahip ve her hafta çıkıyor.Asıl içerik kağıt ya da e-dergi de bulunuyor.Bunları da üyelik veya kitapçılardan almanız gerekli.Benden duymuş olmayın emule gibi yazılımlarda aratırsanız derginin parayla satılan sürümlerini bulabilirsiniz.

Kendi projeksiyon makinanızı yapın!

darkhunter

Evde geçirdiğim zamanın bir bölümünü ayırdığım bir projem var. Bu bir projeksiyon makinesi projesi: 2 metreye yakın diagonal görüntü yansıtabilen, bilgisayara, televizyona, DVD/VCD çalıcı gibi eğlence sistemlerine bağlanabilen, 1024x768 piksel çözünürlük verebilen bir sistem. Bana maliyeti ise ticari projeksiyon makinalarının ampülü kadar 8-D

Ilginizi çekti mi? Okumaya devam edin, daha da eğleneceksiniz...