Malezya`nın Başı Kel mi?

0
yalcink01
Günlük The Star gazetesindeki bir habere göre; Malezya Hükümeti, önümüzdeki iki yıl içinde, kırk adet aktif Open Source yazılım firması yaratabilmek için 36 milyon USD lık fon ayırmış. Otoriteler, bu sayede IT sektöründe uzmanlık yaratmayı ve bunun sayesinde ülkenin ekonomisine katkı yaratmayı hedefledikelrini belirtmişler. Ulan ne boş işlerle uğraşıyor bu çekik gözlü arkadaşlar. Gövdeyi dinlendirin biraz kardeşler.

Görüşler

0
malkocoglu
Eski Ingiliz somurgesi musluman ulke, rekabetcilikte de Turkiye'yi gecmis bulunuyor. Onemli degil tabii, kardes ulke sonucta.. Fakat Dr. Mahathir Muhammet'in emeklilikten onceki konusmalarina herkezin dikkatini cekerim, bomba gibiydi. Malezya, bu arada, IMF'nin kicina tekmeyi koyan tek Asya ulkesidir, ve ekonomisi duzelmistir.

Sonucta ,merkezi planlama olmayinca neler oldugunu gormek icin Malezya 'dan sonra Turkiye'ye bakmak yeterlidir herhalde. Abimiz olan birileri izin vermedigi icin, ne bilimde, ne de serbest yazilim gibi onemli bir konuda merkezi planlama yapilmamistir.

Insallah isler yakinda degisir!

Malezya hakkinda:

Malaysia Post [www.malaysiapost.com]

Malezya Finans Krizi, Nasil ve Neden Oldu [www.amazon.com]

0
Challenger
1999 yılından bu yana Formula 1 yarışlarına ev sahipliği yapan ve şu anda yarış yapılan Formula1 pistlerinden en modernine sahip, senelerdir yarı iletken üretim tesisleri olan bir ülke bu. Bizim onların konumuna gelebilmemiz için, bizim politikacılarımızın Malezyalı meslektaşlarından çoooook gidip ders almaları lazım.
0
mentat
su medeniyet olcutu olarak formula 1 pistine sahip olma kriteri bana biraz enteresan geliyor..

Challenger dediklerine (f1 kriterini biraz gereksiz gorsem de) tamamen katiliyorum bu arada. sadece f1 pistine sahip olalim, muassir medeniyet seviyesine eriselim lafina heryerde muattap olmaya basladik da..
0
Challenger
Yok yanlış anlaşılmış ya da ben yanlış ifade etmişim. F1 pistine sahip olma hikayesi şöyledir Malezya' nın:
Başbakan 1998 yılında İspanya kralının davetlisi olarak İspanya' daki GP' yi izler. Ortamı görür. Bir Formula1 yarışının ülke ekonomisine olacak katkısını, turizm getirilerini farkeder. Ülkesine döndüğü zaman hemen çalışmaları başlatır. Pist bitirilir. F1 Yönetimi ve FIA' ya başvuru yapılır ve pist bu zamana kadar yapılmış en modern pist olarak 1999 sezonuna dahil edilir.

Yapılan Formula1 pisti, Malezya' ya her yıl 50 milyon dolar kadar para kazandırmanın yanı sıra, Malezya' nın büyük tanıtımını yapmakta. Formula1 takımları ve pilotları 1 hafta önceden oraya gidiyorlar, ülkeyi görüyorlar. Hatta kimileri tatillerini orada geçiriyor. Yarışı da milyonlarca kişi izliyor ve bir Malezya ismi ortaya çıkıyor. Müslüman ülkelere karşı batı dünyasındaki anti-pati belki de bu yüzden Malezya için pek oluşmuyor.

Asıl vurgulamak istediğim, bir başbakanın başka bir ülkede yapılan bir aktiviteyi sadece 1 kez izleyip, ülkeye getirilerini görüp, "benim ülkeme mutlaka çok şey kazandırır" diye düşünerek bu işi yapması ve bu düşünceyi hemen hayata geçirmesi sonucu, 4 yıldır da bu spor dalında Malezya isminden övgüyle bahsedilmesini sağlamasıydı. Şimdi de benzer düşünce Açık Kaynak Kodlu yazılımlar için devreye girmiş durumda ve kim bilir Malezya yine neler başaracak?

Sömürge olup, sonrasında bundan kurtulabilen, IMF' ye tekmeyi basabilecek güce ulaşabilen, Formula1 gibi modern bir gösteriye 4 yıldır başarıyla ev sahipliği yapabilen ve ülkesinde yarı iletken üretebilen bir ülke. Sadece Formula1 açısından bakmıyorum. Olaya bir bütün olarak bakıyorum. Formula1 de bu bütünün büyük bir parçası.
0
SHiBuMi
Malezyanın kıç tekmelerken arkasındaki güvencesinin petrol zenginliği ve amerikan müttefikliği olduğunu unutmamak lazım. Irak savaşının ana karargahlarından biri bu ülkeydi.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Sıkça Sorulmayan Sorular

FZ

Bir dergi çıktı. Adı : FUQ - Sıkça Sorulmayan Sorular.

%90'ı acayip röportajlardan oluşan bu dergiyi eğer en yakınınızdaki gazete bayiinden alırsanız nelerle karşılaşacaksınız? :

NATO’ya Türk yapımı kripto cihazı

sametc

TÜBİTAK, NATO’nun açtığı haberleşme sistemleri ihalesine kendi üretimi olan şifreleme cihazı ile girdi. NATO karargahlarındaki testlerden başarıyla geçen TÜBİTAK’ın şifre cihazı ihaleyi kazanırsa, NATO ülkeleri Türk yapımı ISDN Kripto BRI cihazıyla haberleşecek.

TÜBİTAK’a bağlı çalışan ve bilgi güvenliği konusunda uzmanlaşan Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE), Müdürü Önder Yetiş, 1993 yılında açılan merkezin kriptoloji çalışmalarını Genelkurmay Başkanlığı ile paralel olarak yürüttüğünü kaydetti. Enstitüdeki teknolojinin “tamamına yakınının yerli” olduğunu vurgulayan Yetiş, kriptoloji konusunda “dünyanın ilk 10 kurumundan biri” olduklarını ifade etti.

Haberin tamamı burada.

Bu konu ile bağlantılı bir başka haber ise TÜBİTAK´ta üretilen mikroçip ile ilgili, ona da göz atabilirsiniz.

Sanal İmza Yasası Meclis’ten Geçti

aRda_

ntvmsnbc.com haber sitesine yer alan habere göre, elektronik imzanın hukuki ve teknik yapısını, elektronik imzayla ilgili işlemlerle elektronik sertifika hizmet sağlayıcılarının faaliyetlerini düzenleyen Elektronik İmza Yasa Tasarısı TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Elektronik imza yasa tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yasayla güvenli elektronik imza elle atılan imzayla aynı hukuki sonucu doğuracak. Yasada elektronik imzanın tanımı yapılarak hukuki ve teknik kullanımı düzenleniyor. Güvenli elektronik imzayla oluşturulan elektronik veriler, senet hükmünde olacak.

Kaynak: www.ntv.com.tr/news/252838.asp

Telnet üzerinden Star Wars!

larweda

Hollandalı bazı amcamlar, (nedense böyle hikayeler hep hollandadan çıkıyor zaten) bir shell script'i ile Starwars Episode IV: A new Hope filmini ascii-art olarak yapımışlar, yani şuraya (towel.blinkenlights.nl) telnet yapıyorsunuz, başlıyor "A long time ago, in a galaxy far far away" kabilinden, ve filmin tüm sahneleri, prensesin gemisinin yakalanışı, ışın kılıcı savaşları, prensesin kurtuluşu, Luke'un eğitimi vs tamamiyle ascii-art olarak karşınıza çıkıyor, tamamiyle basit bir olay olmasına rağmen bir ya da bir kaç kişi epey zamanını almış. Bi göz atın, görmedim demezsiniz.

Edd Dumbill ile Mono ve XML üzerine söyleşi

roktas

csharpnedir sitesi editörleri, "Mono : A Developer's Notebook"/O'Reilly kitabının yazarı ve aynı zamanda bir Debian geliştiricisi olan Edd Dumbill ile kısa bir söyleşi yapmışlar. Söyleşinin Türkçe çevirisini İngilizce özgün haliyle birlikte okumak mümkün.