HP Türkiye´de üretim için hazırlanıyor

0
FZ
Bilgisayar şirketi HewlettPackard'ın (HP) Türkiye Genel Müdürü Şahin Tulga, "Türkiye'de üretim yapmayı düşünüyoruz, bu konuda ciddi çalışmalar yapıyoruz" dedi.

Tulga, Türkiye'nin ekonomik büyüklük bakımından dünyada 20'nci sırada bulunan önemli bir ülke olduğuna dikkati çekti. Şahin Tulga, HP'nin bu önemli potansiyeli daha iyi değerlendirmek için, yüzde 100 yabancı sermaye ile üretim yapmayı düşündüğünü belirtti. Çok büyük bir potansiyele sahip olan Türkiye'de var olmak ve bu potansiyeli daha iyi değerlendirmek için üretimin gerekli olduğunu vurgulayan genel müdür Tulga, şöyle konuştu: "Türkiye'de üretimimiz yok. Ancak üretim yapabilmek için çalışmalara başladık. Bu konuda Devlet Bakanı Ali Babacan ile görüşerek ilk önemli adımı gerçekleştirdik. Yüzde 100 yabancı sermaye getirerek, üretim yapmayı düşünüyoruz."

Kaynak: Radikal Gazetesi

Görüşler

0
SHiBuMi
Haydi inşallah
0
simor
Bana biraz karamsar diyebilirsiniz ama
Bu kurumun Türkiye'de üretim yapmasının ne gibi faydaları var biraz anlatabilirmisiniz. Benim kafamdan hızlıca bikaç şey geçti ve sorma ihtiyacı hisettim. Bizim teknolojik gelişmemiz için Tayvan gibi bir süreçmi başlıyor yoksa başka birşeymi? Ayrıca Türk tüketicisi olarak fazladan bir fayda getiriyormu bu açıdan çokta önemli olmasada? HP uzun bir süredir burada zaten fakat bize IBM kadar faydalı olmuşmudur aynı kulvarda.?
Faydayı kendimiz yaratacaksak hükümet veya sanayi ortakları bunu nasıl kullanmalı?

teşekkürler.
0
mascix
merak ettim IBM ne işe yaradı türkiyede ?
0
bm
Bunun MEB ihalesini Vestel'e kaptirmamakla ilgisi var mi acaba?
0
ttk
İyi bir soru.
Opel Türkiye'de üretim yapmaya başlayınca (bir tosbağa alabilecek param bile yok ama :) sevinmiştim, sonra bir gün adamlar şu durum bu durum deyip tası tarağı toplayıp gittiler.

Yerli bir firmayı boğmak gibi bir planla geliyorlarsa canları çıksın (çıkmalı) derim.
0
mentat
haklisin ama bir de araba orneginden soyle devam edelim. turkiyedeki araba sanayisini koruma adina devlet, ithal araclardan %70 vergi alir, ozel tuketim vergisi adi altinda, verginin adi uzerine yoruma girmeden, yurtdisinda gelir duzeyi yuksek avrupalinin 15000 euroya aldigi arabayi, zavalli vatandas 25000 euroyu bir araya getirme hayalleriyle izler. ve turkiyedeki araba sanayisi de gavur abs'li hedeli hodolu araba yaparken, bak bunun besinci vitesi var diye arabalari isitip isitip kaktirir halka (90'larin basi, doganin cikisi). evet, bu pis kaka gavur yabanci sermaye memleketime girmesin, beni sadece uc bilemedin bes oz be oz turk aile somursun.
0
bm
Valla benim icin de ha HP ha Vestel, diger sartlar esit olursa farketmiyor. Elektrigin, isciligin vs. pahali oldugu memleketimize bunlarin boyle seri imalat yatirimi yaparak niye kazancli cikacaklarini dusunmek lazim. Aklima MEB ihalesi geldi, ama belki hesap baskadir. Hukumetten ne kopardiklarini da bilmiyoruz tabi. Bakanla konustular deniyor ama ne konustular bilinmez. Once subvanse edip sonra da 'eh yatirim yapti' diye musteri durumuna dusmesin devlet? Dunyada o kadar yer dururken kendiliginden gelinecek bir yer olsa burasi satiliga cikan KIT'ler para ederdi. Yani bir ek 'tesvik' vardir diye dusunuyorum ama sadece burokratik kotuluk yapmayacagiz denmis de olabilir. Gunah almayalim simdi.
0
malkocoglu_2
||avrupalinin 15000 euroya aldigi arabayi, zavalli
||vatandas 25000 euroyu bir araya getirme
||hayalleriyle izler

Bu bir sorun evet: Ote yandan, fiyat ayni olsa, insanlar deliler gibi yabanci araba ve bir de cep telefonu aliyor, ve dis ticaret acigi ortaya cikiyor. Şu anda cep telefonu ithalati 2 milyar dolar seviyesinde. Bir de onu ureten sirket keske gelse...

En son krizden once ithalatin muazzam bir ziplama yapmis oldugunu unutmayalim (spike), ve sonucunu gorduk. Insanlar kaliteli mal tuketmek istiyorlar, tabii ki bu haklari, fakat dunyaya 1 liralik uretim yapip ta 5 liralik mal alinmaya calisilirsa bu dengesizlik bir yerden patlak verir. Dalgali doviz kurunun da bu farki kapatacagini (gerektigi kadar hizli bir sekilde) pek zannetmiyorum. Su anda en buyuk ithalat kalemi araba ithalati oldugu icin, uzerine basilan her turlu vergi mustahaktir derim.

Tabii bizim yerli arabalarin kalitesi artsin. Bu denge leri kurmasi hakikaten zor... Sirketler ic pazara donuk degil, ihracata donuk mu buyuseler once? O zaman kaliteleri ona gore duzelirdi. Ozal 80'lerde isadamlarinin kafasinda psikolojik bir blok kirmisti, ihracati dusunmezlerdi bile. Bu tur bir degisim mi gerekiyor?

Guney Kore'de LG ornegi var, once ic pazarda buyuduler. Fakat onlarin rakibi Samsung, dis pazara acik. Ihracatci tek bir oyuncu, herkesi iyiye dogru zorluyor saniyorum.


0
Nightwalker
Bu bir sorun evet: Ote yandan, fiyat ayni olsa, insanlar deliler gibi yabanci araba ve bir de cep telefonu aliyor, ve dis ticaret acigi ortaya cikiyor. Şu anda cep telefonu ithalati 2 milyar dolar seviyesinde. Bir de onu ureten sirket keske gelse...


İyide bu işin çözümü bu olamaz ki. Nerde kaldı serbest piyasa ? Eğer cari açığı küçültmek gibi bir niyet varsa önce yabancı yatırımcının yatırım yapması için gereken 183 imzayı 3'e 5'e indirirsin, birde özellikle istihdam sağlayacak ve ar-ge ye yönelik yatırımlardan aldığın vergiyi makul bir seviyeye getirirsin. (ör ilk 5 yıl için 0 ) bundan sonra gerisi kendiliğinden gelir.

Bu işler vakit alır diyorsanız, burada bir saptama yapayım son yıllarda yabancı sermayenin dünyada üretimden çok hizmet sektörüne kaydığı söyleniyor. Yani call-center vs. Tabi bizim 1970 lerdeki kafayla çalışan sistem vergiyle cari açık önlemeye çalıştığından böyle güncel gelişmeleri bir 5-10 yıl kadar geriden takip edebiliyor. Sonuçta hizmet sektörü için yapılan yatırımlar oldukça hızlı kurulabiliyor. Üstelik bu tür hizmet getiren şirketlerin aynı zamanda düzenli döviz girdisi de sağlayacaklarını gözönünde bulundurmak gerekir.
0
malkocoglu_2
||İyide bu işin çözümü bu olamaz ki.

Cozum ya ithalati kismak, ya ihracati arttirmak, ya da kriz. 4. secenek te, AB'ye girilir, daha cok ureten Danimarka, daha az ureten Yunanistan'i tasidigi gibi bizi de tasir. Ideal olan ihracati arttirmak icin, x,y,z yontemleriyle tesvik, vs.. arttirilir. "O oluncaya kadar" da ayagi yorgana gore uzatmak gerekiyor. O ithalat deliklerini kapatmazsaniz, cok istenilen urunlerin girdigi gibi, Cin'li mallarda dolar tasar. "Her sey 1 milyon" ornegi.. Kazandigindan cok harcayan ve gocmeyen bir tek ABD var, ama orasi baska, butun sistemin parasi oraya akiyor.
0
malkocoglu_2
Ama eklemek gerekir; Disarinin bize koydugu kotalar da mecuttu, ve bu engeller de suregelen cari aciklara katkida bulunmustur.. Mesela ABD in Cin'e karsi engelleri gevsektir, cunku Cin ABD'ye otarsik devlet kontrolunde kole isgucu sagliyor. Japonya'ya karsi engeller "SSCB'yi iki taraftan kusatma" stratejisi icinde "doguda bir kapitalist ulke" yaratmak icin hafifletildi. Deming denen bir endustri guru'su vardir, herkes ikidebir makalelerine atif yapar. Bu herifi ABD Japonya'ya sirketlerin yapisini duzeltmesi icin _gonderdi_. Bazilari "ABD Deming'i unuttu, Japonlar fikirlerini caldi" derler (cunku ABD otomativ endustrisi 80'lerde sefil bir haldeydi). Hayir. Deming resmi gorevle Japonya'ya gonderildi..gibi...gibi. Resmin bütünü aslinda oldukca ilginc.

0
bm
"Her sey 1 milyon"dan cekinmek lazim mi bilmiyorum. Ekonomik faaliyetin nihai amaci insanlarin istediklerini tuketmeleriyse, bunda fena birsey yok. Belli ki aliyor insanlar bu Cin mallarini?

Turk-Cin ticaret hacmi rakamina baktim. Yeni rakamlari bulamadim ama ithalat herhalde 4 Milyar USD civaridir simdi diye dusunuyorum. Bunun icinde hersey bir milyon tipi mallar ne kadar olabilir ki? Parasini suni olarak dusuk tutan Cin devletinin halkinin sirtindan bize ikraminin miktarini isi daha iyi bilenler hasaplarlar herhale, ayni sekilde bizim tesviklerin de hangi memleketlerin tuketicilerinin hayat standardini bizim sirtimiza ne yuk vurarak yukselttigini merak ettim simdi. (Istatistigi http://www.dtm.gov.tr/pazaragiris/ulkeler/cin/cin-rap-ayl-ma3.htm [www.dtm.gov.tr]'dan buldum.)

Kurlarin makul yerlere gelmesi icin ic piyasada devletin vergi olarak alamadigini fahis faiz vaad ederek borc almasina baglayanlar cok. Benim alanim degil ama makul geliyor. Belki 2001 krizinden (kurtarilmayan Arjantin'e bakarak) ne kadar ucuz kurtuldugumuzu unutmamaliyiz. Hukumetlerimiz ben bildim bileli kredi verirken 'yapisal reform' sozu alan IMF gibi kurumlari da stratejik konumumuzu gayet guzel kullanarak maymuna ceviriyor. Ben 24 Ocak'tan beri ciddi bir reform gormedim TR'de. Gunlerden bir gun (Arjantin orneginde oldugu gibi) bir ABD hazine bakani "ben marangozumun, su tesisatcimin girtlagina basarak topladigim vergiyi nicin Arjantin'in hesap bilmez hukumetinin hatalarini kapatmak icin kullanayim" (gibi birsey) derkenki tavrini bize karsi da alirsa ne olacak merak ediyorum. Hakli haksiz demiyorum, ama 'bizi batirmazlar' diye bu adamlara guvenip sacma isler yaparsak bu riski de goze aliyoruz.

Devlet bedava okutup 38 yasinda emekli ettigi ablama %15 reel faizle borclanarak emekli maasi oduyor. Bunu bize AB veya ABD yaptirmadi, kendi kendimize alkis ve tezahurat esliginde yaptik. Mesela bu insanlara piyasadan TL'yi cekip kurlara asagi dogru baski yaratarak senelerce para verecek bu devlet simdi. Serbest ticareti suclu olarak gorenlerin (Malkocoglu degil kastim, oyle demedigini biliyorum) biraz da bunlara bakip, 'yahu nasil ayaktayiz hala?' diyor olmalari lazim bence.
0
malkocoglu_2
||"Her sey 1 milyon"dan cekinmek lazim mi
||bilmiyorum. Ekonomik faaliyetin nihai amaci
||insanlarin istediklerini tuketmeleriyse, bunda
||fena birsey yok. Belli ki aliyor insanlar bu Cin
||mallarini?

Insanlar Almanya'daki fiyatiyla Mersedes getirseniz de aliyorlar. Problem burada zaten. Ayrica, eger Cin mali kitabina gore girecekse girsin. Bu adamlar kacak giriyorlar.

||Devlet bedava okutup 38 yasinda emekli ettigi
||ablama %15 reel faizle borclanarak emekli maasi
||oduyor

Fransa'da da devlet tarim urunlerini subvanse ediyor. POP MUZIK bile subvanse ediliyor (kultur milliyetciligi yaptiklari icin). Herneyse; Vergiler diyorduk;

- Turkiye'de vergi oranlari ABD'ye gore cok yuksektir
- Bazilarindan vergi alinamiyor (dogru)
- Ama buyuk sirketlerden vergi cok iyi aliniyor

==> Yuksek alinan vergi, alinamayani esitler (diyelim). Ayrica Koc'tan, Sabanci'dan cok iyi vergi aldiklarina gore, buyuk vergi sorunlari olamaz. Fazlasi tabii ki iyidir. Ama sorunumuz cari acik. Iceri Disari dengeleri.

Diyorum ki, bu tur problemlere "kutulama teknigi" ile bakmak lazim. Sistemi kapatin; Ne cikiyor, ne giriyor? Cikan 1 milyar dolarlik Vestel urunleri. Giren, 2 milyar dolarlik cep telefonlari. Sorun yok mu?




0
bm
[i]Insanlar Almanya'daki fiyatiyla Mersedes getirseniz de aliyorlar. Problem burada zaten.[/i]

Problem orada degil bence, su anki problem alabilir durumda olmalarini saglayan kurlarin (bana soylendigine gore) devletin asiri ic borclanmasindan dolayi ortaya cikan anormal kurlar olmasi. Yoksa alsinlar tabi ne var bunda? Fena araba mi?

[i]Fransa'da da devlet tarim urunlerini subvanse ediyor. POP MUZIK bile subvanse ediliyor[/i]

Iyi baslari goge erer artik. Bu adamlarla ortak olmak icin mucadele ediyor olmamiz da ayrica uzucu tabi. (Taraftar olmadigimdan degil, alternatifi yok tabi).

[i]Yuksek alinan vergi, alinamayani esitler (diyelim).[/i]

Konum degil tabi ama burada problem hem miktar hem de fahis oranlarla yan etki olarak milleti topyekun kanun tanimaz hale getirmek bence.

[i]Ama sorunumuz cari acik. Iceri Disari dengeleri.[/i]

Olamaya da bilir, cari acik baska birseyin belirtisi olabilir.

[i]Diyorum ki, bu tur problemlere "kutulama teknigi" ile bakmak lazim.[/i]

Ben buna inanmiyorum. Cogu ofisin 'temizlik' kutusunda net acigi var mesela (40-50 milyon verilip temizleme hizmeti aliniyor, satilan temizleme hizmeti yok). Isi ehline vermek, ehline ucuza urettirip guzel guzel tuketmek bence daha iyi. Disarindan alinan mali uretmek yerine ne yapildigi onemli tabi.



0
malkocoglu_2
||Olamaya da bilir, cari acik baska birseyin
||belirtisi olabilir.

Dis alim ve satim, "lastigin yola degdigi yer" gavurca ne derler "where rubber meets the road". Iceride yapilan tum iyi/kotu hareketlerin bazilarinin bu sonuc uzerinde etkisi var, bazilarinin yok. Iceride cal/cirp/hortumla, Cin gibi fazla satiyorsan, cari fazlan olacak. Hindistan gibi disarida calisanlarin ulkene (ailelerine) doviz gonderiyorsa, bu sisteme bir girdidir, bir artidir, ustune call center, ucuz yazilim gucu disari sagliyorsan, bu da cari fazlasi demektir (Hindistan'in gelismesinde (tabii isleri bitti demiyoruz), disaridan doviz girisinin hic yabana atilmayacak bir faktor oldugunu okumustum)


0
malkocoglu_2
||Iyi baslari goge erer artik. Bu adamlarla ortak
||olmak icin mucadele ediyor olmamiz da ayrica
||uzucu tabi. (Taraftar olmadigimdan degil,
||alternatifi yok tabi).

:) Hakikaten... Neyse ki AB icinde Fransa etkisi gittikce azaliyor(mus), bir Newsweek raporuna gore. AB daha Anglo oluyor. Bizimkiler de Airbus ihalesini onlara vermek zorunda kaldi ama ne yapalim! Girmek icin o kadari olacak herhalde...

0
Nightwalker
>Yuksek alinan vergi, alinamayani esitler (diyelim).

Ne kadar eşitler, ne kadar eşitlemez ? Anlamanın yolu basit, bakmamız gereken yer ekonominin ne kadarı kayıt içinde (yani vergilendiriliyor), nekadarı kayıt dışı. İki gösterge var bakmamız gereken.
1. Kişi başına düşen milli gelir yani devletin haberdar olduğu gelirin (GSMH), nüfusa bölümü.
2. Kişi başına düşen harcama miktarı.

Bu iki rakamı birbirine oranlarsanız kişi başına düşen harcama miktarının, kişi başına düşen milli gelirin yaklaşık 2 katı olduğunu görürsünüz. Bunun açık türkçe meali şudur ki; Ekonomimizin %50 si kayıt dışı, yani "Vergi Dışı".
0
malkocoglu_2
Evet bu esitligin bir tarafi... Esitligin ikinci tarafi da Turkiye'nin, mesela ABD'ye gore zenginlerinden daha fazla aldigi vergi orani. Toplanamayan vergi - fazla toplanan vergi sonucu, cari aciga etkide bulunur mu?

Zenginlerden fazla vergi alinip/alinmamasi tabii baska konu, aslinda ana tartisma konularindan biri, fakat turban gibi sorun olmayan sorunlardan (non-issue) bu gercek fay hatlarina gelemiyoruz.
0
Nightwalker
Bu aslında yıllardır söylenen bir konu verginin azaltılıp tabana yayılması. Yıllardır bir çok şehirde eczacılar kuyumcular vergi şampiyonu oluyorlar. (Bir de yıllarca vergi rekortmeni olan Matilda Manukyan var ki; güleriz ağlanacak halimize) O şehirlerin büyük sanayicilerinin, toprak sahiplerinin kaçıncı sırada olduğunu bilen yok.

Aslında bana çok zor gelmiyor vergileri toplamak. Yani Laila' da hesap ödeyenlerin vergi numaraları alınsa memurlarca, birde kontrol edilse kendilerinin veya çok sayın velilerinin ödedikleri vergi, sonrada hesabı sorulsa...

Neyse benim ki tatlı bir rüya sadece :)

Cari açık konusuna dönersek. Direkt bir etkisi olmaz vergi toplanmasının. Anak vergiler tabana yaymak amacıyla düşürülürse bu durumda yatırımın -> üretimin ve dolaylı olarakta ihracaatın artacağını öngörebiliriz.

Yapay gündemlere gelince, bu tip boş tartışmalar neden Amerika'da pek olmaz da Avrupa'da olur hep. Yada Amerika'da da olurda biz mi duymayız acaba ?
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Karanlık köşelerin sesi - Fidel Castro Ruiz

SHiBuMi

"Zor zamanlar yaşıyoruz. Son aylarda, bir çok kez, ürkütücü açıklamalar duyduk."

Fidel Castro Ruiz / The Guardian NTV-MSNBC
Bu yazının orjinaline, ntvmsnbc.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Bu Eserin Asıl Sahibi Kim? Tartışması Bitiyor Mu?

FZ

Radikal'de bugün çıkan bir habere göre artık her türlü fikir ve sanat eserinde 'Asıl sahibi kim' tartışması bitecek. Çünkü eserlere üretildiği an itibarıyla elektronik imza atılabilecek.

Ezcacıbaşı Bilişim ve e-güven işbirliğiyle hayata geçirilen www. tasdix.com sitesi her türlü yaratıcı düşünce ve eserin kimin olduğuna dair internette onay veriyor. Daha önce eser sahibi noter yoluyla onay alabiliyordu. 5070 sayılı elektronik imza yasası gereği bu onayın hukuki geçerliliği de var. Yani mahkeme aşamasında bu siteden alınan onay delil olarak kullanılabilecek.

Gelecek Açık!

innaw

O'Reilly European Open Source Convention 2005 17 Ekim'de başlıyor. Açık kaynak ve özgür yazılım dünyasının ağır ağabeyleri ile kongreye bir kez daha sponsor olan microsoft da orada olacak.

Bu yıl "Gelecek açık" temasıyla düzenlenen etkinliğin tüm ayrıntıları burada.

BurningMan.com

sundance

Bir arkadaşımın tavsiyesi ile girdiğim ve gözlerime inanamadığım bir site BurningMan.com

BurningMan 1986`da Larry Harvey tarafından Baker Beach`de başlatılan bir installasyon. 2,5 metre yüksekliğinde tahtadan bir adam yapıp onun yakılması, yaklaşık 20 kadar insanın etrafta toplanması, o an çıkan bir synerjik kıvılcımla bunun senelik bir toplantı haline gelmesi ve en sonunda 2000 yılında 12 metre yüksekliğinde bir burningman ve 25,400 katılımcı ile muazzam bir birliktelik halini alması...

Internet yönü de önemli olan bu etkinliği diğerlerinden ayıran bazı yanları var...

Ulusal Yüksek Başarımlı Hesaplama Merkezi Yaz Okulu

FZ

Ulusal Yüksek Başarımlı Hesaplama Merkezi (UYBHM) projesi kapsamında, bilim ve mühendislik alanlarında çalışan ve öncelikle hesaplamalı yöntemleri dağıtık bellekli ve çok işlemcili mimarilerde kullanma deneyimi kazanmak isteyen araştırmacılara yönelik olarak, 15 Haziran - 26 Haziran 2009 tarihleri arasında, yüksek başarımlı hesaplama ve paralel programlama alanlarında iki paralel oturumla on iş günü sürecek bir yaz okulu planlanmıştır.