Hotmail' den 250 MB Posta Kutusu (Webmail Servisi Savaşları - Bölüm 3)

0
Challenger
Gmail' in ortaya 1000 MB gibi uçuk bir kapasiteyle ortaya çıkışı, Yahoo'nun posta kutusu kapasitesini 100 MB' a çıkarması derken şimdi de Hotmail 250 MB'lık posta kutusuyla karşımızda.

NTVMSNBC'de yer alan bu haberde; "Hotmail’in bellek kapasitesini artırma kararı, Google’ın 1GB’lik Gmail servisi açacağını açıklaması ve Yahoo’nun e-posta bellek kapasitesini 100 MB’ye çıkarmasının ardından geldi. MSN.com VP’si Blake Irving, şirketin pazardaki bellek kapasitesi rekabetinde geriye düşmek niyetinde olmadığını ifade etti." diyor.

Ortalık iyice kızışıyor. Birbirine düşman 3 büyük ordu silahlarını çekti. Acaba savaşa yeni bir ordu daha katılacak mı? Acaba hepsi Gmail gibi mail taraması yapıyor mu? Acaba Skynet gerçek mi? Savaşı kim kazanacak? 4. bölümde görüşmek üzere.

Görüşler

0
Tribesman
Arkadaşlar inanılması zor ama bi site zaten 1 gb lik mail adresi veriyor hemde POP3 ben aldım şu anda kullanıyorum reklam felan yok tertemiz bir site üstüne üstlük 100mb web alanı 250 mblik foto arşivi felanda cabası
0
Tribesman
Arkadaşlar inanılması zor ama bi site zaten 1 gb lik mail adresi veriyor hemde POP3 ben aldım şu anda kullanıyorum reklam felan yok tertemiz bir site üstüne üstlük 100mb web alanı 250 mblik foto arşivi felanda cabası

Az daha siteyi vermeyi unutuyordum :P
http://www.spymac.com
0
St
Gmail sağolsun, Hotmail ve Yahoo'nun ne kadar dolandırıcı olduğu ortaya çıktı. Bu fiyata bu hizmet, iki gün arayla aldığınız hizmet arasındaki farkı düşünürseniz, e kardeşim madem böyle bir imkan vardı, niye daha önce yapmadınız deme hakkınız ortaya çıkar. Bunlar bir koyup beş bin alma niyetindeki tüccar zihniyetlerdir, Gmaili sonuna kadar savunuyorum bu nedenle.
0
FZ
Hotmail ve Yahoo dolandırıcı? Yapabilecekleri halde yapmıyorlarmış? Allah allah, benim bildiğim insanlar buna kapitalizm diyor uzunca bir süredir ;-) Ve bazıları şikayetçi olmakla birlikte çoğu kişi de nimetlerinden faydalanıyor. Hmm, üzgünüm, bu durumda sanırım IBM, Vestel, Sabancı, Koç, vs. hepsi üçkağıtçı, yapabilecekleri bazı şeyler varken ellerindekini kullanıp iyice köşeyi defalarca dönmeden ve zorlayıcı bir rekabet falan da olmazsa kolay kolay yeni bir şey yapmıyorlar öyle değil mi?
0
St
İktisadi bilimlerde reel karlılık elinizdeki ana parayı ortalama banka faizine koyduğunuzda kazandığınızdan daha fazlasını ticarette kazanmanıza denir (Bozuk bir Türkçe oldu ama anlayın işte artık :)) Faizler yüzde yüzken bir koyup üç alıyorsanız bu işletme karlı bir işletme sayılır. Bir koyup iki alıyorsanız sayılmaz vs... Ticaret böyle birşeydir.Arz ve talebe göre fiyatlar şekillenir, (ilgilenenler microeconomics tarzı ders kitaplarında ayrıntıları bulabilir) genelde çok yüksek kar marjlarıyla çalışılmaz. Eğer siz 19.95 dolara sattığınız (hotmail örneği) 10 MBlık posta kutusunu bir günde 2 GBa çıkarıyorsanız (Yaklaşık 200 katlık fark söz konusu) bunun adı ticaret değil, kapitalizm değil, piyasa hakimiyetinin kötü kullanımı (bkz. Micros~1), dolandırıcılıktır. Tabii bunların hepsi benim görüşüm, katılan olur, katılmayan olur. Benim tek savunduğum piyasaya gerçek rekabeti getirdiği için Gmail'i desteklediğimdir. IBM, Vestel, vs örneklere gelirsek bunların hepsi yüksek rekabet ortamına ayak uydurmaya, üretim maliyetlerini olabildiğince düşürmeye çalışan, kısacası parayı havadan kazanmayan şirketlerdir (yine -bence-).
Teşekkürler, iyi günler.
0
FZ
Sanırım biraz kavram karmaşası oldu. Benim gördüğüm şu, elinizde bir teknoloji varsa, bir ürün varsa ve piyasa şartları müsaitse bunu satabildiğiniz kadar satarsınız. Neden durup dururken, aa, aslında şöyle daha güzel bir teknoloji de yapabiliriz diyesiniz ki, dur hele, nasıl olsa insanlar bizden alıyor o halde elimizdekini iyice satmadan yeni teknoloji sokmayalım.

Eğer çok büyük bir holding iseniz zaten bunu yapmakta da zorlanmazsınız, nitekim örnekleri de mevcuttur, yani hiçbir şirket öyle kara kaşımıza kara gözümüze, aa dur şu çocuklar sevinsin bunlara süper şahane teknoloji sunalım diye teknoloji sunmuyor öyle değil mi. Yani elinde b.ktan bir teknoloji olsa da bunu satabileceği kadar satar, ha ne zaman güçlü bir rakibi gelir vatandaşa çok daha iyisini sunar, o zaman o da rekabete girer. Kaldı ki zaten devasa işletmeler söz konusu olduğunda bildiğim kadarı ile bunların batmasına da izin verilmez, ``General Motors için iyi olan ABD için de iyidir´´ meşhur sözünü hatırlatırım. Devletler bu şirketleri korurlar (e yani serbest rekabet de bir yere kadar değil mi ;-) ta ki o şirketler yeterince güçlenip zaten yıkılmaz hale gelene dek.

Uzun lafın kısası ben arkadaşın şaşırmasına şaşırmıştım, ``vay adiler şimdiye kadar madem yapabiliyordunuz niye yapmadınız´´ e neden yapsın ki, adam sana satabildiği kadar satmaya çalışacak. Buyur becerebiliyorsan itiraz et, protesto et, kendin daha güçlü bir işletme kurmaya çalış, olmadı tüm sistemi değiştirmeye çalış, seçenekler bol. Siz istediğiniz kadar ahlaksızlık, piyasa hakimiyetinin kötüye kullanımı falan deyin, en nihayetinde bir işletmenin asal amacı kâr makzimizasyonudur, kısaca para kazanmaktır ve bu yolda her şey mübahtır (işletmenin uzun vadeli çıkarlarına zarar vermediği sürece ki yani bu da yine para kazanmakla ilgilidir).

Tekrar belirteyim ben insanların şaşırmasına, kızmasına falan şaşırıyorum, bazı şeylerin farkına varmak için illa böyle ekstrem, uç noktada örnekler olması filan mı gerekiyor? Kendi çevremize bakmak, yakın tarihimize bakmak yeterlidir diye düşünüyorum.

IBM, Vestel, Motorola, ve benzeri devasa, çokuluslu şirketler, evet elbette üretim maliyetlerini olabildiğince düşürmeye çalışırlar, bu yüzden misal bir kalemde 10.000 - 20.000 kişiyi işten çıkarabilir, daha ucuz emek var diye bir fabrikayı kapatıp hemen başka ülkede bir fabrika açabilirler. Zaten bu devasa firmalara tanınan bu serbestlik sayesindedir ki ekonomi yazarlarının ağzından düşürmedikleri söz ``aman ha, sermayeyi ürkütmeyelim, kötü çocuk olmayalım, yaramazlık yapmayalım´´dır. Tabii ki bu şirketler havadan para kazanmamaktadır, üretim yapmaktadırlar ve benim yazımda da havadan para kazandıklarına dair bir ima yoktur. Havadan para kazanlar herhalde borsacılar falandır ki yine bazı çok deriiiin ekonomi yazarlarına göre o da çok güzel bir şeydir çünkü yani finans hizmetleri de süper bir sektördür ve falanca ekonominin % bilmemkaçını hizmet sektörü döndürmektedir, ne kadar güzel ve kazançlı para hareketi olmaktadır ve bu yüzden buna da laf etmemek gerekmektedir.

Bu arada önemli not: Evrensel yasalar, fizik yasaları dediğimiz şeyler bile tartışılabilirken çok daha kaypak, birkaç yüzyıllık bir geçmişi olan ve belli toplumları, belli pazarları kapsayan bazı modelleri de ``yasa´´, ``bakın kitaplara ekonomi yasaları, bakın matematiksel formülleri de var´´ şeklinde öne sürmek kanımca çok tehlikeli bir yaklaşımdır. Nitekim bildiğim kadarı ile bizzat artık bu yaklaşıma karşı çıkan, bunu sorgulamaya başlamış olan iktisatçılar da çıkmaya başlamıştır. (Buradan yola çıkar, dünyanın gerçekleri söylemine varırsınız ki o zaman size sorarlar, ne güzel bir ideolojik kurgu yaptın, bize de öğretsene biz de yapalım. )

Ben de Google´ı destekliyorum ve dibine kadar rekabet etsinler, dünyayı ele geçirmeye çalışsınlar diyorum. Benzer şekilde Microsoft´u da, GNU/Linux üzerinden para kazanmaya çalışanları da destekliyorum. Madem düzen böyle buyursunlar hiç kimse elinden geleni ardına komasın, sonuç itibari ile bir dengeye varacağını falan sanmıyorum dolayısı ile neler olacağını merak ediyorum. Gerçi yine çok geriye ya da çok ileriye gitmeye gerek yok, mevcut ekonomik düzenin, krizlerin başımıza neler açtığı, dünyanın nerelerinde ne kadar sosyal problem yarattığını görmek için de Einstein olmaya gerek yok. Dünya alevler içinde ve biz üretim yapmaya devam ediyoruz. Hep birlikte neler olacağını göreceğiz.
0
revolte
Excite'da mail kapasitesini 125 MB'a çıkartıyor. Web Mail için tavsiye ederim. mail.excite.com dan giriş yapılıyor.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

İnteraktif pembe dizi!

larweda

Geçmiş yılların en başarılı komedi-dram filmlerinden biri olan Full Monty`nin yazarı Simon Beaufoy www.handbag.com bünyesinde dünyanın ilk interaktif e-mail dramasını başlatıyor. Bunun anlamı, insanlar olayın mailing listesine üye oluyorlar, ve hergün konunun gelişimi ve dizideki insanların ilişkileri hakkında e-mail üzerinde tartışıp konunun gidişatına karar veriyorlar. Bu sekiz hafta boyunca böyle sürecek ve sonunda tüm senaryosuna izleyicilerin karar vermiş olduğu bir dizi ortaya çıkmış olacak. Detaylı bilgi için: www.handbag.com/arts/emailsoap/

Her işe yarar network kablosu!

sundance

Yanında laptop taşıyan hemen hemen bütün ağ yöneticileri bir cross kablo bulundurur. Biraz abartanlar, bunu patch kabloya çevirecek bir çevirici de yapıp, ek aparatına bağlarlar. Öte yandan hala routerlara bağlanmak için terminal kablosu gerekir, bunların da cinsleri vardır vs. vs.

Bütün bunlardan sıkılan bir arkadaş 5'i bir yerde ağ kablosu projesini hayata geçirmiş. Projenin son aşamasını oluşturan loopback kablo test cihazını isterseniz ThinkGeek'den alabilirsiniz. Ya da oturup herşeyi kendiniz yapar, keyfini çıkartırsınız.

Internet üzerinde beyaz tahta

sundance

Bazen telefondaki birine tam olarak ne demek istediğinizi bir türlü anlatamazsınız. Şöyle bir kağıt kalem olsaydı da onun üzerinde çizerek gösterseydim dediğiniz olur. Bu amaçla üretilmiş bir sürü yazılım da var piyasada.

Ama ilk bağlantının kurulması, firewallda ayar gerektirmesi vs. derken çoğu oldukça kullanılmaz hale geliyor.

Öte yandan flash ile yapılmış bu beyaz tahta bu alanda birçok sorunumuzu pratik olarak çözecek gibi. (Digg sağolsun)

Last.fm Mağduriyetinden Kullanıcı Sendikasına

FZ

Biraz önce Replikas’tan bir şarkı dinledim bilgisayarımda. Bu sırada MP3 oynatıcıma eklenmiş bir yazılım ise arkaplanda bunu last.fm sunucularına haber vermekle meşguldu.

Günün her anı milyonlarca kişi milyonlarca şarkı dinliyor, ve aynen benim bilgisayarımın yaptığı gibi onlarınki de bıkmadan usanmadan dinlenen bütün şarkıları last.fm‘e haber vermekte. Yani last.fm kullanıcısı olan her dinleyicinin müzik zevki kayıt edilmekte.

Bu ölçekte ve güncellikte bir müzik dinleme verisinin neler için kullanılabileceğini burada anlatmaya lüzum yok. Herhalde en önemli ve en çok karşılaştığımız kullanım alanı, müzik yapımcılarının ve reklamcıların, biriktirilen bu toplu zekayı kullanarak daha da iyi hedeflenmiş kitlelere ulaşmaları.

Wikipedia'nın CD sürümü çıkıyor

dkoksal

Özgür ansiklopedi internetten CD'lere geçerek arşivlik bilgi saklamak isteyenler için üretiliyor.