E-Posta, HTML ve Gereksizlik Üzerine

0
sundance
E-posta, Internet'in belki de en çok kullanılan araçlarından biri. Taa ARPANET zamanlarından itibaren insanların haberleşmesi için kullanılan, daha sonra 70'lerin sonundan itibarense USENET vasıtasıyla çok daha geniş kitlelere ulaşan e-posta, hemen hepimiz için normal postadan daha önemli bir araç halini aldı.

Önceden tamamen text olan e-posta'lar, zamanla dosya naklini mümkün kılmak için attachment kabul eder bir hale geldiler. Uzun süre böyle devam ettikten sonra (bildiğim kadarıyla Microsoft'un bir hareketiyle) HTML e-posta kavramı geldi. Artık e-postamızda, süper html formatında yazılar, resimler, kimden geldiğini bile bilmediğimiz reklam bombardımanları ve katastrofik virüsler başgösterdi.

İyi de Laz'ın söylediği gibi "Şart midur ?"*
Günümüzde öyle bir yönelim var ki, fonksion çok uzun süre önce unutulmuş. Herşey estetik, herşey düşünce, ama bu düşüncelerin %90'ı da estetiğe, imaja yönelik düşünceler. Artık tuvalet kağıtları bile bazı estetik kaygılarla üretiliyor.

Bütün bunların bir uzanımını Internet'de görebiliyoruz. Mesela, ana amacı haberleşmek olan Internet %85 trafiğin MP3 olduğu bir dev müzik dolabına dönmüş vaziyette. Hanginiz hotmail posta kutunuzdan günde onlarca reklam, diploma teklifi vs. silmiyorsunuz ?

Multipart/alternative mail diye geçen bu format doğrultusunda e-postaların içine HTML sayfalar (ve dolayısıyla Java, javascript, ActiveX, vs. vs.) koyabiliyorsunuz. Temelde (bence) bir e-postanın HTML olması hiç de gerekli bir şey değil. Çünkü göndereceğiniz genelde on-yirmi satırı aşmayan bir bilgi, bunun için en az bir o kadarlık daha HTML format verisine ne gerek var ki ?

Diyelim ki sizin yollayacağınız bilgi şemalar vs şeklinde bir görsellik içeriyor. O zaman, gerekli grafikleri attach edip yollayabilirsiniz. Yine yerden kaybınız ve gereksiz trafik yaratmanız minimum düzeyde olur.

İşin bu kısmını geçince (bütün eski topraklar Internet üzerindeki aşırı trafikten yakınırken, nispeten daha yeniler de 'amaaan ne olacak ki, beş dakika daha fazla online kalırım veya 'bende DSL var' diye yaklaşmaktadır :) bir başka ciddi problem, son zamanlarda özellikle MS platformunda karşılaştığımız korkunç virüsler. Aslına bakarsanız e-postanın HTML olması demek (HTML'in uzanımları sayesinde artık uygulamalara evsahipliği yapan bir ortam olduğunu ve web tarayıcılarının da başlıbaşına platform sayıldığı günümüzde) makinanıza her e-posta ile bir uygulama yüklüyorsunuz anlamını taşıyor. Tanımadığınız kişilerden gelen e-postalardaki programları çalıştırmamak konusundaki hassasiyetinizi düşünün, html posta alırken aynı hassasiyeti gösteriyor musunuz bir de bunu düşünün ?

Hatta şimdi hemen hemen bütün e-posta sunucuları "html e-postaları text haline getirme ve bütün script dillerinden arındırma " filtreleri kullanmakta, ya da Trend Micro gibi firmalardan bu tür ürünler satınalma yoluna gitmektedirler. Sonuç olarak israf kötü bir şey ve bir işi, o işin hakkettiği zaman ve eforun üstünde bir zaman ve efor harcayarak (abartarak) yapmak, çok nadir olarak işe yarar, genellikle de insanın başına bela açar.

*Ekonomik durumun korkunç olduğu bir ülkede Laz'ın teki tutturmuş "Başbakan olacam" diye. Böyle dediğini duyan arkadaşları çekmişler kenara "Yahu Temel deli misin ?", Temel saf saf sormuş "Şart midur ?"

Görüşler

0
conan
Evek estetik kaygisiyla baslayan html mailler bugun bu amacindan tamamen sapmis durumda. Ve aslinda bu kadar populer olmasinin asil nedenlerinden birisi de bir suredir bahsetmek istedigim webbuglar. (Konuyu actigin icin saol sundance) :)

Bugun bir html email aldiniz diyelim. Gidin ve bu html mailin kaynak kodunu inceleyin. Iste mutlaka karsilasabileceginiz bir webbug ornegi (Ornegimiz adidas`in newsletter`indan aynen copy paste`dir...)
<img src=http://news.adidasus.com/kc1235385.856.0.-3.http%3A%2F%2Fus.yimg.com%2Fi%2Fmy%2Ftop7.gif WIDTH=1 HEIGHT=1>

Yani kisaca bu minik resim kodu (1 pixel ve muhtemelen de transparent) aslinda bir minik counter/tracker. Yani siz emailinizi aldiginizda ve okudugunuzda bu minik kod adidas`in serverinda bu kullanici bu emaili aldi, sekline bir ibare birakiyor. Yani bir cesit izleme modulu.

OK bunda ne var diyebilirsiniz ama acikcasi, ben bilmeden benim email okuyucumun gidip dunyanin bilmemneresindeki bir server`la iliskiye girmesini istemiyorum! :) Bence bu ciddi bir privacy ihlali.

Kaldi ki email okuyucusu adi ustunde olarak email okumaya yarar ama birgun gel buna otomatiklestirme adina program calistirma icgudusu yukleyelim dersen kullanicilarinin basina da belalar acmaya mahkumsundur. (ah M$ ah!) :)
0
conan
Bu arada soylemeyi unutmusum :) Cok güsel bir yazi hazirlamissin, ellerine saglik :)
0
sundance
Bu arada söylemeyi unuttum, bu konudaki rahatsızlığım, PERL çalışırken okuduğum bir makale de ortaya çıktı. Amca benim söylemeyi unuttuğum bir çok şeyi bile orada çok güzel dile getirmiş, hatta şahane çözüm bile sunmuş :)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Mikrohaber kapanıyor...

urxalit

Mikrohaber yaklaşık 2 yıldır her sabah uğradığım bir siteydi. Güzel seçilmiş haberler, yorumlar ve teknik makaleler vardı. Yazın haber eklemeyi kesmişlerdi, baktım aşağıdaki son haberi eklemişler.

Üzücü birşey tabi, umarım ileride böyle güzel siteler görebiliriz...

Onbeş satırda P2P uygulaması

sundance

Ed Felten, p2p'nin önüne geçilmesinin ne kadar zor olduğunu anlatmak için Python ile 15 (yazı ile onbeş) satırlık bir p2p uygulaması yazmış.

(Perl okunaklı değil, Python okunaklı diyenler özellikle okusun sınavda soracağız ne anladıklarını ;)

Yaratıcı beyinlerden yaratıcı çözümler.
İlgilenenler için 5K Javascript ile Wolfenstein ya da yine 5K'da Pron Sitesi

Türkiye'de 5 Milyon Internet Kullanıcısı: 2 Yılda %999 Artış

FZ

NTV'deki habere bakılacak olursa Dünya Bankası verilerine göre, Türkiye’de internet kullanıcılarının sayısı 3 yılda yaklaşık 9 kat arttı. Dünyada ise internet kullanıcı sayısı 183 milyondan 683 milyon kişiye çıktı. Dünya internet kullanıcı sayısındaki artış Türkiye’nin hayli altında kalarak yüzde 240 oldu. Ancak, bu rekor artışa rağmen, Türkiye’deki nüfusun halen sadece yüzde 7’si internet kullanıcısı.

Bilgisayar sahipliği açısından son yıllarda kaydettiği artışa karşın Türkiye, gelişmiş ülkelerine gerisinde seyrediyor. Dünya ortalamasında her bin kişiye 101 kişisel bilgisayar düşerken, bu rakam Türkiye’de 45 adette kalıyor.

Uzmanlar erişim ücretlerinin yüksekliğini internetin yaygınlaşmasının önündeki en önemli engel olarak görüyorlar. İskandinavya ve ABD başta olmak üzere Batı ülkelerinde internet erişimi için özel sektör şirketleri serbest rekabet halindeler. Kullanıcıları cezbetmek için şirketler, sürekli fiyat indirimi ve paket programlar sunan kampanyalar yapıyorlar. Şirketler arasındaki rekabet fiyatları düşürüken, internet kullanıcısı sayısı da artıyor.

Kaynak: http://www.ntv.com.tr/news/283591.asp?cp1=1

Microsoft IIS pazar payını %5 arttırdı bu ay!!!

sundance

Evet yanlış duymadınız, yıllardır Internet web sunucuları üzerine aylık araştırmalarını yayınlayan www.netcraft.com bu ayki araştırmasında 31,299,592 web sunucusunu inceledi.
Sonuçlar, Microsoft IIS ile sunulan web sitelerinde bir önceki aya göre %5`lik bir artış olduğu. İşin ilginç yanı bu %5`lik kayıp daha önce Solaris üstünde hizmet veren NameZero`nun Windows 2000`e geçmesi ve Network Solutions`ın Solaris ağırlıklı Digex`den Windows ağırlıklı Interland`e geçmesi sonucu oldu.

Neyse merak edenler için dakika ve skor ;)
Apache %58.73 - Microsoft %27.88

Türkiye Genel Bilgi Tabloları

fragile

Türkiye il -ilçe - plaka- telefon - postakodu tablolarını incelemek ve yararlanmak isteyenler için şöyle bir döküman halinde hazırladım. Dökümanın alt kısmında ise ufak bir e-devlet eleştirisi var.

Umarım beğenirsiniz.