Gmail Problemi(!)

0
e2e
Gmail'in "kişisellik"i ihlal etmesi, sınırsız disk alanı gibi özelliklerinden daha fazla tartışılmıştı. Ama tartışmalar bir süre sonra yerini tam bir sessizliğe bıraktı. Ama SecurityFocus'taki yazıdan sonra bu tartışmaların kolay kolay bitmeyeceği anlaşılıyor.

Google, mail mesajı-reklam ilişkisinde kişisel hakların gözardı edildiği, gizlilik ilkesinin yok sayıldığı eleştirilerine, "Mesajları insanlar değil, bilgisayarlar tarayacak" cevabını veriyordu. SecurityFocus'ta yazan Mark Rasch ise yazısında, "bir insan ya da insanlar tarafından yazılmış bir program; ikisi de aynı şey" diyor. Yazar, ayrıca bu tarz tarama sistemlerinin yeni bir Echelon işlevi taşıyabileceğini belirtiyor. Ve Google'ın bu politikasının ABD yasalarına da ters düştüğünü belirtiyor.

Görüşler

0
FZ
Sun Microsystems´in Yönetim Kurulu Başkanı Scott McNealy vakti zamanında demiş ki: ``you have zero privacy anyway, so get over it.´´ Yani, ``Zaten sıfır gizliliğiniz, özel iletişiminiz var, bırakın bu kişisel gizlilik muhabbetini.´´
0
e2e
Bu söz bana, -konudan bağımsız olarak- hiç hoş şeyler çağrıştırmıyor. Umarım siz de bu görüşe katılmıyorsunuzdur.
0
FZ
Bilakis acayip katılıyorum. Neyi kimden saklıyorsunuz? Cep telefonu kullanıyor musunuz? Büyük marketlerden herhangi birine düzenli olarak gidip alışveriş yapıyor musunuz? O zaman boşverin gizliliği falan. Hayır yani ben de kimsenin gelip benim postama bakmasını istemem. Ama öte yandan, ne gizliliği allahaşkına, Internet´te gezinirken ne kadar çok elektronik iz bırakılıyor hiç düşündünüz mü? Çoğumuzun adresi kaç spam veritabanında kayıtlı acaba? Internet üzerinden banka kullanıyor musunuz? Ben kullanıyorum, tüm ödemelerim, bir sürü alışverişim, kredi kartım filan. Her ay, banka sadece tek bir müşterisi hakkında binlerce farklı parametreyi kaydediyor.

Google mesajları tarayacakmış, içinde misal PC, programming, bilgisayar lafı falan geçerse sağda minik bir IBM reklamı çıkacakmış (ki yani ben de gmail kullanmaya başladım ve evet içeriğe göre reklam verme durumları var), e ne yapayım yani. O kadar kıllanıyorsam 15 farklı anonim proxy´den geçip, mesajımı da 4096 bitlik açık anahtar ile şifreleyip öyle yollarım karşı tarafa. Ya da gmail üzerinden steganografik araçlarla dosyaya iliştirip mesajımı öyle yollarım filan eğer bu kadar önemli ise.

Ama burada mevzu şu: Zaten deli gibi takip ediliyoruz, tüketim alışkanlıklarımız sürekli izleniyor falan. E ne yapalım, giderim köşedeki bakkaldan alırım ekmeği, içeceği filan, bunu yapabilirim yani.

Kaldı ki bana reklam gösterse n´olur göstermese n´olur. Yani IBM reklamı gördüm diye aaa, hadi gidip IBM´den ürün alayım falan diyip yüzbinlerce dolarlık ürün filan mi alıyorum? Ben zaten öyle yüksek mevkide bir adam değilim ki, zaten tüketim alışkanlıklarım da o adamlara göre saçmasapan :) Benim ne kadar kaotik alışveriş yaptığımı bilseler herhalde algoritmalarını gözden geçirirlerdi ama işte o zaman beni modelleyen algoritmalar da büyük bir kitleyi kaale alamayacağı için patlardı :)

Naçizane tavsiyem: Bir şekilde o tüketim istatistiklerini öğrenin sonra mesela yakın çevrenizdeki eşiniz, dostunuzu, amcanızı, dayınızı, alışverişe çıkan yengenizi falan eğitim bir süreliğine o istatistiklerin dışında bir şey yapsınlar sonra böyle tam bir trend oluşacakken yine bir değişiklik yapsınlar :-P O modelleme programlarını kullanan büyük firmalar da kafayı yesin mesela :-P Bi nevi sayısal fayt klap olayına girin mesela ;-) Ama oluyor mu? Olmuyor çünkü misal aylık geliri X değerinin üzerinde olan amcalarınızı, dayılarınızı, teyzelerinizi gidip aylık geliri X´in çok altında olan insanların aldığı temizlik ürünlerini, cipslerini almaya ikna etmeniz bir hayli zor.

Şeydan detayda saklıydı di mi? Şeytaan, şeytaan, hadi çık dışarıya oynayalım.

Ne diyorum ben yaaaa... :)
0
e2e
Aslında, "konudan bağımsız olarak" diye eklemiştim, sorun bu sözün arkasındaki mantıkta. Belki uçlaştırdığımı düşüneceksiniz ama ben yine de yazayım: Daha 2 ay önce, ABD askerlerinin Irak'ta yaptığı işkencelere belgeleyen fotoğrafların ardından, Celal Talabani, "Dünyadaki bütün ordularda var bu tür uygulamalar, ne var bunda, her ordu yapar bunu" demişti. Yani bırakın bunları konuşmayı falan... Ben mantık olarak hiçbir fark görmüyorum.

Elbette, yazdıklarınızın farkındayım. Google'a, ya da onun reklamlarına değil lafım, öyle ya, PİYASA bu, adam para kazanacak değil mi? Lafım bunu kanıksayanlara, sanki böyle olmazsa bu işler yürümezmiş gibi düşünenlere. Ben "isteyen kullanır isteyen kullanmaz" da demiyorum, "Kullanmayın" diyorum. Önce "Biri Bizi Gözetliyor" evindeydi kameralar, şimdi bütün sokaklara koyacaklarmış. "İzlemeyin" dedim ama... Birkaç yıla kadar köşede bakkal falan da kalmayacak.

Ey "PİYASA" sen nelere kadirsin! "Durum budur kardeşim, bu işler böyle, sen ayda mı yaşıyorsun!" Ne yani, şimdi izlenmek istemiyorsam iletişim kurmamalı, alışveriş yapmamalı, hatta sokağa bile çıkmamalıyım öyle mi? Eh bana müsaade, şu Boğaz Köprüsü'nün yüksekliğine bakıp geleyim bir.
0
FZ
ABD askerlerinin Irak´ta yaptıklarına dair fotoları ilk gördüğümde aklıma ilk gelen, ``aaa, tıpkı bizim ülkemizdeki gibi, yurdum hapishanelerinde, askeri hapishanelerinde falan kalan insanların anlattığı gibi, ne kadar benzer uygulamalar!´´ gibi şeyler olmuştu. Talabani haklı olsa gerek, şaşıracak çok fazla bir şey yok. Kınanacak, protesto edilecek çok şey var ama şaşırmak, yani ancak ilk defa karşılaşılıyorsa gerçekleşecek bir şey. Bu durumda ben belli bir yaşı geçmiş insanların şaşırmasına şaşırırım! Demek ki hala bazı şeyleri öğrenememişler. Şaşırmamak lazım, bilmek ve farkında olmak ve sonra da engellemek için çaba sarf etmek lazım. Talabani´nin sözlerinden öğrenilecek çok şey var, tekrarlayalım ``dünyanın tüm ordularında bu tür uygulamalar vardır´´. Bu cümleyi kendi kendimize söyleyelim, üzerinde düşünelim. Savaş nedir, ordu nedir, haklı savaş, haksız savaş filan, nedir bu kavramlar, oluyor mu filan. Şiddet üzerine bir düşünelim. Meşru şiddet nedir, oluyor mu meşru olanı, terör nedir, kimin tanımına göre terördür değildir, aslen kime nasıl hizmet eder o tanımlar falan. Şaşırmayalım, oturup bir düşünelim.

Köşedeki bakkala gelince valla 10 vakanın 9´unda ben köşedeki bakkalı tercih ederim Carrefour´a, falancaya filancaya. Neden, çünkü:

- Köşede, daha yakın.
- Daha ufak, aradığımı kolayca buluyorum, koca bir market arabası ile fellik fellik gezinmem gerekmiyor, daha az stresli.
- İnsani iletişim var, yani işte para çıkışmaz ise sorun değil, zaten yakında oturuyorum, yerim yurdum belli, 5 yıldır oradan alışveriş yapıyorum, sonra gider öderim, sorun olmaz.
- Köşede olduğunu söylemiş miydim? Yol parası falan vermiyorum yani. Telefon da edebiliyorum, eve kadar getiriyor siparişi.
- Fantastik indirimleri falan yok belki ama diğer özellikleri ile bunları telafi ediyor.
- Beni deli gibi gözetlemiyor, yani gözetleyecekse zaten fiziksel olarak gözetler ama benim tüketim alışkanlıklarıma dair hırs küpü emeller beslemiyor.

İzlenmeye gelince, bir bakıma, hakikaten yaa, gelsinler beni ve arkadaşlarımı kaydetsinler, Türkiye´ye izletsinler, BBG´deki salak muhabbetlerden çok daha güzelini, çok daha eğlencelisini ben arkadaşlarımla yapıyorum, evet Türkiye beni ve benim çok sağlam, akıllı arkadaşlarımı, bizim muhabbetlerimizi izlesin, hem eğlenirler hem de arada üç beş bir şeyler kaparlar bizden, beyinlerini doldururuz bir miktar, ben zaten böyle bir şey talep ediyorum, buyursunlar yiyorsa bizi kaydedip millete izletsinler! ;-) Hodri meydan! Çok alçakgönüllüyüm değil mi? Yok valla, hiç de alçakgönüllü olmaya gerek yok çünkü henüz alçakgönüllü olmamı gerektirecek kadar büyük işler başarmadım!

Bu arada eğer Boğaz Köprüsü´ne gideceksen acele et, malum NATO zirvesi var, o tarihlerde en ufak bir ani hareketinde seni uyarı ateşi ile farklı dünyalara gönderebilirler, ne de olsa uluslararası güvenlik söz konusu.

Google´a da helal olsun diyorum, şimdi kazandıklarının 10 katını filan kazansınlar diyorum :) Tüm Interneti ve tüm dünyanın e-postasını indekslesinler diyorum! 200-300 doktoralı eleman çalıştırıyorlarmış, yetmez, daha çok kazansınlar, daha çok ve akıllı adam çalıştırsınlar diyorum. Bilgi nasıl güce dönüşüyormuş, 10-15 yılda nasıl bir imparatorluk doğuyormuş görelim.

0
bm
Ben gerek gmail, gerek hotmail, gerek diger problemli servislerle haberlesmeyen, bu servisleri kullananlarla haberlesmeniz gerekince onlara bir URL yollayip mesaji kendi sitemizden okutan, sifir reklamli, kanuni olmayan herhangi bir devlet mudahalesinden de bagimsiz (arzu ederseniz yurt disinda) bir e-mail servisi hazirlamaya talibim. Kac para verirsiniz buna ve kac kisisiniz? Gmail/yahoo/hotmail varken niye para vereyim mi diyorsunuz? Pardon o zaman.

Buradaki buyuk tehlike bu servislerin sizin yazismanizi taratmasinda degil, devleti bunlari duzenlesin diye sektorun sirtina cikartmakta. Bir sayfa kullanici sozlesmesini dikkatli okumayan insanlar, devlet bu servislere mevzuatla karismaya baslayinca o mevzuati kontrol edecekler mi? Devleti herhangi bir memlekette soktugumuz yerden bir daha kolay kolay cikartabilmis miyiz? PIYASA diye buyuk harfle yazmak iyi de, bunun alternatifi hic hos degil. Piyasanin sundugunu begenmiyorsaniz bu size piyasanin en buyuk oyuncusu olan tuketici/halk ile ayni degerleri paylasmadiginizi da gosterir. Ayni halkin devleti buyuk ihtimalle sizi bin beter edecektir. Nette size teklif ettigim imkan bugun var, yarin muazzam mevzuat yuku girince o imkan da kaybolur.

Iskence isine gelince, bu konuda dehset ve hayretlere dusup cala kalem yazan yazarlarimizin fikri ahlakini ortaya cikartti bence. ABD'dekilerin de. Bunun buraya varacagini kuleler indigi dakika orada umuma acik kanallardan zaten bir suru insan soyledi (ben mesela Alan Dershowitz'in '60 Minutes'den evvelce de hep soyledigi iskence ile ilgili fikirlerini halka anlatma firsati buldugu hatirliyorum. Oradaki arkadaslar da hatirlayacaklardir).

0
mentat
yahoo'da yillardir ben turkce reklam goruyorum. hede sigorta falan, ayni sey degil mi sonucta o da?

ayrica "bir insan ya da insanlar tarafindan yazilmis program" kadar sacma bir yorumu da ciddiye almak bile bana anlamsiz geliyor.

sonucta benim yazismalarimin kayitlarinin ucuncu sahislarin eline gecmemesi, benim aleyhime kullanilmamasi onemli benim icin. (ki ucretsiz mail servislerinin hepsi icin bu aynen gecerli.) ama sanirim gmail'in buna benzer bir etkisi olabilecegini kanitlayan birsey yok ortada..

fz'nin alintiladigi gibi, zaten otomatik reklami suratima yemek cok da onemli degil. nasilsa o sayfada bir reklam zaten kesin beni bekliyor.
0
e2e
yahoo'da yillardir ben turkce reklam goruyorum. hede sigorta falan, ayni sey degil mi sonucta o da?
Aslinda tam olarak değil. Bahsettiğiniz reklamlar, bulunduğunuz ülkeye göre yapılıyordu. Ama burada durum farklı, direkt yazdığınız mesajın içeriğine göre geliyor.
ayrica "bir insan ya da insanlar tarafindan yazilmis program" kadar sacma bir yorumu da ciddiye almak bile bana anlamsiz geliyor.
Sanırım burada, google'ın, "Başkalarının sizin mesajlarınızı okuması gibi bir durum sözkonusu değil, bunu bilgisayarlar yapacak" yollu açıklamasına bir eleştiri var. Yani "takip edecek bu bilgisayar programlarını da insanlar yazıp, takip etmiyor mu?" denmek isteniyor.
fz'nin alintiladigi gibi, zaten otomatik reklami suratima yemek cok da onemli degil. nasilsa o sayfada bir reklam zaten kesin beni bekliyor.
Sorun sadece reklam sorunu değil. Tüm maillerinizin öyle ya da böyle takip edilmesi, izlenmesi.
0
bio
Evet de GMail sadece bu isi yaptigini acikca soyleyen ilk e-posta saglayicisi... Digerlerinin de yapmadigini/yapmayacagini garanti etmenin hicbir yolu yok. Yani Hotmail'in simdiye kadar Echelon/Carnivore benzeri, mesajlarda belirli sozcuklere rastladiginda CIA'e haber vermedigini kim bilebilir?
0
ocean
Şahsen kullanıyorum ve memnunum
0
yuxel
Mail savaşları - Bölüm 1
Hotmail, gmail'den mail'leri blokluyor, yahoo ise gmail davetlerini (invites) bulk (spam) klasörüne taşıyor.


slashdot [slashdot.org]
0
bm
Yahoo Turk Telekom IP'lerinden gelenleri bluk kalsorune atiyordu iki ay evvel. Hotmail ise tamamen yok ediyordu kesinlikle SMTP 5XX veya geri mail yollmadan. (Ben yahooyu biliyordum, hotmail kullanan arkadaslarim bana kufur etmeye baslayincaya kadar bu derece kepaze olacaklarina ihtimal vermemistim).

Mail isinin suyu cikti. Teknik adamlar belki bir araya gelip kendi root DNS serverlari dahil, eski internete banzeyen bir duzen kurmalilar? (Bu tesebbusler var ama biraz hayal tabi).
0
sametc
evet doğru yahoo da bulk bolumunde duruyor gmail daveti bende davet edildim de ;) ama 1 gb bana gore ciddi abartı yani hadi bir mailin 1 mb olsa 1000(gmail de 1000 mb alan diyorda ondan)mail demek kim takip edebilir ????? cidden fazla 1000 mb ankette 5 gb yer ayıran varmıs abi ne işe yarar ;)
0
yuxel
Mail savaşları - bölüm 2
Zdnet'e göre hotmail, 2 megabyte'lık ücretsiz servisini 250 MB'a, 10 megabyte'lık ücretli servisini de 2 gibabyte'a çıkaracakmış. Değişikliklerin Temmuz'a doğru yapılması bekleniyor.
0
Challenger
Ben haber yollarken bölüm 3 demiştim. Ne yapacaz şimdi?

Şaka bir yana bu iş iyice kızıştı. Gmail' e benzer reklam şeklinin diğerlerinde de başlayacağını düşünüyormüyor değilim.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

MS Windows ve GNU/Linux'a Bulaşabilen Virüs Yazıldı!

maeqlin

Antivirüs yazılım firması Kaspersky tarafından tespit edilen ve duyurulan virüs hem MS windows hem de GNU/Linux yüklü sistemlere bulaşabiliyor.

Kaspersky tarafından duyurulan virüsün iki ismi var; Virus.Linux.Bi.a / Virus.Win32.Bi.a. Virüsün herhangi bir zararı dokunmuyor yine de bunun bir "proof of concept" tarzı bir virüs olduğu, koduyla oynanarak zararlı hale getirilebileceği belirtiliyor. Virüsle ilgili daha çok bilgi bu adresten edinilebilir.

GNU/Linux ve Güvenlik

anonim

Türkiye Linux Kullanıcıları Derneği işbirlğiyle gerçekleştirdiğimiz Linux eğitimlerinin 4. kısımı olan " Linux ve Güvenlik " semineri 5 Mayıs 2009 Salı günü Kadir Has Üniversitesi, Kadir Has Kampüsü , Cibali Salonunda yapılacaktır.

Bilişim Güvenliği Kulübü (BİGUK)

Tarih: 5 Mayıs 2009
Saat:12:00-15:00
Yer: Kadir Has Üniversitesi , Kadir Has Kampüsü, Cibali Salonu- Fatih /İstanbul Ulaşım Düzenleyenler: Bilişim Güvenliği Kulübü-Türkiye Linux Kullanıcıları Derneği
Konuşmacı: Bora Güngören (Bora Güngören kimdir?)

Kötü adamlar ve arka kapılar

sundance

Uzun bir süreden beri (Truvalılardan bu yana ;) hileli oyuncaklar hep güncelliğini korumuşlardır. Truva şehrinin düşmesinden, James Bond numaraları ile çeşitli sırları ele geçiren casuslara kadar tarih boyunca, asıl amacını gizleyen aletler hep büyük avantaj olmuştur.

Son yirmi yılda ise, bilgisayarın ve ağların yaygınlaşması ile, bu eski hileli savaş araçlarının yerini sistemdeki zayıflıklar, belli bir işi görüyormuş gibi davranan ama arka planda başka numaralar çeviren programlar almıştır. Tacettin Karadeniz arkadaşımız da, sözkonusu zayıflıkları sağlayan Arkakapıları [Backdoor] anlatan enfes bir makale yazmış, ilgi ile okuyoruz.

Symantec´ten İnternet Güvenliği Tehditleri Raporu

Nightwalker

Internet güvenliği çözümleri alanında dünya lideri olan Symantec, siber güvenlik eğilimleri hakkındaki en kapsamlı analizleri içeren Symantec Internet Güvenliği Tehdit Raporu’nu yayımladı. 30 terabyte’dan fazla veri incelemesinin sonucu olan bu raporda, ağ-bazlı saldırı eğilimlerine, zayıflık tespitlerine ve kötü niyetli kodlara yer verilmektedir.

İstanbul´da Siber Savaş (Hacking) Yarışması!

FZ

SİBER SAVAŞ OYUNLARI 2002 Başlıyor!

Sizleri, bilgisayarları korumak ya da güvenlik önlemlerini aşmak konusundaki becerilerinizi bir eğlenceye dönüştürecek "Siber Savaş Oyunları 2002"ye katılmaya davet ediyoruz.

Bilgisayar güvenliği alanındaki deneyiminizi göstermeye hazır mısınız?

19-21 Aralık 2002 tarihlerinde Istanbul Harbiye Kültür Merkezi (Askeri Müze)'de gerçekleştirilecek "VIII. Türkiye'de Internet Konferansı" (inet-tr'02) kapsamında düzenlenecek Siber Savaş Oyunları yarışmasında iki seçeneğiniz var: