Enigma´dan sanal klavyeye(!)

0
bmg
Bu sabah ATV haber programında hacker'lara karşı geliştirilen yeni bir güvenlik önlemi duyuruldu. İlk önce 2. Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren, ünlü Enigma şifreleme tekniği ve etkileri bir kaç dakika boyunca anlatıldı. Sonra teknolojinin gelişmesine paralel olarak özellikle bankacılıkta ortaya çıkan risklerden ve key-logger programlarının tehlikesinden bahsedildi. Key-logger'lara önlem olarak da bankalar Enigma sisteminden esinlenerek- yanlış hatırlamıyorsam- sanal klavye diye birşey bir şey geliştirmişler. HTML butonlarına tıklayarak, javascript yardımıyla, form alanlarını doldurabiliyorsunuz. Böylece klavyeye dokunmadığınız için key-logger'lardan korunmuş oluyorsunuz. Konu bunun ne kadar güvenli olduğu değil. Ne Enigma'sı ya?!?!

Görüşler

0
anonim
YAklasik on dakika kadar cesitli Hollywood goruntuleri esliginde ikinci dunya savasi tarihi serettikten sonra (bir alman denizaltisindan ele gecirilen enigma makinesi ,matematikcilerden olusturulan sifre kirici grup vsvs) birden sanal banka subesine gecis cok garip oldu. Bir de Enigma ile bir harfin bir katrilyon degisik sekilde kodlanabilecegini soylediler. Enigmanin ciktsi da harfler olduguna gore sadece alfabe deki harf sayisi kadar degisik kodlama yapilabilmesi gerekmez mi?
Programcilarin key-logging problemini cozmek icin Enigmadan nasil esinlendikleri ise ayri bi soru?
AAAA TEEE VEEEE seyrediceksinizz!
0
FZ
Harfleri harflerle birebir eşleştiriyorsan elbette bir harf alfabendeki harf sayısı kadar farklı şekilde kodlanabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken mesele şu: Misal düz metinde yer alan ALMALIYIZ sözcüğünü ENIGMA'ya girdiğinizde ürettiği çıktıda, birinci ve ikinci A harflerine karşılık gelen şifrelenmiş harfler AYNI OLMAK DURUMUNDA DEĞİLDİR. Dolayısı ile akıp giden metinde aynı harf sürekli başka başka harflere tekabül eder, bunu ENIGMA makinasındaki elektromekanik çarklı sistem sağlar ve bu da şifreçözücülerin işini zorlaştırmıştır. Hatırladığım kadarı ile önce 3 çark ile kullanılan orjinal ENIGMA makinası, Almanların müttefiklerden şüphelenmeleri üzerine 4 çarklı hale getirilmiş (donanma versiyonu?) ve deşifre etme işlemi, anahtarı bilmeyen biri için iyice güçleştirilmiştir.

Programcıların klavyenin dinlenmesi problemini bundan esinlenerek çözmelerine gelince, valla söz konusu ESİN olunca pek de mantık aramam :) Ama tabi i bir de o programcılara sormak lazım, hakikaten de esin kaynakları Enigma makinesi miymiş? ;-)
0
anonim
bir karakteri birden fazla karakter temsil ediyor olabilir...
0
FZ
Hatırladığım kadarı ile durum bu değildi.
0
bmg
pardon ya yanlış yoruma cevap yazmışım...
0
FZ
Kast edilen bu olsa gerek. Benzer şeyi bir süredir Garanti Bankası da kullanıyor. O kadar da yeni bir durum değil yani.
0
anonim
Zaten hatirladigim kadariyla FM'de de yer almisti sanal klavye
0
FZ
En nihayetinde ATV seyrediyorsun yani bir belgesel kanalı falan değil :) Ben olsam o kadar şaşırmazdım.
0
bmg
evet ama koskoca ulusal TV kanalı. halen acaba ben mi aradaki ilişkiyi kavrayamadım? diye düşünüyorum!
0
FZ
Koskoca derken kast ettiğin harcanan paralar ise evet, haklısın. Ama büyüklük ile kast ettiğin, kalite ile kast ettiğin içerik, dürüstlük, habercilik vs. ise o zaman biraz durup düşünmen gerekir bence.
0
urxalit
Buradan ATV´de de fare tutmayı bilmeyen, klavyeyi sdece iki işaret parmağıyla birden kullanan ve daha vahimi word´te yazdığı yazı yazıcıda bastıktan sonra istediği yerlerin altını kalemle çizen insanların çalıştığı sonucuna varabiliriz.. :)
0
anonim
annem fircayi basti bu haberi izleyince bana:)
bak kac senedir bilgisayarla ugrasiyorsun bak neler yapmislar sen hic bisi demezmi:)
gelde aciklama yap :p
uleyn atv duduk kanal
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Matematiksiz Eğitim

FZ

Radikal'deki habere göre 2004 yılı Liselere Giriş Sınavı'yla ilgili 'skandallar' bitmek bilmiyor. 64 bin 598 öğrencinin 'sıfır' puan almasıyla Türk eğitim tarihine geçen bu sınav sonucunda, matematikten 'bir tek net bile yapamayan' öğrencilerin, Anadolu liselerine '1.' olarak girebildiği belirlendi.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2004 yılı LGS sonuçlarına ilişkin istatistik çalışması, 'seçkin' sayılan bu liselere girmenin aslında sanıldığı kadar zor olmadığını gösterdi. Sınavda Türkçe (25), matematik (25), sosyal bilimler (25) ve fen bilimleri (25) dallarında toplam 100 soru soruldu.

Buna göre, Erzurum'un Hınıs, Afyon'un Çay, Bilecik'in Gölpazarı ve Van'ın Erciş ilçelerindeki Anadolu liselerine 'birinci' olarak giren öğrencilerin dördü de LGS'de matematik sorularından bir net bile çıkaramadı.

Taban puanı en düşük Anadolu Lisesi Çankırı'daki Çerkeş Anadolu Lisesi oldu. Bu okula son sıradan giren öğrencinin puanı 482.866. Bu öğrenci toplam 100 sorudan dört netle Anadolu lisesine kaydını yaptırdı. Öğrencinin matematik neti -5, Türkçe neti ise -2 olarak gerçekleşti.

Kaynak: Radikal

Avrupa'dan 'Memleket Manzaraları'

feran

Bu da Avrupa'dan "memleket manzaraları"nın nasıl göründüğü...

http://forums.ft.com

0.006 oranından 0.02 oranına çıkabilecek miyiz?

FZ

AB'ye tam üyelik çerçevesinde 20 Ekim'den beri "bilim araştırma" ve "eğitim kültür" başlıklarında Brüksel ile yapılan tarama müzakerelerinin ilk sonuçları çıkmaya başladı. Brüksel AB standartlarını ve 2010 yılı hedeflerini anlattıktan sonra, Türk heyeti de hedefler doğrultusunda Ankara'nın eksikliklerini sıralayan raporlar hazırladı.

Türkiye, mevcut durumda binde 6 olan bu oranı, 2010 yılında yüzde 2 seviyesine çıkaracağını ilan etti. Ancak Ar-Ge'ye daha fazla ödenek ayrılsa bile araştırmacı kadrosu olmadan bu ödenekleri etkin kullanmak olanaksız.

Başka türlü bir Kablonet hikayesi...

sundance

Bundan bir iki ay kadar önce Kablonet`in abone kullanıcı hızlarını sözleşmede yazdığı gibi 64/16`ya düşürmesinden dolayı bir sürü tepki yeralmıştı bu sayfalarda.

Bu yüzden mecburiyetten bile olsa Kablonet alırken kafamda bir soru işareti vardı. Hoş benim gibi devamlı Internet`de olan birisi için 24 saat 8K down`da gayet iyi bir hızdı ama, yine de tekrar indirirlerse diye düşünmekteydim.

Başvurusunu yaptıktan dört gün sonra Kablonet kurulup, anında online olunca ise Türk insanının ne kada nankör olduğunu bir kez daha gördüm. Hattın 64/16 olmaması bir yana 128K diye geçen DSL hattından bile daha hızlıydı. Fakat nedense zamanında ortalığı velveleye verenlerin bir tanesi bile bizleri bu gelişmeden haberdar etmeye zahmet etmemişti...

Sadun'un Dönüşü

auselen

'Return of the Jedi' tadında bir başlıkla bildirmek isterim ki, Sadun Özkaya yeniden yakalandı. Kendisi kim miydi?