En zayıf halka Win9X... Güle güle

0
elrond
Bildiğim kadarı ile şimdiye kadar resmen dile getirilmedi 9x kodlarının geliştirilmeyeceği. Ancak yeni Office sürümü ile gelen sistem ihtiyaçları listesi Netteki forumlarda 9x in drop olacağının kesinleşmesi olarak yorumlanıyor.

Office 11, Win2K SP3 ve WinXP üzerinde çalışacak sadece. 9x, ME ve WinNT4.0 yeni office sürümünü çalıştırmayacak.

Tabi kurumsal müşteriler için bu çok can sıkıcı. Diğelim ki 1000 adet WinME lisansı aldınız. ME nede olsa yeni sayılabilecek bir OS. Office 11 i beğendiniz almak istiyosunuz fakat o da ne WinME lisanslarınız elinizde patlamış durumda. Kötü tabi.
Bu durumda bazı müşteriler alternatif Office paketlerine yönelebileceklerini söylemişler. Bu noktada benim yorumum; delimisin kardeşim 1000 tane makinaya nediye başka bir Office paketi kurma maliyetlerine gireceksin ki?

Kurumsal ortamda her değişiklik alt düzey kullanıcıların problemleri olarak size geri döner. Office XP`de dur işte madem öyle. 2 sene sonra Office 11`e geçersin. Hem Office XP`yi bedava almadıklarına göre bunu çöpe atmalarının finans direktörlerinin canını sıkması olasılığı çok yüksek. Kurumsal firmaların böyle sürrealist tehditleri iyice garipleşmeye başladı.

Son zamanlarda her yerde bak Linux`a geçeriz tehtidi savuran yöneticiler görüyorum. Geç kardeşim konuşacağına ne duryorsun diyince tutukluk yapıyor arkadaşlar. Linux`un kurumsal pazarda Windows`un yerine alabileceği gerçekten karlı olabilecek tonlarca nokta var server tarafında. Ancak client olarak hala PC kullanıyorsanız ve Excel de toplama yapmayı 3 senede öğrenmiş yüzlerce çalışanınız varsa o adamlara nasıl kullandıracaksın Linux desktop`ı. Ben bunu bir türlü anlamıyorum.

Neyse haber saptı özet şu Office 11 Win9X`te çalışmayacak ;-)

Görüşler

0
anonim
Merhaba,

Linux masaüstünde ciddi bir alternetif olabilecek seviyeye geldi denebilir. Özellikle Excel' de hesap yapmayı 3 senede öğrenebilmiş düşük zeka seviyesinde çalışanları barındıran bir iş yeri için masaüstünde Linux can simidi olabilir. Evet, alışkanlılardan vazgeçmek ciddi sancılı bir süreçtir; ama bu sadece alışkanlıklardan vazgeçme sürecidir.

Sunduğu güvenli ve ölçeklenebilir bilgi işlem altyapısı ile Linux küçük-büyük tüm ofislere daha kolay yönetilebilir, daha güvenli, kaliteli ve ucuz bir alternatiftir.

OpenOffice ile tüm MSOffice döükamlarınızı dil problemi yaşamadan açabilir, yeni ürettiğiniz dökümanları MSOffice formatlarında kaydedebilirsiniz. Samba ile WindowsNT ya da ActiveDirectory ağlarına üye olarak girebilir; ya da bu ağlarda domain controler olarak bir LinuxBox çalıştırabilirsiniz. OpenOffice dışında AbiWord, KOffice gibi yazılımların da MSOffice tam/yarı uyumluluğu bulunmaktadır. Ayrıca Wine emulatoru ile MSOffice' i ya da örneğin Internet Explorer' ı bir Linux sistemde çalıştırmak mümkün.

Ülkemizde Linux' u son kullanıcılarının önünde işletim sistemi olarak koyan oldukça çok sayıda firma var. Bir çok k12 okul, üniversitelere, holdingler, bazı bakanlıklar, Hazine ve Dış Ticaret müsteşarlıkları ve Merkez Bankası bunlara birkaç örnek.

Benim 3 yaşındaki kızım doğuduğundan beri evde Linux' u gördüğü için, şu anda masaüstü işletim sistemi olarak Linux kullanıyor ve hiç de zorlanmıyor. Bir arkadaşımın öğretmen olan annesi yine Linux kullanıyor ve Windows98' i çok zor ve kullanılamaz buluyor.

Dediğim gibi, Linux size son derece kaliteli bir yazılım ortamını oldukça ucuza sunmaktadır.

GPL lisanslı yazılım üreten tüm yazılım geliştiriciler, yazılım üzerindeki haklarından adını sanını bilmedikleri 'sizin' için vazgeçiyorlar.

Size ait olanı kullanmak yerine kalitesiz yazılımlara kamyon yükü para vermek bir zaman sonra 'alışkanlık'la bile açıklanamaz olacak.

Sevgiler,

Barış Özyurt
baris@tuxworkshop.com
0
elrond
Burda enteresan nokta hep MS ile ile uymlu olmaya çalışmak; MS Office dokümanlarını açmak, IE yi emu ile çalıştırmak, Samba ile güvenli olmayana yollar ile AD ye login olmak filan benim bir sistem yöneticisi olarak tercih etmeyeceğim bir şey. Çünü bunun orjinali hepsinden iyi çalışıyor. Kimse Office XP ile OpenOffice' i karşılaştırmasın lütfen.

Ha şunu dersen: AD filan yok attık, Kerberos Real mimiz var, OpenLDAP kuracağız, Dosya paylaşımı için NFS kuracaz, LinuxBOX firewall war, Internal DNS imiz Bind 8.1.x Linux ta; *.doc, *.xls bizi ilgilendirmez başka standardımız var.

Ozaman helal olsun adam ciddiymiş derim. Yoksa bir tafından sürekli MS ürünlerine uyumlu olmaya çalışmak hatta taklit etmek kimseye fayda getirmez. (bir ayağın çukurda olma durumu) *.doc herzaman bir MS formatı olarak kalır ve siz MS in yapacağı her değişiklik için kasar durusunuz ulan Office 11 in dosyasını benim uygulama nasıl formatlayacak diye.
0
Maverick
MS`un kütlesel yaygınlığı ona aynı zamanda bir eylemsizlik de kazandırıyor. Sanki MS Win 9x i desteklemeyi bıraktı diye herkes XP kullanmya başlayacakmış gibi yaklaşım algılıyorum ve buna gülüyorum. MS ne çıkarırsa herkes ona geçer, standartları MS koyar, GNU/Linux arkadan nal toplar devrinin geçtiğini düşünüyorum artık.. 2003 GNU/Linux'un yılı olacak.. Bir de boşuna uğraşmayın MS`la özgür yazılımı birbirinden soyutlamaycağız. Wine`la, Cygwin`le, Samba`yla, Mozilla`yla, GPL doğal win32 uygulamarıyla, ve daha niceleriyle ikisini birbirine karıştırıp çorba yapacağız. Sonra da afiyetle içeceğiz. (Öğle yemeği vakti geldi galiba) :^)
0
anonim
Nedir anlatmak istediğiniz, anlayamadim.

Evet, MSWord dünyanin en cok kullanilan metin editörüdür ve bu formatta üretilen bir dosyayi acabilmek ona alternatif olmaya çalışan bir yazılım için hayati önem taşır. Geçişi kolaylaştırmak ve veri paylaşımını mümkün kılmak için.

Tescilli bir yazılım tekeli olarak Microsoft, en çok güvendiği sistem değişikliklerinin tamamını kendi dışından alıyor. İşte ActiveDirectory. Kerberos Microsoft laboratuvarlarında mı geliştirildi? Ya da AD' nin üzerine oturtulduğu LDAP protokülne, MS ' nin teknik anlamda kattığı en ufak bir gelişme var mıdır?

Microsoft alır, yontar, kodunu saklar ve satar. SAMBA ile SMB bağlantısı yapmanın nasıl bir güvenlik açığı oluşturacağını belgeleyebilir misiniz? Budur efendim, teknik olarak güvensizdir diyebilir misiniz?

Linux hem kendi protolollerini geliştirdi ve bunları dünya standartı yaptı, hem de MS tarafından piç edilen protokol ve uygulamalara da uyumlu oldu.

Linux ve GPL lisanalı yazılımlar sizin babanızın malıdır. Size aittir. İstediğinizi yaparsınız; alır, değiştirir, dağıtır, satar ya da sadece kullanırsınız. Size ait olanı geliştirmek ve kullanmak yerine 'gavur yapmiş aaabi' demek sizi ve tartıştığınız herkesi yaratıcılıktan uzak bir kıraathane atmosferine taşır.

Türkiye Rönesansı kaçırdı, sanayi devrimini kaçırdı, şimdi de dijital evrimi kaçırıyor. Üretmeyn, sadece yalanarak bakan ve tüketen bir dijital çağ toplumu asla ileri bir toplum olamaz. Bizim pozisyonumuza yakın tüm gelişmekte olan ülker master planlarının göbeğine açık kaynak kodunu oturtarak teknolojik gelişmelerinde sıçrama yapıyorlar.

İşte Hindistan, Almanya, Danimarka, Finlandiya, Hollanda, Çin...


Sevgiler,

Baris Ozyurt
baris@tuxworkshop.com
0
anonim
Sevgili Barış bu tartışmaları buralarda çok yaptık, %100 eminim ki elrond da bu söylediklerinin hepsini ezbere biliyor. Ama o zaten Linux'un teknik kapasitesini ve potansiyelini tartışmıyor. Dünyada kurulu bir düzen var ve bu dünya developer sandalyesinden göründüğü kadar işlerin kolay yürüdüğü bir yer değil. Microsoft ürünleri ofis ortamında yalnızca Türkiye'de değil bütün dünyada ezici bir standart üstünlüğüne sahip. Bu durum karşısında bırak insanları alışkanlıklarından komple vazgeçirmeyi, bir OpenOffice dosyasını Excel formatında nasıl kaydedip dış dünya ile paylaşacaklarını bile anlatırken ciddi direnç ile karşılaşıyorsun. Bu adamın karşısına Linux ile çıktığında neler olabileceğini düşünmek bile istemiyorum. Kaldı ki birçok IT için şu gerçek bile yeterlidir: Deli gibi uğraşıp hepsine OpenOffice öğretsem bile benim ne gibi bir kazancım olacak? Word-Excel kurarsam kullanıcılar kendi beceriksizlikleri yüzünden bana ağlayamazlar, çünkü bunlar dünyada standart uygulamalar ve işe girerken bildiklerini tahahhüt ettiler. Ama bir tarafımı da yırtsam OpenOffice bunlarla birebir uyumlu diye, en ufak problemde kullanıcılar başıma ekşir, biz Microsoft biliriz bunları bilmeyiz, bu yüzden çalışamıyoruz diye ağlaşırlar. Eee?? Ben salak mıyım durup dururken kendimi zor duruma düşüreyim? Ne anladık şimdi bu Linux'tan, bu OpenOffice'den?

Open-source camiasının en büyük zayıflığı bu noktada başlıyor zaten, developerların ezici çoğunluğu sebebiyle işin teknik kısmına çakılı kalıp sosyal tarafını algılayamayan, algılayamadığı için de aldığı aksiyonlarda hep Microsoft'un bir adım gerisinde kalmaya mahkum bir topluluk. Halbuki dünyayı kurtarma misyonu yerine kendilerine daha dengeli bir hedef seçseler, sürekli Microsoft'un koyduğu standartlara uyabilmek için harıl harıl çalışacağına, kendi standartlarını kabul ettirmeye başlayabilir. Bırakın Türkiye'yi Cem Uzan, dünyayı da batman, örümcek adam ya da yeni nesil ajan XXX kurtarsın, siz işinize bakın.
0
anonim
Merhaba,

Bilakis teknikten uzak, son derece sosyolojik ve ekonomik bir saptama yapiyorum :

GNU/GPL lisanslı ürünler bana aitir. Ben, bana ait olanı her zaman korumak zorundayım. Benim malım olan bir şeyi tabi ki savunurum.

Söyle düşünün, taksi şofürüsünüz, bir araba almak istiyorsunuz. Arada bir binip gezmek için değil, ekmek paranızı çıkarmak için. Gidiyorsunuz bir araba galerisine, yan yana iki araba.

Biri saatte 80 km hız yapabiliyor, kilometrede 25 litre benzin yakıyor, standart güvenlik önlemi denen şey hologram görünüşlü süper şık ama kağıttan bir emniyet kemeri, yeni modeli çıktıktan bir süre sonra fabrikası sizin aracınız için yedek parça üretme garantisi vermiyor, dahası el kitapçığında (EULA) BU ÜRÜN İÇİN GARANTİ VERİLMEMEKTEDİR yazıyor. Arabanın motor kapağı sıkı sıkı lehimle kapatılmış, motoru göremiyorsunuz. Doğal olarak müdahele de edemiyorsunuz. Anca marşa basınca gelen seslerden anlam çıkarmaya çalışıyorsunuz. Ama şekilde hiç bir eksiği yok : Aliminyum alaşımlı jantlar, rüzgarlık felan yerinde. Üzerinde 10.000 dolarlık bir etiket var ve altında küçük harflerle yazılmış bir not, bu aracı satın almanız durumunda devredemezsiniz. Nasıl yani? Parasını verdiğiniz araba size ait değil mi? Hayır değil, siz sadece kendi adınıza kullanım hakkını kiralıyorsunuz, devredemiyorsunuz, satamıyorsunuz.

Diğer araba en az birincisi kadar şık. Saatte 220 km hız yapıyor ve fakat kilometrede 8 litre benzin yakıyor. Üzerinde parmak ısırtacak güvenlik önlemleri mevcut, bu kadarına gerek var mıydı düşündürüyor insana. Üzerindeki tüm parçalar her zaman her yerde bulabileceğiniz parçalar. Yedek parça probleminiz yok, dünyadaki neredeyse tüm araçlar için üretilmiş tüm yedek parçaları kullanabiliyorsunuz. Motor kapağına kilit felan konulmamış, her şeyi ortada. Motoredan çıkan her sesin niye çıktığını dilerseniz kafanızı eğip görebilir; ya da canınızın çektiği bir profesyonel tamirciye baktırtabilirsiniz. Ansiklopedi boyutunda bir kullanım kitapçığı var, dilerseniz okuyabilirsiniz. Tüm el kitapçıklarını okumaya ömrünüz vefa eder mi bilinmez. Üzerindeki etikette GARANTİ YOKTUR yazıyor, ama fiyat yok.

Soruyorsunuz satıcıya kaça bu canavar diye, satılık değil efendim zaten sizindir diyor. Nasıl yani, alıp binip götürebilir miyim? Tabi buyrun. Hatta bir gün siz de buna benzer bir araç yapabilesiniz diye işnize yarayacak tüm bilgiyi, yedek parçaları ve ömür boyu gönüllü desteğini de alabilirsiniz.

Linux zor bir işletim sistemi değildir. İlk yorumumda da yazmıştım, benim 3,5 yaşındaki kızım bile KDE kullanabiliyorsa, sizin embeslilliğin çıtasını belirleyen çalışanlarınız da openOffice kullanabilir.

Ayyy ama bu 3D menüler çok hoooooşş, diyenleriniz için; o da var efendim 3D menüler atlayan zıplayan ne varsa hepsi var Linux'' da. Az bir araştırın bulacaksınız. Yok kim uğraşacak derseniz verin parasını bir profesyonel uğraşsın sizin yerinize. Yazılım tekellerine de kamyon kamyon para vermiyor musunuz? Linux için harcayın o bütçenizin yarısını; hem paranızın yarısı elinizde kalsın, hem de ofisde güvenli bilgi işlem altyapısının keyfini.

Sevgiler,

Barış Özyurt
baris@tuxworkshop.com
0
anonim
Başka söze gerek varmı?....

Var...

Helal olsun sana
0
elrond
Budur
0
elrond
`...Tescilli bir yazılım tekeli olarak Microsoft, en çok güvendiği sistem değişikliklerinin tamamını kendi dışından alıyor. İşte ActiveDirectory. Kerberos Microsoft laboratuvarlarında mı geliştirildi? Ya da AD'''' nin üzerine oturtulduğu LDAP protokülne, MS '''' nin teknik anlamda kattığı en ufak bir gelişme var mıdır? `


Vardır. Bunu agresif ve eksik bilgi ile yazılmış bir yorum olarak düşünüyorum. Burada ve buradan gidilecek diğer linklerde LDAP ve AD ile ilgli diğer bilgiler var. MS en basitinden LDAP katkısı MS platformlarını LDAP uyumlu hale getirmesidir. LDAP yılladır olabilir ama dünyanın en çok kullanılan yazılımlarını LDAP uyumlu hale gelmesi azımsanmayacak bir development sürecidir. MS e çalışan binlerce developer da devoperdır adamların 4 senede geliştirdiği bir altyapıyı bu kadar basit sallamak biraz ayıp olur diye düşünüyorum. Sonuçta orda çalışan herkes Bill Gates değil. Sabahlara kadar kod yazan adam dolu ordada. AD ile birlikte çıkan API lar (Özellikle ADSI) MS in LDAP a kattığı en önemli artı değerdir.
Basit bir geliştirme daha; bir network printerı AD den search edilebilir mesela.
0
Satanique
Halt etmişsin sen. Sanıyor musun ki, 1000 tane makineye Windows Meeee yükleyen MEEEE'ler, 1000 makinede işlerini görebilen ve her türlü hesap kitap işlerine yarayabilen Office 97'yi bırakıp Office 11 alacaklar?

Herkes sizin kadar uyanık mı?

Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Microsoft, Türk Bilişimcisini Ciddiye Almıyor mu?

FZ

Güncelleme (2004-10-21): MS Türkiye'den henüz resmi bir açıklama gelmemiş olmakla birlikte habere konu olan sayfa düzelmiş görünüyor şu anda.

FM üyelerinden bm'nin turk.internet.com sitesinde yer alan haberini alıntılıyoruz:

Ben aslında, oldukça yeni duyurulan .NET açığının [1] Türkiye'de büyük bankalardan kaçının sitesini etkileme ihtimali olduğunu açıklayan kısa bir yazı yazacaktım. Hangi bankanın hangi sunucuyu kullandığını anlatmadan önce, MS Türkiye'nin bu bankaları uyardığından emin olmak istedim. Siz olsanız ne yapardınız?

Microsoft Antivirüs İşine Giriyor

crematorium

Microsoft'un antivirüs işine gireceği ve bu amaçla bir Romen firmasından antivirüs teknolojisi satın alacağı bildirildi. Microsoft'un anlaştığı firmanın, merkezi Bükreş'te bulunan "GeCADSoftware Srl" olduğu ifade edildi. Microsoft'un firmaya kaç para ödediği ise gizli tutuluyor.

Microsoft'un üreteceği antivirüs yazılımlarıyla kullanıcılarını virüslü programlardan koruyacağı belirtiliyor. Microsoft'un ana ürünü olan MS Windows işletim sistemi, bilgisayar virüslerinin başlıca hedefleri arasında. Microsoft, yazılımlarının güvenilirliğini korumak için, 2002 yılı başında "trustworthy computing" adını verdiği bir girişim başlatmıştı.

Microsoft ve Yeni İşletim Sistemi: Singularity

coderlord

Microsoft, Singularity isimli "microkernel" mimarisine sahip yeni bir işletim sistemi üzerinde çalışıyor. Sıfırdan yazılan işletim sistemi MS Windows işletim sistemi ailesinden tamamen bağımsız.

USENIX'in Temmuz ayındaki konferansında sunumlar yapan Microsoft ekibi güvenlik üzerinde çok fazla çalışmış gibi görünüyor. Kodun hızından çok güvenilirliği üzerinde durulmuş. Yeni işletim sisteminde "process"ler dinamik kod üretemeyecek veya yükleyemeyecekler.

Vista'nın 25 eksikliği

sundance

Internet'te öylesine dolaşırken, şu habere denk geldim.

Yazıda Vista'nın ne gibi zayıflık/eksiklikleri olduğu yorumlanıyor ve bunların Windows XP'den Vista'ya geçmektense, GNU/Linux'a geçmeyi daha mantıklı kılacak sebepler olacağı vurgulanıyordu. Herne kadar yazılanların hepsine katılmasam da, benim de kafamda ciddi soru işaretleri uyandıran bazı bulguları sizlerle paylaşmak istedim.

Bill Gates´i Destekleyelim !

redogre

Önemli not: Bu yazıda geçen tüm fikirler sadece birer varsayımdır. Her cümleyi "ya ...... olsaydı" diye okuyabilirsiniz.

Bu siteye yazı yazan veya yorum yapan çoğu kişiye göre Bill Gates bilgisayar dünyasını tekeline almaya çalışan bir canavar. Şirket politikaları, açık sistemler ve özellikle Linux için şirketi tarafından yapılan yanıltıcı yayınlar, milyonlarca bug, kullanıcıyı kendine bağlayan canlı güncelleme sistemleri vs vs....

Peki ne oldu da 20 yaşındayken bu sitenin takipçilerinden farkı olmayan bir geek bu hale geldi?