Dinamikler 2006 Kongre Duyurusu

0
SHiBuMi
İstanbul Proje Yönetimi Derneği tarafından her yıl düzenlenen Dinamikler Kongresi, bu yıl Dinamikler 2006 adı altında 7-8 Nisan 2006 tarihlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü, Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek.

2006 kongresinin teması Yenilikçilik, Girişimcilik ve Finans olarak belirlenmiş. Panel başlıkları arasında "Girişimcilik ve Gençler", "Girişimci Projeleri Finansmanı" gibi konular yer alıyor.
Katılım ücreti İPYD üyeleri için 230 YTL, üye olmayanlar için 287,5 YTL ve öğrenciler için 172,5 YTL. Kongre ile ilgili daha detaylı bilgiye www.ipyd.org sitesinden ulaşabilirsiniz. Kongre programı ise burada yer alıyor.

Görüşler

0
yilmaz
öğrenciye 172,5YTL ucuzmuş
0
SHiBuMi
Bu etkinlik için öğrenci tanımı: İş sahibi, master ya da doktora yapan kişi.
0
onurulgen
Ben 30 ytl verip Cem Yilmaz'a gitmedim pahalli diye bu nedir ki? Bir de Istanbul'da peh.
0
anonim
Cem Yılmaz ile bu etkinliği kıyaslamak önemli bir zeka göstergesi, tebrik ederim.
0
onurulgen
Cem Yilmaz'in gosterisiyle bunu kiyaslamak sizce zeka ile ilgiliyse asil bu onemli bir zeka gostergesi ben sizi tebrik ederim. Ben Cem Yilmaz'in gosterisini daha eglenceli ve beni daha alakadar eder buluyorum. Zevklerin de zeka ile ne kadar alakasi var acaba?
Ayrica ben fiyatiyla alakali bir kiyaslama yapmistim. Size gore herhalde zeka = para olsa gerek ki bunu boyle anladiniz.
0
SHiBuMi
Yaptığın her eylem, söylediğin her söz zekan ile ilgilidir, bu sonuca senin eylemde bulunurken ve konuşurken aklını kullandığını varsayarak ulaşıyoruz.

Bu kongrenin amacı, proje yönetimi ile profesyonel olarak uğraşanları ve girişimcilik konusunda bilgi edinmek isteyenleri biraraya getirip, kendi alanında kariyer sahibi Türk ve yabancı konuklarla buluşturmaktır. Bu amaca yönelik olarak bir maliyeti ve bu maliyeti karşılamaya yönelik bir de bedeli vardır. Bu bedeli ödeyip karşılığını alacağını düşünen gider, düşünmeyen gitmez.

Bu etkinliğin amacı, düzenlenme sıklığı, maliyetleri, katılımcı adedi gibi noktaları Cem Yılmaz etkinliğinin amacı, düzenleme sıklığı, maliyetleri ve katılımcı adedini karşılaştırırsan, konunun neden senin zeka seviyen ile bağlantılı olduğunu daha iyi anlayabilirsin.

Zevklerle zeka arasındaki ilişkiyi de bir daha düşün, zevk sahibi olmanı sağlayan organın hangisi ve bunu ne aracılığı ile sağlıyor?
0
onurulgen
Galiba sizin zekadan anladiginiz ile benim anladigim tam olarak uyusmuyor ki boyle bir sonuca vardiniz. Bu durumda ben sizi yanlis anlamis oluyorum ya da siz beni. Neyse bu tartismayi daha fazla uzatmaya gerek gormuyorum tabi siz de ayni fikirdeyseniz.
0
bm
Bu amaca yönelik olarak bir maliyeti ve bu maliyeti karşılamaya yönelik bir de bedeli vardır.

Muhakkak maliyeti vardir ama bedel/maliyet iliskisi oyle olmak zorunda degil. Bu tip islerde fiyatlandirma hedef kitlenin vermeye razi gelecegi fiyatla daha fazla alakali olabiliyor. Bir kotuluk yok bunda bence tabii. Hizmet etmek isteyenler daha ucuzunu organize edebilirler yapabiliyorlarsa.

Benim asil komigime giden, 'girisimcilik' vs. laflari rasinda IYPD sitesindeki "İPYD, KOBİ'leri AB fonlarına yaklaştırıyor" basligi. Herhalde neyi elde etmeye dogru 'girisildigi' yazinin devamindan cikacaktir:

"Özcan bu yılki kongre kapsamında katılımcıları, ABD Pentagon’da askeri projeleri üretmiş çok önemli bir isim olan Wayne Abba ile profesyonel proje yöneticisi olan ve Çin’de petrol boru hattı projeleri gerçekleştiren Arpat Onur ile buluşturacaklarını sözlerine ekliyor."

Devletlere satis yapma, devlet fonlarini kapma filan iyi hos tabii, dunyanin hali ortada. Yalniz bu 200 kusur lirayi veren kitlenin buradan ogreneceginden bekledigi getirinin aslinda kimlerin cebinden zorla alinacagini farketmek de burada kikirdamama yetti.

0
yetgin
"bekledigi getirinin aslinda kimlerin cebinden zorla alinacagini farketmek" meselesinde cok dogru bir noktaya parmak basmış olmanıza rağmen ülke ekonomisi açısından baktığınızda Türkiyeden birileri bu (AB den gelecek) paraları çekebilse de çekemese de bu paranın cebimizden çıkacağı da ayrı bir ikilem. (aidat seklinde bu fonlara para yatıyoruz sanırım?)
0
bm
Ben de oyle biliyorum. Sizinle anlamak baglaminda anlasiyoruz zaten genelde galiba (gerci SHiBuMi ile de oyle yanlis hatirlamiyorsam). Ben bu 'girisim' lafinin once fetislesip sonra Pentagon'a mal satma, devlet veya devletimsilerden fon alma filan kiligina girip dibinin cikmasindan pek hoslanmiyorum. Isi iyice hinzirliga dokup hazir yeri gelmisken bir de Adam Smith'den alinti yapayim:

"People of the same trade seldom meet together even for merriment and diversion, but the conversation ends in a conspiracy against the public or some contrivance to raise prices."

0
SHiBuMi
AB fonları ile ilgili olarak "devlet fonunu kapma" nitelemesi yapmak doğru bir yaklaşım değil. Kendi ülkemizde devlet ihalelerinin nasıl alındığını az çok ortaya çıkan sonuçlardan biliyoruz, ancak AB'yi aynı kefeye koymak mümkün değil.

Başka bir yorumda belirttiğim üzere bu etkinlik lisans öğrenimi yapan üniversite öğrencilerine pek uygun değil. Bunu hem fiyatından hem de içeriğinden anlamak mümkün. Benim düşüncem girişimci olabilmek için öncelikle iş dünyasında tecrübe kazanmak gerekiyor. Böyle bir etkinliğe gelecek iş deneyiminden yoksun birinin göreceklerinden kendisine fazla bir fayda sağlayabileceğini sanmam.

AB fonları, Türkiye'de işini geliştirip büyütmek, rekabet gücünü arttırmak isteyen küçük firmalar ve yeni girişimciler için önemli bir kaynak. Aynı zamanda bu kaynaklar her isteyene ya da AB'de tanıdığı olana verilmiyor. Fonlardan kaynak sağlayabilmeniz için girişiminizi doğrulamanız ve kuracağınız yapıyı detaylarıyla belgelemeniz gerekiyor. Bu noktada İPYD ya da başka bir sivil toplum kuruluşu tarafından olsun fark etmez, birilerinin kurumsal olarak bu fonlardan yararlanmak isteyenlere yol göstermesi gerekiyor.

Türkiye'de gerçekten garip bir yapı var. Bir yandan AB fonlarını kendi lehimize kullanamadığımız için üretim kısırlığımızdan dolayı kendimize kızıyoruz, bir yandan bu durumu tersine döndürmek isteyenlere kızıyoruz. AB fonlarını kullanamadığımız için suçluyuz, öte yandan kullanmak istediğimizde otomatikman yine suçluyuz çünkü çıkar sağlamamız için geliştirilmiş bir sistemi kullanarak kendimize çıkar sağlıyoruz...
0
bm
Bir yandan AB fonlarını kendi lehimize kullanamadığımız için üretim kısırlığımızdan dolayı kendimize kızıyoruz, bir yandan bu durumu tersine döndürmek isteyenlere kızıyoruz.

Neyin komigime gittigini izah ettim. Bir anda girisimcilikten 'bizim kullandigimiz' 'onlarin fonu'na donmesi gerekmiyor isin cevaben. Karakter itibariyla bir dev devlet/devletimsi kurumu ikna ederek fon saglamanin isin icine girdigi yerdeki 'girisim' ile 'burada bir devlet otoritesi fon dagitiyor alalim' yerine 'burada bir ihtiyac var kasilayalim' noktasindan harakete gecen girisim arasinda fark var. Isin bu acidan 'biz'/'onlar' duzgun fonlayan devlet/duzgun fonlamayan devlet ile bir alakasi yok.

AB fonları, Türkiye'de işini geliştirip büyütmek, rekabet gücünü arttırmak isteyen küçük firmalar ve yeni girişimciler için önemli bir kaynak. Aynı zamanda bu kaynaklar her isteyene ya da AB'de tanıdığı olana verilmiyor. Fonlardan kaynak sağlayabilmeniz için girişiminizi doğrulamanız ve kuracağınız yapıyı detaylarıyla belgelemeniz gerekiyor. Bu noktada İPYD ya da başka bir sivil toplum kuruluşu tarafından olsun fark etmez, birilerinin kurumsal olarak bu fonlardan yararlanmak isteyenlere yol göstermesi gerekiyor.

Gerekir mi bilmiyorum ama anliyorum dediginizi. Ben sadece zaten mutesebbisin devlet yorungesi disinde dusunulemedigi bir memlekette oldukca komik buldugum bir tarza dikkat cekmek istedim. Bunun cevabi isi bir anda milliyetcilige cevirip 'biz'e faydali demek midir bilmiyorum. Hinzirligima devam edip ozel sektor/devlet/milliyetcilik iliskisi arasinda tekinsiz iliskiler goren solcularin da buyuk ihtimalle bu tarzi kastettiklerini ekleyeyim.

Bugunku dunyada gayet tabii bunlardan kacinmak 'yahu sosyal sigorta fakirler icin ben cok fakir degilim almayayim' demekle ayni hesap, o ayri. Ama yapilan isin karakterini sorgulamazsak bu sefer Pentagon muteahhidinin de buyuk mutesebbis diye tanitildigi bir dunyada efektif olarak devletlerce gudulen ekonomik duzene entegre olanlara 'serbest girisimci' deriz.

Biraz ortalik senlensin diye mudahil oldum ama tamamen de komiklik yapmiyorum, bunu Silikon Vadisi'nin on sartinin Istanbul Belediye Baskaninin arsa tahsis etmesi ve bina yapmasi oldugu yolunda yaygin bir dusuncenin hakim oldugu bir memlekette soyluyorum cunku.

0
SHiBuMi
Ben programda "Pentagon müteahhidi" olarak nitelendirilebilecek birine raslamadım, Pentagon'da çalışmış olan Wayne Abba'yı kastettiyseniz adamın işi proje yönetimi, yayınlanmış metinden açıklamak gerekirse "Mr. Abba was the senior program analyst for contract performance management in the Office of the Under Secretary of Defense (Acquisition & Technology)". Bu etkinlik ile en önemli bağlantısı da PMI (Project Management Institute) bünyesinde yöneticilik yapmış olması. Etkinlikteki konuşması da proje yönetimi ile ilgili, girişimcilik ile ilgili değil.

Eleştirdiğimiz metinleri yeterince okumadan önyargılarımızla değil, okuyup aklımızla yargılamamız gerekir diye düşünüyorum. Dışarıda halen işini iyi yapmakta ısrar eden insanlar kalmış olabilir.
0
bm
Dogru diyorsunuz, biraz cekmek istedigim tarafa cekerken gercekten kopmus is.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

İNETD Seminerlerinde Bu Hafta: İki Seminer Birden

adervis

Bu hafta İNETD Teknoloji Seminerlerin'de iki seminer birden yapılacak. İlk seminer "Linux İle Ağ Yönetimi" Can Uğur AYFER ve Yavuz Selim KÖMÜR tarafından, ikinci seminer "Linux Bant Genişliği Yönetimi" Serkan Kenar tarafından verilecek.

Etkinlik önceden kayıt olmak koşulu ile herkese açık ve ücretsiz. Seminerler IBM Linux Merkezi'nde 24 Mart 2007 tarihinde saat 14:00'de başlayarak arka arkaya yapılacak.

INET-TR 2003 İçin Geri Sayım Başladı: 11-13 Aralık

FZ

Türkiye'de Internet ve bilgi işlem teknolojileri ile ilgili grupları biraraya getirerek İnternet'i tüm boyutlarıyla tanıtmak, geliştirmek, tartışmak, İnternet teknolojileri ile toplumsal verimliliği arttırmak ve toplumun dikkatini olabildiğince bu yöne çekmek amaçlarıyla ulusal boyutta düzenlenen geleneksel INET-TR konferansı bu sene yine pek çok deneyimli konuşmacıya evsahipliği yapacak.

Benim en çok dikkatimi çeken başlıklardan birkaçı: Mono ile C#/.NET, E-Posta Sunucularda Filtreleme, Linux 2.6 Çekirdeği ve Güvenlik, Linux ile Gömülü Sistemler ve Linux ile Kablosuz (Wireless) Ağlar.

Detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz.

Düzeltme: Dr. Akgül´ün yolladığı e-postayı biraz karışık bir kafa ile okumak sureti ile yanlış bilgilendirme yapmışız, Turquaz ve Samba seminerleri INET-TR kapsamında ve belirlenen tarihlerde değilmiş. Uyarısı için Doruk Fişek´e teşekkür eder, gereksiz heyecan ve yanlış bilgilendirme için en içten özülerimizi sunarız.

11 Mayıs, Haliç Üniversitesi, Linux semineri

hcg

11 Mayıs Pazartesi 14-16 saatleri arasında, Haliç Üniversitesi Bomonti Kampüsü 305 nolu sınıfta, Çağatay Çebi tarafından "Özgür Yazılım ve GNU/Linux kavramlarına basit açıklamalar..." başlıklı bir seminer verilecek. Haliç Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Kulübü ve LKD Seminer Çalışma Grubu ortak etkinliği olan seminer dileyen herkese açık. Seminerde, Özgür Yazılım kavramı, tarihi, gelişimi, GNU/Linux'un ortaya çıkışı, Linux dağıtımları, piyasadaki popülerliği gibi konulara değinilecek.

ITD ´04 Günleri Başlıyor

anonim

30 Mart - 2 Nisan (Çarsamba - Perşembe - Cuma) Mart 2004 tarihleri arasında düzenlenen ITD '04 (Information Technology Exhibition) birçok şirket katılımı ve 25.000 kadar üniversite/lise öğrencisinin yoğun ilgi ve beğenisi ile Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü'nde gerçekleşecektir.

http://www.elektrikkulubu.org/index.php?page=ITD

Katılımcılardan bazıları: IBM, Linux34, Gelecek Linux, Pusula Yayincilik, Intel vs.

Giriş ücretsizdir.

Muhakeme Yürütme ve Karar Vermede Buluşsal Yöntemler

FZ

Seminer özeti: Klasik rasyonalizm öğretilerini temel alan araştırmalar, insanların zihinsel süreçlerini (muhakeme yürütme ve karar verme) çeşitli matematiksel ve istatistiki modellere dayanarak açıklamaya çalışırlar.

İnsan davranışları ve modeller arasındaki uyuşmazlıkların ise ya modellerin yetersizliği ya da birtakım bilişsel önyargılar sonucu oluştuğu düşünülür. Klasik rasyonel normların altında yatan varsayım, insanın belirli bir durum karşısında doğru karar verebilmesi için, elindeki bütün bilgileri göz önüne alması ve bunları bir şekilde birleştirerek işlemesi gerekliliğidir. Oysa insanların karar verme sürecinde bu kadar detaylı analizler yaptıkları ve insan beyninin kısa sürede bu kadar yüksek miktarda hesaplamalar yapabileceği oldukça şüphelidir.

Bu konuşmada, klasik yaklaşımlardan radikal bir şekilde ayrılan ve zihinsel süreçlerin birtakım buluşsal yöntemler vasıtasıyla gerçeklendiğini savunan yaklaşımlar anlatılacaktır. İnsanlar, içinde bulundukları durumlara bağlı olarak farklı buluşsal yöntemler kullanmaktadırlar. Bunlardan karar verme süreci açısından temel oluşturan bir kaç tanesinin çalışma prensipleri açıklanacak ve çeşitli örneklerle gerçek hayatta da geçerli oldukları gösterilecektir.